HAK İSTEMEK AYIP DEĞİLDİR
Amerika ve Batı tıpkı diğer İslam ülkelerinde olduğu gibi İran'da da yönetim ve rejim değişikliği istiyor.
Yüz yılı aşkın bir süredir bu bölgede istedikleri gibi at oynatıyorlar. Ortadoğu coğrafyasının her yerinde bunları görüyoruz. Dertleri demokrasi, monarşi veya cumhuriyet değildir. Dertleri bu bölgeyi iktisadi, siyasi ve idari açıdan sömürebilmek, Türklerin önünü kesmek ve İsrail'in güvenliğini sağlayabilmektir. Yüz yıl önce bölgenin kaderi bu anlayışa göre dizayn edilmiştir.
Bir iki asır önce bastırılan, pazifize edilen Türkler artık uyandı. Artık gözlerini açtı. Bugün İran'da, Irak'ta, Suriye'de meydana gelen olayların yatıştırılmasını ve istikrara kavuşturulmasını istiyorsak, buralarda yaşayan Türklerin gaspedilen haklarını sonuna kadar savunup iadesi için var gücümüzle mücadele etmek zorundayız.
Batılılar bu bölgede cirit atıyor ama biz Türkler 20.Yüz yılın başında elimizden zorla alınan haklarımızı yüksek sesle dillendirmeye ve istemeye utanıyoruz! Hak istemek ayıp değildir.
Türkiyenin güvenliğini yanlış yerlerde aramayalım. Türkiye'nin güvenliği, sınırlarımızın ötesinde zor şartlarda yaşayan soydaşlarımıza sahip çıkmakta arayalım. Irak'ın ve Suriye'nin toprak bütünlüğünden çok, orada erimeye ve yok edilmeye terk edilen soydaşlarımıza sahip çıksaydık bütün bu bela ve musibetler gelip Türkiye'yi bulmazdı. Bazen insan gücü toptan, tüfekten daha ileri geçmektedir. Türkiye, eğer bölgede söz sahibi olmak istiyorsa din olgusunu bir kenara bırakmadan, soydaşlığa olabildiğince ağırlık vermek zorundadır. Bazı ülkelerde soydaşlık kavramı Allah vergisi olarak Türkiye'yi sadakat ve muhabbetle beklemektedir.
En azından şimdilik Güney Azerbaycan'da, Irak'ta ve Suriye'de okullarda ana dilde eğitim hakkını alabilmek için bastırmalıyız. Bu meselede utangaç olmaya, çekinmeye veya kaçınmaya gerek yoktur. Yiğit bin yaşar, fırsat bir düşer! Devletler çıkar eksenli çalışır.
Bazılarını bin, bazılarını beş yüz seneden fazla yönettiğimiz ülkelerde bıraktığımız kültürel miraslar, biz Türkleri dört gözle beklemektedir. Biraz gayret, biraz cesaret istiyoruz. İran'da, Güney Azerbaycan'da emperyalizm başımıza yeniden bir bela açmak istiyor. Şahcılığı, Pehleviciliği yeniden hortlatmaya çalışıyorlar. Bu zulüm düzeninin geri gelmesine şiddetle karşı koymak her Türk'ün boynunun borcudur.
Siz bakmayın Türkiye'deki bazı rahatına ve konforuna düşkün aydınların denge politikasıyla akıl vermesine!.. Onlar, 2.Karabağ Savaşı'nda da aynı korkak ve ürkek tavırlarını sürdürdüler! Rusya'nın şerrinden ve Amerikan'ın zulmünden dem vurup Azerbaycan'ı, Karabağ'ı kurtarmaktan caydırmak istiyorlardı!
Şimdi aynı ürkek tutumlarını Güney Azerbaycan'da da sürdürmeye çalışıyorlar! Kim ne yaparsa yapsın birgün gelir hak yerini, su da çukurunu bulur!
FAHRETTİN MASUM BUDAK


YORUMLAR