BAZI KESİMLERE ANLATMAK ZORDUR
Türkiye'nin nereden nereye geldiğini anlattığımızda zıvanadan çıkmış bazı muhteris tipli insanlar derhal harekete geçip "rakiplerimizin de nereden nereye geldiğini anlatmak lazım" deyip ağzımıza kapak oluyorlar. Bize filan devletin nasıl büyüdüğünü değil, bizim devletin nasıl büyüdüğünü anlatın dediğimizde bu sefer de apışıp kalıyorlar.
Adamlar, 25 yılda Türkiye'nin 5 kat büyüdüğünü nedense hiç görmek istemiyor. Büyütmek isteyen geçmişte de büyütmek isterdi. Neden yapmadılar?
Bugün Türkiye ilk 10 devlet arasında dünya politikasına yön verecek duruma gelmişse, ordusu dünyanın en büyük ordularından birisi olmuşsa, SAGP hesaplamasıyla ekonomik güç bakımından 11. sırayı yakalamışsa ve benzer kriterde Avrupa'da 4. sıraya kadar çıkmışsa bunu Cumhur İttifakı'na borçludur.
Bazılarının kuru sıkı atmasıyla, gerçekleri saklamasıyla, olayları ters yüz etmesiyle, güneşi balçıkla sıvamasıyla bir yere varılamaz. İstatikler ortadadır. Doğrular öğretileceğine, yalanlar öğretiliyor. Keşke biraz da hakikatler dile getirilebilseydi. Bu ülkede hiç mi güzel şeyler yapılmıyor? Aydınlığı karanlık, karanlığı aydınlık gösterme hastalığından ne zaman kurtulacağız.
Türkiye'de "yandaş" medyayı da "fondaş" medyayı da seyretmekten ve dinlemekten bıktık usandık. Milletimizin gerçekleri bilme hakkını kimse elinden alamaz. Şerratlık, iftira, bühtan, dedikodu ve çamur siyasetiyle bir yere varılamayacağını herkesin bilmesi lazım.
Yıllarca Batı'nın kışkırtmasıyla komşularımızla, bölge ülkeleriyle ve özellikle Müslüman ülkeleriyle ilişkilerimiz sıfıra indirildi. Bunun sebebi içimizdeki işbirlikçi "beynelmilelci solcular" ve Batıcı'lardır. Sadece sıcak ilişki kurulan bir Katar'a bile tahammül edemediler. Nato mermer Nato kafayla yatıp kalktılar. Bizimle birlikte yaşayan işbirlikçi ve Batıcıların gücü kırılmadığı sürece değil 25 sene, Erdoğan ve kadrosu bu ülkeyi en az bir 25 sene daha yönetebilir. Hiç akıl yordunuz mu? Bunları bu aziz ve şanlı millet 25 senedir başta niye tutuyor? Atatürk'e nasip olmayan bir halk desteğinden bahsediyorum. Acaba bu destek neden verildi, neden veriliyor? Çünkü bunu tefekkür edecek ve akledecek düşünce yapısına bazı kesimler maalesef sahip değildir. Önce bunu tahlil edelim. Artık tutacakları köşe başları kalmadı.
Zamanında renkli televizyona karşı çıktılar. Fazla kanallara ne gerek var dediler. Balıklar ürküyor diye Tayfun füzesinin yapımına bile "mırın gırın" ettiler.
Köprüler yapıldıkça, tüneller hayata geçtikçe, hızlı tren rayları döşendikçe, devasa havaalanları kuruldukça, şehir hastahaneleri yapılıp şifa dağıttıkca hop oturup hop kalkıyorlar. PKK yok oldukca, FETÖ geberdikçe, Türk Birliği kuruldukca içimizdeki "kuyrukçular ve Batıcılar" yas tutup ağlaşıyorlar. Hele özellikle savunma sanayimiz dünyaya meydan okudukca kara bağlıyorlar.
Peki, ipini kırıp kaçanlar "işbirlikçi solcuların" içinde ne arıyor? İhanet ortaklığı yapanlara niçin omuz veriyorlar? Kandil havlıyor, Amerika mırıldanıyor, Pensilvanya zırlanıyor, Batı homurdanıyor ve onlara zincirlenmiş işbirlikçiler salya sümük gözyaşı döküyor! Peki bütün bu husumet cephesi yağı ve çaşıtlar Türk Milletine ve devletine hücum ederken ipini kıranlara, hörüğünü koparanlara ne oluyor?
Bu işler atmakla tutmakla, sallamak ve tullamakla olmuyor.
Bazı kesimler kafalarına ya format atmalı ya da güncellemelidir!
FAHRETTİN MASUM BUDAK


YORUMLAR