YAZAR FAHRETTİN BUDAK "BU CÜBBELİ NE YAPMAK İSTİYOR?"
08 Şubat 2022 - 22:54
YAZAR FAHRETTİN BUDAK "BU CÜBBELİ NE YAPMAK İSTİYOR?"
Aslında yazımı Yunanistan'ın düzensiz göçmenleri Türkiye'ye itmesiyle donarak ölen insanlara ayıracaktım ama insanlığın yüz karası o hadiseyi bu vesileyle ertelemek zorunda kalıyorum.
Bu Cübbeli Ahmet Hoca ateşle oynuyor! Sanki kıçına diken batmış, oturduğu yerde hop oturup hop kalkıyor.
Derdim, kimin mezhebi veya tarikatı doğru veya yanlıştır sözünü ispatlamak değildir. Birbirlerini yemeleri de beni pek fazla ilgilendirmiyor!
Ama sözkonusu vatanın, devletin ve milletin birliği ise buna diyecek çok fazla sözümüz vardır. Bir kere bu Cübbeli tam bir karıştırıcı ajandır. Nifak tohumları serpmeye devam ediyor. Fesatlıkta dünya şampiyonu olmak için azami gayret sarfediyor.
Bu münafık ordusunun başı yayınladığı tivitinde 'Diyanet Caferî İlmihali' adı altında kitap basarak bu ateşe benzin döküyor" diyor.
Diyanetin böyle bir kitap yayınladığından haberim yoktur ancak bu kitap yayınlanırsa ateşe benzin niye dökülsün?
Birlik ve beraberlik olacak diye ödünüz mü kopuyor?
Asırlardır bu milletin has evladı olan Türkleri Rafizi, Kızılbaş ve Alevi diyerek Anadolu'da devletimize ezdirmeniz yetmedi mi? Geçmişte verilen menfur fetvaları kullanarak Alevi Türkmenleri tam beş yüz sene gördüğünüz her yerde kuyulara doldurarak diri diri yakmadınız mı?
Cübbeli burada Ebu Suud'un fetvalarını hatırlatıyor. Diyor ki: Osmanlı döneminde en büyük Şeyhülislam Ebu Suud Efendi "Şiîler kafirdir, Şiîler kafirdir demeyen de kafirdir"
Ve bu fetvaları onayladığını itiraf ediyor.
"Milli Eğitim Kitapları Caferiliği beşinci hak mezhep olarak gösteriyorsa artık sözün bittiği yere geldik demektir" diyorsunuz!
Yazıklar olsun size ve tarikatınıza...Anadolu' da bunca tarikat ve cemaat var! Hanginiz birbirinizin arkasında kuyu kazmıyorsunuz? Hanginiz birbirinizi kafirlikle suçlamıyorsunuz?
Amerika'ya, ingiltere'ye ve Batı'ya asırlardır hizmet ettiğiniz yetmedi mi? İslam Alemi'nin bunca sorunu varken, Caferilikle uğraşmanız neyin nesidir?
Yani ne yapalım, sizlerin gönlü hoş olsun diye 90 milyonluk Şia-Caferî Türklerini yok mu sayalım? Ya da bu büyük Türk kitlesini geçmişte olduğu gibi imha mı edelim?
" Bu hususta ya hiyanet devreye giriyor veya gaflet ve dalalet sebebiyle bu yanlışa imza atılıyor." diye sayıklıyorsunuz!
Bence en büyük ihaneti siz yapıyorsunuz! Milletimizin kaynaşmasını ve birleşmesini istemiyorsunuz. İsmailağa Cemaatı ile Hüseyin Hilmi Işık Cemaatı bu milletin çiban başıdır. Ejderhadan ve canavardan bir farkınız yoktur!
Anadolu'yu tarikatlar çöplüğüne çevirdiniz! Fetö ile Adnan Hoca Cemaatı bu milletin sinesinden sökülüp atıldı. Şimdi sıra sizdedir. Kaçıp kurtulamayacaksınız! "Şia ve Caferilik aleyhtarlığı" adı altında kurtuluş reçetesi arıyorsunuz ama inanınki çareniz yoktur!
Bu millet birlik arıyor, bu millet dirlik arıyor. Bu millet mezhep, cemaat peşinde değil, Türk Birliği peşindedir. Düşün yakamızdan!
Diyanet, sizin babanızın çiftliği değildir. O makam yüce Türk milletinin makamıdır. Birliğin adresi ve merkezi olmalıdır.
"Derin devlet erkanını vatanımızı bu 'İran Şia'sını' def etmeye çağırıyorum"
Bak Cübbeli Efendi, "İran Şiası" diye suçlayıp aklınızca vatanseverlik yaparak bu güne kadar işlediğiniz tüm suçlardan beri olacağınızı düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz! Dün Rafizi, Kızılbaş Alevi ve sapık mezhep diye ezdiğiniz o masum ve mahzun millet artık geride kaldı. Türk'ün Sünnîsi-Şiîsi olmaz! Türk Türk'tür!Gerisi lafu güzaftır!
"Derin Devlet" tarikatların ve
cemaatların peşindedir. Çünkü tehlikeli olan sizlersiniz! Dikkatleri başka yöne kaydırmayın! Allah'ın izniyle bir yumruk da sizler yiyeceksiniz!
"İran Şiası" da kim oluyor? Bu suçlama da nerden çıktı? Bu hesaba göre siz de "Arap veya Emevî Sünnisî" mi oluyorsunuz?
Mezheplerin, tarikatların bidat veya doğruluğunu ancak allah bilir. Her mezhebin kendine göre tutarlı yanı da var, tutarsız yanı da var.
Bizim üzerinde durmak istediğimiz asıl konu ve asıl hassasiyet Yüce Türk Milletinin birliğidir. Sizler sapık, bidat ve kafir deyip artık bizim milletimizi ikiye bölemeyeceksiniz. Buna şiddetle karşı çıkar ve ölümüne direniriz.
İran Şiası deyip 60 milyonluk Azerbaycan Türk'ünün köküne benzin döküp ateşe verme devriniz geride kaldı! Buna ilaveten 30 milyonluk anadolu Alevî Türk'ünün varlığını Sünnîlik uğruna yok sayamazsınız!
Mezheplerin, tarikatların ve cemaatlerin labirentlerinde biz Türkleri boğduğunuz yetmiyor mu?
Mezhepler din değildir. Bir görüştür. Düşünüştür. Bakıştır. Bir yol ve yöntemdir. Atılabilir de, tutulabilir de...Önemli olan dindir; Allah, Peygamber ve Kuran'dır. Ayrılık, gayrılık koymadan milletimizin tüm değerleri bizim değerlerimizdir. Saygı duyarız, inançlarımızı bağrımıza basarız.
Ancak kim ki, fasıklık yaratıyor ve fitne fücur tohumları ekiyorsa onun karşısına geçer, Türk'ün Birliğini ve dirliğini avazımız çıktığı kadar haykırır ve en son reddeye kadar savunuruz!
FAHRETTİN MASUM BUDAK







YORUMLAR