ZİYA ZAKİR ACAR

ZİYA ZAKİR ACAR

-

40 YILIN ARDINDAN

17 Temmuz 2019 - 08:53

40 YILIN ARDINDAN

Her şeyin bir başlangıcı, bir sonu vardır. Çocukluk çağında bir sürü hayaller

kurarsın. Gençlik çağında gerçekler ve zorluklarla karşı karşıya gelirsin. Büyük

ideallerin vardır. Mücadele, azim. Derken geçen yıllar!...

Ünlü Şair Bâkî Efendi; bu dünya hayatının gayesini şu beyitle çok güzel

özetlemiştir:

“âvâzeyi bu âleme dâvûd gibi sal/bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş”

(her şeyin gelip geçici olduğu bu fani dünyada, insanın, kendisini hatırlatacak,

iyi bir şekilde anılmasını sağlayacak işler yapmış olmaktan başka geride bir miras

bırakmasının önemine ve bunun dışında her şeyin zaman içinde yok olup gideceğine

dikkat çekmiştir...)

Her yaşın ayrı bir güzelliği var ama insan bunun farkına varamıyor yaşam

içinde. Hep bir hayat meşgalesi ömür boyunca… Okulu bitiriyorsunuz, iş hayatına

geçiyorsunuz, evleniyorsunuz, çocuklarınız oluyor, çocuklar büyüyor, yaş oluyor

50’nin üstü… Ve gelip çatıyor emeklilik dönemi…

Okula başladığımda köyümüzde okul yoktu. Komşu köy Kazancı’da Köy

Camisinin bir odasında beş yılı tamamladık. Kazancı, Köyümüze 4-5 km’lik bir

mesafe, sırtımda tahta çanta, koltuklarımda tezek ve odun…

Iğdır Ortaokulu… Çok zor, Kiralık ev bulmak. Atıl durumda bulunan sağlıksız,

depremde yapılan barakaları bulduğuna şükrediyorsun. Derken lise yılları.

Talihsiz bir dönemde bulduk kendimizi. Her zaman olduğu gibi nifak sokmuşlar

güzelim memlekete. Kardeşi kardeşe düşman etmişler, sokaklar, mahalleler, köyler,

şehirler ayrıştırılmış.

İnsanın sevdiği olunca dünyalar onun olurmuş... Sevgi varsa çözüm de

vardır... Vatanı seviyorsan bedelinin ağırlığı hükmünü kaybediyor. Tıpkı şehitlerimiz

gibi.

Bu coğrafyayı yurt tuttuğumuz ilk günden bugüne binlerce şehidimizin kanı

toprağa düştü. Yaşadığımız coğrafyanın şartları. Bir kenara çekilmek, sinmek ve

yaşananları görmezlikten gelmek, altındaki yerin kayması anlamına gelir. Kanla

sulanan bu topraklardan vazgeçmemiz mümkün değildir.

Kutsal vatanımızın savunmasında her zaman vardık. Son nefesimize kadar

vatan savunmasında var olacağız. Yediden yetmişe cepheye hazır bir başka millet

var mıdır? İşte Türk milleti her daim vatan savunmasında gözünü kırpmadan ölüme

yürümeyi bilmiştir

Biz ölüme gülerek gider, şahadet şerbetini içtiğimizde şükür ederiz. “Yaşarsak

vatan bizim, ölürsek cennet...”” anlayışındaki bu milletin kodlarını anlamanız mümkün

değil.

Bu bağlamda bizim gözyaşımızın bile sevinci var... Bizde hüzün de, sevinç de

yeri geldiğinde anlamını yitirir...

Bu duygu ve eylemlerle geçti gençliğimiz. Vatan sevgisi en büyük

şahdamarımız…

Zor şartlarda üniversite; Ankara Eğitim Enstitüsü…

İlk Öğretmenlik Kahramanmaraş/Bulanık. Daha sonra Iğdır Kasımcan Köyü,

Sivas/Şarkışla/Büyük Yüreğil Köyü, Iğdır Merkez Kazancı Köyü ve Iğdır Merkez Halk

Eğitimi Merkezi Müdür Yardımcısı. Yöneticilik yılları.

Öğretmenlik yaparken eğitime devam. Bulunduğun yerlerde üniversitelerin

olmayışı büyük bir olumsuzluk… Anadolu Üniversitesi Türkçe Bölümü ve İktisat

Bölümlerinden lisans, Kafkas Üniversitesi Eğitim Bilimleri Program Geliştirme ve

Uygulama alanında Yüksek Lisansı tamamladım. “Mastır tezim Iğdır’ın Eğitimi

üzerine”

Iğdır Halk Eğitimi Merkezi Müdürü, Iğdır İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı, Aralık

İlçe Milli Eğitim Müdürü, Iğdır Kültür ve Turizm İl Müdür Vekilliği, Tuzluca İlçe Milli

Eğitim Müdürü, derken Şahsa Bağlı Eğitim Uzmanlığı… Böylece 39 Yıl 11 Ay Devlet

Memurluğu süresi. Sonunda emeklilik…

Görev yaptığım süre içerisinde İlçe kaymakamlarından, Valilerden, Milli Eğitim

Bakanlığı’ndan toplam 87 takdir, teşekkür ve başarı belgesi, 2 maaşla ödüllendirme

belgesi, 2011 yılında çıkan yasayla 4 başarı belgesi, 1 üstün başarı belgesi ve MEB

Mart 2015-2690 Sayılı Tebliğler Dergisinde yayınlanan ödül ve ödül belgesi aldım.

Vatanımızın kutsal bir parçası olan Iğdır ve Iğdır sevgisi bende bir ayrıcalık…

Görevim sırasında her fırsatta Iğdır’ı tanıtmaya çalıştım. Köy köy gezdim. Ağrı Dağı

dâhil çıkmadığım dağı, kalesi, tepesi kalmadı. Kültür ve Turizm Müdürlüğüm, Tuzluca

ve Aralık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüm dönemi bana çalışmalarımda büyük fırsatlar

sağladı.

Sürmeli Çukurunda Iğdır, Şiirlerde Iğdır, Kültür ve Turizm Yönleriyle Iğdır,

Aralık İlçemiz, Tuzluca İlçemiz, Karakoyunlu 2000, Iğdır’da Nevruz, Can Araz, Aras

Türk Cumhuriyeti, Iğdır Yöresi Halk Türküleri, İçimdeki Sızı, Görenlerin Gözüyle

Iğdır’da Ermeni Katliamı, Vatan Şiirleri Antolojisi, Önemli Günler İçin Oratoryolar,

Öğretmen Şiirleri Antolojisi ve Her Yönüyle Iğdır I. II. III. Baskı…

Iğdır’ı her yönüyle anlatan 21 kitap…

Iğdır’ı tanıtan 2 broşür, Tuzluca’yı tanıtan 2 broşür, Iğdır tanıtım VSD ve Iğdır’a

ait belgesel 3 adet. Elimiz-Obamız Iğdır Belgeseli ve VCD

Sosyal ve kültürel çalışmalarımdan dolayı 97 plaket…

Sevdik mi bir kere severiz. Sevgi var ise çözüm de vardır... Söz konusu vatan

ise topumuzun bir anlamı kalmaz.

Vatanı sevmek âşık olmak gibi ciddi bir şeydir; başka sevgilere benzemez.

Vatan uzaktan sevilmez, Vatan yemek sever gibi, renk sever, kıyafet sever gibi, takım

tutar gibi sevilmez. Vatan öylesi de olur böylesi de olur, kazansak da olur kaybetsek

de olur diyerek sevilmez, Vatan kerhen sevilmez. Vatan ruhla, bedenle, akılla,

yürekle, bilekle, tepeden tırnağa insanı insan yapan her şey ile her hücre ile sevilir.

Bütün benliğin ve ruhun ile sevilir.

Vatan sevgisi belirli günlerde, anma etkinliklerinde, törenlerde ya da sadece

duygularda yaşanacak bir heyecan değildir. Vatanı sevmenin eylemsel bir karşılığı ve

sonucu etkilemeyi hedefleyen tutarlı ve inançlı bir bütünlüğü olmalıdır. Büyük

önderimiz Mustafa Kemal Atatürk; “Vatan sevgisi ona hizmetle ölçülür” diyerek bu

konunun da ölçüsünü çizmiştir. Bence bugünün şartları gereği hepimizin bu ölçüye

göre kendi samimiyetini değerlendirmesi ve vicdanı ile bir hesaba girmesi gerekir.

Vatan sevgisi evlat sevgisi gibi olmalıdır. Bir anne, bir baba nasıl çocuğunu her

ne yaparsa yapsın, yaramazlık da yapsa, kötü bir şey de yapsa yine de sevgisinde bir

azalma olmaz, ilk günkü gibi evlat sevgisiyle koşulsuz sever ve 24 saat, uykusunda

bile evladının sağlığını, iyi okullara gitmesini, iyi imkânlara sahip olmasını, geleceğini,

mutluluğunu düşünür ve bunu sağlamak için çalışır, araştırır, fedakârlık yapar, kendi

yemez yedirir, kendi giymez giydirirse, gerçek vatan sevgisi de böyle olmalıdır.

Ülkesini, insanları gerçekten, içten, samimiyetle seven 24 saat, uykusunda bile böyle

düşünür, her davranışında böyle hareket eder.

Vatan sevgisi, kişinin canını sevmesinden daha önce gelmektedir. Çünkü

insanlar vatanlarına karşı bir tecavüz söz konusu olduğunda, canlarını feda ederek

onu savunmaya gayret göstermektedirler. Bu ruhun altında yatan, kişinin gelecek

nesillere kendi ölümüne rağmen, bir vatan bırakma arzusu yatmaktadır.

Yüce Rabbime şükürler olsun ki bu duygularla mücadele ettik, çalıştık,

didindik. Ömrümüzün sonuna kadar da devam edeceğiz.

Davet edildiğim uluslararası sempozyumlarda Iğdır’ı her yönüyle anlatmağa

çalıştım. Çift dilde yayınlanmış 25 uluslararası bildirim mevcut. Iğdır Uluslararası

Nevruz Şenlikleri, Korhan Yaylası Şenlikleri, Serdarbulak Yaylası Şenliği

organizesinde ben vardım.

1997 Yılında kurduğum Iğdır-Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliğini Yaşatma

ve Destekleme Derneği adı altında I. Ve II. Uluslararası Türk Kültüründe Ağrı Dağı

Sempozyumu, IV. Uluslararası Doğu Anadolu Iğdır Yemekleri Sempozyumu…

SERKA ile yaptığımız “Iğdır dışında yaşayan iş adamlarımızı Iğdır’a yatırım için 70 iş

adamını Iğdır’da buluşturduk.” “Her Yolculuk İlk adımla Başlar” eğitim semineri”

projeler, “Fotoğraflarda Iğdır” fotoğraf sergileri…

Elimiz Obamız Iğdır geceleri, Iğdır’ın Kurtuluşu anısına geceler (her yıl),

kanayan yaramız Hocalı Soykırımı Anma Programları, Kara Yanvar, Azerbaycan’ın

Bağımsızlık Günü programları vb.

Durmak yok, aynı kararlılıkla yola devam…

Ziya Zakir ACAR