CHP'YE YAZIK ETTİLER!
Son birkaç yıldır CHP'nin başına gelenleri üst üste koyup düşündükçe, aklımıza yönetim zaafiyetinden başka birşey gelmiyor. Bu partide Türkiye'yi yönetme dışında herşey var. Koskoca parti ne hale getirildi? Kadrolar, delegeler, üyeler "paldır küldür" yuvarlanıyor. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Herkes yangından mal kaçırma peşinde... Parti hedefleriyle, projeleriyle öne çıkması gerekirken, yolsuzluğuyla, rüşvetiyle, irtikabıyla ve başkanlarının zamparalıklarıyla öne çıkıyor.
CHP'nin milli güçleri, ulusalcıları, Atatürkçüleri siyaset süreci içinde bilinçli olarak yavaş yavaş ortadan kaldırıldı. Yerine pragmatikler, cebi kabarıklar, boynu kalınlar, liberal ve sünepe tipli insanlar dolduruldu. Bunlar da parti içinde bir koyup on götürmekle meşgul oldular.
CHP'li belediyelerin hangisine inceleme ve soruşturma açılmışsa orada mutlaka yolsuzluğun, rüşvetin, irtikapın ve yasa dışı işlerin izine rastlanmıştır. Hele özellikle bu pisliklere bulaşmış, ucunda zindan görülen cezalardan kurtulmak için etkin pişmanlığın yolunu tutan koskoca belediye başkanlarını gördükçe insanın çıldırası geliyor.
Rüşvet alanlar da, rüşvet verenler de aynı partiden. İtirafçılar ile itirafa muhatap olanlar da aynı partiden. Delege satın alanlar ile satılık delege olanlar da aynı partiden. Rüşvetle suç üstü yakalananlar ve rüşvet verip suç üstü yakalatanlar da aynı partiden...İktidarın, AK Parti'nin bunda ne suçu var?
Genel Başkan Özgür Özel, algı peşinde koşup nefes tüketeceğine ve CHP'nin köküne balta sallayanları koruyacağına, gitsin partisini bu kırk haramilerden kurtarsın. Sadece CHP'ye soruşturma açıldığı imajını yaratıp mağduriyet oynamasın. Bu güne kadar AKP belediyelerine 591 soruşturma açılmışken, CHP'ye 321 soruşturma açılmıştır.
Unutmayalım ki, her partide ve her toplumda kanun dışı hadiselere tevessül edenler çıkabilir. Önemli olan bunları korumak değil, önemli olan bunları kulağından tutup hukukun, yargının ve adaletin terazisine teslim etmektir. Yönetim, böyle yapmakla tüm belediye başkanlarını töhmet altında bırakıyor. Oysa halihazırda bu partinin yüzlerce namuslu, haysiyetli, işinde gücünde olan ve halkına gece gündüz demeden hizmet eden belediye başkanları var!
Bugünkü CHP, içindeki harami kadroları bırakın yargının eline vermeyi, onları nasıl koruyup kollayacağını ve yargıdan nasıl uzak tutabileceğinin mücadelesini veriyor.
İstanbul, Adana, Antalya ve Uşak'ta olup bitenleri milletin bilgisinden kaçırmak için parti yöneticileri adeta kendilerini paralıyorlar. Bununla da kalmıyorlar, adı her türlü şaibeye karışmış birini cumhurbaşkanlığı makamına aday gösteriyorlar.
Bu kişinin ne sahte diplomasına ne de haksız ve meşru olmayan yollarla zengin olmasına bakıyorlar.
CHP'nin gelmiş geçmiş Genel Başkanları partiyi böyle mi yönettiler? İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Deniz Baykal, Altan Öymen gibi Genel Başkanlar partinin içinde yolsuzluğa ve rüşvete bulaşanlara kol kanat mı gerdiler yoksa gözlerinin yaşına bakmadan kapının önüne mi koydular?
İsmet İnönü'nün devlet hassasiyeti, Bülent Ecevit'in halkçılığı ve Atatürkçülüğü hâlâ konuşulmaktadır. Partinin yüz yıllık mazisi son birkaç yılda yerle yeksan edildi. Yazık ettiler Cumhuriyet Halk Partisine...
FAHRETTİN MASUM BUDAK


YORUMLAR