Düşünüyorum kendimi, seni ve her kesi…..
Herkes hayatta başarılı olmak ister. Her geçen gün değişen dünyada kişinin hem kendi duygularını hem de diğer insanların duygularını anlaması ve bu duyguları yönetip düzenlemesi herkesin yapabileceği bir faaliyet değildir. Bildiğimiz kadarıyla insan zekasının temelinde yatan zekaya ilişkin yerleşik ve kabul görmüş bir teori bulunmamaktadır. Ancak buna rağmen çeşitli zeka modelleri ortaya atılmış, araştırmalar ve deneyler yapılmıştır.
Zeka denilince herkesin aklına ilk gelen şey IQ yani mantıksal zeka göstergemizdir. Mantıksal zeka elbette bilginin edinilmesi ve kullanılması açısından çok önemlidir. Ancak IQ'su yüksek olan ve hayatta başarı ve mutluluk bulamayan insanlar da var. IQ'ları yüksekse, bilgiyi iyi anlıyorlarsa şu soru ortaya çıkıyor: Peki neden başarılı olamıyorlar? Cevap çok basit. Çünkü insanın hayatta başarılı olabilmesi için sadece mantıksal zeka yeterli değildir. Bunun için duygusal zekaya ihtiyacımız var.
Duygusal zeka, kendi duygularımızın yanı sıra diğer insanların duygularını da anlama ve yönetme yeteneğidir. Duygularımızı kontrol edebilmemiz, stres ve saldırganlık gibi olumsuz duygulardan kurtulabilmemiz, içinde bulunduğumuz her durumda kendimizi duruma adapte edebilmemiz duygusal zeka sayesinde olur.
Araştırmalara göre duygusal zeka kavramının ilk kez Peter Saloyev'in eserlerine yansıdığı biliniyor. Genel olarak zekanın 5 ana bileşeni vardır. Bunlar öz farkındalık, öz düzenleme, sosyal beceriler, empati ve motivasyondur.
- Kişisel farkındalık.
Öz farkındalık, kişinin kendi duygularını tanıması, anlaması ve bu duyguların diğer insanları nasıl etkilediğinin farkında olmasıyla ilgilidir. Kendini tanıyan, duygularını ve bunların davranışla ilişkisini bilen insan, her durumda diğer insanların kendisine karşı tutumunu anlayabilir. Bu tür insanlar her zaman sınırlarını ve yeteneklerini bilirler ve insanların davranışlarından öğrenme yeteneğine sahiptirler. Öz farkındalığı geliştirmek için günlük durumlarda, stresli veya diğer durumlarda nasıl düşündüğümüzü ve davrandığımızı yazarak veya insanların davranışlarımıza nasıl tepki verdiğini gözlemleyerek kendimiz için sonuçlar çıkarabiliriz. - Öz-düzenleme.
Bir kişinin başarılı olması için kendini ve duygularını tanıması yeterli değildir. Aynı zamanda bu duyguları düzenleyip yönetmemiz de önemlidir. Bu, gerçek duygularımızı saklamak, farklı bir biçimde göstermek anlamına gelmez; sadece o duygularımızı doğru zamanda, doğru biçimde ifade etmek anlamına gelir. Öz düzenleme sahibi kişiler, duruma göre duygularını yönetebilir ve bulundukları ortama hızla uyum sağlayabilirler. Bu kişilerin vicdan duygularının güçlü olduğu vurgulanıyor. Davranışlarının başkalarını nasıl etkilediği, bu etkideki sorumluluk duygusu onları her zaman düşündürür. Öz düzenlemeyi geliştirmek için bunun sorumluluğunu üstlenebilir ve nefes alma tekniklerini kullanarak bu durumdaki insanlara karşı daha anlayışlı olmaya çalışabiliriz.- Sosyal beceriler.
Sosyal beceriler arasında diğer insanlarla iyi iletişim, onlarla ortak zemin bulma yeteneği, diğer insanlara liderlik etme yeteneği, sorunlu durumlarda çatışmayı sona erdirme yeteneği vb. yer alır. ait olmak. Sosyal beceriler sonucunda insanlar ilişkilerini genişletebilir, insanlarla ilişkilerini saygı ve anlayış çerçevesinde sürdürebilirler. Sosyal becerileri geliştirmek, insanlarla empati yeteneği geliştirmek, eğer olumsuz bir ilişki varsa bunun nedenini araştırarak beden dilimizde ve konuşmamızda bazı değişiklikler yapmak, motive edici ve ilgi çekici konuşmak, lider isek, Hedefimizin çalışanlarla aynı olduğunu göstermek için birlikte çalışın vb. gibi aktiviteler yapabiliriz- Empati.
Empati, başkalarının nasıl hissettiğini ve belirli durumlarda nasıl tepki verileceğini anlama yeteneğidir. Empati kurabilmek için öncelikle kişinin kendi farkındalığına sahip olması gerekir. Çünkü kendi duygu ve duygularını anlamayan bir insan, diğer insanları da gerektiği gibi anlayamaz. Kendinizi, duygularınızı, herhangi bir durumda nasıl ve neden tepki verdiğinizi anladığınızda, sizden farklı olsalar bile diğer insanları da anlayabilirsiniz. Empati geliştirmek için kendimizi başkalarının yerine koyabiliriz. Böyle bir durumu yaşamamış olsak bile, yaşadığımız başka bir durumda o kişinin duygularını nasıl hissettiğimizi hatırlayabiliyoruz. İnsanları daha doğru tanıyıp anlayabilmemiz için ön yargılardan arınmış olmamız gerekiyor. Örneğin, ilk başta soğuk veya iletişimsiz görünen insanlar, eğer bir iletişim süreci yaratırsanız aslında arkadaş canlısı ve sosyalleşebilirler. - Motivasyon.
Duygusal zekaya sahip insanlar çoğunlukla içsel motivasyonla hareket ederler. İç motivasyon, kişinin kendi amaç ve hedeflerine ulaşma, sağlıklı olma vb. arzusudur. iç ihtiyaçlarla ilgili olarak. Bu insanlar dış motivasyona eğilimli değildir. Örneğin zengin olmak, tanınmak, beğenilmek dışsal motivasyonlara aittir. Bu tür insanlar iç motivasyonu teşvik eden şeyler bulur, öğrenir ve hedeflerine ulaşmak için sürekli çalışırlar. Kararlılık ve inisiyatif de bu kişilerin karakteristik özelliğidir. Motivasyonumuzu arttırmak için belli bir göreve başlarken hangi hedefi hedeflediğimizi hatırlayabilir, eğer bir hedefimiz yoksa yeni hedefler belirleyerek şevkle yolumuza devam edebiliriz. Herhangi bir engel karşısında pozitif kalabilmeli ve diğer insanlarla birlikte çalışarak onları motive etmeli ve kendilerini daha değerli hissetmelerini sağlamalıyız.Şu anda duygusal zeka üzerine araştırmalar yapılıyor. Hem IQ hem de EQ'nun hayatımızda birbirini tamamlayan iki temel olduğunu düşünüyorum. Çünkü eğitimli olmak ve dünya görüşü sahibi olmak her çağın gereğidir ama edindiğimiz bilgileri daha faydalı şekilde kullanmazsak, insanlarla ilişkilerimizin doğallığını kaybedersek o bilgi de yok olur. Duygusal zeka başarının kaynağıdır ve bu kaynağı korumak ve geliştirmek bizim elimizde. Gülnarə Məmmədova Koç Psixoloq, sosioloq,pedaqoq
YORUMLAR