FAHRETTİN MASUM BUDAK

FAHRETTİN MASUM BUDAK

BİZİM ELLER fahrettin76@hotmail.com

İRAN DÜŞERSE!..

01 Mart 2026 - 10:35

İRAN DÜŞERSE!..

   Barış görüşmeleri bir göz boymaktan başka birşey değildi. Amerika'nın yığınak yapmasıyla herşey açıkça belliydi. Müzakere masası İran'ı yeme masasıydı.

  Müzakereler bir kılıftı. Minareyi çalmak istiyorlardı. Bugün İran yalnız bırakıldı, yarın da bir başka İslam ülkesi yalnız bırakılacak. Dikkat ediyor musunuz, Hıristiyan ülkeler ya sessizdir ya da Amerika'nın yanındadır.

  Türkiye burada ne yapmalıdır? Bu soruya cevap vermek çok zordur. Ama gelecekte İran'ın akıbetine düşmek istemiyorsa sesini mutlaka yükseltmek zorundadır. Bu gidiş hayırlı bir gidiş değildir. Felaketin bir gün kapımızı çalacağını bilmemiz ve ona göre tedbir almamız lazım!

  İran'ın teslimiyeti demek, tüm İslam ülkelerinin teslimiyeti demektir. Orta yerde bir gerçek vardır.
Hiç bir İslam ülkesinin İsrail'den daha güçlü olması istenmiyor. Güçlü bir İslam ülkesi demek, İsrail'in hedefi demektir. Nitekim savunma sanayisinde son yıllarda göğsümüzü kabartan bir ilerleme ve gelişme kaydeden ve bütün dünyanın dikkatini çeken Türkiye, İsrail'in İran'dan sonra bir numaralı  hedefi olmaktan kurtulamadı. Türkiye bu düşmanlığa göre kendisini hazırlamak zorundadır.

  Haçlı Hıristiyan Dünyası Türkiye'nin süper bir güç olmasını istemiyor. Tarihten gelen bir korkuları vardır. İsrail dünya Yahudi basınını, Batı'nın kışkırtılmasına ve yönlendirilmesine hazırlayabilir. Batı'yla birlikte İsrail, Türkiye'nin başını kaldırmadan ezmenin yollarını aramadığını kim söyleyebilir? Öyle ya, birer birer cezalandırılan İslam ülkelerinden sonra sıranın Türkiye'ye gelmeyeceği ne malum?

  Eğer Türkiye, bu güne kadar "terbiye edilme konusunda" en son sıraya bırakıldıysa bunu Nato ve iç içe geçmiş ekonomik ve siyasi ilişkilere borçludur. 

  Bu saldırganlığın ve güç zehirlenmesinin uluslararası hukukta hiç bir karşılığı yoktur! Amerika ile İsrail'i haklı gösteren ve haklı çıkaran  hangi saik vardır? Şayet silahlanma insanlık için bir tehlike ise bu tüm devletler için geçerlidir. Şeklen de olsa bir Birleşmiş Milletler vardır. Dünyaya yön veren irili ufaklı devletler kendi aralarında oturup konuşurlar ve bir karara varırlar ve isterlerse hep birlikte silahlanmanın önüne geçerler. Böyle değil de, "ben silahlanacağım, hipersonik, süpersonik füzeler ile Nükleer silahlar yapacağım ama sen yapmazsın, yaparsan seni cezalandırırım" diyorsan orada uluslararası hukuk değil, haydutluk, eşkıyalık ve haramilik aranır. Bugün Amerika'nın ve İsrail'in yaptığı budur. Madem güç geçerli akçedir, bunca uluslararası anlaşmalara ne gerek var?

  Dünya adaletle kurtulur, güçle değil. 

  İran milletinin üzerine 200 uçakla bomba yağdırdığını açıklayan İsrail, yarınlarda bunun cevabını 9 milyon insanıyla verebilecek mi? Yaklaşık 1 milyar müslüman ülkenin ortasında yaşamını deruhte eden İsrail, ileriki yıllarda güçten düştüğünde varlığını ve hayatını koruyabilecek midir?  Bu dünya "etme bulma" dünyasıdır. Ağlayanın hali gülene kalmaz!

  Güç ve para sırayladır! Bugün sende olabilir ama unutmayalım ki aynı güç yarın bana geçebilir! Vahşice yağdırdığınız binlerce bomba ile yüzbinlerce insanı katledebilirsiniz ancak bunun bıraktığı acıyı asla ortadan kaldıramazsınız. Gün gelir bu acılar birgün gırtlağınıza yapışıp sizleri boğabilir!

 Dünyadan silinmek istemiyor ve yerinizden, yurdunuzdan olmak istemiyorsanız bunu şimdiden düşünmek zorundasınız!

 FAHRETTİN MASUM BUDAK

YORUMLAR

  • 0 Yorum