ERHAN YIRCALI

ERHAN YIRCALI

DÜŞÜNDÜKLERİM VE YAZDIKLARIM erhanyircali@gmail.com

BORAZAN TEVFİK

20 Aralık 2022 - 11:21

BORAZAN TEVFİK
Osmanlının son döneminde yaşayan Borazan Tevfik'in kesin doğum ve ölüm tarihleri bilinmemektedir. Daha çocuk yaşlarında, sokak satıcılarının taklitlerini yapıyor, mahalleyi kırıp geçiriyordu. Sonraları kendi bulduğu ve uydurduğu fıkra ve hikâyeleri, tatlı muziplikleri ile, İstanbul'un renkli simalarından biri haline gelmiştir.
Borazan Tevfik mahalle mektebinde okumuş, Bahriye Silahendaz Taburu'nun İtfaiye kısmında Gedikli Çavuş (Bugünkü Astsubay) rütbesiyle ‘‘Borazancı’’ olmuştur. Taburun önünde ‘‘Borazan’’ çalarak, çalımlı çalımlı yürümesi ve yakışıklılığı ile çabuk tanınmış ve sevilmiştir. Bu yüzden de kendisine ‘‘Borazan Tevfik’’ adı verilmiştir.
Borazan Tevfik saraka ve şakaları ve nükteli konuşmalarıyla da tanınmış ender insanlardan biriydi.
Bir ara bıyığını kesmiş, arkadaşları:
- Ne o Tevfik, bıyıklar ne oldu, diye sormuşlar:
- Ne olacak, Şehremînî Cemil Paşa istimlâk etti, demiş.
O sırada, İstanbul Şehremînî olan Operatör Cemil Paşa, birçok yerleri istimlâk ederek, park ve cadde yaptırıyor ve bu İstanbul halkınca pek de hoş karşılanmıyordu.
Borazan Tevfik, Kasımpaşa'da demirlemiş, heybetiyle yatıp çürüyen eski bir zırhlıda Denizci Gedikli Çavuşu olarak görev yaparken, görülmemiş hançeresinin zoruyla, her üfürüşte bir boru çatlatan dev bir gırtlağa sahipti. Gedikli Borazan Çavuşunun methini duyan Sultan Abdülhamid  bir gün: "Üsküdar'da Altunizade sırtında bir karavana borusu çalsın. Yıldızdan onu dinleyeyim!" demiş.
Yanına ihtiyaten iki üç boru alan Gedikli Çavuş Borazancı Tevfik; Üsküdar sırtlarında kuvveti gırtlağa verince Abdülhamid şaşa kalmış. O gün saraya çağrılan Tevfik diğer hünerleri olan taklitler, monologlarla hünkârı hayran edip, Mabeyinci Emin Bey'e şunu söylemiş: "Bunlar ender yetişen sanatkârlardır. Hiç bir sanatkârın sefil yaşamasını istemem. Onu gedikli boru muallimi yapınız." O tarihten sonra Gedikli Zabit adaylarına Borazan dersi öğretmenliği yapan Borazan Tevfik, Gölcük’e atanınca, İstanbul’da ikamet etmesi ve aldığı maaşın İstanbul-Gölcük arası yol parasına yetmemesi nedeniyle Donanma’dan ayrılmıştır. Lakabı, bahriyedeyken olağanüstü nefesiyle bir borazanı patlatmasındandır. Patlak borazan yüzünden bandoda görevli bir askerin ceza almasına gönlü razı gelmediğinden suçunu itiraf etmiş ve komutanın sözlerine inanmaması üzerine, bir borazan daha patlatarak "suçunu kanıtlamıştır." Borazan Tevfik'in komutanının ev sevdiği şeylerden biri de şehre inerken Tevfik'i arabasının önüne geçirerek borazan gibi öttürmek miş.
EŞEKLİĞİME DOYMAYAYIM
Borazan Tevfik'e arkadaşları bir gün; -Tevfik, Kasımpaşa'da bir falcı var. Git bir gör. İnsanın içini, dışını, olmuşu olacağı bülbül gibi söylüyor" derler. Kalkar, falcıya gider ve şöyle der; -Bana gelecekten haber verme, başımdan geçenleri söyle! Falcı bir tas uzatır ve şuracığa bir lira çeyreği atacaksın! der.
Çeyrek atılır, falcı iskambil kâğıtlarına bakar ve der ki; -Başından büyük bir aşk geçmiş senin. -Bilemedin. Baksana bende âşık olacak enayi suratı var mı? -Yani geçmişte büyük bir hastalık geçirmişsin diyecektim. -Yok canım, Allah'a şükür daha burnum kanamadı. -Hah şimdi buldum, çocukların hastadır. -Evli değilim.
Hiçbir kehaneti tutmayan falcı Borazan'ın elini tutar; -İşte ayna gibi görüyorum. seni dolandırmışlar" der. Bunun üzerine Borazan Tevfik; -Hah şimdi buldun" der, "demin sana lira çeyreğini kaptırdım. Eşekliğime doymayayım.
image.png

YORUMLAR

  • 0 Yorum