KUZEY KAFKASLARIN KAYIP HALKI: UBIHLAR
Öğretim Görv.Sözer AKYILDIRIM
IĞDIR ÜNİVERSİTESİ
Ubıhlar, Kuzey Kafkasya’nın batı ucunda yerleşik bir halktı. Ubıhlar, komşuları Abhaz ve
diğer Çerkezler gibi Paganik inanca sahiptiler. Bölge erken dönem Hristiyanlıkla tanışmıştır.
Osmanlıların bölgeyi fethiyle İslam diniyle tanıştılar.
Müslüman olan Ubıhlar yarı göçebe yaşıyorlardı. Ubıhlar, bugünkü Soçi civarında Kafkasya
savaşlarında, Rus birliklerine yenilerek 1763-1864 yılında bütün bir nüfus olarak Osmanlı
topraklarına göç ettiler. Çoğunluğu Türkiye’de Sakarya’nın sapanca yöresine ve Balıkesir
ilinin Manyas ilçesine yerleşti. Bu nüfusun önemli bölümü, aynı tarihlerde göçle gelen
Çerkezlere karışmıştır.
Rusların 1830’da Abhaz seferini düzenlemeleri üzerine, bölgede yaşayan halklar direnişe
geçmişlerdi. Savunmanın çelik gücünü de Ubıhlar oluşturuyordu. Ubıh halkı yetmiş beş bin
kişilik bir topluluktu. Sultan Abdülmecit’ten yardım istediler, ama Osmanlılar Ruslarla yeni
bir serüvene atılmak niyetinde olmadıkları için bunu duymazlıktan geldiler.
Rus ordularının Kafkaslardaki harekâtı tüm hızıyla devam ederken, Çerkez, Şapsığ ve Ubıh
halkları bir araya gelerek dayanışma yoluna gittiler. Bir tarafta Rus ordularının baskısı diğer
taraftan bölgede yaşayan Rus köylüleri de yağmacılığa başladılar. Köyler yakıldı, hayvanlar
çalındı, insanlar perişan oldu. On binlerce insan göçe zorlandı. Ama Kafkasya halkları
direnişten vazgeçmedi. Ubıhlar ve Kuzey Kafkas halklarıyla Ruslar arasında yıllarca süren
çok şiddetli savaşlar olmuştur.1841 ile 1846 yılları arasında tam 88 savaş yapılmıştır.
Ubıhlarla Rusların savaşı tam 34 yıl sürdü. Şubat 1864’te Ubıhlar çember içine alındı.6 Mart
1864’te direniş sona erdi.Ubıhlara iki seçenek sunulur. Ya Osmanlı topraklarına ya da
Rusların tesbit ettiği yere nakledileceklerdi. Ubıhlar Osmanlı topraklarını seçtiler.
Ubıhlar savaşçı, mert ve dürüst insanlardı. İyi de ata binerlerdi. Yüzlerce yıl Çerkezlerin
içinde erimeden kimliklerini korumuşlardı. Ne Çerkezce bilirlerdi ne Abazaca ne de Türkçe.
Ama bir dönem de Çerkezlerin içinde azınlık sayılmamak için kendi dillerinin yanında
Çerkezce de öğrenip konuşmak zorunda kaldılar, yabancılar onları Çerkezlerin içinde bir
kabile sandı. Ubıhça yavaş yavaş yitirilen bir dil oldu.
1857 yılında Rus ordusunun Kafkasları kasıp kavurarak Kafkas topraklarında ilerlemeye
başlayınca göç de başladı. Düşmanın yaklaştığını gören köylüler karılarını, kızlarını,
kardeşlerini kaçırmaktan başka çare görmediler. Nereye kaçıracaklardı? Osmanlı topraklarına,
yani Anadolu’ya. Düşman kovulduktan sonra onları yurtlarına geri getireceklerdi.
Kimlerin Anadolu’ya gideceğine ailelerin büyükleri karar verdi. Ubıhlarda, kadınların,
kızların namusu kutsaldır. Ubıh masalları halkların bu kıskançlığını kanıtlayan öykülerle
doludur. Erkekler, böyle bir sorun söz konusu olduğunda, her an bıçağa ya da tüfeğe sarılıp
ortalığı kana bulayabilirlerdi.
Kadınların, kızların Kafkasya’dan uzaklaşması bir yenilgi olarak yorumlanamaz. Herkes bir
gün yeniden Kafkasya’da güneşin doğacağını ve gidenlerin geri geleceklerini umut eder.
Gidenleler de ağlar kalanlarda. Dere tepe aşılarak Batum’a varılır. Aylarca yol gidilir ve
İstanbul’a varılır. Camilerde konaklarlar, sonra Anadolu’da yerleşmeye başlanır.
İlk göç eden Ubıhların çocuklarından biri Abdülmecid’in eşi ve II.Abdülhamid’in manevi
annesi olan olan Rahime Piristu Valide Sultan’dır. Göç eden Ubıhların bir sonraki nesil
çocuklarından birisi de II.Abdülhamid’in eşlerinden Ayşe Dest’i Zer Müşfika (Kayıhan )
Kadın Efendidir.
Ubıhça, Kafkas dillerinin Kuzeybatı dilleri öbeğine bağlı, Çerkezce ile akraba bir dildir.
Ubıhların göçüyle birlikte, Kafkasya’da bu dili konuşan hiç kimse kalmadı. Türkiye’ye
yerleşen Ubıhlar, yazılı olmayan bu dili zamanla unuttular. Tevfik Esenç (1904-7 Ekim 1992)
adlı kişi Ubıhçayı konuşan son kişiydi. Tevfik Esenç’in ölümüyle Ubıhça ölü dillerden biri
haline geldi.
Kafkasya’dan göç eden Ubıhların sayısı tam olarak bilinmemektedir. Türkiye’ye göç edip
yerleşen Ubıhların kısa zamanda Abhazlar ve diğer Çerkezlere karışmaları nedeniyle de
sayılarını tahmin etmek mümkün olmamıştır.


YORUMLAR