Tovuz`dan başlayan provokasyon bugün de mi devam ediyor?!

Tovuz`dan başlayan provokasyon bugün de mi devam ediyor?! Azerbaycan Cumhurbaşkanı büyük bir soğukkanlılıkla ermenilerin jeosiyasi provokasyon planını bozdu. Tarihi, etno-coğrafi, halk bilimi, bölge ve jeosiyasi, jeoekonomik mega projelerle ilgili bilgiler edinip analiz yapınca belli oluyor ki, cahil, avam, saf ermenil

Tovuz`dan başlayan provokasyon bugün de mi devam ediyor?!
18 Ağustos 2020 - 22:16
Tovuz`dan başlayan provokasyon bugün de mi devam ediyor?!

Azerbaycan Cumhurbaşkanı büyük bir soğukkanlılıkla ermenilerin jeosiyasi

provokasyon planını bozdu.

Tarihi, etno-coğrafi, halk bilimi, bölge ve jeosiyasi, jeoekonomik mega projelerle

ilgili bilgiler edinip analiz yapınca belli oluyor ki, cahil, avam, saf ermeniler her zaman

kurnaz, sinsi liderlerinin gösterişi ile başkalarının elinde oyucak olmuş ve oldukça zavallı

ve adi bir durumda görünüyorlar.

İlk önce günümüz dünyanın Kafkasya`da en büyük münakaşa tarafları olarak

bilinen Azerbaycanı ve Ermenistanı potansiyel rakip olarak değerlendirmeye çalışalım.

Azerbaycanda devamlı ikamet eden ahalinin sayısı yılın başlarındaki resmi

istatistiğe göre 10.190.233 kişi, Ermenistanın ahalisi kendi resmi kaynaklarında

2.950.000 kişi olarak gösterilse de son 30 yılda zor geçen ve sonu hiç de parlak

görünmeyen sosyal-ekonomik durum nedeniyle ahali arasında manevi-psikolojik ve

demografik durum oldukça gergin bir hal almıştır. Günümüzde eksperler Ermenistanda

gerçekte toplam 2.000.000 kişiye yakın ahalinin yaşadığını belirtiyor. Yani Ermenistanda

şu anki ahalinin sosyal sınıflandırılması şöyledir: mevcut ahalinin yaklaşık %2-3-ü savaş

psikolojisinde ve yabancıların yardımları sayesinde çok zengin yaşamakta ve yaklaşık

%11-13-ü devlet ve diğer daimi iş yeri olan orta gelirli bir kısımdır. Fakat geriye kalan

ahalinin %84-85-i genel olarak işsiz, fakir ve sosyal yardıma muhtaçtır. Aslında savaşa

karşı olan aç ve fakir bu kesimin zor durumundan faydalanan “Soros” eksperleri ilk önce

ermenilerde ruslara karşı nefret oluşturdu. Mesela, Gümrü`de bir rus askerin bir ermeni

ailesine ateşli saldırıda bulunması gibi gerçeklerle, sonra ise sürü psikolojisi ve sokak

ağzı ile devrim yaparak Nikol Paşinyan`ı hakimiyetin başına getirdiler. Bu kontenjanın

savaş takımına olan nefretini sokak ağzı ile sokak devrimcileri ve “Soros”

değerlendirerek hakimiyeti ele geçirdiler. Aslında bu, 1828 yılında 10 Şubat`ta Rusya

İmparatorluğu tarafından general İvan Paskeviç ve

İran tarafından işbu dönemin veliahtı şahzade Abbas Mirza tarafından imzalanan

Türkmençay antlaşmasına göre Azerbaycanlıların Erivan Hanlığını çöküşe uğratarak

1. Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet İstatistik Kurulu

2. population statistics of Eastern Euoropa. (armenia-census.htm)

hanlığın coğrafi bölgesine taşınıp yerleştirilmiş ermenilerden, yerli azerbaycanlılardan,

gürcü ve diğer halklardan oluşan Rusya Çarlığının sınırları içinde bulunan vilayette

temeli konan ermeni vilayeti ve günümüz Ermenistan Rusya`nın vasalı olarak yaratıldı.

Şu bir gerçek ki, o dönemden beri Rusya`nın vasal arazisi olan Ermenistanda “Soros”un

siyasi devrimidir.

Asıl konudan fazla uzaklaşmamak için kıyaslamaya devam edelim. Askeri

potansiyeline göre ABD`nin Global Fire Pover teşkilatının 2019 yılı değerlendirmesine

göre Azerbaycan Askeri Birliklerinin hazırlık düzeyi dünya askeri birlikleri arasında 52.

sırada,Ermenistan askeri birliği ise 96.

sırada yer almaktadır. Bahsi geçen askeri teşkilatın raporunda Azerbaycanda 66.000

aktif asker, Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin şahsi kadrosunda 374.000 kişi, Seferberlik

sırasında yedekte olan canlı kuvvet ise 3.750.000 kişiden oluşmaktadır. Ermenistanda

ise yine aynı uluslararası teşkilatın raporuna göre 20.000 aktif asker ve 200.000 kişi

yedekte olan canlı kuvvet mevcuttur. Azerbaycanda askerlik hizmeti 18-35 yaş arasını,

Ermenistanda 18-45 yaş arasını kapsamaktadır. Fakat savaş sırasında 15-49 yaş

limitinin kaldırıldığı belirtiliyor.

Azerbaycan Askeri Birliğinin ve Silahlı Kuvvetlerinin cephaneliği - Türkiye, İsrail,

Rusya, Pakistan, Romanya, Ukrayna ve diğer ülkelerden her ülkenin en çağdaş, en

güçlü ve en üstün silahını almış, diğer en çağdaş sistemlerle donatılarak

modernleştirilmiş ve Azerbaycan askeri endüstrinin yenilenmiş ve değiştirilmiş sistemleri

ile donatılmıştır. Ermenistan ise genel olarak Rusyanın verdiği kredi ve yardım

sayesinde rusya silahlı kuvvetlerinin cephaneliğinde ve balansında kullanılmış silahları

kullanmıştır. Eğer Ermenistan Rusya askeri bazındaki roket sistemini propaganda

amaçlı kullanıyorsa bu silahların tetiği rusların elinde.Azerbaycandaysa en çağdaş,

Askeri Hava Kuvvetleri, Askeri Deniz Kuvvetleri ve Hava saldırısına karşı

3. ABD. Global Fire Poweraskeri teşkilatı

savunma sistemleri mevcuttur ve bunların tetiği ve emri doğrudan ve kesinlikle

Azerbaycanın siyasi ve askeri rehberliğinin yetkisi altındadır.

Bu kıyaslamaları daha çok uzatmak mümkün, ancak amaç hiç de Azerbaycanla

Ermenistanın askeri, ekonomik, siyasi ve uluslararası nüfuzunu kıyaslamak değil. Gerek

ekonomik gelişim açısından, bölgesel uluslararası megaprojeler-petrol, doğal gaz, hava,

kara, demiryolu ve deniz taşımacılığı, komunikasyon ve yerli endüstrinin gelişimi,

gerekse tüm siyasi-uluslararası forum, format, kurum ve süreçlerde Azerbaycan-

Ermenistandan çok daha üstündür.

Böyle bir durumda mantıksal bir soru ortaya çıkıyor. Nasıl oluyor da Ermenistan

Azerbaycan arazisini işgal altında tutabiliyor? Peki nasıl oluyor da Ermenistan-işgal

altında tuttuğu Dağlık ve aran Karabağın sınırlarından çok uzakta Azerbaycanla

doğrudan sınırın Tovuz ili bölgesinden Azerbaycan topraklarına saldırı yapma ve ağır

makineli silahlardan devamlı ateş etme cesaretinde bulunuyor?

Bu sorulara yanıt aramadan önce Azerbaycan-Ermenistan sınırında provokasyon

çıkaranın hangi taraf olduğuna bir bakalım. Bu Azerbaycan olabilirmi?- Kesinlikle,

hayır!

Çünkümantıksal açıdan baktığımızda Azerbaycanın ateşkesi bozma gibi bir planı

olsaydı, bunu Dağlık Karabağ bir yana dursun, Ermenistan tarafından işgal altında

tutulan yedi ilden başlardı – o iller ki, henüz hiçbir hukuksal ve siyasi tartışma konusu

olmadan Azerbaycan topraklarıdır. Bu bölgede herhangi bir operasyon yapmak

Azerbaycanin uluslararası sınırlarla onaylanmış hukukudur ve hiçbir devletin, aynı

zamanda Rusyanın müdahale etmeye hakkı yok. Tovuz sınırında ise provokasyon

yapmakla Ermenistan Toplu Güvenlik Sözleşmesi Teşkilatını ve onun temel

kurucusu olan Rusya Federasyonunu bir şekilde bu sürece dahil etmek niyetindeydi

Bu o demek oluyor ki, Azerbaycanın Tovuz sınırındaki provokasyonu Ermenistan

başlattı. Peki amaç nedir?

Tovuz ili Azerbaycanın batı bölgesi illerinden biridir, şöyle ki, Azerbaycandan

Türkiyeye ve Avrupaya uzanan uluslararası petrol ve doğal gaz ana yol hatları bu

bölgeden geçiyor.

Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı Azerbaycan petrolünün Avrupa pazarına

taşınmasının başlangıcı olmuştur. 2003 yılında yapımına başlanmış olan boru hattı

(uzunluğu 1768 km) projesi 2006 yılında kullanıma açıldı. Daha sonra bu uluslararası

mega projelerin devamı niteliğinde olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı da

(uzunluğu 1841 km, maliyeti 7 milyar ABD doları) yapımına 2015 yılında

Azerbaycandan başlayan doğalgazı  TürkiyeninDoğu sınırından Batı sınırına taşıyan,

tüm ülkede sabit doğrudan geçisi sağlayan bu proje Güney Kafkasya boru hattını

Avrupa Birliğinde birkaç hatla birleştirmiştir. 2018`de yapımı tamamlanan Trans Anadolu

Doğalgaz Boru Hattı, 2019`da kullanıma açıldıktan sonra 2020`de hattın taşıma gücü 16

milyar metre küpe ulaşmıştır. Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı`nın devamı olarak

2016 yılında 17 Mayıs`ta Yunanistanın Selanik şehrinde TAP`ın yapımına başlama

töreni düzenlenmiştir. 4.5 milyar dolara mal olacak olan boru hattı ile 2020`de

Azerbaycan doğalgazının Avrupaya ulaştırılacağı öngörülmüş ve belirlenen tarihte, yani

29 Temmuz 2020`de TAP`ın son kaynak yapım işleri İtalyada da tamamlanmıştır ve

bununla ilgili artık resmi bilgi yayılmıştır. Azerbaycan bu uluslararası projelerle Avrupa

ülkelerinin bir çoğunun petrol ve gaz ihtiyacını karşılamanın yanısıra Avrupayı enerjiyle

techiz etmede ve Avrupanın enerji güvenliğinin sağlanmasında yeri doldurulamaz

katkıda bulunmuştur. (5) Tarihte ünlü bir ifade vardır: 2. Dünya Savaşını Bakü petrolü

kazandı. Sovyet Askeri ekipmanının-uçaklarının kullandığı petrolün %70-75-ini, gaz

yağının %85-ini Azerbaycan sağlıyordu.(1941-45 yıllarında 70 milyon ton petrol ve 22

milyon ton gaz yağı). Şimdiyse yani dünyada Avrupayı enerjiyle techiz etmede, enerji

güvenliğinin sağlanmasında Azerbaycan büyük bir role sahip.

Peki Ermenistan uluslararası projelere karşı gelmek, ABD`nin, Avrupa

devletlerinin, Türkiyenin destek çıktığı ve Ermenistanın bütçesinden katbekat

fazla sermayesi olan uluslararası şirketlerin yatırım yaptığı projeye provokasyon

yapmak gibi bir güce ve imkana sahip midir? Eğer Ermenistanın dünyada ve

bölgede böyle bir gücü, nüfuzu ve dünyada reytingi olsaydı Azerbaycanın katılmış

olduğu tüm uluslararası jeosiyasi ve ekonomik mega projelerin dışında kalmazdı ve

ahalisi ve devleti için birşeyler kazanmış olurdu.

4. Bakü Tiflis Ceyhan boru hattı.. bp.com, mediaform.az

5. Vikipedi (Azerbaycan 2. Dünya savaşı yıllarında)

Peki neden Ermenistan sırf Tovuz sınırında provokasyon yaptı? Bu hangi

plana uygun kurulmuş bir senaryoydu ve ermeniler planlarını uygulayabildiler mi?

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyevin liderliği ile mevcut sabitlik – gelişimi

şartlandıran en önemli faktörlerden biridir ve bu koşullarda dayanıklı ve güçlü devlet

tarafından farklı alanlar üzere stabil, perspektif, planlı bir politika izlemek ve sonuç elde

etmek imkanı oluştu. Yani Azerbaycandaki herhangi sabit gelişim iktidarın kimliğine

bakmaksızın Batıda, Rusyada ve ABD`de olan bazı güçleri kesinlikle tatmin etmiyor.

İşbu güçler hiç de zayıf sayılmazlar. Tovuz provokasyonunda Ermenistan iktidarını

ilgilendiren neydi ve neden Tovuzdan başladılar?

Biz Azerbaycanın ve Ermenistanın tüm alanlar üzere potansiyeli üzerine analiz

yapıldığında görüyoruz ki, hiçbir koşulda Ermenistan Azerbaycanla rekabet etme

gücüne ve imkanına sahip değildir. Peki o zaman nasıl oluyor, Ermenistan askeri

provokasyon yapma cesaretini nereden buluyor? ABD, Fransanın yada Rusyanın

desteğine, gücüne güvenerek mi saldırı yapıyor? Bu ne kadar gerçeğe uygun bir

davranıştır ki, kendinden çok daha fazla güce sahip bir devlete saldırıp şımarıklık

yapma cesaretinde bulunasın yada güvendiğin devletlerce korunacağından bu kadar

emin olabilesin?! Politikada bunun gibi adımlarda şımarıklık veya dostun desteğine

ihtimal verip saldırı yapılmaz. Ermenistanın şimdiki iktidarı savaş komutasını aç ve fakir

insanların nefret gücü sayesinde iktidardan düşürdü, sokak ağzı ve sokak beyanları ile

siyasi gerçekte başka türlü görünüyor ve başka türlü sesleniyor. Böylece Sorosun

milyonları Ermenistana mutluluk getirmeye yetmedi, pandemi dönemi de bu tür

devletlerde özellikle ağır sonuçlara neden oluyor. Hem pandemi, hem de açlık korkusu

ve buna ek olarak ümitsizlik ve kaybedilen inanış ve itibar. Yalnız yeni provokasyon ve

yeni askeri ortam, yeni rejim düşünmek ve hakimiyeti güçlendirmek mümkün olabilir.

Aynı zamanda geleneksel ermeni politikası, rus yanlısı hakimiyeti devirip siyasi devrim

yaptıktan sonra rus siyasi kurumlarına yanaşma taktiği Toplu Güvenlik Sözleşmesi

Teşkilatı faktörü ve kendini Rusyanın kullanımına sunma fırsatı. Çünkü bu provokasyon

Tovuzdan başka diğer bir bölgeden ve özellikle de işgal edilmiş bölgelerden birinden

başlasaydı, fazla söze gerek yok, Ermenistan çok şey kaybedecekti ve hatta şimdiki

iktidar hakimiyeti de kaybedebilirdi.

Peki nasıl oluyor, Ermenistan hakimiyeti herhangi bir bölgeden istediği zaman

provokasyon yapabiliyor, bu mümkün müdür? Özellikle günümüz dünyanın patlamaya

hazır bir barut fıçısı üzerine oturduğu bir dönemde?

Biz bunun böyle olduğunu düşünmüyoruz. Sadece Ermenistanda Rusyanın siyasi

hakimiyetini yıkan Sorosçular bölgenin, mevcut askeri, ekonomik ve diğer sermayesinin

alacaklısı veya sahibi olan Rusya ile orta yolu bulmak için çabalıyorlar ve bu arada Nikol

Paşinyan kendi “ayı hizmetini” teklif etmek için çabalıyor.

Bu provokasyon senaryosu nasıl gelişim gösterebilirdi ve Azerbaycan

Cumhurbaşkanı bu provokasyonu nasıl durdurdu?

Bir düşünün, Tovuzda Azerbaycan sınırında provokasyon yapılıyor ve

Azerbaycan generali ve subayları şehit düşüyor. Bu provokasyon senaryosunda

başlayan savaş Azerbaycan Ermenistan sınırından başlıyor, Toplu Güvenlik Sözleşmesi

Teşkilatı kendi taahhüdü üzere Ermenistana yardıma geliyor, Karabağ ve işgal edilmiş

bölgelerde yeniden savaş alevleniyor ve hem Bakü, hem Erivanda iç gerginlik ve kriz

oluşturmak isteniyordu. Aynı zamanda uluslararası petrolögaz boru hatları için de

tehlike oluşabilirdi. Fakat Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev soğuk kanlı, akıllı ve

kararlı bir adım attı. Sırası gelmişken generalin şehit olması gerçeği de Azerbaycana

karşı propaganda yapmak için fırsat kollayan grupları sevindiremedi. Çünkü ilk önce

bilgi politikasının doğru yürütülmesi sayesinde kamu desteği ve Azerbaycan halkının

vatansever ruhu daha fazla birliğe ve savaşmaya onaklandı. Bir diğer taraftan önceki

1990`lı yıllar savaşından farklı olarak çatışmada genel olarak tecrübesiz genç askerler

değil, uzmanlar katılım gösterdi ve generalin çatışmasının ön cephesinde olması

askerlere örnek askeri mertlik ve cesareti gurur duyulası ibretlik olay olarak

nitelendirildi..

Bunun yanısıraAzerbaycan askeri birlikleri kesin askeri darbe ile cevap verdi ve

siyasi liderlik savaşın provokasyonun daha çok bölgede gerçekleşmesini durdurdu. Arka

planda ise provokasyonu planlayanlara karşı soğuk kanlı ve sağduyulu bir tavır

sergileyerek senaryoyu yazanların hiç beklemediği ve öngöremediği karşı gerçeği on

binlerden oluşan kalabalığın İlham Aliyevi, Azerbaycan devletini ve topraklarımızı

savunmaya geçmesini gözlemleyerek Cumhurbaşkanı çok aktif, çevik diplomatik faaliyet

ve manevrayla provokasyon planını bozdu.

Olağanüstü durum için çevik devlet mekanizması otomatik olarak devreye girdi.

Olayların ilk anından itibaren Azerbaycan tarafı ülkenin savunulmasını sağlamak için

toplu strateji başlattı. İlk önce, bölgedeki askeri birlikler düşman saldırılarını kesin

darbelerle zararsız hale getirdi, dünya ve yerli kamu mütemadiyen vuku bulan olaylar

hakkında bilgilendirildi. (6)13 Temmuz`da Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Azerbaycan

Güvenlik Konseyinin toplantısını, 2 gün sonra ise Bakanlar Kurulunun 2020 yılının ilk

yarısının sosyal-ekonomik gelişiminin sonuçlarının ve yapılması planlanan işleri konu

alan toplantısını yaptı. Aslında Tovuz bölgesinde çatışma olduğu sırada Azerbaycan

devletinin yapmış olduğu bu toplantı tüm dünyaya –himaye edenlerine güvenen

düşmanın yoğun olarak devam ettirdiği saldırılarına rağmen Azerbaycanda hayatın ve

bunun yanısıra devlet yönetiminde müzakere ve ali kararların verilmesi sürecinin

mevcut durumdan etkilenmediğini ve herşeyin yolunda olduğunu gösterdi.

  21 Temmuz`da Bakünün Hatai ilçesinde şehit ailelerine, savaş gazilerine

dairelerin ve otomobillerin takdim edilmesi töreninde konuşma yapan cumhurbaşkanı

İlham Aliyevin şu sözlerini takdim etmek çok önemlidir: “Ermenistana başından güçlü

darbe vurduğumuz zaman onlar hemen Toplu Güvenlik Sözleşmesi Teşkilatına koştular

ve onları savunmasını istediler. Toplu Güvenlik Sözleşmesi Teşkilatından Azerbaycanı

kötüleyen bir beyan yapmasını istediler. Ama istedikleri olmadı, hiçbir beyan yapılmadı.

Sadece bu olayla ilgili genel kelimelerden oluşan bir yorum yapıldı, o kadar... Hadi gel

bizimle yalnız başına savaş, bakalım bunun sonu nereye varacak”.

Azerbaycanın Batı sınırında Ermenistanın provokasyon planı gerçekleşemedi,

çünkü Ermenistan umduğu askeri ve diplomatik desteği göremedi ve Rusyanın

doğrudan bu provokasyona katılmasını sağlayamadı, bir diğer taraftan da uluslararası

ana yolu petrol-gaz boru hatlarının güvenliğine hiçbir zarar veremedi ve Azerbaycan

dahilinde hiçbir gerginliğe yol açamadı. Bu o demek oluyor ki, provokasyon planı ve

senaryosu gerçekleşemediği gibi, aksine Azerbaycanın uluslararası diplomatik ve siyasi

nüfuzunun korunmasına ve güçlenmesine ve Türkiye başta olmak üzere dost ülkelerle

daha fazla yakınlaşmasına neden oldu, uluslararası petrol-gaz, demir yolu ve diğer ana

yollara ve projelere uluslararası kontrolü güçlendirdi ve işi hızlandırdı, Azerbaycan

dahilinde devletin, askeri birliklerin ve cumhurbaşkanının etrafında halkın daha sıkı

birleşmesini, vatanseverliyini ve birliyini güçlendirdi. Yani provokasyon planı senaryoyu

yazanların aleyhinde Azerbaycan devletinin zaferi ile son buldu.

...Ama son buldu mu? Hala başka birşey daha beklenebilir...

Kaynak Analitik Bilgi Merkezi

Resource Analytical Information Center - RAİC

YORUMLAR

  • 0 Yorum