ORUÇ TUTARKEN NASIL BESLENMELİYİZ?
Ramazan ayı yaklaştıkça en çok sorulan sorulardan biri şu oluyor. Oruç tutarken nasıl beslenmeliyiz?
Uzun açlık saatlerinin ardından vücudu yormadan, sağlığı koruyarak bu ayı geçirmek mümkün. Bunun yolu da sofrada doğru tercihlerden geçiyor.
Ramazan’ı sadece aç kalınan bir dönem olarak görmek büyük bir hata. Aslında bu ay, bedenle birlikte alışkanlıkları da dinlendirme fırsatı sunar. Gün boyu süren açlık, iftarda kontrolsüz yeme isteğini artırır. Ancak hızlı ve aşırı yemek hem mide sorunlarına hem de halsizliğe davetiye çıkarır.
Sahur, Ramazan’ın en kritik öğünüdür. Sahuru atlamak, gün içinde daha çabuk susamaya ve kan şekerinin erken düşmesine neden olur. Bu nedenle sahurda uzun süre tok tutan besinler tercih edilmelidir. Yumurta, yoğurt, peynir, tam buğday ekmeği, yulaf ve az tuzlu zeytin dengeli bir sahur için idealdir. Aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak, gün boyu yaşanacak susuzluğu azaltır.
İftar sofralarında ise sabır en önemli anahtardır. Oruç bir bardak su ve hafif bir çorbayla açılmalı, ardından kısa bir mola verilmelidir. Bu küçük ara, mideye ne kadar yemek gerektiğini fark etme imkânı tanır. Ana yemekte kızartmalar yerine fırın, haşlama ya da ızgara tercih edilmeli; tabağın yarısı sebzelerden oluşturulmalıdır. Pilav ve makarna gibi karbonhidratlar ölçülü tüketilmelidir.
Tatlı konusu da Ramazan’ın vazgeçilmez başlıklarından biridir. Şerbetli tatlılar yerine haftada birkaç kez sütlü tatlılar veya meyve tercih etmek hem sindirimi kolaylaştırır hem de kilo kontrolüne yardımcı olur. Tatlıyı iftardan hemen sonra değil, birkaç saat sonra tüketmek daha sağlıklıdır.
Su tüketimi ise çoğu zaman ihmal edilir. İftar ile sahur arasına yayılarak en az iki litre su içmeye özen gösterilmelidir. Çay ve kahve suyun yerini tutmaz; aksine vücuttan su atımını artırabilir. Bu nedenle ölçülü tüketilmelidir.
Ramazan, bedenimizi zorlamak değil, ona kulak vermek için bir fırsattır. Dengeli beslenme, yeterli su ve ölçülü porsiyonlarla geçirilen bir Ramazan hem daha huzurlu hem de daha sağlıklı olur. Unutmamak gerekir ki bu ayın bereketi, sofranın doluluğunda değil, kurulan dengededir.
Oruçluyken Kaç Hamsi Yersin?
Dursun, Temel’e sormuş: -Oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun Temel? -100 tane yiyebilurum. -Hadi ordan, yesen yesen 1 tane yiyebilursun, gerisini oruçsuz yemiş olirsun,” demiş. Bu espri Temel’in çok hoşuna gitmiş. Bir gün yolda giderken Cemal’i görmüş ve hemen sormuş: -Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun?Cemal: -50 tane, demiş. -Ha uşağum 100 tane deseydun sana müthiş bir espri yapacaktum!


YORUMLAR