Iğdır Düşünce Otağı'nda "Iğdır Lisesi" Tartışıldı

Iğdır Düşünce Otağı tarafından düzenlenen söyleşide, Iğdır’ın eğitim tarihinde önemli bir yere sahip olan tarihi Iğdır Lisesi ele alındı.

 Iğdır Düşünce Otağı'nda "Iğdır Lisesi" Tartışıldı
16 Mayıs 2026 - 14:05

Iğdır Düşünce Otağı’nda “Iğdır Lisesi” Tartışıldı
“Karanlığa Işık Tutan Meşale: Iğdır Lisesi”
Iğdır Düşünce Otağı tarafından düzenlenen söyleşide, Iğdır’ın eğitim tarihinde önemli bir yere sahip olan tarihi Iğdır Lisesi ele alındı. Moderatörlüğünü Aladdin Yanardağ’ın yaptığı programda, Sözer Akyıldırım “Karanlığa Işık Tutan Meşale: Iğdır Lisesi” başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.
Söyleşide konuşan Akyıldırım, halk arasında uzun yıllardır “Iğdır Lisesi” olarak bilinen tarihi yapının yalnızca bir okul binası olmadığını, aynı zamanda Iğdır’ın eğitim, kültür ve toplumsal hafızasının en önemli sembollerinden biri olduğunu söyledi.
1965 yılında kurulan Iğdır Lisesi’nin, dönemin ilk lise düzeyindeki eğitim kurumlarından biri olduğuna dikkat çeken Akyıldırım, okulun yıllarca öğretmen, akademisyen, bürokrat, doktor, subay ve iş insanı yetiştirdiğini belirtti.
Akyıldırım konuşmasında, “1960’lı yıllarda Iğdır henüz il değildi ve Kars’a bağlı bir ilçeydi. Okur yazarlık oranı düşüktü. Üniversiteye giden öğrenci sayısı yok denecek kadar azdı. Köylerden gelen öğrenciler için bu lise büyük bir umut kapısıydı” ifadelerini kullandı.
Yerel tarihçi Rufat Gürel’in Iğdır Lisesi’ni “Karanlığa ışık tutan meşale” olarak tanımladığını hatırlatan Akyıldırım, okulun yalnızca merkezden değil, Tuzluca, Aralık, Karakoyunlu, Melekli ve çevre köylerden gelen gençlerin hayatını değiştirdiğini vurguladı.
“Cumhuriyetin Eğitim Hamlesinin Sembolü”
Söyleşide okulun mimari yapısına da değinildi. Iğdır Lisesi’nin, 1960’lı yılların Cumhuriyet dönemi modern okul mimarisinin Doğu Anadolu’daki önemli örneklerinden biri olduğu ifade edildi.
Betonarme taşıyıcı sistemle inşa edilen yapının; yüksek tavanları, geniş koridorları, büyük pencere açıklıkları ve simetrik plan anlayışıyla dikkat çektiğini belirten Akyıldırım, dönemin devlet okullarında yaygın olan işlevsel-modernist mimari anlayışının bu binada açıkça görüldüğünü söyledi.
Akyıldırım, “Bu yapı sadece bir okul değildir. Cumhuriyetin taşradaki eğitim hamlesinin fiziksel yansımasıdır. Şehirlerin hafızası vardır ve bu hafızayı yaşatan yapılar korunmalıdır” dedi.
Yıkım Tartışmaları Gündemde
Son dönemde gündeme gelen yıkım tartışmalarına da değinilen programda, Iğdır İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bina için “kullanılamaz” raporu verildiğinin açıklandığı hatırlatıldı.
Yapının daha önce güçlendirme çalışmasından geçtiği ancak daha sonra yapılan teknik incelemelerde deprem güvenliği açısından riskli bulunduğu ifade edildi. İncelemelerin Dicle Üniversitesi İnşaat Fakültesi tarafından yapıldığı belirtildi.
Ancak teknik raporun kamuoyuyla tam olarak paylaşılmamasının tartışmaları artırdığına dikkat çekildi. Söyleşide, vatandaşların ve mezunların;
Bağımsız ikinci bir bilirkişi incelemesi yapılmasını,
Teknik raporun şeffaf biçimde açıklanmasını,
Binanın restore edilme ihtimalinin değerlendirilmesini istediği ifade edildi.
“Yıkılmasın, Müze Olsun”
Sözer Akyıldırım, tarihi yapının tamamen yıkılmasına karşı olduğunu belirterek, özgün mimarinin korunması gerektiğini söyledi.
Akyıldırım, “Ek yapılar kaldırılarak asıl yapı restore edilebilir. Burası eğitim müzesi, kültür ve sanat merkezi haline dönüştürülebilir. Çünkü Iğdır Lisesi yalnızca bir bina değil, Iğdır’ın ortak hafızasıdır” diye konuştu.
Program sonunda katılımcılar da tarihi yapının korunmasının önemine dikkat çekerek, alınacak kararlarda sadece teknik değil, kültürel ve toplumsal değerlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ensari Akkızıl
    3 hafta önce
    Değerlere sahip çıkmak önemlidir ama bina miatını doldurmuş ve yıkılması elzem hale gelmiş ise ya güçlendirilmesi veya yerine yine eğitim kurumu yapılarak anılar yaşatılmalıdır. Bende 70-78 yıllarında orta okulu ve liseyi o binada okudum