CHP'DE NE DEĞER KALDI NE DE FİKİR
Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına gelenleri herkes çok yakından takip ediyor. Eskiden solculuk ve devrimcilik adı çekildiğinde bir bölüm insan saygı ile karşılıyordu. Aklına da hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet ve irtikap gelmiyordu. Gelse de pek fazla gelmiyordu. Genel olarak insanlar bu partiyi ve sempatizanlarını pis işlerden uzak bir yerde değerlendiriyordu. Daha da önemlisi, mustazafların, haksızlığa uğramışların, fakir fukaranın partisi olarak görüyordu. Son yıllarda yerel iktidar el değiştirip solcuların ve devrimcilerin eline geçince herşey bir anda altüst oldu. Anlı şanlı devrimciler belediyelerin koridorlarında ihale, rüşvet ve irtkap kovalamaya başladı.
Sanki yerel iktidar hizmet için değil, küp ve cep doldurmak için kazanılmıştı. CHP'nin onlarca il ve ilçe belediyelerinden Türkiye'ye yayılan pis kokular devrimcilerin sayesinde hızla mahkeme salonlarına yayıldı. Artık herkes burnunu tutuyordu. Belediyeler soygun karagahına ve devrimcilerin alım- satım mekanına dönmüştü.
İtiraflar, iftiralar, şikayetler adliyelerden hapishanelere, oradan da izbeli ve küflü koğuşların ranzalarına taşındı. Birbirlerini gammazlayan "neo liberal devrimciler" hapishanelerde yedikleri milletin hakkını itirafçılık yaparak kusmaya başladılar! Ancak kurtuluş yoktu. Adalet hırsızların, arsızların ve namussuzların yakasına yapışmıştı.
CHP'nin koykoycuları, fondaşları ve kiralık kalemleri bir kere yemin etmişti. İktidara gelmek için her yol mübah anlayışıyla adalet ve yargı terazisini yerden yere vurmanın peşine düştüler. Öyle ki, satın alınan delegelerden, çalınan yüklü miktarlardaki paralardan asla mevzu etmediler. Çünkü Özgür Özel onları neye mal olursa olsun iktidara taşıyacaktı. "Neo devrimci" yazarlar dilbir etmişçesine Kılıçdaroğlu'na demediklerini bırakmadılar. Hain dediler, mezhepçi dediler, Sarayın adamı dediler...Maksat onu yıpratmak, değersizleştirmek ve Özgür Özel'in önünü tamamen açmaktır. Aynı kalemler bundan birkaç yıl evvel Kılıçdaroğlu'nu göklere çıkarıyordu. Şimdi ise "Gandi Kemali" yerden yere vuruyorlar. Nasıl olsa milleti ve taraftarlarını aptal yerine koymuşlar. İnandıracaklarını ve ikna edeceklerini biliyorlar.
Bu solcu ve liberal devrimci yazarlarda ne utanan yüz var ne de kızaran yüz!.. Bunların adaleti de vicdanı da kalmadı. Kiraya verdikleri kalemleriyle sol değerleri lağım çukuruna süpürdüler! Zaten bunlarda fikir de kalmamıştır. Neyi savunduklarını bile bilmiyorlar. Amaçları her yolu deneyip iktidara gelmek, devlet erkini ele geçirip kamu mallarını gönüllerince talan etmektir.
Aziz Atatürk'ten sonra bu partinin şavtının kaydığını ve birçok kere yön değiştirdiğini biliyoruz. Yeri geldi Amerikancı, yeri geldi Batıcı, yeri geldi Rusçu olup dünya proleteryasını kurtarmaya kalktılar. Ama hiçbir zaman Türkiye'den ve Türk milletinden yana tavır koymadılar. İktidara gelme uğruna kalıplaşmış ideolojik duruşlarından vaz geçtiler. Temizliğe ve dürüstlüğe lal, yolsuzluğa ve hırsızlığa kör oldular! Özellikle inkârcılıkta, vefasızlıkta ve brütüslükte zirve yaptılar.
FAHRETTİN MASUM BUDAK


YORUMLAR