GERÇEKTEN DEMOKRASİ VAR MI?
Partilere ve bu partilerin Genel Başkan ve Başkanlık Divanı üyelerine ve yetkili organlarına sorsan ve desen ki, "Türkiye'de demokrasi var mı?" Hep bir ağızdan "Var tabii, bu partiler niye var ve seçimler niye yapılıyor?" deyip savunmaya geçer ve uzun uzun nutuk çekerler!
Şu mecliste milletvekili olana kadar nice vaadler, nice iddialar ve nice teklifler yapılıyor. Öyle ki, seçilip mecliste koltuk sahibi olunca verilen sözler, sarfedilen konuşmalar ve gösterilen hedefler unutlur gider. Herşey seçim meydanlarında biriken birer hatıraya dönüşür. Yıllaca emek verip siyasette belli bir seviye yakalayıp milletvekili olanlar maalesef bu yüksek ideallerini ve tavırlarını meclis koridorlarında fırsata çevirip bozuk para gibi harcıyorlar.
Dünyayı, Türkiye'yi kurtarma iddiasıyla meclise kapağı atanların bu haline hakikaten çok içerliyorum. Meclise girince ne akılları ne tavırları ve ne de düşünceleri kalıyor. Kendilerini oraya taşıyan Genel Başkanlarının emrine ve iradesine teslim olup idareyi maslahatla günlerini gün ediyorlar. Hele üstelik böylesine tatlı maaş, itibarlı ve parıltılı bir hayatın içine gömülünce milletvekili olduklarını bile unutuyorlar.
Mecliste 600 milletvekili var. Gelen zamlarla birlikte bunlardan emekliliği hakketmiş 400 milletvkili 450 bin lira maaş almaya başladı. Şimdi bu parayı alan milletvekilleri şu garip milletin, şu garip gurebanın halinden anlayabilir mi? Bizi çıra gibi yakan nedir biliyor musunuz? Aynı milletevekilileri çıkıp meclis kürsüsünden sömürdükleri halkın yalancıktan hakkını savunmlarıdır. Ceplerini boşalttığınız bu aziz millet sizlere nasıl inansın, nasıl güvensin? Sizlere inanması için önce aldığınız cüzdanlarınızı şişiren bu bol maaştan vaz geçmeniz lazım. Mertçe, delikanlıca çıkıp demelisiniz ki, "Bu halkın yarısı 18.891 lira en düşük emekli maaşına ve 28075 lira asgari ücrete mahkumken ben bu parayı alamam, benim maaşımı memur ve amir maaşıyla eşitleyin ki, sözlerimde inandırıcı olayım!"
Bu mecliste helal olsun iki milletvekiline. Bunlardan birisi Dr. Devlet Bahçeli, diğeri ise Sırrı Sakık'tır. Bu adamı gündeme taşıyacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. Adam geçen gün kürsüye çıkıp kendisini de işin içine katarak aldıkları maaşların vicdanları kanattığını haykırdı. Zaten Dr. Devlet Bahçeli bildiğim kadarıyla mecliste süper emeklilikten yaralanmayan ve maaşını Mehmetçik Vakfı'na bağışlayan tek milletvekilidir. Keşke onun gibi liderden Türkiyede üç-beş kişi daha olabilseydi...
Vicdansızlık, hayasızlık ve insafsızlık bir ur gibi devlet mekanizmasını sarıp sarmalamıştır!
FAHRETTİN MASUM BUDAK


YORUMLAR