FAHRETTİN MASUM BUDAK

FAHRETTİN MASUM BUDAK

BİZİM ELLER fahrettin76@hotmail.com

GÜNEY AZERBAYCAN GÖRMEZLİKTEN GELİNEMEZ!

17 Ocak 2026 - 11:43

GÜNEY AZERBAYCAN GÖRMEZLİKTEN GELİNEMEZ!

   Amerika ve Batı Ortadoğu'da kendi politikalarına ters düşen bazı devletleri yakıp yıkarak ilerliyor. Bunu yaparken özellikle üç ana hedeften ödün vermiyor. Birinci hedefleri, Ortadoğu'nun yeraltı ve yer üstü kaynaklarını ele geçirmektir. İkinci hedefleri, İsrail'in güvenliğini sağlamaktır. Üçüncü hedefleri ise Müslüman ülkelerin güçlenmesini önlemektir. Bu üç ana hedefin üçü de Batılı devletler tarafından gerçekleştirildi ve gerçekleştiriliyor. Yalnız Ortadoğu'da önlerinde iki engel kalmıştır. Bunlardan biri İran, diğeri ise Türkiye. Şu anda tüm ağırlıklarını İran için kullanıyorlar. Bu ülkeyi tam düşürmek için beynine beynine, ciğerine ciğerine vuruyorlar.

   Yıllardır uyguladıkları ambargolarla zaten güçten ve takattan düşürmüşlerdi. Şimdi öldürücü darbelerle sonuca gitmek istiyorlar. Eğer İran düşerse sıranın kime geleceğini herkes gayet iyi biliyor.

   Düne kadar Batı'nın sözünden çıkmayan bir Türkiye'nin varlığı söz konusuydu. Ancak son yıllarda eskisi kadar dişleri batmıyor. Türkiye ne yapıp yapıp kendisine alternatif yollar bulmalıdır. Aksi takdirde 2016 yılından beri sürdürdüğü bağımsızlığına ileride gölge düşürebilir.

  Türkiye Batı Bloğu'nda kalıp uzun bir süre Batı'yla mücadele etmesi mümkün değildir. Kendisine mutlaka sağlıklı bir yol bulmalıdır. Aslında bu yol mevcuttur ama hayata geçilmesi için zamana ihtiyaç vardır. Bu bağlamda TDT Türkiye'nin güvencesi ve geleceğidir. Türk Devletleri Teşkilatı'na daha bir ağırlık verilmeli, bu teşkilatın yapısını vakit kaybetmeden güçlendirmeli ve dünya siyasetine alternatif bir Türk modeli olarak dikte edilmelidir.

   Öte yandan, İran yönetiminin sıkı ve yoğun bir eleştiriye ihtiyacı vardır. Bugünkü ortamda yalnız başına Haçlılarla kafa kafaya gelmek intihardan başka birşey değildir. Bu halleriyle Sünni dünyasından medet ummak beyhude bir düşüncedir.

  İran'ın toprak bütünlüğü önemlidir ama olaylarda bu kadar insanın öldürülmesi
önemli değil midir? Her defasında meydana gelen kalkışmaları dış güçlere ve ABD ve Batı'ya bağlamak sorunları çözer mi? Zaten dış güçler her zaman vardır. Önemli olan bunu fark edip önlem almak ve karşı taarruza geçmektir. Açıktır ki, İran'da devrimden önce ve devrimden sonra süregelen bir yönetim zaafiyeti vardır. 

    İran'da baskın bir Fars kültürünün varlığı bilinmektedir. Diğer etnik toplumlara uygulanan kültürel dayatmalar sorunun temelini oluşturmaktadır. Ayrıca yıllardır yönetim zaafiyetinden kaynaklı ekonomik istikrarsızlığın ve siyas kargaşanın önüne geçilemiyor. Her yere parmak sallamakla veya meydan okumakla devlet yönetilemez. İran'ın zenginlik kaynaklarını dışarıdaki örgütlere akıtmakla veya har vurup harman savurmakla bir yere varılamaz. Özgür ve bağımsız yaşamanın yolu bellidir. Yıllardır içeride ve dışarıda yediğiniz dayağın sebebini araştırıp bulmak ve tedbirler almak varken, yanlışta ısrar etmenin gereği nedir?

   1979'dan beri sayısız kalkışmalara, sayısız isyanlara ve sayısız başkaldırılara vesile oldunuz. Binlerce müslümanın kellesini götürdünüz. Hâlâ yanlışta diretip duruyorsunuz. Sizinle Rıza Şah'ın ne farkı kaldı? Sünni dünyasını siz mi kurtaracaksınız? Attığınız füzelerin İsrail'e düşmemesi için Arap dünyası buna kalkan olmadı mı? Zalim Beşar Esat'ı korumak için yıllarca fakir halkın parasını  oluk oluk Ortadoğu'ya akıtmakla elinize ne geçti? O Esat ki, İslam'ın yüz karası olan Emevi Camisini siyasetlerinin merkezi yapmıştı.

  Dış dünyada ağzınıza gözünüze bulaştırdığınız politikalarınızla bağımsız olacağınızı sanmanız sizi uçuruma götürüp dayamadı mı? Şu anda devleti bile koruyamaz duruma düştünüz. Zafer çığlığı atmakla zafer kazanılmıyor. Devrimden bu yana sayısız devlet ve hükümet adamınızı, komutanlarınızı gelip evinizin içinde öldürdüler. Bütün bu olumsuzluklarda sizlerin hiç mi suçu yok? Dünyadaki itibarınız yerle bir oldu. Samimiyetten, ihlastan ve takvadan uzak bir politika ile dünyanın karşısına çıktınız. Gittiniz Karabağ'da Ermenileri desteklediniz. Topyekün Türklerin antipatisini kazandınız. Güney Azerbaycan'ı dikkate almadınız. Korktuğunuz ve dilini yasakladığınız o kırk milyon Güney Azerbaycan Türk'ü  ki, bugün devletinize "devletim" deyip ayakta tutuyor!

  Diğer yandan biliyoruz ki, Siyonizm ile Evangelizm dünyanın başına büyük bir beladır. Siz bu belaları bildiğiniz halde niçin karşı tedbirlere baş vurmadınız?

  İran'ın Türkiye'nin, Türkiye'nin de İran'ın dostluğuna şiddetle ihtiyacı vardır. Güney Azerbaycan'a ana dilde verilecek bir eğitim hakkı, bu dostluğu ileri bir boyuta ve ileri bir düzeye taşıyacaktır.

  FAHRETTİN MASUM BUDAK

YORUMLAR

  • 0 Yorum