FAHRETTİN MASUM BUDAK

FAHRETTİN MASUM BUDAK

BİZİM ELLER fahrettin76@hotmail.com

İÇİ BOŞ SLOGANLAR...

01 Kasım 2023 - 08:30

İÇİ BOŞ SLOGANLAR...

Toplumlar veya milletler zaman zaman bazı sloganların ve bazı reklamların peşine takılırken, bunlardan bir şey çıkmayacağını ve bunlardan  bir fayda gelmeyeceğini pek düşünmek istemez.

  Kitleler, genelde önüne konulanla ve karşısına getirilenle yoluna devam eder. Hal böyle olunca, burada reklam, propaganda ve tanıtım kampanyaları bire bir öne geçer ve toplumların idrak yeteneğini dumura uğratır ve düşünme melekesini tamamen teslim alır.

  Son yıllarda Atatürk'e ve Onun getirdiği cumhuriyete karşı  sempatik tavırların arttığını ve bu rejimin bir nevi fazilet rejimi olduğunu düşünenlerin ve söyleyenlerin yaygınlık kazandığnı görüyor ve bundan dolayı da son derece memnun oluyoruz.

  Ancak bu değerleri samimiyetle ve sadakatle kucaklarken, maalesef bunların içini istenilen kriterde dolduramıyoruz. Bugün toplum olarak yüz yıl önce getirilen bu rejimde nasıl bir durumda ve nasıl bir konumdayız, bunu bilmek  ve bunu derin bir şekilde algılamak zorundayız.  Gerçekten de cumhuriyet'e adım attıktan sonra arzuladığımız istikamette  bir ilerleme kaydetmiş miyiz yoksa hakikaten yerimizde mi saymışız? Örneğin; üniter yapıda ve milletleşmede  hangi noktadayız?Ya da adalette ve ahlakta kat ettiğimiz mesafenin sınırı ne durumdadır? Ne yazak ki hiç kimse bu tür sorulara müsbet cevap verecek durumda değildir. Milletin bozulan ve dejenere olan yapısını hiç kimse ne  görmek istiyor ne de dikkate almak istiyor! Teoride rejimler olağanüstü görülebilr ama insan eline verildiğinde veya uygulandığında gerçek değeri ortaya çıkar. Aziz Atatürk Cumhuriyet reniminin gerçek değerini ortaya çıkaran nadir devlet adamlarından birisiydi.

  Günümüzde bu böyle midir? Elbette değildir!    Ekonomik, sosyal ve kültürel alanda geldiğimiz nokta, millet olarak cumhuriyettimize yakışan yerde olmadığımızı görüyoruz. Öyle sanıldığı gibi Atatürk'ü sevmekle ve onun eseri olan cumhuriyeti sahiplenmekle mesele çözülmüyor. Dikkat edilirse dünyada şu anda kurulu devletlerin yarısından fazlası cumhuriyetle yönetilmektedir. Buna rağmen sorunlar azalacağına giderek artmaktadır. Demekki mutlakiyet, meşrutiyet ve cumhuriyet demekle ve bu kavramlar üzerinden "güzellemeler" yapmakla toplumların problemi çözülmüyor.

   Millet olarak ekonomide durduğumuz mekan tam bir fiyaskodur. Gelir dağılımı açısından en üst gelir dilimi ile  en alt gelir dilimi arasında uçurumlar vardır. Bu toplumun % 1'inin kazancı, nerdeyse % 50'nin kazancına eşittir. Yani zenginlik kaynaklarımızın yarısı % 1'in, diğer yarısı ise % 50'nin elindedir! Bu mudur cumhuriyete sahip çıkmak? Sizce, bu dengesizlik sarıldığımız cumhuriyetmizi koruyabilir veya devam ettirebilir mi?

  Bu çarpık gidişatta bir patronun onbinlerce işçi çalıştırması ve nerdeyse devlet içinde "devlet" olması sizleri hiç düşündürmüyor mu? Güç zehirlenmesi sadece devlet idarecilerinde olmuyor ki? Tarihteki Tiranlar, Karunlar ve derebeyilerin ortaya çıkışlarıyla, bugünkülerin ortaya çıkışları arasındaki benzerlik sizlere hiç bir şey hatırlatmıyor mu? Aralarında tek fark, birinin güç kulanarak güçlenmesidir, diğerinin ise yasaları kullanarak güçlenmesidir. Biri güçten beslenmiştir, diğeri ise yasalardan beslenmiştir.

   Ve yine bu bozuk yapılanmada bir "tarikat şeyhi" yüzbinlerce müride hükmedebiliyor veya onları canı istediği şekilde yönlendirebiliyor!

  Diğer yandan, toplumun düzen ve intizamının can damarı olan adalette, bugüne kadar bir arpa boyu yol aldığımızı söyleyebilir miyiz? Hz. Ali, boşuna söylememiştir "devletin dini adalettir" diye! Adaletsiz bir cumhuriyetin yaşama şansı var mıdır?

  Bize göre cumhuriyet, uygulandığı toplumlar için bir şanstır ve paha biçilmez bir kıymettir. Ancak düzgün işlenirse ve yerinde uygulanırsa...

  FAHRETTİ MASUM BUDAK

YORUMLAR

  • 0 Yorum