PKK'NIN SONU VE YORUMLAR
PKK, bugünkü siyasi konjonktürde tutunamayacağını anlayınca kendisini fesh etmek için bazı yollar aramaya başladı. Türkiye Cumhuriyeti'nden ufak tefek taviz nasıl koparabilirim diye siyasal çevrelerde nabız yoklamanın peşine düştü. Baktılar ki hiç bir taviz koparamıyorlar, yelkenleri indirip şartsız ve talepsiz fesih kararı aldı.
PKK, YPG ve PYD ile yoluna devam etmek istiyor ama bunun kolay olmayacağını kendileri de biliyor. Fesih kararı Suriye'de belki bir miktar ellerinin güçlenmesine ve alan kazanmasına sebep olabilir, ancak Türkiye'nin bu konuda elleri armut toplamıyor. Sürecin sonuna kadar sıkı bir şekilde takip edileceğine inancımız tamdır.
İçeride ve dışarıda çok yıpranan PKK, akıl hocalarının yol göstermesiyle kendisini sonlandırıp başka bir adla yoluna devam etmek istediği açıktır. Ne var ki, bu günkü siyasal ortamda bunu sürdürmesi oldukça zordur.
Yapılan açıklamalarla bazı demokratik talepler göze çarpsa da bu o kadar da ağır talepler değildir. Sadece Apo'nun ev hapsini ve teröre bulaşmamış üyelerin hapisten kurtarılması gibi insani istekler dışında pek dişe dokunur bir şartları yoktur.
Teröristbaşı örgütüyle birlikte yenilmiş ve tükenme noktasına gelmişti. Bu durumda ne isteyebilirdi ki?
Eğer Türk devletiyle başa çıkabileceğine inanabilseydi bu tarihi fesih kararını alabilir miydi? Bu soruya evet demek mümkün değildir. Fesih kararı Türk devletine yenildiğinin en bariz örneğidir. Bir terör örgütü durup dururken kendisini neden ortadan kaldırsın? Apo akıl hocalarının sözüne kulak vermek zorundaydı. Daha fazla telef olmak ve tamamen güçten düşmek istemedi. Dünyanın en büyük ordularından biri olan Türk Ordusunun karşısında yok olup gideceklerini eninde sonunda anladılar.
Ben her zaman şunu söylüyor ve üzerinde sıkı sıkıya duruyorum: Bölgede aklı kıt olan toplumları Haçlı Batı daima kullanmaya ve onlardan daima yararlanmaya çalışmıştır.
Bu toplumlar kimlerdir? Bu toplumlar Rumlardır, Yahudilerdir, Ermenilerdir, Araplardır ve Kürtlerdir. Aklı olan, uzağı gören, denge gözeten ve istikrar isteyen bir toplum kendisini Batı'ya kullandırır mı?
Ortadoğu'da söz sahibi olan millet, Türk milletidir. Bin yıldır bu topraklar Türk'ten sorulur. Son bir iki asır içinde zayıflasa da bu gerçek değişmemiştir.
Herkes ve kullanılmaya müsait milletler ve özellikle ayrılıkçı ve bölücüler buna göre hesap yapmalıdır. Eğer akılları varsa, devlet kurmaya ihtiyaç duyuyorlarsa bunu asla Türk topraklarında düşünmemeli ve akllarının ucundan bile geçirmemeldirler! Çünkü buna hiç bir milletin gücü yetmez! Bunu birçok millet geçmişte denedi, dayağını yedi ve çekilip bir kenarda oturdu. Oysa bu sözünü ettiğim toplumlarda bir miktar stratejik derinlik olsaydı, çevrelerine bakar ve gidip o devletlerin bünyesinde haklarını aramaya çalışırlardı.
Eğer ayrılıkçı Kürtler, mevcut üç ülkede, yani Suriye, Irak ve İran'da başarılı olmak istiyorlarsa Türkiye ile iyi geçinmek zorundadır. Aksi taktirde yok olup gitmeleri veya eriyip gitmeleri mukadder bir hadisedir.
Şimdi sıra teröristlerin ve silahların teslimindedir.
FAHRETTİN MSSUM BUDAK


YORUMLAR