BALIK SATANLAR NEDEN BİZİ KANDIRMAK İSTİYOR?
Ben balıktan anlamam, balık da sevmem. Ancak, balık yemenin gerekliliğini bildiğim için bazen yerim. İşte o günlerden birinde balık almaya gittim. Bizim balık satıcıları her ne hikmetse balıkları başka isimlerle satıyor. Eleman bağırıyor: - Taze palamut bunlar yeni geldi. Yanımda Su Ürünleri Yüksek Mühendisi (Balık Uzmanı) bir arkadaşım var. Bana şöyle dedi: - Bunlar lipari, palamut değil. Lipari, çirozluktan çıkmış ve yağlanmaya başlamış uskumru balığı imiş. Norveç’ten geliyormuş. Sonra orkinos yavrularını torik diye satan başka bir balık satıcısına denk geldik.
DOĞRU BALIK NASIL ALINIR?
Balığın tazeliği, etinin sertliğinden, kulağından, gözlerinden, parlaklığından belli olur. Bir o kadar da balığın gösterişi zaten belli eder. Balığı elinizle tuttuğunuz zaman balığın kendini salmaması, parlak olması, kulaklarının kırmızı olması lazım. Bu tarz balıklarda bir sorun olmaz. Asıl tazelik konusu hamsi ve istavritte. Buzhane mevsimi başladığı zaman çok zorluk olur. Onun için balıkçına güveneceksin gerisi hikaye…
Balık işini bilenler şöyle diyor: - Her üründe olduğu gibi öncelikle mevsiminde tüketmek gerekiyor. Av mevsimi zaten kanun koyucular tarafından belirlenmiş. Bu mevsimde balık tüketmek, özellikle havaların soğumasıyla balıkların irileşmesi, yağlanması, lezzetinin artması, besin değerlerinin artması son derece önemli.
Bana göre en iyi 5 balık listesi: Lüfer, levrek, hamsi, dönemine göre palamut, her mevsim alabalık.


YORUMLAR