AKLINIZI BAŞINIZA ALIN!
İsrail- Filistin Savaşı'nı kimse Türk Devletlerinden ayrı düşünemez. Bölgede cereyan eden tüm gelişmeler ve olaylar biz Türkleri çok yakından ilgilendiriyor.
Kaldı ki, gönül bağımız ve kültürel kodlarımız aynı olan milletlerin düştüğü veya çıkmaza girdiği her yerde bizlerin bundan etkilenmemesi mümkün değildir. Bunların hiç biri olmazsa bile insan olarak meselelere kayıtsız kalmamızı ve olayları seyirci gözüyle takip etmemizi kimse bizden isteyemez. Buna kimsenin hakkı da yoktur, hukuku da yoktur. Çünkü tarihi sorumluluklarımız vardır. Biz Türkler her hangi bir haksızlık karşısında Şanlı Peygamberimizin buyurduğu "Önce elinle müdahale etmelisin, elinle olmazsa dilinle, dilinle olmazsa kalbinle buğuz etmelisin" sözünü şiar edinmiş bir milletiz.
"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" diyen Peygamberimizin bu Hadisi Şerif'ini bir kenara koyabilir miyiz?
Filistinliler yuyulmuş ak kaşık değildir. Elbetteki onlar da yer yer, zaman zaman ifrat ve tefritte bulunmuş ve İsrail Devletinin canını yakmışlardır. Ancak bunların yaptığı İsraillilerin yaptığının yanında devede kulak kalıyor. Zaten biliyoruz ki, Filistinliler hiçbir şey yapmasalar ve uslu uslu oturup dursalar bile İsrailliler mutlaka bir bahane bulacaklardır. Zira onların bir hedefi vardır. Bu hedef önce "Kenan Ülkesidir" Kenan Ülkesi tamamlanır tamamlanmaz ardından gelecek olan "Arzı mevud" hedefinin yollarını günü ve zamanı geldiğinde açmaktır. Sakın böyle bir şey asla olamaz demeyin. Oluyor işte! Hem de bal gibi oluyor. İnanmayanlar İsrail'in tarihine baksınlar, ondan sonra "olamaz" desinler!
Son günlerde bir takım çatlak seslerin çıkmasına şahit olmaktayız. Arap- İsrail savaşlarına karışmayalım, kendimize bu savaşları mesele yapmayalm diyenler bir hayli çoğaldı.
Bir kere Türk Devleti karışmasa bile bu işe bir gün mutlaka zorla karıştıracaklardır. Bölgenin en güçlü devleti ve en güçlü ordusu, İsrail için daima tehlikelidir ve daima birinci düşmandır. Bunu biz demiyoruz, bunu Amerikalı ve Batılı stratejistler, siyasetçiler ve askeri uzmanlar diyor.
Dikkat ederseniz, bölgede İsrail için tehlike ve tehdit arz eden hangi devlet varsa öncelikle onlar etkisizleştiriliyor. Özellikle bunun üzerinde çok duruyorlar. Amerika Batı ve İsrail bu konuda hiç bir devletin gözünün yaşına bakmıyor! Hangi devlet ki, İsrail için tehlike teşkil ediyorsa, o devletin kurtuluş şansı yoktur!
Libaya'nın, Mısır'ın, Suriye'nin ve Irak'ın başına örülen çorapları gördünüz.
Sıra İran'dadır. Yıllardır bu devlet İsrail yüzünden neler çekmedi? Halen de çekmeye devam ediyor. Ambargolarla diz çöktürülen İran'ın belini doğrultması yıllar alacaktır.
Hususen bölgede İsrail için en büyük tehdit olarak görülen devletlerden biri de Türkiye'dir. Peki,Türkiye'yi kendilerine yönelik büyük bir tehlike görmelerine rağmen, bu gücü etkisizleştirmede en sona bırakmalarının sebebi nedir?
Bir kere Batı ittifakında ve Nato'da yer alan Türkiye'den, kendilerine yönelik gelebilecek tehdit ve tehlikeleri bu devletlerin engelleyeceğini biliyorlar. Bir anlamda İsrail, Batılıların kontrolünde olan Türkiye'den şimdilik emin gözüküyor. Bundan ötürü tenkil ve cezalandırma önceliğini etrafındaki devletlere veriyor.
Görünen köy kılavuz istemez! Güç arttıkça, savunma sanayisinde ibre yukarı doğru seyrettikçe Türkiye tehdit sıralamasında İsrail'in, Batı'nın ve Amerika'nın birinci sırasına oturacaktır! Tedbirler ve hazırlıklar buna göre olmalıdır!
FAHRETTİN MASUM BUDAK


YORUMLAR