FAHRETTİN MASUM BUDAK

FAHRETTİN MASUM BUDAK

BİZİM ELLER fahrettin76@hotmail.com

TÜRK DÜŞMANININ SON DEMLERİ

13 Aralık 2024 - 11:22

TÜRK DÜŞMANININ SON DEMLERİ

  İktidar geldiği günden beri Türk düşmanlığı yapan baba Hafız Esad öldüğünde Oğlu Beşar Esad'a tam bir Türk düşmanlığı  politikası bırakmıştı.

  Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla eperyalist devletler tarafından kurulan ve haritası masa başında çizilen Ortadoğu'daki irili ufaklı devletlerin başına o dönemde getirilen sözde soylu ailelerin çocukları, zamanla darbelerle birbirlerini yiyerek tarih sahnesinden çekildiklerinde geride bıraktıkları diktatörlerle tam bir cehennem bölgesi yarattılar.

  Baas(Diriliş) Partisi Hıristiyan Mişel Eflak tarafından 1947 tarihinde kuruldu. Amaçları tüm Arapları birleştirip bir sosyalist devlet kurmaktı. Sloganları, "birlik, özgürlük ve sosyalizmdi." 1970 lere kadar Arap ülkelerinde şubeler acarak etkinlik sağladılar. Ancak birliğe giden yolda başarılı olamadılar. Sosyalizm zamanla yerini milliyetçiliğe ve bölgeciliğe bıraktı. Ardından gelen diktatörlük tüm Arap ülkelerini dar ve lokal anlamda çıkarcı bir yapıya sürükledi. Başa geçen diktatörler yanan yerlerini kaşıdılar. Her bir devlet başkanı kendisinin ve mahiyetindeki halkının menfaatiyle  hareket etti. Baasçılık zamanla önemini yitirdi. Geride kan, gözyaşı ve katliamlar yaratan bir tarih bıraktı.

  1971 yılında iktidara gelen Hafız Esad, dış politikasını Rus ve İran dostluğu ve müttefikliği üzerine binâ etti. Körfez  ve İran- Irak Savaşı'nda İranı destekledi. Dış siyasetini Rusya'nın gidişatna göre ayarladı. Türkiye'ye ve İsrail'e karşı daima düşmanlık besledi. Suriye'yi, Türk devrimcilerinin ve PKK'lıların eğitim yuvasına çevirdi. Hatay'ı geri alacaklarına dair beyanatlar vermekten çekinmedi. Yıllarca bölücü başını korudu, kolladı ve Türkiye'ye karşı kullandı. Türk milletinin başına 40 yıllık bir dert açtı. 50 bin insanımızın ölümüne oğluyla birlikte sebep oldu.

  2000 bin yılının başında kalp krizinden ölünce yerine oğlu geçti. O da babasından geri kalmadı. Oğul Beşar Esad da aynen babası gibi düşmanlığını sürdürdü. 20011 yılında başlatılan ve tüm Arap ülkelerini kapsayan Arap Baharı'ndan bu yana Suriye'de büyük katliamlar yaşandı. Ülkenin yarıya yakın nüfusu katlimalardan kurtulmak için Türkiye'ye ve komşu ülkelere kacıp sığınmak zorunda kaldı. Böylece Suriye birkaç parçaya bölündü.

  Esad'lara Alevi oldukları için düşmanlık besleyen mezhepçiler boşuna "lelik" olmasınlar! Çünkü Esad'lar her ne kadar ilk dönemlerde Baasçılık, Arapçılık ve sosyalistlik üzerine politika geliştirselerde genelde başta kalmak için pragmatik bir zihniyetin ürünü oldular. Ne Hafız ne de Beşar Esad hiç bir zaman Alevî olmadı. Sadece Alevîliği diktatörlüklerine malzeme yaptılar. Tıpkı Sünnî devlet adamları gibi...

  Esad devri kapandı ama Suriye devri kapanmadı. Suriye'yi bu hale sokan Esad ve Batı ülkeleridir. Bölünme kaçınılmaz gibi görünüyor. HTŞ Lideri Muhammed Ebu Colani batıya ve bölge ülkelerine sıcak mesajlar vererek hedefteki düşmanlarının altını çizmekten çekinmedi. "Hizbullah ve İran" dışında herkesle çalışabileceklerini söyledi. Bu cümle bizlere Suriye'deki grupların arkasında hangi güçlerin olduğunu hatırlatmıyor mu?

  Türk devlet adamlarını zor günlerin beklediğini unutmayalım. Suriye Türkmenlerini tahkim etmek artık kaçınlmaz  mukaddes bir vazife olmuştur!
  
FAHRETTİN MASUM BUDAK

YORUMLAR

  • 0 Yorum