PROPAGANDA ÇOK ÖNEMLİDİR
Propagandanın çağımızda ne denli etkili bir aparat olduğunu bilmeyenimiz yoktur. İktidarlar, siyasette propaganda yoluyla ayakta kalır ve propaganda yoluyla yıkılıp gider. Kim ki, iletişim kanallarını ele geçiriyorsa, o gerek ulus ve gerekse uluslararası alanda söz ve erk sahibi olur.
Farklı yollarla iktidara gelen gruplar veya partiler, eğer propagandaları, izah tarzları, ikna yetenekleri güçlü ve tesirliyse uzun süre yönetimde kalmasını bilirler. Burada algı yönetimi çok önemlidir. Tarihte ve günümüzde iktidar sahiplerinin her alanda başarılı oldukları çok nadirdir. Bazı noktalarda zirve yapsalar da bazı noktalarda zayıf kaldıkları varittir. İşte burada kitlelerin karşısına olumlu veya olumsuz manada propaganda çıkmaktadır. Muhalefetin görevi iktidarın açığını yakalamak ve zayıf olduğu alanlara vurmaktır. İktidarların görevi ise iktidarda kaldıkları süre içinde hem yaptıkları hizmetleri anlatmak hem de söz verdikleri halde yapamadıklarını örtüp unutturmaktır. Demokrasilerde doğruya doğru deme mertliği yoktur. Zira demokrasilerde varlık sebepleri yarış üzerine bina edilmiş partiler, buna bir anlamda mecburdurlar. Bir kesim, kendilerini alternatif gösterme uğruna devamlı iktidarın eksik ve başarısız yönlerini öne çıkarma mücadelesi verirken, bir kesim de başarılı olduğu alanları abartılı bir şekilde kamuoyuna sunmaya çalışır. Şayet bu yapılmazsa demokrasinin, muhalefetin, partilerin önemi kalmaz diye düşünülmektedir. Ancak demokrasilerde meşru yollardan iktidarı ele geçirmeye çalışan partiler, tek yapacakları şey, yapıcı ve yaratıcı muhalefet yapmak ve halka güven vermektir. Yapıcı ve yol gösterici muhalefet yoksa güven de yoktur. Zaten bizim gibi ülkelerin en büyük eksikliği muhalefetin güven verememesi ve yol gösterici olamamasıdır
Demokrasilerde uzun süre iktidarda kalmak çok zordur. Çünkü tepelerde esen sert rüzgarlara dayanmak kolay değildir. Eğer kalınıyorsa bunu sadece iktidarların başarısına ve elde edilen bu başarının anlatılmasına ve propagandasına bağlamak yanlıştır. Bu minvalde muhalefetin güven verip vermemesi konusu da çok çok önemlidir. Eğer toplumlar uzun süre bir iktidarın devamında karar kılıyorlarsa bilinmelidir ki, bunun sebebini biraz da o muhalefete duyulan güven bunalımında aramak lazımdır. İcratların ve hizmetlerin arkasında güçlü propaganda ve etkili iletişim kanallarının yanında, muhalefetin güvenden kaynaklanan fonksiyonel tutumu da önemli bir yer tutar. Çünkü halk bir iktidarı gönderirken, kendisini idare edecek muhalefeti iktidara getirme esnasında onun gidişatına, ortaya koyduğu güvene ve yapacağı projelere bakar. Demokrasilerde en fazla vefasızlığın ve nankörlüğün yaşandığı yerler, muhalefet ile iktidarların bulunduğu yerlerdir. Her iki cephe de, siyaseti işlerine geldiği gibi daima algı yönetimiyle götürmek isterler. Gerçekler ve doğrular ne muhalefetle barışır ne de iktidarla. Özellikle Türkiye'de bunun misallerini sahada çok görmekteyiz.
Görüyorsunuz, kamuoyunda devleti meşgul eden rüşvet ve yolsuzluklar ana muhalefetin yereldeki yöneticilerini adeta teslim almış vaziyette. Buna rağmen ana muhalefetin liderinin boynuna diri yılan salsan asla bu pisliği kabul etmez ve etmiyor. Aynı şekilde iktidar 23 yıldır ekonomiyi bir türlü rayına oturtturamadı. Sorsan o da bunu kabul etmez.
Bizim ülkemizde akı kara, karayı da ak yapanlar çoğunlukta olduğu müddetçe sırtımız yerden kalkmaz!
FAHRETTİN MASUM BUDAK


YORUMLAR