ZİYA ZAKİR ACAR

ZİYA ZAKİR ACAR

-

Ziya Zakir ACAR ATA'YI SONSUZLUĞA UĞURLAYALI 76 YIL OLDU

13 Kasım 2014 - 04:51

Ziya Zakir ACAR

ATA'YI SONSUZLUĞA UĞURLAYALI 76 YIL OLDU

 Büyük komutan, büyük devlet adamı, reformcu, cumhuriyetçi, halk adamı, Türk 

Milletinin Ata'sı ebediyete intikal edeli tam 76 yıl oldu. 

Yaşamını milletine adayan, bir imparatorluğun küllerinden Millet yaratan Atatürk, 

10 Kasım 1938'de Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Ulu Önder'in son 

sözleri, ''saat kaç'' oldu... Ata'nın hastalığının giderek ilerlediği Kasım ayının ilk günleri 

Dolmabahçe Sarayı'nın önü, Ulu Önder'in sağlık haberini almak için her gün demir kapının 

parmaklıklarına sarılan genç, yaşlı, kadın, erkek vatandaşlarla doluydu. ''Atatürk nasıl?'' diye 

soruyor, O'nun sağlığı hakkında bilgi almadan evlerine dönemiyorlardı. 

8 Kasım Salı günü saat 18.30'da ikinci koma başladı. Bu sırada Atatürk gözlerini 

açıyor ve yavaşça soruyordu: ''Saat kaç?'' Atatürk'e cevap verdiler. Sustu ve bir daha 

konuşmadı. Son sözleri bunlar olmuştu... 

10 Kasım 1938 sabahı acı haber tüm yurda yayıldı. Caddelerde, sokaklarda, evlerde 

milli bir yas yaşanıyordu, herkesin yüreğine adeta bir ok saplanmıştı. Türk milleti zamansız 

ebediyete intikal eden Ata'sına ağlıyordu... 

Bütün kuruluşlar bayraklarını yarıya çekerek mateme katılıyordu. Atatürk'ün ölüm 

haberi duyulur duyulmaz, gazetelerin telefonları aralıksız bir şekilde çalmaya başladı. 

İstanbul'da halk sokaklara dökülmüş, gazetelerin bulundukları yerlerin önüne toplanmıştı. 

Biraz sonra gazeteler ikinci baskılarında hükümet bildirisini yayınlıyorlardı. 

—ÖLMEDİN ÖLEMEZSİN...- 

Atatürk'ün sonsuzluğa göçtüğü gün Cumhuriyet Hükümeti, milli yasın acısını her 

satırında ortaya koyan ve milletin duygularını dile getiren resmi bir tebliğ yayımladı. 

Anadolu Ajansı'nca duyurulan bu tebliğ, aynen şöyle: 

''İSTANBUL, 10 (A.A) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin resmi tebliğidir: 

Müdavi ve müşavir tabiplerinin neşredilen son raporu Atatürk'ün dünyaya gözlerini 

kapadığını bildirmektedir. 

Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti Ulu Şefini, insanlık büyük 

evladını kaybetti. Milletimize içimiz yanarak bu tarife sığmayan ziyanından dolayı en derin 

taziyelerimizi sunarız. 

Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak onun büyük eserine bağlılıkta ve aziz 

vatanımızın hizmetinde ararız. Şurasını da her şeyden evvel beyan etmeliyiz ki, ölmez olan, 

onun büyük eseri Cumhuriyet Türkiye'sidir. 

Hükümetimiz, içinde bulunduğumuz bu mühim anda bugüne kadar olduğu gibi 

dikkatle vazife başındadır. Müesses olan nizamı ve vaziyeti idame hususunu, büyük Türk 

Milleti'nin hükümeti ile tek vücut olarak teyit ve temin edeceğine şüphe yoktur. 

Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'üncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi Reisi 

Abdulhalik Renda, Reisicumhur Vekâleti vazifesini deruhte etmiş ve ifaya başlamıştır. 

—TÜRK MİLLETİNE GÜVENDİ''...- 

Gene teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'ncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi 

derhal yeni Reisicumhur intihab1

Türkiye'nin büyük makamına Teşkilatı Esasiye Kanunu'na göre, geçecek zatın 

etrafında hükümeti ile şanlı ordusu ile ve bütün kuvveti ile Türk Milleti, sarsılmaz bir varlık 

olarak toplanacak ve yükselmesine devam edecektir. 

 edecektir. 

 İntihab: Seçme, seçilme

Bugün ayrılığına ağladığımız Büyük Şefimiz Atatürk, her vakit Türk Milleti'ne 

güvendi. Eserlerini bu güvenle yaptı. İdamesi2

büyük milletimize bıraktı. Ebedi Türk Milleti, onun eserlerini ebediyetle yaşatacaktır. Türk 

gençliği, onun kıymetli vediası olan Türkiye Cumhuriyeti'ni daima koruyacak ve onun izinde 

Kemal Atatürk, Türk'ün tarihinde ve gönlünde daima yaşayacaktır.'' 

16 Kasım 1938'de Atatürk'ün naaşı Türk Bayrağının örttüğü bir katafalk üzerinde 

Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonuna konuldu. 

Türk Milleti genç, yaşlı Atatürk'e son saygı görevini yapmak için Dolmabahçe'ye 

koştu. 19 Kasım 1938 Cumartesi sabahı Dolmabahçe Sarayı tören salonunda Prof. Şerafettin 

Yaltkaya cenaze namazını kıldırdı. Cenaze Alayı, İstanbul halkının gözyaşları arasında 

geçerek Gülhane Parkı'na geldi. 

Atatürk'ün naaşı burada bir torpidoya alınarak ''Yavuz'' zırhlısına konuldu. İzmit'te 

özel bir trene nakledilen cenaze, yol boyunca Ata'larına son saygı görevi yapan vatandaşların 

yüreklerinde derin acılar bırakarak 20 Kasım 1938'de Ankara'ya getirildi. 

Atatürk'e geçici kabir olarak ayrılan Etnografya Müzesi'ne götürülen naaş, mermer 

lahdin üzerine saygı ile yerleştirildi. Ata'nın naaşı, Anıtkabir yapılıncaya kadar 15 yıl bu 

geçici kabirde kaldı. 15 Kasım 1953'de Büyük Kurtarıcının naaşı, yine gözyaşları arasında 

ebedi istirahatgahı Anıtkabir'e götürüldü. 

 * Atatürk`ün dünyada `başöğretmen' sıfatlı tek liderdir.

* Bir geometri kitabı yazmıştır, Üçgen, açı, dikdörtgen gibi ve 48 tane geometri 

teriminin (Türkçe) İsim babasıdır.

* Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim vardır.

 * ''Atatürk'' çiçeği'nin adını, çiçeği bulan Wanderbit Üniversitesi profesörlerinden 

Doktor Kirk Landın`in koyduğunu ve bu çiçeğin tüm dünyada bu isimle üretilip satılmaktadır.

 *Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her Cumhuriyet 

Bayramında Atina'daki Türk büyükelçiliğine giderek, Atatürk`ün resminin önüne geçmekte ve 

saygı duruşunda bulunmaktadır.

* ''Atatürk; Mimber'' adında bir gazete çıkartmış ve 52 sayı yayımlanmıştır.

 * Kurtuluş Savaşında rütbe alan birçok kadın askerlerimiz vardır. Dünya tarihine 

geçen tek bir üsteğmenimizin olduğunu, Üsteğmen Kara Fatma'nın 700 erkek, 43 kadından 

oluşan bir müfrezenin reisliğine bizzat Atatürk tarafından atanmıştır.

 *Bir röportajda Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor musunuz?" diye 

sorulduğunda "Şartlarımızı koyarız, kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için, 

davet gelirse düşünürüz" dediğini ve bunun üzerine BM yasasının değiştirilmiş ve üyeliğe 

davet edilen ilk ülke Türkiye Cumhuriyeti olmuştur.

 * 1938'de, General McArthur'un en zor, en problemli, en buhranlı döneminde, 

danışman, senatör ve bakanlarından oluşan yüz yirmiden fazla kişiye; "Şu anda hiçbirinizi 

değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal'i görmek için neler vermezdim" demiştir.

 *1938'de Ata`nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiirde; "Allah bir 

ülkeye yardım etmek isterse onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi lider 

getirir" mısraları yer almıştır.

*1996'da Haiti Cumhurbaşkanının vasiyetinde, mezar taşına yazılmasını istediği 

metinde şu cümle vardır."Bütün ömrüm boyunca Türkiye'nin lideri Mustafa Kemal Atatürk'ü 

anlamış ve uygulamış olmaktan dolayı mutlu öldüm" 

 İdamesi: Devam ettirmesi, sürdürmesi

 Esbabıbı:Vasıtaları, lazımları

 İstikmal: Kemale erdirme, tamamlama, bitirme

 esbabını3

 da istikmal4

 ederek, güvenle 

 *2000'de ABD Başkanı'nın milenyum mesajında; '' Milenyumun hiç şüphe yoktur ki 

tek devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk'tür. Çünkü o yılın değil asrın lideri olabilmeyi 

başarmış tek liderdir" denilmiştir.

 * 2005'de Amerika'nın en ünlü ekonomistlerinden birisi olan Mr. Johns, "Türkiye 

ekonomiyle savaşta bir tek Atatürk' ü örnek alsın yeter" önerisini yapmıştır.

Ata'nın ebediyete intikalinin üzerinden tam 76 yıl geçti. Mustafa Kemal'in yaktığı 

meşale, Türk Milletinin önünü aydınlatmaya devam ediyor. 

O'nun inkılâpları gencecik milyonlarca vatan evladının yüreğinin tam ortasında ilk gün 

ateşlenen meşale gibi yanmaya devam ediyor. Türk Milleti Ata'sını unutmadı, dünya döndüğü 

sürece de unutmayacak...