TOLGA KENAN ARAS

TOLGA KENAN ARAS

[email protected]

Kıssadan hisse (Şeytan İşi) IĞDIR VE BELEDİYE SEÇİMİ

27 Temmuz 2013 - 11:09

Kıssadan hisse (Şeytan İşi)



Şeytan, insanlığa yön verebileceğini, dünya da adaleti ve barışı sağlayabileceğini düşündüğü asil Türk milletinin, hem İslamiyeti, hem medeniyeti, hem de Türkçülüğü bir arada mükemmel yürüttüğünü görünce, cumhuriyetten beri, Türkiye’ye kafayı takmış ve karıştırıp duruyormuş. Gel gör ki şeytan Türkiyeyi ne kadar karıştırsa da, bölünüp parçalanmasını tam olarak sağlayamamış. Türkiyeyi Türk dünyasına git gide yaklaşırken, bu yakınlaşmaya da, en fazla katkısı olabileceğini gördüğü, Türklerin atası Oğuz Hanın torunlarının yaşadığı sürmeli ovasına üs kurmuş.



Zaten son yıllarda hiç ayrılmadığı bu kadim Türk elinde, birlik ve beraberliği bozarsa amacına ulaşacağını bildiği için, son birkaç seçimdir hatırı sayılır kişilerin içine girerek şeytanlıklar yapıyor ve dengeleri alt üst ediyormuş.

Şeytan şeytanlığını yapıp, üst üste birkaç seçim kazanarak yöre halkını başarıyla ve huzur içinde yöneten çok değerli bir şahsiyeti de kandırarak oradaki birliğin bozulmasına sebep olup amacına ulaşmış olsa da. Yöre halkı genç bir lider etrafında yeniden toparlanarak şeytanı bertaraf etmiş ve büyük bir zaferle birliğin bütünlüğün teminatı olan Milliyetçi bir partide, aynı çatı altında toplanarak son seçimi kazanmıştır.



Bunu hazmedemeyen şeytan, şimdi yeniden hırslanarak ortalıkta dolaşıyormuş. Yakın zamanda yapılacak olan, birlik beraberlik adına önemli seçimde, şeytan yine dengeleri bozmak için, gaflette bulunabilecek ama şahsiyetli birini arıyor ve bunu halka kabul ettirebilmek içinde, halktan bazılarını da kandırmaya uğraşıyormuş.

Şeytan bu yapar mı yapar. Ki… Yapacaktır da.

Bunun farkında olan yöre halkı, aynı gaflete düşmemek için, yine Milliyetçi parti etrafında kenetlenmiş ve yine şeytanı bertaraf etmeye yeminli görünüyor, ancak şeytanda iş başında…



Şimdi hikâyemizi burada noktalayıp gerçeğe geçelim…



Evet, kadim şehrimiz Iğdır’ımız da, şeytan gerçekten iş başında.

Gerçekçi olmak gerek, böyle bir tehlike var mı..? Var.

İnanıyorum ki, şeytana uyan bir önceki sayın büyüğümüz, ne kadar haklı gerekçeleri olsa da, geçmiş olaydan dersini almış ve pişmanlığını yaşıyordur. Ve yine inanıyorum ki, o büyüğümüzün gönlü, hatayı telafi etmekten yanadır ve bunun içinde elinden geleni yapacaktır. Aynı keza inanıyorum ki, Iğdırlılar, bu büyüğümüzü tekrardan kabullenmiş ve bağrına basmıştır.

Ha şeytan bu sefer onu değil, başkalarını kandıracaktır.

Ama unutulmamalıdır ki, bu geçmiş hatanın telafisi vardı ve telafisi de bu önümüzdeki seçimdir.

Ancak; Yeni seçimde şeytana uyacak arkadaşımız kim olursa olsun, eğer onun sayesinde bu Iğdır bir seçim daha kaybederse, işte o zaman bunun telafisi yoktur. Çünkü düşman kapıya dayanmış, sözde haritalar yayınlanmaya başlamış, adamın dediği gibi, üç tarafımızda Amerika’nın, İsrail’in, Batının taşeronluğunda devletçikler oluşmaya başlamış, ülkemizde de son kale Iğdır kalmış.



Buranında çözülmesine sebep olabilecek bir arkadaşımız olur ise (Ki ihtimal her zaman vardır, Şeytan bu yapar mı yapar.) Her ne kadar da, ben demokratik hakkımı kullanarak aday olmaktan başka ne yaptım ki dese de. Ne Iğdır ne de Türk milleti, şeytana uyacak bu kişiyi asla affetmeyecektir.



Aras_Ca



Bu yazıdaki ilhamı, Mikail Göleli abimizin sayfasındaki kıssadan hisse hikayesinden aldım. Kendisine teşekkür ederim. Muhtemelen, bu hikayede bir çok kişi, peşin hüküm ve ön yargı sonucunu çıkarmıştır. Bende şeytana uymanın sonuçlarının nereye varacağı kısmını aldım ve yazıma konu ettim.

Kıssadan hissenin orijinalini buraya ekliyor ve özellikle son bölümünü çok dikkatli okumanızı öneriyorum.



****************************



Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş.

Keyfi yerinde olan şeytan sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı

olan ineğini sağan genç bir kadını uzaktan izlemiş.



Şeytan kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının

ipini biraz gevşetmiş.



Buzağı bu az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye

daha fazla dayanamamış debelenmiş ve boynundaki ip çözülmüş.



Koşarak annesini emmeye giden buzağı süt kovasını devirmiş.



Sağdığı süt ziyan olunca sinirlenen genç kadın eline geçirdiği odunu

buzağıya vurunca yavru yere yığılmış.



Yavrusuna saldırılan inek kayıtsız kalamayıp bir tekmede kadını yere serip öldürmüş.



Uzaktan geçmekte olan kadının kayın pederi, ineğin ´gelinini öldürdüğünü görüp ineği tüfekle vurmuş.



Silah sesini duyan koca , karısını yerde cansız yatar babasını da elinde tüfekle görünce silahını çekip babasını öldürmüş.



Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam , bu kadar acıya dayanamayıp intihar etmiş.



Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan;



"BU FELAKETİ DE BANA YÜKLERLER, BUZAĞININ İPİNİ GEVŞETMEKTEN BAŞKA BEN NE YAPTIM ŞİMDİ" demiş.