FAHRETTİN MASUM BUDAK

FAHRETTİN MASUM BUDAK

BİZİM ELLER fahrettin76@hotmail.com

ÖĞRENCİLER DERS BAŞI YAPTI AMA...

18 Eylül 2026 - 16:27

ÖĞRENCİLER DERS BAŞI YAPTI AMA...

Malum olduğu üzere, eylül ayı heyecan ayıdır. Veliler kendilerini ve programlarını bu aya göre ayarlar. Türkiye'de eylül ayı geldiğinde hemen hemen herkes bu ayı konuşur. Tüm işler bu aya göre şekillenir. Çünkü eylül ayı, öğrencilerin okula başlama ayı demektir.

Sosyal ilişkiler, iş hayatı, düğün ve dernekler, harcama tutarları, alışverişler, kiralık evler hep bu ayda gündemin baş köşesine oturur. Yani aileler, bu ayın yoğun gündemiyle baş etmek için devamlı bir arayış ve uğraş içinde olurlar.

Bu yıl okullar sıkı tedbirlerle açıldı. Güvenlik en üst seviyeye çıkarılıp herkesin kendisini emin hissettiği bir ortam yaratıldı. Veliler de öğretmenler de öğrenciler için artırılan bu üst düzey güvenlik tedbirlerinden oldukça memnun kaldılar.

Okullarımız sadece öğrenim yeri değildir. İnsan, öğrenmeyi her yerde gerçekleştirebilir. Okullar aynı zamanda eğitimin yoğun olarak verildiği yerlerdir. Eskiler buna talim ve terbiye diyordu. Okullar, düzgün insan yetiştirme yeri olmalıdır. Acaba öyle midir?

Maalesef okullarımız, düzgün insan yetiştirme yeri olmaktan uzaklaştırılmıştır. Toplum, öğretmen ve aile iyi insan yetiştirmeyi bilmiyor. Diploma seviyesi yükseldikçe ne yazık ki eğitimin kalite seviyesi de düşmektedir. Okullarda öğrenciler bir nevi yarış atına dönüştürülmüştür. Yarış ve rekabetten başka bir şey göremiyoruz. Okullarda yüksek karakterli ve yüksek ahlaklı insanlar yetiştirmeye hasret kalmışız.

Hâlbuki örnek gösterilecek çok muazzam değerlerimiz vardır. Öğrenci yetiştirmeden önce öğretmen yetiştirmeliyiz. Öğretmeni yetiştirilemeyen okulun öğrencisi yetiştirilemez. Bilgisi, birikimi ve donanımı olmayan ya da bunları eksik olan bir öğretmenin öğrencilere vereceği eğitimden hayır gelmez. Ahlaklı, faziletli, erdemli, adaletli ve liyakatli öğretmenlere şiddetle ihtiyacımız vardır.

Öğrencilerimiz diploma konusunda çıtayı yukarı taşıdıkça toplumdan ve toplumun değerlerinden uzaklaşıyor. Liseler ve üniversiteler birer bencillik ve çıkarcılık yuvasına dönmüştür. Kimsenin aklına özveri, vefa ve kadirşinaslık gelmiyor. Saygı ve sevgi azaldıkça azalıyor. Yiğitlik, mertlik ve cömertlik okullarımızın bahçe kapısına bile yaklaşamıyor.

Kaynaşma ve dayanışma ruhu sanki hasta olmuş vaziyette... Empatiyi, eğitimin yapıldığı mekânlardan kovmuşuz. Sempatiyi de yılışık ve sululuk olarak kabullenmişiz. Başarıya odaklanan bir toplumun başka değerleri yok mudur?

Değerler aşındıkça aşınıyor. Parası, diploması ve mevkisi olsun da isterse ahlaksız olsun! Güçlü, kudretli olsun da isterse adaletsiz olsun! Bir makam kapsın da isterse liyakatsiz ve kabiliyetsiz olsun! Para kazansın da nasıl kazanırsa kazansın! Köşeyi dönsün de nasıl dönerse dönsün!

Fırsat eşitliği ölüp gitmiş, ağlayanımız yoktur. Devlet okulları ile özel okullar yarıştırılıyor. Milletten, halktan ve toplumdan kopuk bir özel okul ihdas ettiler. Gelir dağılımının bozukluğunu neye bağlayacağız? Hırsızlık artıyor. Yolsuzluk çoğalıyor. Rüşvet başını alıp gidiyor. Sahtekârlık yayılıyor. Dolandırıcılık halk arasında prim yapıyor. Hapishanelerde yer kalmadı. Toplum, dejenerasyonda, yozlaşmada ve bozulmada yarışa düşmüş. Büyüğe saygı, küçüğe sevgi beslemiyoruz. Birbirimizin hakkını ve hukukunu gözetmiyoruz. Hak çiğnemekte üstümüze yoktur.

Cinayetlerden, bilhassa kadın cinayetlerinden gelen haberlerle milletin öfkesi tavan yapıyor. Sorumluluk ve vatandaşlık bilinci giderek zayıflıyor.

Evet, doğrudur. 2025 PISA'da OECD ülkeleri arasında Türkiye bir miktar daha yükseldi. Ancak bu ne tek başına bir ölçüdür ne de yeterlidir. Çünkü topluma baktığımızda adeta dökülüyoruz. Sosyal, kültürel, ekonomik ve ticari yönden hiç de iç açıcı bir konumda değiliz.

Bir toplumda suç artıyorsa ve toplum giderek bozuluyorsa oturup düşünmek ve yeni arayışların peşine düşmek zorundayız.

FAHRETTİN MASUM BUDAK

YORUMLAR

  • 0 Yorum