IĞDIRIMIZI ERMENİ İŞGALİNDEN KİM KURTARDI?
Öğretim Görevlisi Sözer AKYILDIRIM
IĞDIR ÜNİVERSİTESİ
Iğdır, 1828’den 1917 yılına kadar Rus işgalinde; 1918 ile 1920 arasın da, Ermeni işgalinde
kalmıştır. Iğdır ve köyleri 1915- 1920 yıllarında Ermeni katliamlarına en yoğun maruz kalan
bölgelerden biridir. O dönemde Iğdır halkının büyük bir kısmı katledilmiş, sağ kalanlar ise
kendi yurtlarını terk etmek zorunda kalmıştır. Kaça kaç adı verilen bu muhaceretlik Aras
nehrinin öte yakasında olduğu gibi Iğdır ve havalisinde de gerçekleşmiş, kaçkınlar İran
topraklarına sığınmıştır. Türk ordusu tek bir kurşun atmadan mı Iğdır’ımızı Ermenilerden
kurtarmıştır? Elbette ki Hayır. Milli Mücadele dönemine katkı sunan çeteler olmuştur, fakat
zafer düzenli ordu birliklerince gerçekleştirilmiştir.
*
KAZIM KARABEKİR PAŞA ANLATIYOR: IĞDIR ERMENİ İŞGALİNDEN NASIL
KURTARILDI:
Şimdi noktasına virgülüne dokunmadan Kazım Karabekir Paşanın, İstiklal Harbimiz,
Kitabının 2.Cildi sayfa 998 ve sayfa 1001 ile baş başa bırakıyorum.(Yapı Kredi
Yayınları,5.Baskı-İstanbul, Mart 2014)
Sayfa 998 paragraf( 7) yedi (tek tek saydım) :
‘’Ben de Gümrü’ye yürümekle beraber, Gümrü ile Kars arasına iki fırka bıraktığım ve
dedikleri hattı geçmeyeceğim hakkında Gürcülere malumat göndermiştim. Şimdi yapılacak
şey Ermenilere bir darbe daha vurmaktı. Bu da kendiliğinden hâsıl oldu. Ermeniler mütareke
şartlarımızı ağır bulduklarından kabul edemeyeceklerini 10 Teşrisani’de (Kasım ayı)
bildirdiler.’’
*
Sayfa 1001: İstanbul İşgalinden Şark Harekâtı Hitamına kadar
Mütareke Şartlarımız Kabul Etmeyen Ermenilere Karşı Tekrar Harp
Mütareke şartlarımızı kabul etmeyen Ermeniler ileri kıtalarımıza da taarruz ederek birkaç
neferimizi esir almışlardı.
11 Teşrisani’de karargâhımı Gümrü’ye naklettim. Ve Gümrü şark sırtlarında mevzi alan
Ermenilere karşı taarruz hazırlığına başladım ve Arpaçay’ın şarkında bazı mevkileri de işgal
ettirdim. Ermeniler de 12 Teşrisani’de Iğdır’ı boşaltarak Aras şimaline (Kuzey)çekildiler.
*
14 Teşrinisani Sabahleyin Ermeni mevzilerine karşı taarruza başlattım. Bir kaç saatte
Ermenileri yine iyi hırpaladık 7 şehit ve 50 yaralı verdik. Ermeniler şarka doğru çekildiler.582
maktul (ölü) bıraktılar, fakat sağ yanımızdaki Ermeni kıtaları yerlerinde duruyorlardı. Bunlara
da 17 Teşrinisani’de taarruz ettik. Öğleye kadar doğru bunları da mağlup ederek cenuba
(Güney) doğru tardettik .(uzaklaştırmak)
*
15 Teşrinisani’de Ermenilerin Şahtahtı müfrezemize taarruzu zayiyatla tard olundu.3’ü zabit
olmak üzere 210 esir alındı. Alınan esirlerin sayısı iki bine vardı. Son darbelerden sonra
Ermeniler mütareke şartlarımızı kabul ettiler.
*
17 Teşrinisani’de saat 3 de karargâhıma gelen bir Ermeni erkân-ı harp yüzbaşısı Ermeni
başkumandanı ve hariciye nazırının mütareke şartlarımızı kâmilen kabul ettikleri mektubunu
getirdi.
*
18’de Ermeni dâhiliye nazırı bir erkân-ı harp yüzbaşısı ile karargâhıma geldi. Bolşeviklik
ihtilalinden kurtulduklarından sulh muahedesi başlar başlamaz istediğimiz silahları
vereceklerini ve hafif makinalı tüfekleri az olduğundan tedricen vermelerine müsaade rica
etti, muvafakat ettim.
*
Mütareke şartı olarak Ankara’nın istediği biner mermisi ile 2000 tüfek,3 batarya seri ateşli
koşulu dağ topu, yine koşulu 40 makinalı tüfengi Ermenilerden alarak şark cephesinin ilk
zafer hediyesi olarak garp cephemize yola çıkardım.
*
25 Teşrinisani’de Gümrü’de reisliğim altında Ermeni Hatisyan heyeti ile muahedesini
müzakereye başladık.27 Teşrinde Ermeni heyetine Sevr muahedesindeki imzalarını geri
aldırdık. Bugünü bu meş’um muahedenin yırtıldığı bir gün olarak tes’id ettik. Ve Ankara’ya
müjdeledim
*
3 Kanunıevvel (Aralık ayı)’de Gümrü Muahedesini imzaladık.5 Kanunıevvel’de de
nezdimizdeki Rus murahhası sonradan sefir olan Mdivani ve hariciye komiserinden bir telgraf
aldığını bildirdi.’’Muhadenet ahitnamesini Türkler aldı mı ne zaman ve nereye, hangi
heyetleri gelecek? Ermenilerle sulhu Taşnaklarla yapmayıp Bolşeviklerle de yapsanız aynı
esas dâhilinde olabilir.’’
*
Ben de şu cevabı verdim :’’Ahitnameyi hükümetimiz aldı. Yusuf Kemal Bey Ankara’ya
döndü. Hal-i hazıra, göre esaslar yapılıyor. Heyet hakkında emir almadım, sorarım.
Taşnaklarla sulhu imzaladık.’’
Ermeniler Bolşevikliği ilan ettiler.
*
Sayfa 1002 Şark Muvaffakiyetlerimizin Takdir Olunuşu
Bu hususta resmi olarak Mustafa Kemal Paşa ve Fevzi Paşalar vesaireden aldığım tebriklerin
üstünde bir kıymeti haiz olan İsmet Bey’in bir mektubu ile bir telgrafıdır.
SONUÇTA:
Iğdır ve havalisi Kazım Karabekir Paşanın komutasında TBMM Orduları tarafından( yani
düzenli ordu birlikleri) , kahramanca verilen savaş sonucu, Ermeni işgali ve zulmünden
kurtarılmıştır. İsimleri birer mitolojik kahraman haline getirilen çeteler, maalesef köyler
basılırken, ahali katledilirken, kadınlar tecavüzlere uğrarken, çocuklar, genç hanımlar
Ecmiyzadine götürülürken neredeydiler? Bizlere bu vatanı kanları, canları pahasına hediye
eden tüm şehit ve gazilerimizi, kaça kaç döneminde başlarından bin bir türlü eza ve cefa
geçen, gözleri önünde anasını, babasını, kardeşini, evladını kaybeden insanlarımızı saygı,
sevgi ve rahmetle anıyorum.
BU VATAN KİMİN?
Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır,
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir.
Tutuşup kül olan ocaklarından,
Şahlanıp köpüren ırmaklarından,
Hudutlarda gaza bayraklarından
Alnına ışıklar vuranlarındır.
Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır.
İleri atılıp sellercesine
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine
Şu kara toprağa girenlerindir.
Tarihin dilinden düşmez bu destan,
Nehirler gazidir, dağlar kahraman,
Her taşı yakut olan bu vatan
Can verme sırrına erenlerindir.
Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil,
Bu sevgi bir kuru ifade değil,
Sencileyin hasmı rüyada değil,
Topun namlusundan görenlerindir.
Orhan Şaik GÖKYAY

