KAVUN KOKUSU
Bir kavun dilimini elimize aldığımızda, lezzetinden önce, içine yerleştirilmiş güzel kokusu büyüler bizi. Bu koku, kavunun etrafa yaydığı moleküllerden başka bir şey değildir.
Kokusunu alabildiğimiz her nesne etrafa buhar şeklindeki koku moleküllerini yayar. ‘’Kokusunu alabildiğimiz’’ diyoruz çünkü her maddenin kokusunu alamıyoruz.
Örneğin; buharlaşmayan bir madde olan çelik, bir koku yaymaz etrafına. Havalar sıcakken çiçeklerin kokusunun bize daha kolay ulaşmasının nedeni de bu buharlaşma olayıdır.
Burnumuz koku molekülleriyle, posta pulu büyüklüğündeki özel dokular aracılığıyla temasa geçer. Bir kavunun yüzeyinden buharlaşıp havada uçarak burnumuza ulaşan moleküllerin hedef tahtası bu dokulardır.
Beynin biraz aşağısında bulunan bu dokuların yüzeyinde, tüy şeklinde koku alıcılar bulunur. Bu alıcı hücrelerin her biri, koku molekülünün belli bir bölümüyle temas eder. Bu şekilde toplanan bilgiler beyne iletilir. Böylelikle bizim yüzlerce kelimeyle ifade edebildiğimiz koku alma mucizesi saniyeden daha az bir sürede tamamlanır.
CÖMERTLİK
*** En hayırlı cömertlik, ihtiyaç sahibini bulup ona vermektir. (Ebu Süleyman)
***İstendiği zaman vermek iyidir. Ancak; ihtiyaç içinde olanın durumunu kavrayarak o istemeden vermek daha iyidir. (Halil Cibran)
***Cömertli, çok vermekten ziyade, zamanın da vermektir. (La Bruyere)


YORUMLAR