GÜLNARE AYTEN MEMMEDOVA

GÜLNARE AYTEN MEMMEDOVA

Çocukları incitmeyelim ayten.memmedova3267@gmail.com

YAZMAKTAN KORKMA..

25 Ocak 2024 - 20:28

YAZMAKTAN KORKMA...
          Yazmak insanı iyileştirir, aklıyla yüreğini bütünleştirir, korkularıyla, söyleyemediği sözlerle, ifade edemediği duygularla yüzleşir. Yazmanın şartı yoktur, bedeli yoktur. Sadece kağıt, kalem ve sen... Bu büyük üçlünün hayal bile edemeyeceğiniz kadar mucizevi bir gücü var. Siz şahsen tanımasanız bile eserleriyle size kırk yıldır dostunuzmuş gibi hissettiren şairler ve yazarlar  var değil mi?

Psikoterapide "yazma terapisi" adı verilen bir yöntem de var ve Amerika'daki Texas Üniversitesi'nde profesör olan James Pennebaker tarafından keşfedildi. Yazma terapisine göre öfke, sinirlilik ve üzüntüye neden olan tüm kötü, olumsuz duyguları bir kağıda yazarak kurtulabilirsiniz.
Seni inciten ya da üzen biri var mı? İşyerinde haksızlığa uğradınız mı, yönetimle sorun yaşadınız mı? Gergin ve asabi misiniz? Tamam, kağıt ve kalem alın (en çaresiz durumda telefonun "notlar" bölümüne) ona bir mektup yazın. Yazmamaam beceremem  deye dusunseniz bile deneyin yazın. Söylemek isteyip de bazı nedenlerden dolayı söyleyemediğiniz tüm  bastirdiginiz duygularınızı, öfkenizi, kırgınlığınızı satırlara dökün. Ne kadar rahatlayacağınızı göreceksiniz. Bunların içinizde birikerek strese, kaygı bozukluklarına ve bazı psikosomatik hastalıklara dönüşmesine izin vermeyin!!!
Bilgi teknolojilerinin gelişmesi, akıllı telefonlarımız, sosyal ağlarımız... Ne yazık ki bunlar hayatımıza bir miktar rahatlık getirmekle birlikte en güzel duygularımızı da alıp götürüyor. Bazen sosyal ağlarda ve internette o kadar çok zaman harcıyoruz ki sadece sevdiklerimizle değil kendimizle de geçirecek zamanımız kalmıyor. Ayda bir ve yılda bir kez tebrik mesajları zaten şablon haline geldi. Çevremize vermemiz gereken özeni yalnızca otomatikleştirilmiş moderniteye feda etmiyoruz.
Son zamanlarda en çok konuşulan ve tartışılan konulardan biri de insanlar arasındaki geçmiş dostluklar, aşklar, güçlü, kopmaz, güvene dayalı ilişkilerdir. Elbette bunun birçok nedeni var. Ancak meselenin özüne bakınca bir hususa dikkatinizi çekmek istiyorum. Geçmişle bugün arasında en çok kaybettiğimiz şey iletişim ve onun bir biçimi olan Yazışmadır. Buna alışkanlık mı yoksa değer mi diyeceğimi bilmiyorum. Ancak her zaman bunun eksikliği sevdiklerimizle ilişkilerde büyük kırılmalara ve soğukluklara yol açmıştır. Eskiden arkadaşlar birbirlerine mektup yazar, hatta içine resimlerini koyar, sonra da heyecanla cevabını beklerlerdi. Anneler, uzaklara giden, okuyan, çalışan, askere giden çocuklarının mektubunu, sanki çok uzaklara giden bu kağıt parçasından çocuklarının kokusunu duyar gibi okurlardı. Aşıklar, bin bir riskin, korkunun, kaygının ortasında, duygularını, söyleyemediklerini, gözlerinin içine bakarak ifade eden, binlerce kelimeyle yüklü mektuplar yazdılar ve satırlarla sessiz dilin kilidini açtılar. Peki o dönemin dostluklarını ve aşklarını sarsılmaz, güçlü ve sadık kılan şeyin, bu ilişkileri kurmak için gösterilen emek, zorluk ve özen olduğunu düşünmüyor musunuz?
Düşünün günümüzde insanlar en çok neyden şikayetçi oluyor, ilişkilerin bitmesine ne sebep oluyor, soğumasına ne sebep oluyor, bir ebeveyn çocuğundan neden rahatsız oluyor? ! Bunun temelinde ne yatıyor? Dikkatsizlik!!! O zamanlar mektup yazmaya değer olmasının en büyük nedeni muhtemelen buydu. Çünkü yazmak bir odak noktasıdır, değerdir, iştir. Günlük işlerin arasında sevdiklerinize zaman ayırdığınız, belki de sizinle geçireceğiniz bir günden bile daha değerli ve unutulmaz kısa bir zaman dilimidir.
Herkes ilgi arıyor, ilgi bekliyor. Ama kimse çözüm aramak istemiyor. Belki de bu kampanyayı önce kendimiz başlatmalıyız? Sevgiliniz, eşiniz, arkadaşınız size en yakınsa hedefinizi belirleyin. “Muhteşem Üçlü”yü harekete geçirin. Ve yaz... Bugüne kadar kalbinin derinliklerinde sakladığın, söylemeyi unuttuğun, kaçındığın ne varsa yaz... Tüm samimiyetini, sevgini, yüreğini bu işe koy... Partnerin sabah uyandığında... Sabah bu mektubu başınızın üstüne, arkadaşınızın kitabının arasına, sevgilinizin bir çiçeğinin üzerine yazın, bulduğunuzda onun mucizevi gücüne tanık olacaksınız...      
Gülnare Memmedova Koç.Psikoloq_Sosiolok.
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum