Sözer AKYILDIRIM

Sözer AKYILDIRIM

sozerakyildirim@hotmail.com

KAZIM KARABEKİR PAŞA VE IĞDIRIN ERMENİ ZULÜMLERİNDEN KURTULUŞU

14 Ağustos 2019 - 08:22

KAZIM KARABEKİR PAŞA VE IĞDIRIN ERMENİ ZULÜMLERİNDEN

KURTULUŞU

Öğretim Görevlisi Sözer AKYILDIRIM

IĞDIR ÜNİVERSİTESİ

*

Kazım Karabekir,23 Temmuz 1882 yılında

İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Mehmet Emin

Paşa, annesi ise Hacı Havva Hanımdı.1900 yılında

Harp okuluna girdi 1902’de mezun oldu.1905’te

Erkan-ı Harbiye Mektebini birincilikle bitirdi. Kurmay

yüzbaşı oldu. Kurmay stajını Manastır’da, üçüncü

ordu emrinde tamamladı.1907’de Enver Bey (Paşa)

ile birlikte ittihat ve Terakki Cemiyeti’nin Manastır

(Makedonya’nın güney batısında yer alan tarihi bir

şehir) şubesini kurdu.

1909 yılında 31 Mart olayı patlak verince (

Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’da yönetime

karşı yapılmış büyük bir ayaklanmadır. On üç gün

sürmüştür. Rumi takvime göre 31 mart

1325’te,miladi 13 Nisan 1909 ‘da

başlamıştır),Hareket Ordusu’nun ikinci Tümen

Kurmay başkanı olarak isyanın bastırılmasında

görev aldı.

1912’de Balkan Savaşı’na katıldı.(1912-1913 yılları arası Osmanlının, Sırbistan, Bulgaristan,

Yunanistan ve Karadağ devletlerine karşı aldığı yenilgilerdir. Ardından Arnavutluk’ta

kaybedilmiştir)1914 ‘te yarbaylığa,1915’te albaylığa, 1918’de Mirlivalığa(Tuğ-Tümgeneral)

yükseldi.2 Mart 1919’da Erzurum’daki 15.Kolordu komutanlığına atandı.

* Karabekir Paşa Cihan Harbinin o zor zamanlarında Erzurum’a gelir. Ermeni Terör

örgütlerinin Doğu Anadolu’daki katliamlarına şahit olur. Mondros Anlaşması yapılmış.30

Ekim 1918 Tarihi ile Doğu Anadolu’da bir Ermenistan Devletinin kurulmasının önü açılmıştır.

Mondros Mütarekesinin 9. Maddesinde bu hüküm yer almıştır.11-26 Kasım 1918 tarihleri

arasında Türk ordusu Batum, Ahıska, Bakü, Nahcivan, Ardahan, Kars’tan yani Kafkaslardan

ve İran’ın Kuzeyinden Çekilmeye başlamıştır.

* 1877-78 Osmanlı Rus savaşını kazanan Rus Çarlığı Kafkas dağları üzerinden güneye

inerek, Doğu Anadolu’nun büyük kentlerinden olan Kars, Batum ve Van’ı ele geçirmişlerdir.

Yarım yüzyıla yakın bir süre Doğu Anadolu’nun kuzey bölgeleri Rus işgali altında kalmış, Rus

Emperyalizmi, Batum-Kars- Van üçgeninde yeni bir Doğu Anadolu yapılanmasını kendi

denetimleri altında gerçekleştirmeye çalışmışlardır. Doğu Anadolu’ya kuzey vilayetlerinden

giren Ruslar, yarım yüzyıl içinde bütün Ermeni köylerini silahlandırarak, yeniden

yapılandırmışlar ve Müslümanların bulunduğu kentleri basarak, yıkarak ve yakarak yok

etmenin çabası içinde olmuşlardır.

*

Balkanlar’daki Hristiyan toplulukları Osmanlı İmparatorluğu’ndan uzaklaştırmayı iyi bilen

Ruslar, bu Hristiyan kesimlere Makedonya, Bulgaristan ya da Gürcistan ve Ermeni gibi

Hristiyan unsurları çatısı altında toplayarak sahip çıkmayı bilmişlerdir. Bu aşamada Rusya ile

Ermenistan yakınlaşmasının anlamı büyük olmuştur. Ruslar Kafkasya’dan Doğu Anadolu’ya

doğru yönelirken kendileri gibi Ortodoks Hristiyan olan Ermenileri yanlarına almışlar ve din

kardeşi oldukları bu küçük ülke ile birlikte, Bölge’deki Türk ve Müslüman halka karşı

hegemonya arayışının içine girmişlerdir.

Ruslar Ortodoks Ermenileri kullanarak, Doğu Anadolu topraklarını Rus Çarlığının sınırları

içerisine katmaya çalışmışlar, bunu başaramayınca da kendi kontrolleri altında küçük bir

Ermenistan devletinin Doğu Anadolu’nun tam ortalarında kurulabilmesi için etkin girişimlerde

bulunmuşlardır.

*Rus Emperyalizmi ana hedef olan sıcak denizlere, Avrupa ülkelerinin karşı koyması

yüzünden, Antalya’ya ulaşabilmenin yollarını aramış ve bu doğrultuda Ermenileri

silahlandırarak Müslümanlara ve Türklere karşı kullanmıştır

Karabekir Paşa anılarında gördüğü tabloyu şöyle anlatır:, Osmanlı Askeri ,Aras

mıntıkasından çekildiğinden ekseriyet-i Azime’yi haiz ve kesafeti-i nüfusa malik olan

Nahcivan ,Şahtahtı, Şerur, Vedi, Zengibasar, ve Iğdır Havalisindeki Müslümanlar

Nahcivan’da bir hükümet-i muvakkate ve Şura teşkil ettiler (Aras TÜRK Cumhuriyeti) fakat

bu esnada İngilizler devreye girer,Kars havalisinde yaptıkları gibi asker gönderirler, Tren

yollarını işgal ederek Tebriz ve Tiflis hattı üzerinde bulunan mıntıkayı işgal ederler.24 Mayıs

1335 (1919)de 6000 kişilik kuvvetle bölge ele geçirilir .Hükümet Ermenilere teslim edilir.

Ermeni silahlı güçleri 27 mayıs 1335 ‘te İslam köylerine taarruza başlarlar. Aras mıntıkasında

Nahcivan, Vedi, Revan mıntıkasında Vedibasar ‘da Erkekleri ve kadınları katl etmişlerdir.

Ermenilerin Van ve Sason Alayları, ciddi katliamlar yapmışlardır

*

Ermenilerin Nahcivan ve Şerür mıntıkasına taarruz ve baskın yaparken kumandanlarının

kıtaatına verdikleri emirde aynen şu cümlemleler vardır:’’ Şerür ahalisini Aras çayına dökmek

üçüncü Alay Kumandanının vazifesidir. Maksat Şah tahtı ve Kırvan karyelerini batırıp ora

Müslümanlarını dahi Aras çayına dökmektir.14 Temmuz ve sonraki aylarda Ermeni

katliamları, tecavüzleri işkenceleri ,çoluk çocuk demeden sürmüştür. Kadınların memeleri

kesilmiştir.

……

*

Ermeniler 12.8.1335’ günü Iğdır Mıntıkasında Molla Ömer cenubundaki Tavus gölü karyesine

(Karye, Osmanlıca, resmi kayıtlarda köy yerine kullanılan kelimedir) baskın yaparak

ahalisini kamilen katl ve ifna etmişlerdir.13.8.1335 günü Yukarı Katırlı,Aşağı Katırlı

karyelerinin erkeklerini kamilen toplamışlar ve ekserisini katletmişlerdir. Yine o günlerde

Alikos ,Parçanıs, Hamur kesen karyelerinin erkeklerini tefrik ederek ekserisini katletmişlerdir.

Iğdır Civarında 21 İslam karyesine baskın vererek dağıtmışlardır. Müslümanlardan

yakaladıklarını katletmişler, kadınlarını at üzerinde çıplak olarak Eçmiyazin’e götürmüşler

dir. Bu köylerden yedisinin ismi Kulu bey, Kerim Arkı, Can feda ,Küllük, Yağcı ,Kiti’dir.

(Eçmiyazin,Erivan civarında bir yerleşim birimi,Ermeni Hristiyanlığının merkezi)

*

Ermeni Taşnak çetesinin önderlerinden biri olan Iğdırlı General Dro ,Doğu Anadolu’da

Erzurum ,Malatya, Van ,Elazığ ve Kafkaslarda , Karabağ ,Nahcivan havalisinde

katliamlarını ,tecavüzlerini sürdürür. Iğdır ‘ın ova köylerinde vahşet öylesine derindir ki, kan

kokusu dört bir yanı sarmıştır.

Kadınlara köy meydanlarında, ahalinin önünde tecavüz edilmiş, çırılçıplak atlara bindirilerek

Eçmiyazine götürülmüşlerdir. O Eçmiyazin ki Ortodoks Ermeni çetelerin sevk ve idare

edildikleri bir yerdi. Ortodoks Din adamları bu gözü dönmüş katilleri kutsayıp, Türk ve

Müslüman ahalinin üzerine sürmüşlerdir

*

Yıllarca Iğdır’ın ova köylerinde yaşayan Ermeni vatandaşlarımız, komşuları olan Türk ve

Müslüman ahaliyi öldürmekte bir mahzur görmemiştir. 1918-1920 arası Kaç ha kaç-dediğimiz

olay yaşanmış, yöre insanlarımız dağları, taşları aşarak aç, susuz, yalınayak, canlarını

kurtarmak için sersefil yollara düşmüştür. Dağlar bin bir zorluklarla doludur, arkalarında

Ermeni Çeteleri, önlerinde eşkıyalar vardır.

Eşkıyanın Müslüman olması bir şeyi değiştirmemiş, kaçkınlar eşkıyalar tarafından

soyulmuşlar bir darbede onlardan yemişlerdir. Öyle ki kadınların parmaklarında, kulaklarında,

bileklerinde değerli ne varsa, alınmış, genç ve güzel kadınlar silah zoru ile kaçırılmışlardır.

Dram o kadar büyüktür ki Arasın karşı tarafındaki Türk ve Müslüman ahalide aynı tecavüzleri

yaşamıştır. Kurtuluş yolları katil Ermeni Taşnakçılar tarafından tutulmuştur. Aç sersefil dağlar

aşılmış ve İran’a sığınmışlardır

*

Açlık ve sefalet İran’da da devam etmiştir. Hoy, Maku , Tebriz, Erdebil gibi şehirlere giden

kaçkınlar, sefil ve perişan olarak bir darbede orada yemişler. İran’da siyasi iç çekişmeler

devam ederken, yokluk ve yoksullukta insanların belini kırıyordu. Yıllar sonra bir gün gelen

bir haber Kaçkınların korlaşmış yüreklerine su serpmişti.. Kazım Karabekir komutasındaki

Türk ordusu, Ermeni güçlerini alt etmiş, gurbet ellerden vatan topraklarına dönüş başlamıştı.

*

IĞDIRIN ERMENİLERDEN KURTULUŞU: Kazım Paşa Anlatıyor:

Mütareke şartlarımızı kabul etmeyen Ermeniler ileri kıtalarımıza taarruz ederek birkaç

neferimizi esir almışlardı.

11 Teşrinisani ‘de (KASIM) karargâhımı Gümrü’ye naklettim. Ve Gümrü şark sırtlarında

mevzi alan Ermenilere karşı taarruz hazırlığına başladım ve Arpaçay’ın şarkında bazı

mevkileri de işgal ettirdim. Ermeniler de 12 Teşrinisani ’de Iğdır’ı boşaltarak Aras şimaline

çekildiler.

14 Teşrinisani (Kasım ayı) sabahleyin Ermeni mevzilerine karşı taarruzu başlattım. Bir kaç

saatte Ermenileri yine iyi hırpaladık.7 Şehit ve 50 yaralı verdik.

Ermeniler şarka doğru çekildiler.582 maktul(ölü) bıraktılar, fakat sağ yanımızdaki Ermeni

kıtaları yerlerinde duruyorlardı. Bunlara da 17 Teşrinisani’ de taarruz ettik. Öğleye doğru

bunları da mağlup ederek cenuba doğru tard ettik.

15 Teşrinisani ’de Ermenilerin Şahtahtı müfrezemize taarruzu zayiatla tard olundu.3 ‘ü zabit

olmak üzere 210 esir alındı. Alınan esirlerin sayısı 2000 bine vardı. Son darbelerden sonra

Ermeniler mütareke şartlarımızı kabul ettiler.

17 Teşrinisanide saat 3 de karargâhıma gelen bir Ermeni erkân-ı harp yüzbaşısı Ermeni

başkumandanı ve hariciye nazırının mütareke şartlarımızı kâmilen kabul ettikleri mektubunu

getirdi.

18 Teşrinisanide Ermeni dâhiliye nazırı bir erkân-ı harp yüzbaşısı ile Karargâhıma geldi. Sulh

muahedesi başlar başlamaz istediğimiz silahları vereceklerini ve hafif makinalı tüfekleri az

olduğundan tedricen vermelerine müsaade rica etti, muvafakat ettim.

Mütareke şartı olarak Ankara’nın istediği biner mermisi ile 2000 tüfek, 3 batarya seri ateşli

koşulu 40 makinalı tüfeği Ermenilerden alarak Şark cephesinin ilk zafer hediyesi olarak garp

cephemize yola çıkardım.

25 Teşrinisanide (Kasım ayı) Gümrü’de reisliğim altında Ermeni Hatisyan heyeti ile

muahedesini müzakereye başladık.27 Teşrinde Ermeni heyetine Sevr muahedesindeki

imzalarını geri aldırdık. Bu günü bu meş’um muahedenin yırtıldığı bir gün olarak tes’id ettik.

Ve Ankara’ya da müjdeledim…