Sözer AKYILDIRIM

Sözer AKYILDIRIM

[email protected]

ŞUŞA BEYANNAMESİ'NİN TÜRK BASININA YANSIMASI

02 Temmuz 2021 - 11:13

ŞUŞA BEYANNAMESİ’NİN TÜRK BASININA YANSIMASI

Öğretim Görevlisi Sözer AKYILDIRIM
IĞDIR ÜNİVERSİTESİ

ŞUŞA BEYANNAMESİ
Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in
Azerbaycan'ın ve bir bütün olarak Türk dünyasının eski kültür beşiği Şuşa kentinde
görüşmesinin tarihi önemine vurgu yaparak,
İki dost ve kardeş ülke arasında imzalanmış tüm uluslararası belgelere, bununla ilgili 13 Ekim
1921 tarihli Kars Antlaşması'na sadık olduklarını bir kez daha onaylayarak,
9 Şubat 1994 tarihinde imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti
Arasında Dostluk ve Çok Yönlü İşbirliğinin Geliştirilmesine İlişkin Anlaşma" ile "Türkiye
Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında İşbirliği ve Karşılıklı Yardımlaşma
Protokolü", ayrıca 16 Ağustos 2010 tarihinde imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti ve
Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Stratejik Ortaklık ve Karşılıklı Yardım Anlaşması"na
dayanarak,
İki ülke ve halkları arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarından hareketle Türkiye
Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin niteliksel olarak yeni,
müttefiklik düzeyine çıkarılmasının iki ülke ve halklarının çıkar ve menfaatlerine hizmet
ettiğinin altını çizerek,
Ortak çıkarların korunmasında her iki ülkenin siyasi, ekonomik, savunma, kültür, insani,
sağlık, eğitim, sosyal, gençlik ve spor alanlarındaki imkân ve potansiyelinin birleştirilmesinin
öneminin farkında olarak,
Uluslararası hukukun ilke ve normlarının yanısıra, Birleşmiş Milletler Şartı'na uygun olarak
küresel ve bölgesel barış, istikrar ve güvenliğin sağlanmasında ortak çabaların
sürdürülmesinin önemini vurgulayarak,
Ortak çıkarlara dayalı bölgesel ve uluslararası stratejik konulardaki faaliyetlerin karşılıklı
şekilde koordinasyonunun gerekliliğini ifade ederek,
Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı, egemenliği, toprak
bütünlüğü, uluslararası düzeyde kabul görmüş sınırlarının dokunulmazlığı gibi milli çıkarlara
dayanan konularda ikili ve çoklu formatlarda dayanışma ve karşılıklı yardım ilkelerinden yola
çıkarak,
Türk dünyasının sürekli olarak gelişimine yönelik karşılıklı faaliyetlerin bölgesel ve
uluslararası düzeyde ileriye götürülmesiyle ilgili çabaları birleştirerek,

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Azerbaycan Halkının
Umummilli lideri Haydar Aliyev'in bilgece söyledikleri "Azerbaycan'ın sevinci sevincimiz,
kederi kederimizdir" ve "Tek millet, iki devlet" sözlerinin halklarımızın milli-manevi serveti
olarak değerlendirildiğini özellikle vurgulayarak,
Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti arasındaki ikili ilişkilerin daha da
genişletilmesi ve derinleştirilmesi perspektiflerini her yönüyle inceleyerek,
beyan ederler;
Taraflar, iki dost ve kardeş ülke arasındaki stratejik düzeyde gelişmekte olan ilişkilerin
durumundan memnuniyetlerini ifade ederek siyasi diyaloğun her düzeyde sürdürülmesinin ve
yüksek düzeyli karşılıklı ziyaretlerin önemini belirtirler.
Taraflar büyük gururla, Azerbaycan'ın 44 gün süren Vatan Savaşı'nda zafer kazanarak
Ermenistan'ın 30 yıldır süren saldırgan politikasını durdurduğunu, topraklarını işgalden
kurtardığını, tarihi adaleti ve uluslararası hukuku yeniden sağladığını ifade ederler.
Azerbaycan, Ermenistan'ın 30 yıl süren saldırısına son verilmesinde, işgal edilmiş toprakların
kurtarılmasında, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün sağlanmasında Türkiye Cumhuriyeti'nin
manevi-siyasi desteğine yüksek değer vermektedir. Taraflar, Kafkasya bölgesinde istikrar ve
güvenliğin pekiştirilmesi, ekonomi ve ulaştırma alanındaki tüm bağların yeniden sağlanması,
ayrıca bölge devletleri arasındaki ilişkilerin normale dönüştürülmesi ve uzun vadeli barışın
sağlanması yönündeki çabalarını sürdüreceklerdir. Bu kapsamda, Azerbaycan
Cumhuriyeti'nin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin özel coğrafi konumu dikkate alınacaktır.
Taraflar, Azerbaycan'ın işgalden kurtarılan topraklarında Türkiye-Rusya Ortak Merkezi'nin
faaliyetlerine Türkiye'nin katkılarının bölgedeki barış, istikrar ve refahın sağlanmasında
önemli rol oynadığına vurgu yaparlar.
Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti bağımsızlık, egemenlik, toprak bütünlüğü,
uluslararası düzeyde tanınmış sınırların dokunulmazlığı, devletlerin iç işlerine karışmama
ilkelerine dayanarak müttefiklik ilişkilerinin kurulmasının siyasi ve hukuki mekanizmalarını
belirler.
Taraflar, dış politika alanındaki koordinasyonun ve düzenli ikili siyasi istişarelerin
gerçekleştirilmesinin önemini belirtir ve bu yönde Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan
Cumhuriyeti arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi çerçevesindeki faaliyetlerin
önemini vurgular.
Taraflar, kendi ulusal çıkar ve menfaatlerini koruma ve sağlamaya yönelik bağımsız dış
politika yürütürler. Taraflar, bölgesel ve uluslararası düzeyde istikrar ve refah üzerinden barış,
dostluk ve samimi komşuluğa dayalı uluslararası ilişkilerin geliştirilmesi, ayrıca ihtilaflar ile
bölgesel ve küresel güvenlik ve istikrar meselelerinin çözümlenmesi yönünde ortak çaba
gösterirler.
Taraflar, güncel, karşılıklı ilgi uyandıran uluslararası konularda dayanışma ve karşılıklı destek
sergileyerek yakın veya örtüşen tutumlardan yola çıkarak ikili işbirliğini derinleştireceklerdir
ve BM, AGİT, Avrupa Konseyi, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi, İİT dahil
uluslararası ve bölgesel kuruluşlar çerçevesinde birbirine karşılıklı destek vereceklerdir.

Taraflardan herhangi birinin kanaatine göre onun bağımsızlığına, egemenliğine, toprak
bütünlüğüne, uluslararası düzeyde tanınmış sınırlarının dokunulmazlığına veya güvenliğine
karşı üçüncü bir devlet veya devletler tarafından tehdit ve saldırı gerçekleştirildiğinde,
Taraflar, ortak istişareler yapacak ve bu tehdit veya saldırının önlenmesi amacıyla BM
Şartı'nın amaç ve ilkelerine uygun girişimlerde bulunacak, birbirine BM Şartı'na uygun
şekilde gerekli yardımı yapacaklardır. Bu yardımın kapsam ve biçimi ivedi yapılan
görüşmeler yoluyla belirlenerek ortak tedbirler alınması için savunma ihtiyaçlarının
karşılanmasına karar verilecek ve Silahlı Kuvvetlerin güç ve yönetim birimlerinin koordineli
faaliyeti sağlanacaktır.
Tarafların Güvenlik Konseylerinin milli güvenlik konularında düzenli olarak ortak toplantıları
düzenlenecektir ve bu toplantılarda ulusal çıkarların, Tarafların çıkarlarını etkileyen bölgesel
ve uluslararası güvenlik konularının müzakeresi gerçekleştirilecektir.
Taraflar, iki kardeş ülke silahlı kuvvetlerinin çağın gereklerine uygun olarak yeniden
yapılandırılması ve modernizasyonuna yönelik olarak ortak çaba göstermeye devam
edecektir.
Taraflar, Ermeni işgalinden kurtarılan rayonlarda başta mayınlı arazilerin temizlenmesi olmak
üzere hayatın normalleştirilmesi faaliyetlerini destekleyeceklerdir.
Taraflar, savunma yeteneklerinin ve askeri güvenliğin güçlendirilmesine yönelik personel
mübadelesini, ortak eğitim ve tatbikatların düzenlenmesini, iki ülke silahlı kuvvetlerinin
birlikte çalışabilirliğinin artırılmasını, modern teknolojilere dayalı silah ve mühimmatların
yönetilmesinde yakın işbirliğini ve bu amaçla yetkili kurum ve kuruluşların koordineli
faaliyetinin sağlanmasını teşvik edeceklerdir. Türkiye ve Azerbaycan diğer dost devletlerin
orduları ile birlikte askeri tatbikatların düzenlenmesini destekleyeceklerdir.
Taraflar, ulusal ve uluslararası yükümlülüklerini göz önünde bulundurmak suretiyle, deniz,
hava ve uzay alanında karşılıklı teknoloji paylaşımında bulunarak, müşterek yeteneklerin
geliştirilmesi maksadıyla ortak projelerin yürütülmesini teşvik edecek ve karşılıklı savunma
sanayii teknolojilerinin geliştirilmesine olumlu katkı sağlayacak; sahip oldukları silah ve
mühimmatla teçhiz edecek, bunların üretim teknolojilerini karşılıklı şekilde teşvik edecek ve
hâlihazırda ülkelerinde mevcut olmayan üretim alanlarının oluşturulmasını, ortak araştırma ve
üretim faaliyetleri gerçekleştirilmesini, iki ülke savunma sanayi kurumlarının teknoloji, askeri
ürünler ve hizmetler alanında yerli ve uluslararası pazarda işbirliği yapmasını
destekleyeceklerdir.
Taraflar, iki devlet arasında geliştirilen ve onların çıkarlarına uygun askeri-siyasi işbirliğinin
üçüncü devletlere karşı olmadığını belirtirler.
Taraflar, siber güvenlik alanında işbirliğinin daha da geliştirilmesinin önemini vurgular ve bu
alanda ortak bilimsel araştırma çalışmaları, uzman eğitimi gerçekleştirecek, karşılıklı teknik
işbirliğini teşvik edeceklerdir.
Taraflar, ticari-ekonomik ilişkilerde ulusal ekonomilerinin ve ihracatın çeşitlendirilmesi, aynı
zamanda geleceğe dönük alanlarda ortak üretimin oluşturulması, yatırım alanındaki
işbirliğinin karşılıklı faydalı gelişimi için daha elverişli ortamın geliştirilmesi yönünde
çabalarını yoğunlaştıracaklardır. Bu hususta, Türkiye ve Azerbaycan ürünlerin serbest
dolaşımının sağlanması mekanizmalarının oluşturulması yönünde gerekenleri yapacaklardır.

Taraflar, bölgenin ve Avrupa'nın enerji güvenliğine katkı veren, doğal gaz kaynak ve
güzergâh çeşitlendirmesi sağlayan stratejik Güney Gaz Koridorunun hayata geçirilmesinde
Türkiye ve Azerbaycan'ın öncü rolünü vurgularlar. Taraflar, Güney Gaz Koridorunun etkili
biçimde kullanılması ve daha da geliştirilmesine yönelik çabaları koordineli şekilde
sürdüreceklerdir. Taraflar ayrıca küresel enerji sektöründeki gelişmeleri de dikkate alarak,
bölgenin enerji arz güvenliğinin pekiştirilmesini teminen elektrik alanında da bölgesel
işbirliğine katkı sağlayacak çabaların arttırılarak sürdürülmesi konusundaki niyetlerini ortaya
koyarlar.
Taraflar, iki ülke topraklarından geçen Doğu-Batı/Orta uluslararası ulaştırma koridorunun
rekabet kabiliyetinin artırılması amacıyla karşılıklı işbirliğini pekiştireceklerdir. Türkiye ve
Azerbaycan akıllı ulaşım sistemleri teknolojilerinden istifade ederek, uluslararası ulaştırma
koridorlarının Türkiye-Azerbaycan bölümlerinde transit-ulaştırma potansiyelini daha da
geliştireceklerdir.
Taraflar, Türkiye ve Azerbaycan'ı birleştiren Azerbaycan Cumhuriyeti Batı rayonları ile
Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasındaki koridorun (Zengezur
Koridoru) açılmasının ve sözkonusu koridorun devamı olarak Nahçıvan-Kars demiryolunun
inşaatının iki ülke arasındaki ulaştırma-iletişim ilişkilerinin yoğunlaştırılmasına önemli katkı
sağlayacağını belirtirler.
Taraflar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin mevcut seviyesinin genel bölgesel ve
uluslararası barış ve istikrara katkıda bulunmakta olduğunu, ilişkilerin sadece iki ülkeye değil,
aynı zamanda bölgeye barış ve istikrar getirerek, başta bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası
toplumun huzur, barış ve çıkarlarına da hizmet edeceğini vurgular.
Taraflar, bölgesel ve uluslararası istikrar ve güvenliği olumsuz şekilde etkileyen çeşitli tehdit
ve çağrılara, özellikle terör, onun tüm şekil ve tezahürlerine, finansmanına, aynı zamanda
kitle imha silahlarının yayılmasına, organize suçlara, kara para aklanmasına, uyuşturucu
kaçakçılığına, insan ticaretine, yasadışı göçe karşı mücadele alanında ortak çaba ve
işbirliklerini genişletecek ve derinleştirecekler.
Azerbaycan Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğine, toprak bütünlüğüne,
sınırlarının dokunulmazlığına, istikrar ve güvenliğine yönelik tüm eylemleri, aynı zamanda
terörün tüm şekil ve tezahürlerini kınıyor ve Türkiye Cumhuriyeti'nin terörizme karşı
yürüttüğü mücadeleyi kati surette destekliyor.
Taraflar, çeşitli ülkelerde yaşayan Türk ve Azerbaycan diasporaları arasındaki işbirliğinin
daha sıkı şekilde geliştirilmesi, onların maruz kaldıkları genel sorunlar karşısında birlikte
adım atılması ve devamlı dayanışma sergilenmesi amacıyla gayretlerini birleştireceklerdir.
Tarafların ülkelerinin tanıtımı ve ulusal çıkarlarının korunmasına dair tarihi gerçeklerin dünya
kamuoyuna duyurulmasında diaspora faaliyetinin koordinasyonunu ve karşılıklı desteği teşvik
edeceklerdir.
Taraflar, Ermenistan'ın Türkiye'ye karşı asılsız iddialarının, tarihin çarpıtılması ve tarihi
gerçeklerin tahrif edilerek siyasallaştırılması girişimlerinin bölgede barış ve istikrara zarar
verdiğini vurgulamakta, bu çerçevede 1915 yılı olaylarına ilişkin olarak kendi arşivlerini açan
Türkiye'nin, Ermenistan'daki ve diğer ülkelerdeki arşivlerin açılması ve bu konuda tarihçiler
tarafından araştırmaların yapılmasına yönelik çabalarını desteklemektedirler.

Taraflar, 10 Aralık 2020 tarihinde imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan
Cumhuriyeti Arasında Medya Alanında Stratejik İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı"na uygun
olarak Türkiye-Azerbaycan Medya Platformunun olanaklarını göz önünde bulundurarak, iki
ülkenin ilgili kurumları arasında enformasyon, iletişim ve sosyal diplomasi alanlarındaki
işbirliğini daha da güçlendirecek ve bu çerçevede Dışişleri Bakanlıkları arasında sürekli
olarak enformasyona ilişkin sık görüşmeler ve değişimler yapılacaktır.
Taraflar, parlamentolar arası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi ve bu yönde karşılıklı
faaliyetin artırılmasını teşvik ederler.
Taraflar, iki halkın ortak değerlerinin önemli tezahürlerine gerekli sosyal desteğin
gösterilmesini sağlayacak, tarihi ve kültürel mirasların korunması için ortak faaliyet
gerçekleştireceklerdir.
Taraflar, Türk dünyasının birlik ve refahına hizmet edecek ulusal ve uluslararası çabaların
artırılmasına dikkat çektiler.
Taraflar, Türk kültür mirasının uluslararası düzeyde tanıtımı ve teşviki alanında ortak iş
birliğini güçlendireceklerdir.
Taraflar, Türk dayanışmasının daha da pekiştirilmesi amacıyla Türk Dili Konuşan Ülkeler İş
birliği Konseyi, Türk Akademisi, Türk Kültür ve Mirası Vakfı, TÜRKSOY ve Türk Dili
Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi çerçevesinde gerçekleştirilen faaliyetlere ivme
kazandıracaklardır.
Taraflar, bir Tarafın vatandaşlarının diğer Tarafın topraklarına kimlik kartı ile seyahat
etmelerine dair kabul edilen anlaşmadan duydukları memnuniyeti ifade ediyor ve sözkonusu
anlaşmanın halklarımız arasındaki yakınlık ve insanlar arasındaki ilişkiler açısından müstesna
önemini ifade ederek, bir Tarafın vatandaşlarının diğer Tarafın topraklarında ikamet etme
hakkı elde etmelerini mütekabiliyet ilkesine dayalı olarak kolaylaştırmak için gerekli
çalışmaların yapılmasını takdir ederler.
Taraflar, gerekli devlet desteğini sağlayarak halkları arasındaki ortak değerlere dayalı yakın
ilişkileri insani, sosyal güvenlik, bilimsel, eğitim, sağlık, kültür, gençlik ve spor alanlarında
daha da geliştirecek ve derinleştireceklerdir. Bu amaçla, iki ülkenin ilgili kurumları tarafından
ortaklaşa olarak sürekli faaliyetler gerçekleştirilecektir.
Şuşa kentinde 15 Haziran 2021 tarihinde, Türkçe ve Azerbaycan dilinde olmak üzere iki
nüsha halinde imzalanmış olup tüm metinler eşit derecede geçerlidir.

Türkiye Şuşa'da
başkonsolosluk açacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye olarak kadim şehir
Şuşa'da en kısa sürede bir başkonsolosluk açmayı planlıyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham
Aliyev, iki ülke arasında "Şuşa Beyannamesi"ni imzaladı.

Erdoğan Karabağ'ın kalbi Şuşa'da törenle karşılandı
Şuşa'da en kısa sürede bir başkonsolosluk açmayı planladıklarını söyleyen
Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti;
Bugün farklı bir heyecanın içerisindeyiz. Allah'a hamdolsun ki daha verdiğimiz
sözü bugün yerine getirmiş oluyoruz. 44 günlük bir savaşın ardından Karabağ
sahiplerine hamdolsun eline geçmiş oldu. Ermeni mezaliminden, Ermeni
işgalinden kurtulmuş oldu.

Erdoğan ve Aliyev 'Şuşa Beyannamesi'ne imza attı
Arkadaki fonda görülen bina aslında Ermeni mezaliminin ne yazık ki bu
şaheserleri ne hale getirdiğinin bir ifadesi. Kardeşim de fon olarak basın
toplantısında gayet anlamlı bir yeri seçmiş bulunuyor. Bir tarafta valilik binası,
diğer tarafta da ne yazık ki Ermenilerin adeta yerle yeksan etmek üzere
oldukları bir bina. 15 Haziran Azerbaycan Milli Günü vesilesiyle Haydar Aliyev'i
rahmetle anmaktan geçemeyeceğiz.

 

"Şuşa'dan dünyaya vereceğimiz mesajların çok önemli olacağını
düşünüyorum"
Kahraman Azerbaycan ordusunun Karabağ zaferinin sevincini geçtiğimiz yıl
Bakü'de beraberce paylaşmıştık. O gün yine bambaşka bir heyecan, coşku
vardı. 6 ay sonra bu defa kadim şehir Şuşa';da kendisiyle olmaktan büyük bir
memnuniyet duyuyorum. Verdiğimiz sözü hamdolsun yerine gelmiş
bulunuyoruz. Azerbaycan halkının Karabağ Zaferi'ni bir kez daha tebrik
ediyorum. Tarihte birçok sanatçı yetiştirmiş Azerbaycan'ın kültür başkenti
Şuşa'dan bölgemize ve dünyaya vereceğimiz mesajların çok önemli olduğuna
inanıyorum.

Kardeşim Aliyev'in vizyoner liderliğinde ve muzaffer başkumandanlığında
azatlığına kavuşan Karabağ'ı yeniden ayağa kaldıracak çalışmaları yakından
takip ediyoruz. Şuşa';ya gelirken çalışmaları gördük. Altyapıda yoğun
çalışmalar var. Bir taraftan yollar yapılıyor, bir taraftan enerji santralleri açılıyor,
bir taraftan yüksek gerilim hatları inşa ediliyor. Bütün bunlarla beraber tabii
susuz olan bu bölge suya kavuşuyor. Bütün bu çalışmalar şu anda sürekli
olarak devam ediyor ve inşallah en kısa zamanda bölge havalimanlarına da
kavuşacak. İkili görüşmede bunları değerli kardeşim özellikle anlattı.
Havalimanlarına da kavuştuktan sonra buralara geliş ve gidişler daha da
artacak, turizmde bölge ciddi bir sıçramayı inanıyorum ki o dönemde
yaşayacak.
;Karabağ tekrar eski ihtişamına ve öz kimliğine kavuşacak'
Karabağ';ı yeniden ayağa kaldıracak çalışmaları takip ediyoruz. Türkiye olarak
azadlık mücadelesinde olduğu gibi yeniden inşa faaliyetlerinde de
kardeşlerimize her türlü katkıyı veriyoruz, vermeye de devam
edeceğiz. Karabağ tekrar eski ihtişamına ve öz kimliğine kavuşacak.
En kısa sürede evlerine dönmelerini beklediğimiz Azerbaycanlılar için de her
türlü çabayı göstereceğiz. Bu konuda değerli kardeşimin özel çalışmaları var.
Yeter ki buranın gerçek sahipleri tekrar evlerine dönsün. Onlara gerek mali
destek gerek iş imkanı noktasında her türlü desteği vermek suretiyle Azeri
kardeşlerimizin kendi evlerine, mekanlarına geri dönmeleri buraları ciddi
manada zenginleştirecektir. Tabii bir yandan yıkımları telafi ederken diğer
yandan da Karabağ ve Azerbaycan topraklarının bir daha böyle bir felaket
yaşamaması için gereken tedbirleri birlikte alacağız.

Bizim de bu konuda TOKİ ile burada bölgenin tamamında atmayı
planladığımız adımlar var. TOKİ'nin buradaki karşıt kurumuyla çalışarak bu
adımları atacağız. Bölge üzerinde etkisi olan herkesi hakikatleri görmeye,

Azerbaycan halkının zaferini kabullenmeye ve geleceğe bakmaya davet
ediyoruz.

 
Ateşkes Antlaşması';nın ardından artık bölgede tüm taraflar için yeni iş birliği
imkanları doğdu. Azerbaycanlı kardeşlerimin bu konudaki engin
gönüllülüklerinin yakın şahidi olduk.
Türkiye olarak, biz de coğrafi komşuluk ilişkilerimizi daha derin iş birliklerine
yöneltmek istiyoruz. Ermenistan'ın kendisine uzatılan bu iyi niyet ve
dayanışma elini tutmasını, ortak geleceği birlikte şekillendirme fırsatını iyi
kullanmasını temenni ediyoruz. Altılı bir platform' dedik. İşte bu Altılı
Platform';da bildiğiniz gibi Rusya, Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan
ve İran var. Platform ile artık istiyoruz ki bölge suhuletle barış içerisinde
yaşanan bir bölge olsun. Bu adamı atmak için biz kardeşim ile her türlü
fedakarlığa varız, Sayın Putin aynı şekilde bu tür fedakarlıklara var. Bu konuda
atılacak adımlarla bölge bir barış bölgesi haline gelmiş olur. Tabii bu tarihi
fırsatın gerçekçi olmayan hevesler, söylemler ve eylemlerle kaçırılmaması en
büyük dileğimizdir. Bölgedeki yeni statüye katkıda bulunmak isteyen herkesin
nefret ve tahrik siyasetinden vazgeçerek barış ve iş birliğini teşvike yönelmesi
şarttır. Böyle bir ihtimal oluştuğunda Ermenistan ile normalleşme için biz de
üzerimize düşeni yapacağımızı her fırsatta söylüyoruz. Bu ümit verici sürecin
Azerbaycan ile Ermenistan';ın imzaladıkları Ateşkes Antlaşması';nı kapsamlı ve
vizyoner bir barış anlaşması ile taçlandırmaları halinde çok daha sağlıklı
yürüyeceğine inanıyoruz.

 
;Şuşa'da başkonsolosluk açmayı planlıyoruz"
Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği toplantısını önümüzdeki aylarda Türkiye'de
yapacağız. Bu anlaşmayla birlikte iki ülke arasında kimlikle seyahati 1 Nisan
2021 tarihi itibarıyla bildiğiniz gibi başlatmış bulunuyoruz. Bu adım karşılıklı
ilişkilerimizi kolaylaştırarak bizleri birbirimize daha da yakınlaştıracaktır.
İkili ticarette son dönemde önemli adımlar attık. Tercihli Ticaret Anlaşması 1
Mart 2021';de yürürlüğe girdi. Ticaret hacmimizi 2023 yılında 15 milyar dolara
çıkarma hedefimize doğru adım adım ilerliyoruz. Türkiye Petrolleri başta olmak
üzere pek çok şirketimizin Azerbaycan'da önemli yatırımları bulunuyor. Aynı
şekilde SOCAR başta olmak üzere Azerbaycanlı şirketlerin Türkiye';deki
yatırımları bizleri memnun ediyor. Sadece Türkiye'de değil, gerekirse

SOCAR'la Türkiye Petrollerinin üçüncü ülkelerde de yatırım yapma
görüşmesini kardeşimle beraber ele aldık ve inşallah bunun üzerinde de ayrıca
çalışıyoruz, çalışacağız.
Ticari ve ekonomik iş birliğinin kapsamını daha da genişleteceğiz.
Azerbaycan';la Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Kars ve TANAP gibi dev
projeleri beraberce tamamladık. Bu projeler ülkelerimizle birlikte tüm bölgenin
refahına ve istikrarına katkı sağlıyor. Trans Adriyatik Boru Hattı Projesi TAP'ın
bitmesiyle ülkemiz üzerinden geçen Azerbaycan doğalgazı Avrupa
piyasasındaki yerini almıştır.
;Yeni bir tarihi adımı attık
Bugün değerli kardeşimin de ifade ettiği gibi özellikle tek millet, iki devlet
temelinde yükselttiğimiz ilişkilerimizi daha da ileriye taşıyacak yeni bir tarihi
adımı attık. Bu adım önemli ve bunu bundan sonraki süreçte daha da
güçlendireceğiz, güçlendirerek yolumuza da devam edeceğiz. Biraz önce
kardeşimin ifade ettiği Şuşa Beyannamesi ile ilişkilerimizin yeni dönemdeki yol
haritasını belirledik.
Beyanname bugün Şuşa';da hayatiyet kazandı. Türkiye-Azerbaycan arasındaki
bu beyannamenin içeriği birçok şeyleri kapsadığı gibi bundan sonra geleceğe
yönelik adımları atarken artık sadece iki ülke değil, bölgeyi kapsayan bir
kararlılığın burada yattığını görüyoruz. Türkiye olarak kadim şehir Şuşa';da en
kısa sürede inşallah bir başkonsolosluk açmayı planlıyoruz. Böylece bölgede
gerçekleştireceğimiz faaliyetlerin daha hızlı ve etkin şekilde yürütülmesini de
sağlayacağız.
Azerbaycan'ın Güney Zengezur Koridoru Projesi';ni önemli görüyoruz ve
destekliyoruz. Bu projenin hayata geçirilmesiyle doğudan batıya herkesin
istifade edebileceği yeni bir orta koridor açılacaktır; bu, çok büyük önem arz
ediyor.
Koronavirüs salgınına rağmen tarımdan enerjiye, ulaştırmadan turizme,
savunmadan eğitim ve kültüre her alanda iş birliğini ileriye taşımak için ortak
gayretlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bütün bunların ötesinde savunma
sanayi alanındaki ilişkilerimizi teknoloji transferi ve ortak üretim projeleriyle
daha da tahkim ediyoruz. Az önce kardeşim, BAYKAR';ın yönetiminden Haluk
Bey'e bir onur madalyası verdiler ve ben de aile adına kendilerine ayrıca
teşekkür ediyorum. Tabii burada İHA';lar, SİHA';lar ciddi işler gördüler ve bu
savunma sanayindeki ilişkilerimiz bundan sonra çok daha farklı bir şekilde
gelişecektir. Bu farklı gelişmeyle birlikte de sürekli olarak bir pazar değil, aynı
zamanda Azerbaycan bu işlerde bir üretim merkezi olma imkanını da
yakalayacaktır. Bizim gücümüz Azerbaycan'ın gücü, Azerbaycan'ın gücü de
bizim gücümüzdür.

KAYNAKÇA :
https://www.trthaber.com/haber/dunyada/turkiye-susada-588621.htlm
aa.com.tr>tr>analiz/susa-beyannamesi-tr turkiye -yeni-ufuklar-2275640-
22.06.2021
https://www.hurriyet.com.tr.galeri-susa-beyannamesi-maddeleri 41833106…

YORUMLAR

  • 0 Yorum