YOLCULUK ZEHİR ZIKKIM OLDU.
Tatilde Iğdır ve Van'daydım. Van Edremit'te hem işlerimi halletmek hem de tatil yapmak için Iğdır'dan Van'a gittim. Atalarımız "Dünyada Van, ahirette iman" demişlerdir.
Gerçekten de son yıllarda Van, özellikle Edremit bir hayli atılım yapmış durumda... Depremden sonra şehir Edremit'e doğru adeta taşınmış görünüyor. Deprem konutlarının Edremit'te yapılması bu ilçenin cazibesini artırmış... Zaten halk arasında Edremit, Van'ın incisi olarak bilinirdi.
Van'ın hemen bitişiğinde yer alan Edremit'i çekici ve avantajlı kılan bir çok özelliği var. Deniz veya göl manzaralı evleri, yeşili ve görkemli ucsuz bucaksız sahileri, bakımlı ve göze hoş gelen parklarıyla bir mıknatıs gibi insanı içine çekiyor.
Edremit tarihi eserleriyle de fark atan bir yerdir. Tarihi "Kız Kulesi," "Ermeni Kilisesi" ve Van Adası'nda yer alan Tarihi "Akdamar Kilisesi" de buradadır. Ayrıca Araştırma Hastanesinin Edremit'e yaplmış olması da bu ilçenin aktivitesini ve günlük hareketliliğini yoğunlaştırmıştır.
Edremit'in göz alabildiğince upuzun sahilleri, İstanbul sahillerini aratmıyor. Yeşilin her tonu burada mevcuttur. Eğlence mekanları, havası, suyu ve gezinti yerleri, kahvehaneler ve restoranlar yürüyüş parkurları ve tatil için ne ararsan varlığını hissettiriyor.
Van'dan bayramın üçüncü günü İstanbul'a gelmek zorundaydım. Van Kalesi'ni gezdikten sonra yola koyulmak istedik. Ancak ulaşım imkansız gibiydi. Bilet bulamadık. Buradan Diyarbakır'a geçtik. Ne var ki, burada da aynı zorlukla karşılaştık. Bir kaç saat bekledikten sonra bulduğumuz bilet Adana'ya idi. Güya İstanbul'a Adana'dan kolay gidebilecektik. Eziyetlerle geldiğimiz Adana'dan bula bula ek seferli bir münibüs bulabildik. Ama bu münibüs bizleri İstanbul'a değil, Ankara'ya götürecekti.
Bayramlarda ulaşımın zorluklarını biliyorduk ama bu kadar zor olabileceğini tahmin edemezdik! Sırf ulaşımda çektiğimiz eziyet yetmezmiş gibi bir de düştüğümüz fırsatçıların elinde oyuncak olduk. Otobüs firmaları fırsat bu fırsattır deyip fiyatları iki katına çıkarmıştı.
Bütün bunları niye mi yazıyorum? Bayramlarda ulaşım ağlarının yetersiz kaldığını biliyoruz. Çünkü herkes bayram günlerini değerlendirmek ve bir yerlerde kafasını dinlemek, eğlenmek, vakit geçirmek ve hava değişimi yaşamak istiyor. Bu onların hakkıdır. Ancak her defasında olduğu gibi yoğunluktan ötürü onbinlerce insan istediği yerlere ve istediği mekanlara yine ulaşamadı.
Burada iktidar sahipleri çözüm odaklı çareler bulmalı ve yürürlüğe koymalıdır. Firmaların isteğine ve yolcuların talebine göre ek seferler düzenlenmesi meseleye kesin çözüm getiremiyor. Aksamalar, ertelemeler, fahiş fiyat biletler de bir işe yaramıyor.
Bize göre, bu tür durumlarda otobüs şirketlerine, Hava yolları şirketlerine, deniz ve karayolları şirketlerine zorunlu nöbetçi sistemi getirilmelidir. Tıpkı eczanelere getirildiği gibi. Bayramlarda, seyranlarda nöbetçi olan, sırası gelen şirketler harekete geçmeli ve halkımızın ulaşım taleplerini yerine getirmelidir.
Aksi takdirde şikayetler artarak devam edecek ve yakınmalar daha beter ayyuka çıkacaktır.
FAHRETTİN MASUM BUDAK


YORUMLAR