FAHRETTİN MASUM BUDAK

FAHRETTİN MASUM BUDAK

BİZİM ELLER fahrettin76@hotmail.com

KERKÜK' TE NELER OLUYOR?

06 Eylül 2023 - 14:00

KERKÜK' TE NELER OLUYOR?

       "Kerkük'ün kapısını,
       Biz kurduk yapısını,
       Dünya sel olup gelse,
       Vermeyiz tapusunu!"

     Kerkük milletimizi çok yakından ilgilendiren bir coğrafyadır. 8. yüzyıldan beridir bu bölgede soydaşlarımızın yaşadığını görüyoruz. Osmanlı'nın bu civardan çekilmesiyle burada yaşayan Türkler sürekli olarak artan bir dozda baskıyla yaşamak zorunda kalmışlardır.

  Sınırlar emperyalist güçler tarafından çizilirken Türk toplumunun hakları bilinçli olarak yok sayılmıştır. Irak üç ana toplumdan meydana geldiği halde bunun Türk kanadı daima görmezlikten gelinmiştir.

  Saddam Hüseyin döneminde Irak Türkleri eşi benzeri olmayan zulümler görmüş ve bir çok liderini yağlı urganlara göndermiştir. Necdet Koçak ve  arkadaşlarını unutmadık.
Ayrıca Altunköprü katlamı diye anılan 135 Türkmen'in feci şekilde öldürülmesini aklımızdan çıkarmadık

  Kuruluşunda Türkçe bu ülkede üçüncü dilken, Saddam'ın iktidarı darbe yoluyla ele geçirmesiyle bu uygulama ortadan kaldrılmıştır.

  Son anayasanın yürürlüğe girmesiyle Türkçe üç dilden biri olması gerekirken, maalesef yerel dillerden biri sayılmış ve Irak Türkleri Keldani'lerle bir tutulmuştur. Bugün sayıları 3 buçuk milyon ile 5 milyon arasında göserilen Türkmenler, Türkiye'nin kayıtsız kalmasıyla kaderlerine terk edilmiştir.

  Kerkük'ün petrol kaynakları hem Arapları hem Kürtleri hem de emperyalistleri daima teyakkuz halinde tutmuştur. Bu bölgede herkes hak iddia ederken sadece Türkmenlerin sesi nin kesilmesi veya kısılması düşündürücüdür. Oysa otuz kırk yıl önce Kerkük'ün nüfus yapısı tamamen Türkmenlerden oluşuyordu.

  Saddam sonrası Barzani güçleri Irak'ın kuzeyinde özerklik elde edince gözlerini Kerkük'e diktiler. Buraların petrol geliri onlara yetecekti. Bu sebeple Kerkük'ün nüfus yapısıyla oynamaya kalktılar. Peşmerge kuvvetleri Amerika ve Batı'nın desteği ile Kerkük'ün nüfus ve tapu kayıtlarını yakıp yıktılar. Kürtleri getirip bu bölgeye yerleştirdiler. Sonrada dönüp nüfus sayımı yaparak burada Arap ve Türklerden fazla olduklarını ileri sürerek Kerkük'ü kendi topraklarına kattılar. Şimdi güya burası Kuzey Irak Kürt Özerk  Yönetimi'nin malıymış gibi muamele görüyor.

  Bir kere Irak üç etnik yapıdan oluşmaktadır. Bunlar; sırasıyla Araplar, Kürtler ve Türkmenlerdir. Kuzey Irak'da yaşayan Kürtler, Terkmeneli'nde yaşayan Türkmenler ve Güney bölgesinde yaşayan Araplar Irak'da kardeşçe yaşamak zorundadır. "Kimse kimseden üstün değildir" anlayışıyla yaşayamazlarsa yabancılarn müdahalesinden asla kurtulamazlar. Bugün ne yazık ki, Türkmenler öz vatanları olan Türkmeneli'nde yok sayılıyorlar. Türkmeneli'nin bir bölümüne Araplar, bir bölümüne ise Kürtler sahip çıkıyor. Yani Irak'ın üçüncü asli unsuru olan bir millet adeta yok sayılıyor.

  Dün tapu ve nüfus kayıtlarını yok eden zihniyet, bugün yeniden harakete geçti. "Kerkük benimdir" deyip fesat tohumları ekmeye başladılar. Kerkük'ten gelen haberlere göre ölü ve yaralılar korkunç düzeydedir. Şimdi sormak istiyoruz: Bu zulüm daha nereye kadar sürecektir? Türkmeneli'nde bu zulme seyirci kalmak insanlık mıdır? Kardeşce yaşamak varken, toplumsal kıyıma kalkışmak kime ne kazandıracaktır?

   Irak bölünecekse üçe, bölünmeyecekse üç bölgeye ayrılıp bir bütün olarak yönetilmelidir. Her toplum kendi sınrlarını bilmeli, hiç bir millet haklarından yoksun edilmemelidir.

  Irak'ın toprak bütünlüğü Türkiye'yi değil, Irak'ı ve Irak toplumunu ilgilendirmelidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum