İNSANLARA HÜRRİYET,MİLLETLERE İSTİKLAL !
MEHMET EMİN RESULZEDE
‘’biz kendimize Müslüman dediğimizden dolayı asıl milliyetimizin unvanını teşkil eden
Türklüğe önem vermemişiz. Başkaları bize Tatar ve Persiyan(Fars) demişler ona da itiraz
etmemişiz.Biz kendimizi gereği tanımamışız…’’
Öğretim Görevlisi Sözer AKYILDIRIM,Iğdır,11 Eylül 2018
‘’Üç hafta kadar önce Ankara’da bir garip hayata gözlerini yumdu.Her
Türk ay yıldızlı bayrağının dalgalandığı her yerde vatanındadır.Buna
şüphe yok.Fakat sevdiği,onlara gönlünü bağladığı için evinden,köyünden ve
kentinden uzakta olunca kendini ‘Garip’ hissetmekten
alıkoyamaz.Rahmetli Mehmet Emin Resulzade,işte böyle bir garipti;bu
manada evinden,köyünden ve yurdundan ırakta kaldığı için…Vakarını bir
an zedelemeden,fevkalade nazik,son derece kibar olmasını
bilirdi.Konuşurken,bir şeye inanmış adamlara has,belirli fikirlerini bu
yumuşak zarfın içinde kesinlikle ifade ederdi.Hakim ,kamil bir insandı’’
Cumhuriyetin ilk Milli Eğitim Bakanlarından ,Hasan Ali Yücel böylesi
duygularla Resulzadeyi anlatıyordu. Ömrünü Azerbaycan uğruna
adayan,büyük bir ideolojinin yaratıcısı,halkını esaretten bağımsızlık
yolunda millet olma yolunu açan ve Cumhuriyetin nuru ile tanıştıran insan
71 yaşında 6 Mart 1955 tarihinde hayata veda etti.Soğuk bir Ankara
gününde,dostları dava arkadaşları onu Cebeci asri mezarlığında toprağa
verdiler 1 .
Mehmet Emin Resulzade,31 Ocak 1884 yılında Bakü’nün Novhanı köyünde
dünyaya geldi.Babası Ahund( Şii mezhebi ,din adamı)Aliekber beydir.Baba
dindar olmasına rağmen tutucu değil,ileri görüşlüydü.Oğlunun ilk eğitimini
Sultan Mecit Ganizade’nin müdürü olduğu 2.sayılı’’Rus-Tatar
Mektebinde’’ aldırmıştı.Resulzade daha sonra ‘’Bakü-Teknik
Okulunda’’bir süre eğitim aldıktan sonra,bütün faaliyetini siyasi
düşünceler üzerine yoğunlaştırır 2 .1902 yılında on yedi yaşında olan
M.Emin Resulzade Müslüman Gençlik Örgütünü yaratmıştır.Bu
Azerbaycan’da 20.asırda Rus Sömürge İdaresine karşı gizli mücadele
eden ilk politik örgüttü 3 .
1 Azerbaycan Türk Kültür Dergisi,28 Mayıs 2018.Yıl :66 Sayı :380
2 Doç.Dr.Nesiman YAGUBLU.Mehmet Emin Resulzade Ansk.Ankara.2015 ,s.48.Azerbaycan Kültür Derneği
yayınları Sayı :59
3 Azerbaycan Türk Kültür Mecmuası,Ankara No:269.1989.s.49
20.yy başlarında Bakü,Rusya İmparatorluğu’nda ateşlenen devrim
hareketlerinin başlıca merkezlerinden biriydi.Kentte o dönemin bütün
siyasi ve ideolojik akımlarının temsilcileri aktif faaliyet
yürütüyorlardı.Aynı zamanda Bakü Kafkasya Müslümanlarının,özellikle
de Azerbaycan Türklerinin şekillenme sürecinde bulunan milli hareketinin
merkeziydi.Bu anlamda geçen yüzyıl başlarında Bakü’de cereyan eden
siyasi süreçler ve canlanan milli kurtuluş mücadelesi Resulzade için
üniversite rolünü oynamıştı.Azerbaycan Türklerinin genç kuşağının diğer
temsilcileri gibi,Resulzade de siyasi faaliyetinin erken döneminde radikal
akımlara meyletmişti.Bu durum,her şeyden önce sözkonusu akımların Çar
rejimine karşı son derece uzlaşmaz tutumuyla ilgiliydi.Onlar Çarlığa karşı
mücadelede devrimci sosyalizmi,en sadık olmasada en münasip müttefik
sayıyorlardı 4 . Resulzade ve arkadaşları sosyal demokratlara daha yakın
ilişkileri içindelerdi.Bu derneğin faaliyetlerini duyurma da ise Hümmet 5
adlı gazete önemli rol üstlenmiştir.
Resulzade,1904 sonbaharında Güney Kafkas’ta ilk Müslüman sosyal
–demokrat örgüt olan Hümmetin kurucularındandır.Resulzadenin
biyografisindeki bu hususu,Sovyet tarihçileri uzun yıllar boyunca
kamuoyundan saklamışlardır.Onun amacı Müslüman Gençlik Teşkilatının
devrimci ,örgüt üyeleri arasında milli duyguları uyandırmak,Rus
mekteplerinde okutulmayan Türkçeyi öğretmek,Çarlık aleyhinde yazılmış
şiirler ezberlemek,matbaa usulüyle basılmış beyannameleri dağıtmak söz
konusudur. Resulzade’nin çok genç yaşta siyasete başvurması onun kendi
halkının uyanışına yardımcı olmak isteğidir.O kitlelerin aydınlanmasına
özel önem vermekteydi. Aydınlanma düşünceleri ,Resulzadenin ilk
yazılarının başlıca konusunu teşkil etmekteydi.1903 yılında Şark-i Rus
gazetesinde yayınlanan ilk matbu yazısında Resulzade,Bakü Müslüman
Türk ahalisine şöyle der.Aile büyükleri çocuklarını bilimle terbiye etsinler
,başka bir düşünceleri olmasın diye istekte bulunur 6 .
Bu fikir,30 Kasım 1907’de Hasan Bey Zerdabi ‘nin cenaze törenindeki
konuşmasın da konusunu oluşturuyordu.Bu konuşmasının da Resulzade
şunu belirtiyordu’’…halk kendi hak ve yetkisini,kendi beceri ve gücünü
bilirse,o zaman hiç kimse onu sıkıntı altında tutamaz.’’Onun kanaatine
göre,halkın gözlerini açmak,hakkı ve batılı ona anlatmak lazımdır.Halkı
uyandırmak,halkı bilinçlendirmek için ne gerekir?-maarif,maarif,maarif
‘Sadece bilim ve bilgi ile halk kendisinin ne olduğunu ve yapabileceğini
anlayabilir 7 .
Bu fikirler toplumsal ve siyasi faaliyetinin erken döneminde Resulzade’nin
ilgi alanının sadece aydınlanma konularıyla sınırlı kaldığı anlamına asla
4 M.Memmedzade,Milli Azerbaycan Harekatı,Bakı,1992.s.30
5 Hümmet,enerji,güç ve kuvvet demektir.
6 Şark-ı Rus,2 Mayıs 1903
7 İrşad,2 Aralık 1907
gelmiyordu.1905-1907 devrimine şahit olan ve doğrudan katılan
Resulzade’nin,Azerbaycanlılarla komşu halkların siyasi ve kültürel gelişme
seviyelerini mukayese edip değerlendirme imkanı vardı,oysa ki bu
mukayese asla Azerbaycanlıların lehinde değildi.Bu durumdan rahatsız
olan Resulzade,1905-1907 yıllarının olayları sırasında her kesim ve her
millet,kendisinin çoktan beri düşünüp de bir mefkure(ideal) olarak
beslediği şeyleri hemen ortaya koydu diye yazıyordu :Onu ve bunu
istiyoruz,dediler.Sadece biz,ne isteyeceğimizi bilmediğimizi itiraf
edelim.Bunu bilen birkaç insanımız var idiyse de bildiklerini bize
bildirmeye vakti yoktu 8 .O Azerbaycanlıların o dönemdeki durumunu
fırtınaya düşmüş ve nereye gideceğini bilmeyen,kurtuluş kıyısının hangi
tarafta olduğunu bilmeyen gemiye benzetiyordu 9 .Resulzade’ye göre,fırtınaya
yakalanan bir gemi ne kadar öldürücüyse,tarihi saatlerini yaşayan millet
için de hareketsizlik o kadar öldürücüdür,düşüncesindeydi.
Resulzade’nin siyasi ve ideolojik görüşlerinin evriminde onun Türkçülük
fikirleriyle tanışması hiç kuşkusuz belirleyici rol oynamıştır. Türkçülük
hareketinin başlıca itici gücü ve fikir kurucuları Osmanlı Türkleri değil
,Rusya’nın Türk –Tatar halklarının temsilcileri olarak Ahmet
Ağaoğlu,Yusuf Akçura,Ali Hüseyinzade,İsmail Gaspıralı kabul
edilmelidir.Türkçülük fikirlerinin oluşumu,Rusya İmparatorluğu’nun
mahkum Türk halklarının milli gelişme ve kültürel kalkınma yoluna
çıkmak isteğinin belirmesiydi.Bu açıdan Türkçülük fikirleri,hiç şüphe yok
ki Türk halklarının milli uyanışında önemli rol oynamıştır.Söz konusu
konsept,objektif şekilde Azerbaycan’a özgün milli kimlik arayışlarını
yoğunlaştırmaktaydı.Resulzade Türkçülük ve Turancılık konsepti ile
Azerbaycanlılık teorisini işlemiş Azerbaycan Türklerinin bağımsızlığını ve
kendi milli devletini kurma hakkına sahip olduğuna inanmıştır.Onun
Turancılık ideolojisine yaratıcı yaklaşımı Türk birliğinin Osmanlı Devletine
katılması anlamında değildir.Genel amaç milli bağımsızlık uğrunda eşit
haklara sahip birliğin kurulmasıdır.Bu bakımdan Turancılık
mefkuresi,Azerbaycan Türklerinin dini kimlikten milli kimliğe geçiş
aşaması olmuştur.
M.E.Resulzade 1.Dünya Savaşı yıllarında yazdığı çoğu eserlerinde Müsavat
10 ideolojisinin milli temellerini oluşturarak partinin siyasi programını
ümmetçilikten milliyetçiliğe,İslam birliği konseptinden Azerbaycanlıların
milli hakları uğrunda mücadeleye geçişin temelini atmıştır.
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu M.Emin Resulzade’nin ‘’İnsanlara
Hürriyet,Milletlere İstiklal’’şiarı din,dil,ırk,cinsiyet farkı gözetmeksizin
tüm insanlığa adanan bir idealdir ve bu ideal 28 Mayıs 1918’de kurulan
‘’Halk Cumhuriyeti’’ile İstiklal ve Hürriyet kavramlarını Azerbaycan
8 M.E.Resulzade,Eserleri,Bakü,2001.s.474
9 A.g.e(Aynı Yerde)
10 Müsavat,kökeni Arapça’dan gelmektedir;eşitlik,denklik,iki veya daha çok şeyin eşit olması demektir
Türküne kadın-erkek ayrımı yapmadan eşitlik ve adalet prensipleri içinde
yaşatmıştır.Azerbaycan Cumhuriyeti Türk ve İslam coğrafyasında kurulan
ilk Cumhuriyet olma özelliğini,23 ay süren siyasi dönemi içinde farklı
alanlarda başardığı ilk’lerle de taçlandırmıştır.Kadınların siyasi haklarını
kullanması bu ilklerden biridir.Demokrasi gelenekleri gelişmiş birçok batı
ülkesinde kadınların siyasi hayata katılımı gündemde bile
değilken;Cumhuriyetin ve kurucusu Musavat Partisinin programı içinde
yer alan’’20 yaşını dolduran her bir vatandaş,millet,mezhep,erkek ve kadın
farkı gözetmeksizin seçme ve seçilme hakkına sahiptir’’ifadesi Azerbaycan
Cumhuriyetinde uygulanmış ve Şark dünyasında kadınlar ilk kez siyasi
haklarını kullanmıştır.
TARİHTEKİ İLK MİLLİ, DEMOKRATİK VE ÇAĞDAŞ TÜRK
CUMHURİYETİ
AZERBAYCAN DEMOKRATİK CUMHURİYETİ 28 MAYIS 1918
Birinci ve ikinci Rus-İran Savaşları sonucu (1804-1813 ve 1826-1828)
Azerbaycan,İran ve Rusya arasında Güney Azerbaycan ve Kuzey
Azerbaycan olarak ikiye bölünmüştür.Çarlık Rusya’sında 1905-1907 yılları
arasında yaşanılan toplumsal değişmeler olmuştur.Lenin’in ‘’Halklar
Hapishanesi’’ olarak tanımladığı Çarlık Rusya’sında gelişen olaylar
sonucunda Çarlık rejiminin yıkılması,Rusya Halkları için kendi
geleceklerini belirleme gibi birtakım hakları da sağlamıştır.
Dönemin Azerbaycan aydınları ülkenin geleceğini, bağımsız, demokratik ve
dolayısıyla dünya milletleri arasında saygın bir yer edinecek bir devlet
kurulmasında görmüşlerdi. Mehmet Emin Resulzade’nin kurduğu Musavat
Partisi,bu düşüncenin öncüsü olmuştur.
1917 Ekim Devrimi sonucu parçalanan Çarlık Rusya topraklarında Nisan
1918 de Azerbaycan,Ermenistan ve Gürcistan’ı kapsayan Transkafkas
(Mavera-i Kafkas,Kafkas Ötesi)Hükümeti kurulmuştur.Transkafkas
Hükümeti zamanında Azerbaycan’da durum öylesine karışıktır
ki,Azerbaycan’ın bir Türk Yurdu olarak kalıp kalmaması tartışılır hale
gelmiştir 11 .
31 MART 1918 BAKÜ KATLİAMI :
1918 yılı başlarında Bolşevik-Taşnak birlikleri Azerbaycan Milli
Birliklerine karşı açık şekilde mücadele için hazırlık yapmaya
başlamıştır.Aslında onlar için Milli Birliklerden (çünkü bu dönem Milli
Birlikler dağınık durumdaydı)daha önemlisi Bakü ve onun doğal
11 Dr.Seriyye Tamer GENCELİYEVA,Azerbaycan Türk Kültür Dergisi ,Temmuz ,2008.s,14
zenginlikleridir.Bolşevikler ne pahasına olursa olsun Bakü’yü ele
geçirmeye,burada Sovyet hakimiyetini kurmaya,onun bütün
zenginliklerini kendi menfaatleri için kullanmak istemiştir.Bu siyasetin
başarılı biçimde sonuçlanması amacı ile Şaumyan Bakü’ye gönderilmiş ve
Kafkasya Olağanüstü Hal Komiserliği görevine getirilmiştir.Şaumyan’ın
Bakü’de bu şekilde güçlenmeye başlaması,Bakü’de Devrimci –Karşı
devrimci güçleri arasında mücadeleye dönüşmüştür.Ayrıca Müsavatçıların
Milli Birlikleri bir arada toplamak için çabalaması ve Bakü Sovyeti için
yapılan seçimlerde de büyük oranda oy toplaması Şaumyan’ı rahatsız eden
sebeplerdendi.Bolşeviklerden rahatsızlık duyan Musavat
Partisi,Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü için mücadele etmeye karar
vermiştir.Bu amaç çerçevesinde Ocak 1918’de Müslüman Ordu
Karargahlarını kurmuşlardır.Karargahın kurulduğu haberini alan Stepan
Şaumyan başkanlığındaki Taşnak Sütyun Parti yönetimi,Ermeni milli
şurası ve Bolşevik birlikleri ,Müsavatçılara karşı saldırıya geçmek amacıyla
fırsat arar oldular.Tarihi fırsat,9 Mart 1918’de General Talışinski
başkanlığındaki Dikaya Divizya(Vahşi Tümen)’nin Bakü’ye yaklaşması
haberi ile ortaya çıkmıştır.Şaumyan haberi alır almaz Talışinski başta
olmak üzere alayın tamamının Bakü garı yakınlarında tutuklanması emrini
vermiştir.Aynı gün emir yerine getirilmiştir.Fakat bu olay şehirde duyulur
duyulmaz,sadece Bakü ve kazalarında değil,Azerbaycan genelinde çok
ciddi rahatsızlığa neden oldu.İtiraz eden halk Bakü Sovyet’inden hapsin
sebebinin açıklanmasını ve onların serbest bırakılıp bırakılmayacağını
sormaya başlamıştır 12 .Bakü Sovyeti bu konuda birkaç gün sonra açıklama
yapar.Açıklamada hem Talışinski’nin 13 hem de alayın da ki askerlerin
önceleri Çarlık Ordusunda Jandarma olarak görev yaptıkları sebep
gösterilmiştir.Bu açıklamanın gerçekçi olmadığını düşünen halk,Bolşevik
–Taşnak birliklerine karşı ayaklanmıştır.Ayaklanma kısa sürede
bastırıldı.Ayaklanan halktan bir çoğu öldürüldü ,geriye kalanlar hapse
atıldı.
28 Mart 1918’de Hacı Zeynelabidin Tağıyevin oğlu Lenkeran’da vefat
eder.Tağıyev’in oğlunun cenazesi 29 Mart 1918’de Evelina gemisi ile
Bakü’ye getirilir.Gemide ayrıca 48 asker daha mevcuttur.Cenazenin
defnedilmesinden sonra,söz konusu gemi 48 mürettabatı ile beraber
Lenkeran’a geri gitmek için Bakü limanından ayrılmaktaydı.Geminin
limandan kısa mesafe uzaklaşması üzerine Bolşevik-Ermeni birlikleri
Müslüman Birliğin silahlarını teslim etmesini istedi.Müslüman Birlik
teslimiyeti kabul etmedi ve çatışma başladı ve Bolşevikler gemide bulunan
12 Azerbaycan Cumhuriyeti Siyasi Partiler ve İçtimai Hareketler. Devlet Arşivi.Elçin Neciyev,Şırnak
Üniversitesi
13 Talışinskiler ,Azerbaycan halkının tanınmış ailelerindendir.Helil Bey Talışxanov,1918.İl Fevralın 24’de
Bakı’da 1.ci müselman atıcı alayının teşkil edilmesi üçün bura gelmiş ,general-mayor Xelil BeyTalışinski ve
onun zabitleri vağzalda Bolşevikler tarafından habs edildiler.Bu müselman ehalisinde o derece böyük nazırlığa
sebeb oldu ki,Bolşevikler onu azad etdiler.(Talışxanov Xelil Bey Mireli Xan Oğlu(1859-1920)general-mayor)
silahlara el koydular 14 .31 Mart’ta halk sokaklara döküldü ve askerlerden
alınan silahların geri verilmesini talep ettiler.Aynı gün Müslüman Hayriye
Cemiyet-i Hayriye binasında toplananlar da silahların geri verilmesini
talep ettiler.Aynı gün Nerimanov da Şaumyan’la silahların iade edilmesi
konusunda bir görüşme gerçekleştirdi.Şaumyan silahların iade edileceği
sözünü verdi.Fakat 31 Mart’ta diyalog yerini silahlara bıraktı.İlk ateşin
kimler tarafından açıldığı belli değildi.Çatışmalar başladığı zaman
sözlerinde durmayan Ermeniler hemen Bolşeviklerin yanına
geçmişlerdi.Bolşeviklere geçen taraf sadece Ermeniler değildi.Onlarla
beraber Menşevikler,Es-er’ler,Hazar Askeri Donanması ve Kadetler de
Bolşeviklere katılmışlardı.Bolşeviklere destek olanlar arasında en karlı
çıkan hiç şüphesiz Ermeniler olmuştur.Nitekim 31 Mart’ta Ermeni-
Bolşevik koalisyonu çok geniş biçimde hazırlıklarını tamamlamış ve
Müslümanlara karşı saldırıya geçmişlerdi.Mars Tiyatrosu’nun çatısında
toplanan koalisyon birlikleri suçsuz sivil halkı öldürmeye başlamıştır.Aynı
günün akşamı şehir,kaynar bir kazanı anımsatmış,Bolşevik-Taşnak
birlikleri İsmailiye binası ve çevresinde toplanan halkı
öldürmüştür.Avakyan başkanlığındaki bir kısım askeri birlik şehir
merkezine doğru ilerlerken çatışmalar şiddetini artırmıştır.En yoğun
çatışma Goşa kale kapısı ve İsmailiye binası etrafında yaşanmıştır.Hazar
Askeri Donanması da Müslümanların 15 yaşadığı mahalleleri top ateşine
tutmaktaydı.İsmailiye binası ve Hayriye Cemiyeti’nin ateşe ne şekilde
verildiğini soruşturma Komisyonu tarafından yayınlanan belgelerde açıkça
görmek mümkündür.Belgede:’’18 Mart 1918’de bir Ermeni Zabiti ve
yanında getirdiği üç askeri ile beraber Kaspi gazetesi ile Müslüman
Hayriye Cemiyeti arasında bulunan İsmailiye binasına girdi.Kısa zaman
sonra binadan alevler yükselmeye başladı.Bakü’nün gözdesi olan bu
azametli bina yangın sonucu kül oldu.Bu binayı yıkmaya gelen zabit ise
Taşnaksütyun Partisi üyesi Tatevos Emirov idi.Soruşturma komisyonu 16
tarafından Adalet Bakanlığına takdim edilen diğer bir belge de ise
çatışmayı yönetenlerin Ermenilerden başkası olmadığı şu şekle
14 Azerbaycan Gazetesi,Mart Hadise-i Elimesinin Muhtasar Tarihçesi,31 Mart 1919
15 Azerbaycan Halkı yüzyıllar boyunca asimilasyona uğradığından dolayı TÜRK kimliğini
kullanamamıştır.Yukarıda zikredilen Müslümanlar sözcüğünden Azerbaycan Türkleri kast edilmektedir.
16 Söz konusu komisyon Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümetine 15 Temmuz 1918 tarihinde M.Hacınski
tarafından yapılan müracaat üzerine kurulmuştur.Hacınski tarafından hükümete yapılan müracaat şu
şekildedir.’’Dört aya yakındır ki Azerbaycanın bazı bölgelerinde Bolşevik adı altında gruplar ve Ermeni
birlikleri Müslüman halka karşı vahşice saldırmaktaktadırlar .Avrupa ülkeleri bu vahşiliklere karşı çıkmamakla
birlikte katledilenlerin de Ermeniler olduğunu vurgulamaktadırlar.Çünkü Ermeniler onlara kendilerinin
katledildiklerini iletmişlerdir.Bu sebepten hükümet en kısa zamanda olaylarda büyük zarar görenler için bir
komisyon kurması gerekmektedir.Teşkilatın olağanüstü istinak komisyonu vasfı taşıması gerekir.Komisyon
tarafından yürütülecek sorgulamalar birkaç dile çevrilmelidir.Eğer hükümet komisyonun kurulmasına müsaade
ediyorsa,ben onlardan komisyonun kurulması için gerekli 50.000 ruble parayı ayarlarım.
Dışişleri Bakanı:M.Hacınski,Elizavetpol(Gence),15 Temmuz 1918.Olağanüstü Hal Komisyonu Başkanı:Ali
Ekber Hasmemedov.
Memmedhesen Ceferkulu Oğlu Hacınski,Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin ilk Dışişler Bakanıdır.
açıklanmaktaydı.’’Müslüman halka karşı çeşitli yöntemler kullanılarak
eziyet vermekten usanmayan Ermeniler, onlardan geriye kalan gayri
menkullerine de el koymuşlardır.Bundan daha vahimi ise vahşi
cinayetlerdir.Bakü’de Azerbaycan Türklerine, Ermeni terör gruplarınca
katliam uygulanmıştır.Bolşevik-Ermeni birliklerince Azerilere karşı
saldırılar Bakü ile sınırlı kalmayacak onun dışına da taşacaktır.Nisan 1918
ayı başında Şamahı,Salyan,Kürdemir,Guba ve Lenkeran bölgelerinde Bakü
olaylarına benzer katliamlar uygulanmıştır.Şaumyan’ın Lenin’e gönderdiği
13 Nisan 1918 tarihli raporundan bu katliamların hangi şekilde
uygulandığını ve bunun nasıl başarılı olduklarını şu ifadelerden görmek
mümkündür.’’Hem Bakü Sovyeti’ne tabi askeri birlikler hem de
Sarıkamış’tan terhis sonucu gelen Kafkas Ordusunun da katkılarından
istifade ederek altı bin kişilik bir ordu kurduk.Taşnakların da 3-4 bin
civarında ordusu mevcuttur.Bu ordu da bizim elimizdeydi.Söz konusu
katılımlar sonucu iç savaş ulusal savaşa çevrilimiştir.Bakü’de iktidarın
Bolşeviklerin eline geçmesi haberi üzerine Lenin 16 Nisan’da Şaumyan’a
tebrik mektubu göndermiştir 17 .
Bakü Katliamından yeteri kadar hınçlarını alamayan Ermenilerin,bu
katliamdan daha da korkuncunu Şamah’ı ve diğer kazalarda da
gerçekleştirmişlerdir.
KATLİAMLARIN ARKASINDAKİ İSİM :STEPAN ŞAUMYAN
Bakü komünü sırasında Ermeni çetecilerin Azeri Türklerine karşı etnik
temizlik yapmasında Sovyet hükümeti tarafından Kafkaslar Olağanüstü
Komiseri ve Bakü Halk Komiserleri konseyi Başkanı olan Ermeni
Daşnaksütyun 18 militanıdır. Bakü Sovyetinde yönetimde
Bolşevikler,Menşevikler ve Taşnaklar ittifak oluşturmuştur.Mart 1918’de
Azeri Türkleri ve Müsavat Partisi ,Sovyetleştirme adı altında
Ermenilerin,Stepan Şaumyan öncülüğünde yaptıkları terör olaylarına karşı
çıkışları söz konusudur.Azerbaycan Türklerinin Osmanlı İmparatorluğuna
katılmak istemeleri ,bu kapsamda Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Paşa
komutasında bölgeye ilerleyen Kafkas İslam Ordusuna destek vermeleri
Sovyet yönetimini tedirgin etmiştir. Bolşeviklere ve Taşnaklara bağlı silahlı
kuvvetler bu gergin ortamda Sovyet yönetimine karşı çıkan Azeri
Türklerine karşı askeri bir harekat başlatırlar. Bakü’de Azeri Türklerine
kapsamlı bir katliam yapılır 19 .Türk kökenli binlerce insan, kadın,
çocuk,genç yaşlı denilmeden öldürülür.
Bakü Sovyet’inde iktidarda bulunan Bolşevikler tek başlarına iktidarda
olmadıkları için sürekli olarak diğer Sosyalist Partiler ve Ermeni
17 Neciyev,Kafkaslarda Türk katliamı…,s.86,87,89
18 Taşnaklar,Ermeni terör örgütü,asıl ismi DAŞNAKSÜTYUN’dur.Türkçe’ye TAŞNAK olarak geçmiştir
19 Stepan Şaumyan-VikiSosyalizm.13.09.2018
Taşnaklarla hem işbirliği hem de çatışma halindedir. Diğer partiler
Osmanlı Ordusuna karşı verilen savaşta İngilizlerden yardım alınmasını
savunurken,Moskova ,İngilizlerle işbirliğine karşı çıkmaktaydı.Haziran
1918 ‘den beri sürmekte olan muharebelerde Şaumyan ,Kafkas İslam
Ordusuna karşı tutunamayacağını anlamıştır.İngilizlerle işbirliği arayışına
giren Şaumyan’ın müttefikleri ,onu terk ederlerler .1918 Temmuz ayında
Bakü komiseri olarak bilinen Şaumyan ve beraberindeki 26 kişi şehri terk
ederek kaçmaya çalışırlar.Hazar denizi kıyılarında İngilizler ve Bolşevik
karşıtı güçlerce yakalanarak, Fyodor Funtikov komutasındaki karşı
devrimciler tarafından 20 Eylül 1918 günü idam edilirler 20 .
AZERBAYCAN DEMOKRATİK CUMHURİYETİ VE RESULZADE :
27 Mayıs 1918 Tarihinde Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te yapılan çalışma ve
görüşmeler son noktaya gelmiştir.Zakafkasya temsilcileri meclisinin
Müslüman olan üyeleri aralarında Azerbaycan Milli Şurası’nı
oluşturdular.Mehmet Emin Resulzade ise bu şura’nın Başkanı oldu.
28 Mayıs 1918 günü M.Emin Resulzade’nin başkanı olduğu Azerbaycan
Milli Şurası burada Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan eder.(Bağımsızlık
Gence’de İlan Edilir)Altı maddeden ibaret olan İstiklal Beyannamesi meclis
tarafından kabul edilir.Aynı gün dokuz bakanlıktan oluşan Kabineye
Fethali Han Hoyski Başkan seçilir 21 .Fethali Hanın oluşturduğu kabine
içersinde sekiz bakandan altısı Musavat-Tarafsız grup fraksiyonuna birisi
Hümmet’e, biride Blok’a dahildi. İstiklal ilan edilir edilmez,
Azerbaycan’daki iç karışıklıklar anarşi ve terör dikkate alınarak,Mavera-i
Kafkasya Hükümeti’nin Batum’da bulunan Barış heyeti ayrı gruplar
halinde Türkiye ile müzakerelere girişmişlerdir.Müstakil Azerbaycan
Cumhuriyeti adına da Milli Şura reisi M.Emin Resulzade’nin
başkanlığındaki Azerbaycan heyeti ,emniyet ve asayişin sağlanması için
Osmanlı Devletinden askeri yardım talebinde bulunmuş,askeri yardım
talebi Osmanlı heyeti tarafından kabul olunmuştur.
Azerbaycan’ın yardımına gelen Kafkas İslam Ordusu ve Milli Hükümetin
oluşturduğu askeri kuvvet bağımsızlık savaşında yer almıştır. Osmanlı
Devleti’nin Azerbaycan’a yaptığı askeri yardım Rusya’nın protestosuna
neden olmuş ve Almanya’dan yardım talebinde bulunur.Almanya ile
Sovyet Rusya arasında 12 Eylül 1918’de yapılan anlaşma sonucu,Almanya
üçüncü bir ülkenin ordusunun Kafkasya’da belirli bir hattı geçmemesini
sağlayacaktı.M.E.Resulzade,bu anlaşmayı protesto ederek İstanbul’daki
20 Stepan Şaumyan-Viki-Sosyalizm.13.09.2018
21 Nesiman Yagublu,M.Emin Resulzade Ansiklopedisi,ANKARA,2015.s.26,Azerbaycan Türk Kültür Dergisi
Temmuz 2018 s.45
Almanya Büyükelçiliğine,müttefiklere ve tarafsız devletlere bir nota
vermiştir.
25 Temmuz’da Bakü’de Şaumyan Hükümeti devrilmiştir. Menşevik ve
Daşnaklardan oluşan Sentroskapi hükümeti yönetimi ele geçirmiştir.
Sentroskapi hükümeti 22 ,İran’da bulunan İngilizler’i yardıma
çağırmıştır.15 Eylül 1918’de Osmanlı ve Azerbaycan Orduları Bakü’ye
girdiler ve Gence’de bulunan Azerbaycan Hükümeti Bakü’ye taşınır.Bakü
işgal altında olduğu için Hükümet merkezi Gence’de idi.
Milletin mevcudiyetini ölümden kurtarmak, yeni kavuştuğu hürriyet ve
istiklal güneşiyle yurdun her tarafını aydınlatmak yolunda
‘’Musavat’’fırkası ve onun lideri M.Emin Resulzade’nin teşkil ettiği genç
hükümetin istikrarı sağlaması için yaptığı özverili çalışmalar,partiler
arasında ki çekişmeler genç Cumhuriyet için tehlikeler arz ediyordu.Bu
karışıklıklar içinde ,Milli Şura’da yer alan Sosyalist Blok ile Himmet,
Menşevik Fırkaları Milli Şuradan istifa ettiler.Milli Şura’da Musavat ve
İttihad kalmıştır.İttihad Şura içersinde önemli bir güce sahip
değildi.Musavat ve tarafsız grup 30 temsilcisiyle üstün durumdaydı.7
Aralık günü açılan Parlamentoda ,Musavat 32 temsilcisiyle en kuvvetli
parti konumundadır.Musavat Partisi sağ partilerle bir koalisyon
oluşturarak çoğunluğu sağlamış ve hükümeti kurmuştur.26 Aralıkta
hükümet kurulur.Fethalı Han’ın oluşturduğu üçüncü kabine,parti
programınlarına göre değil,partilerin hükümet başkanının şahsona ve
programına güvenmeleri temeline göre oluşturulmuştur.Ancak, kabine
dışında kalan İttihad’ın yoğun muhalefeti sonucu birkaç ay sonra Fethali
Han Kabinesi istifa eder.14 Nisan 1919’da Nesip Yusufbeyli kabinesi
kurulur.Bu kabinede İttihad dışarıda kalır.Nesip Yusufbeyli kabinesi sekiz
ay görevde kalır,bu süreç Azerbaycan devletinin kuruluş dönemidir.Aralık
1919’da Nesip Bey’in ikinci kabinesi kurulur.Bu kabineye İttihad Partisi ve
Fethalı Han kabinesinin ileri gelenleri de katılmışlardır.Bu beşinci kabine
Azerbaycan Milli Cumhuriyetinin son hükümetidir.
12 Ocak 1920’de;Azerbaycan heyetinin yoğun ve etkin diplomasi’si sonucu
Versay sarayında yapılan bir törenle, Azerbaycan Milli Cumhuriyeti
,Amerika Birleşik Devletleri ,Fransa,İngiltere,İtalya ve Japonya gibi büyük
devletler tarafından tanınır.
Azerbaycan Milli Cumhuriyeti ülke içinde ki muhalefet tarafından ciddi
şekilde yıpratılır.Ülke içinde sabotaja varan grevler başlar,Bakü
sokaklarında kaos yaşanır.Krizden beslenen siyasi partiler tarafında Milli
Hükümet ‘e ültimatom verilir.Milli Hükümet istifa eder.Komünist Fırka
22 Sentrokaspi Diktatörlüğü,1 Ağustos 1918 yılında Bakü’de Daşnaklar(Ermeniler) ve Menşevikler tarafından
kurulan ,tanınmamış Devlettir.Bakü Komünü devrildikten sonra 45 günlük hakimiyetleri olmuştur.14 Eylül’de
Kafkas İslam Ordusunun hücumundan sonra Britanyalılar(İngilizler) Bakü’yü terk etmişlerdir.Diktatörler
Lemley, Sandovski Denstervile İngiliz Ordusuna geri dönün çağrısı yaparlar.15 Eylül tarihinde Bakü savaşında
Sentrokaspi Diktatörlüğü mağlup olmuştur..Bakü şehri Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin kontrolu altına
geçmiştir
iktidarı ele geçirir.Sovyet Rusya ve onun Kızıl ordusu 26 Nisan 1920’de
Azerbaycan hududunu geçer,27 Nisan 1920’de Azerbaycan’ın tamamı işgal
edilir.Azerbaycan Sovyet Cumhuriyeti,eski Musavat hükümetini halkın ve
Azerbaycan’ın düşmanı ilan eder,Tutuklamalar başlar.Üst düzey
yöneticiler,memurlar, askerler,siyasiler tevkif edilir,yargılanır ve idam
edilirler.Milli Ordu dağıtılır. Azerbaycan’nın üç renkli bayrağı gönderden
indirilir.Mayıs 1920’de M.E.Resulzade Bolşevikler tarafından takibe
alınır.17 Ağustos 1920’de Gökçay ilçesi yakınlarındaki Garameryem
köyünde yakalanır ve Bakü’ye getirilir.Kasım 1920’de Stalin 23
M.E.Resulzade’yi Bakü’deki tutukluluk halinden kurtarır.Birlikte
Moskova’ya giderler.Moskova’da gözetim altında tutulur.Stalin kendisine
defalarca resmi görev teklif ettiyse de o Bolşeviklerle iş birliği anlamına
gelecek her türlü faaliyetten uzak durdu .Moskova Şarkiyat Enstitüsü’nde
iken Türkçe ve Farsça dersler verir.Bakü’de yer altı faaliyetlerini
sürdüren Müsavat Partisi’nin kararı uyarınca Resulzade ilmi araştırmalar
yapma bahanesiyle 1922 yılı başlarında Petersburg’a gitti,buradan kaçtığı
Finlandiya’da bir ay kaldıktan sonra Fransa’ya gider ve oradan 1922
yazında (Türkiye’ye ) ,İstanbul’a gelir.Kasım 1927 yılına kadar Yeni
Kafkasya Dergisini çıkarır.94 sayı olarak çıkan bu dergide Çarlık
yönetimi altındaki Türklerin problemlerini anlatır.İran ve Sovyet
Hükümetlerini hedef alan sert yazılar yazar.Yeni Kafkasya dergisi ,1 Ekim
1927’de Sovyetlerin baskısıyla kapatılır.İstanbul’da yayımlanan bazı
gazetelerde Sovyetler Birliği ve İran aleyhine makaleler yazmaya devam
edince yine Sovyetler Birliğini’nin baskıları sonucu 1928’de İstanbul’dan
ayrılır.Resulzade’ye bir kez daha Muhaceret gözükür.Avrupa’ya geçerek
çeşitli ülkelerde Azerbaycan davasını dünyaya açıklamaya devam
eder.Rusya’nın hakimiyeti altında ki milletlere mensup göçmenlerin
oluşturduğu Prometeus 24 adlı cemiyetin yayın organı Promete’de (1929-
1939)ve Kafkaz (1932-1938) dergisinde makaleler yazdı.Berlin’de onun
yönetiminde çıkan İstiklal 1932-1934 ve Kurtuluş 1934-1938
gazetelerinde,ayrıca Müsavat Bülteni’nde bir çok yazısı neşredildi.1934’te
Brüksel’de Milli Gürcistan ve Kuzey Kafkas’ya devlet başkanları ile
Kafkasya Konfederasyonu’nu kurdu.Bu dönemde Resulzade ile bazı
Azerbaycan temsicileri arasında liderlik konusunda anlaşmazlık
çıktı;Genceli Şefi Bey Rüstembeyli ile Halil Hasmemmedli, Resulzade’ye
23 İosif (Yosif ) VİSSARİONOVİÇ (CUGAŞVİLİ)STALİN(1879-1953)Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisinin
liderlerinden biridir. Daha sonra Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin genel sekreteri olmuş,1941’de ise
Bakanlar kurulunda başbakan olmuştur.M.E.Resulzade onunla 1904-1905 ‘te tanışmış olup,aynı teşkilat olan
partide faaliyet göstermiştir.Daha sonra ideolojik olarak yolları ayrılmıştır.Bir olaydan dolayı hapse düşen
Stalin’i kurtarma gibi yararları olan Resulzade aynı karşılığı 27 Nisan darbesinden sonra Stalin onu Bakü’den
alarak Moskovaya götürmüştür.
24 Prometheus,titanlar,(Uranos;gökyüzü ve Gaia:yeryüzünün 6 erkek evladına deniliyordu)soyundan
gelmekteydi.Prometheus adı’’önceden gören’’anlamına gelmektedir.Prometheus,her şeyi önceden
görebilen,kötülüklerin olmaması için elinden geleni ardına koymayan bir kahindir.Yeryüzündeki ilk
devrimcidir.Çünkü o ateşi çalıp insanlara vermiştir ve Zeusu küçük düşürmüştür.
karşı tavır aldılar.Ancak muhaceretteki Müsavatçılar’ın ekseriyeti
Resulzadey’i tercih edince diğerleri partiden ihraç edildiler.
Resulzade,değişen siyasi şartlar sebebiyle muhaceretteki Müsavat Partisi
mensuplarını 1936 ‘da Polonya’da toplantıya çağırır.Bu toplantıda partinin
yeni programı kabul edilir.Partinin yeni programı kabul edilir.Müsavat
Partisi Yeni Program Esasları adıyla Varşova’da 1936 yılında
yayınlanır.Polonya’nın Ruslar tarafından işgali üzerine Berline giden
Resulzade,burada,arkadaşlarıyla birlikte Azerbaycan’ın geleceği üzerine
Almanlar’la yapılan görüşmelere katılır.Naziler’in Azerbaycan’ın
haklarını tanıma ve istiklalini temin etme niyetinde olmadığını görerek
1942 sonbaharında Almanya’dan ayrıldı.5 Ağustos 1943 tarihinde bir
muhtıra ile açıklayarak Bükreş’e döndü.Burada kendisine Türkiye
Büyükelçisi Hamdullah Suphi Tanrıöver yardımcı oldu.1944’te
Bolşevikler’in Bükreş’e girmesi üzerine İsviçre’ye gitmek istedi,ancak vize
alamadı.1944 Ekim ayında Almanya’ya sığınmak zorunda kaldı.1947
Eylül’ünde Türkiye’ye gelerek yerleşti.Önce Milli Eğitim Bakanlığı Yayım
Müdürlüğü’nde ,daha sonra Milli Kütüphane’de memur olarak
çalıştı.1949 yılında Ankara’da kurulan Kültür Derneği’nin fahri
başkanlığına getirildi.Dernek 1 Nisan 1952 tarihinde,günümüzde
yayınlanmakta olan Azerbaycan adlı dergiyi çıkarmaya başladı.Bu dergide
ve başka yayın organlarında bir çok makalesi yayımlanan Resulzade 6
Mart 1955’te vefat etti ve Asri Mezarlığa defnedildi 25 .
MEHMET EMİN RESULZADE’NİN GERİDE BIRAKTIĞI AİLESİNE
NE OLDU ?
M.E.Resulzade’nin Babası,Ahund Hacı Molla Elekber
Resulzade,Novhanı’da tanınmış bir din adamıdır.1926 yılında vefat
etmiştir.Kabri,köy mezarlığındadır.Annesi Ziynet hanım ölünce babası
Maral hanım ile evlenir.Mehmet Emin ve Kız kardeşi Şerabanı
(Şehrabanu) hanım,üvey anne elinde iyi yetişirler.Maral hanım iyi niyetli
bir kadındır. Onları kendi evladı bilir.1929 yılında Kerbela’ya gider ve
döner.Siyasal gelişmeler içinde o da Kazakstan’a sürgün edilir ve orada
vefat eder.Kız kardeşi Şerebanı hanım,Sovyet polisi tarafından sürekli
izlenir,sorgulanır 1934 yılında hayatını kaybeder.
Resulzade’nin eşi Ümbül Banu hanımdır.Amcasının kızıdır.1908-1909
yılları arasında evlenirler.Ümbül Banu hanım 1920’den sonra eşinin
Azerbaycan’dan ayrılışıyla yaşadığı sıkıntılara dayanamaz,oğlu Resul’ün
kurşunlanarak öldürülmesinden sonra Kazakistan’ın Çolak Kurgan
eyaletine gönderilir.1939 yılında yaşamını yitirir ve aynı yerde toprağa
verilir.
25 RESULZADE,Mehmet Emin-TDV İslam Ansiklopedisi
Resulzade’nin kızı Latife hanım , onun ilk evladıdır.1929 yılında lahıçlı
Damat Müslümzade ile evlenir.1939 yılında eşi,Müsavat Partisi ile ilgisi
nedeniyle hapsedilir.1941 yılında çocukları Firuze ve kardeşi İşve Hanım ile
birlikte Kazakistan’a sürgün edilir.Üçüncü evladı olan Sona rahatsızlığı
nedeniyle tüberküloz olur. İşve, 1943 yılında ölür. Firuze ise şans eseri
hayatta kalır.Latife hanım’ın Bakü’de kalan kızı Sona ise kaybolur.
Resulzade’nin kızı Halide hanım, annesini kaybedince Kazakistan’ın Taldı
Kurgan’da yaşayamaz. Hayatını riske ederek,1943 yılında Bakü’ye döner.
Bir müddet Seyit Hüseyin beyin evinde kalır. Daha sonra takip edildiğini
anlar ve Şamahı’ya gider.Daha sonra izi kaybolur.
Resulzade’nin oğlu Resul ise 1934 yılında takibe alınır.Bir müddet
Novhanı’da tutuklanır,1937 yılında kurşunlanarak öldürülür.Küçük oğlu
Azer bey ise 1937 yılında sürgüne gönderilir ve 1993 yılında hastalanarak
yaşamını yitirir.
Mehmet Emin Resulzade aile bireylerinin Kazakistan’a sürgün edildiğini ve
eşinin vefat ettiğini öğrendikten sonra ,Varşova’da Vanda (Leyla)isimli bir
hanımla evlenmiştir.Resulzade çifti ,hayatının sonuna kadar birlikte yaşam
sürmüşlerdir Vanda hanım 1974 yılında Ankara’da vefat etmiştir.Kabri
Cebeci Asri Mezarlığındadır 26 .
SONUÇ :
Ömrünü Azerbaycan’ın uğruna adayan ,büyük bir dava adamı, otuz yıl
boyunca mücadele ettiği şeker hastalığından ,71 yaşında vefat eder. 27 71
yıllık ömründe,evsiz barksız,yoksul,kimsesiz, bir milli dava için mızrağı
sırtında bir ideal savaşçısı olarak yaşadı ve hiçbir şeysiz,fakat tek şeyi olan
imanı gönlünde Allah’ının huzuruna gitti.Resulzade okuyan,yazan bir
aksiyon adamı idi.Bütün hayatında tek bir siyaset tuttu:Milli Politika.Yani
Türk varlığı ve Türk istiklali.Kime karşı olursa olsun,o bu siyasete bağlı
kaldı.Çarlık Rusya’sına olduğu gibi Bolşevik rejimine de bu sebeple daima
karşıt oldu.İkinci dünya harbi içinde Nazi Almanya’sının bu husutaki
anlayışsızlığını görünce ondan yüz çevirmek için bir an bile tereddüt
etmedi.Çünkü parolası her zaman buydu :
İNSANLARA HÜRRİYET,MİLLETLERE İSTİKLAL !
26 M.Emin Resulzade Ansiklopedisi ,Nesiman YAGUBLU,ANKARA,2015,42,43,44
27 Dr.Hamit Ataman’ın ,Azerbaycan Kültür Derneğinde yapmış olduğu konuşma.Azerbaycan Kültür
Dergisi,2018,sayı,380

