SAVAŞ VE SEVGİ ÖZTÜRKLE NOTALARLA YAŞAM YOLCUĞU SÖYLEYİŞİMİZ..
SAVAŞ VE SEVGİ ÖZTÜRKLE NOTALARLA YAŞAM YOLCUĞU SÖYLEYİŞİMİZ... Yöremizin yetiştirdiği ender insanlardan Savaş ve Sevgi Öztürk, hem akademik hem de müzik yaşamını bir arada yürüten bir çift. Sevgi Öztürk Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi, Prof. Dr. Savaş Öztürk ise Veteriner Fakültesi’nde öğretim üyesi. Sevgi Öztürk, çocukluğundan itibaren müzik ile iç içe yaşadı. Lise sonrasında korolarda türküler söyledi. Üniversitedeyken Grup Ezgili Yürek adında bir müzik gru
27 Temmuz 2014 - 22:13
SAVAŞ VE SEVGİ ÖZTÜRKLE NOTALARLA YAŞAM
YOLCUĞU SÖYLEYİŞİMİZ...
Yöremizin yetiştirdiği ender insanlardan Savaş ve Sevgi Öztürk, hem akademik hem de müzik yaşamını
bir arada yürüten bir çift. Sevgi Öztürk Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi, Prof.
Dr. Savaş Öztürk ise Veteriner Fakültesi’nde öğretim üyesi. Sevgi Öztürk, çocukluğundan itibaren
müzik ile iç içe yaşadı. Lise sonrasında korolarda türküler söyledi. Üniversitedeyken Grup Ezgili Yürek
adında bir müzik grubu kuran eşi Savaş ile tanıştığını belirterek şöyle dedi: “O gruba dahil oldum.
Yaptığımız etkinlikler arasında en keyif aldıklarım; Savaş’ın yazdığı Aşık Veysel ve Aşık Mahzuni Desanı
ile Nâzım Hikmet’in Kuvayı Milliye Destanı oldu. Müziğe bakışımız birbirine çok benziyordu. Sadece
şarkı söylemiyorduk. Hikâyelere de yer veriyorduk. Bu benzerlik bizi evliliğe kadar götürdü. Tanıştıktan
1,5 yıl sonra evlendik.”
Savaş Öztürk de eşi Sevgi gibi çocukluk yıllarında müziğe ilgi duymaya başladığını belirtti. Edebiyat
kitaplarındaki Yunus Emre, Âşık Veysel gibi isimlerin şiirlerini küçücük yaşında okuduğuna değinerek
şunları kaydetti: “Ortaokul yıllarında babamın bir arkadaşı, adını anmadan geçemeyeceğim Fahrettin
Karahan bana bir bağlama hediye etti. Kısa süreli bir kursa gittim. Ama üniversite yıllarına kadar
müzik, hayatımın ilk sırasında olmadı. Üniversite yıllarında ve sonrasında besteler yapmaya başladım.
Sevgi ile evlendikten sonra daha çok beste yapmaya başladım ve birlikte benim besteleri söylemeye
başladık.”
İLK ALBÜM 'TOMURCUK'
Sevgi ve Savaş Öztürk 2011 yılında 'Tomurcuk' adlı ilk albümünü yayınladı. İkinci albümleri 'Yolcu'
ise Anadolu Müzik Yapım etiketiyle yayınlandı. Albümdeki 13 yapıtın 10’unun bestesi Savaş Öztürk'e
ait. Beste yapmanın da bir yolculuk olduğunu düşündüğümü belirterek, bu yolculuğa çıkarken Savaş
Öztürk'ün bavulunda nelerin yer aldığını sorduğumda, “Bu yolculukta bavulunuzun hikâyelerle dolu
olması önemli” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir insan doğumundan yaşamının sonuna kadar
geçen süreçte bir yolculuk halindedir. Bu yolculuktaki bütün duygulara yer vermeye çalıştık. Yolcu’nun
derdi, hayat denen bu yolculuğun 'yol boyunca sevda ile' geçmesidir. Dertlerimizin, kederlerimizin
ortak olduğunun farkında olarak bu hayatı algılamaya çalışmamız ve şiddetten, nefretten arınmış bir
dünyayı düşlememizdir bu albümü derdi. Bütün bunları müziğin o eşsiz diliyle anlatmaya çalıştık.”
Sevgi Öztürk, ‘Yolcu’da en özel şairlerin diliyle kardeşliği dostluğu ve aşkı anlattıklarını
belirtti. 'Yolcu'daki bestelerin kimi sözlerinin Ahmet Telli, Ahmet Ümit, Hasan Özkılıç, Şenel Gökçe,
Sadık Miskini gibi önemli şair ve yazarlara ait olduğuna vurgu yaptı. Şiir ve müziği birleştiren en önemli
unsurun ritm olduğuna inandığımı belirttiğimde ise Savaş Öztürk,
halk müziğinin edebiyattan bağımsız düşünülemeyeceğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu
çağın diliyle halkın müziğini yapıyorsanız, çağınızın diliyle yazan edebiyatçıların da farkında olmanız
gerekiyor. Hemen hemen her gün şiir okurum. Her şiirin bir melodisinin, dediğiniz gibi bir ritminin
olduğuna inanıyorum. Şiir beni bu anlamda çekmişse, o melodiyi içinden söküp çıkarıp, öyle
rahatlıyorum. Tabii şiir de yetmiyor, edebiyatın diğer dalları da çok önemli. Örneğin, albümümüzde yer
alan 'Köyler Gördüm' adlı eseri bir romandan besteledim.
HASAN ÖZKILIÇ'IN 'ZAHİT'İ
Yine yöremiz şairlerinden olan Hasan Özkılıç’ın, geçtiğimiz yıl Orhan Kemal Roman Ödülü’nü
alan 'Zahit' adlı romanıdır. Romanı okurken köylerin boşalmasının hayatımızı, tarımı, hayvancılığı
ne kadar olumsuz etkilediğini düşünmüştüm ve 'Köyler Gördüm' adlı besteyi yapmıştım.” Sevgi
Öztürk, yönetmen Erden Kıral'ın İzmir’de o romanı 'Gece' adıyla filme dönüştürdüğünü hatırlatarak,
“Başrollerinde Nurgül Yeşilçay, Mert Fırat ve İlyas Salman gibi önemli oyuncular var. Bu anlamda, bu
romandan hem bir müzik hem de sinema eseri çıkmış oluyor, Yine kendi yöremizin insanı olan Hasan
Özkılıç’ı sizin aracılığınızla tekrar kutluyorum” dedi.
Yolcu'da söz yazarları arasında bir kadın yazar Fatma Çağlayan'ın da yer aldığını hatırlatan Sevgi
Öztürk, şairin 'Gitti' adlı şiirini ilk okuduğunda çok etkilendiğini belirtti. Sevgi Öztürk, “Savaş şiiri
besteleyince, gün boyunca tekrar tekrar söyledik şarkıyı. Albümde yer almasını istediğim şarkıların
başında geliyordu” dedi. Savaş Öztürk de 'Gitti'nin çok ayrı tuttuğu şarkılardan olduğuna değinerek
şunları söyledi: “Bir ayrılık şarkısıdır. Diğer ayrılık şarkılarından en önemli farkı, bir kadının kaleminden
çıkmasıdır. Bazen sanatın dili o kadar tehlikeli olabiliyor ki... Özellikle 12 Eylül sonrası arabeskli
yıllarımızda ve sonraki süreçte insanımıza sanatın diliyle ''ya benimsin, ya ölürsün' mantığı enjekte
edildi ve ediliyor. Bunun sonucunda da gün yok ki kadın cinayeti duymayalım. Oysa aşk gerçekse,
ayrılık da bir o kadar gerçek ve normaldir. Gerçek aşk yaşayan birisi, ayrılıklarda bile sevdiğinin
mutluluğunu ister. Fatma hanım şiirinde, ayrılan bir kadının hikayesini anlatmıştı. Kadın sitemini
sadece 'selamımı almadan gitti' diyerek bildiriyor. Bu dize beni çok etkiledi, bundan daha doğallık
olabilir mi?”
ÇOCUKLARA 'KUŞ DİLİ'
'Yolcu' albümünde ayrıca çocuk, doğa ve aşk ruhunu taşıyan 'Yağmur Yağar Taş Üstüne' adlı halk
türküsü 'Kuş Dili' adıyla yeniden düzenlendi. Çocuk ve müzik ilişkisi üzerine görüşlerini sorduğumda
Sevgi Öztürk şöyle dedi: “Kuş Dili' türküsünü ailece çok severiz. 6 yaşındaki kızımız Nehir’in diline
de dolanınca albüme koyarak çocuklara armağan etmek istedik. Çocuklarımıza öncelikle kendi
kültürümüzü öğretmenin çok önemli olduğuna inanıyorum. Hep dert yanarız gençlerimiz türkülerimizi
dinlemiyor diye, oysaki çocukluk çağında kendi tınılarımızla müzikler dinletmiyoruz çocuklarımıza. Biz
Anaokulu çocuklarına, çocuk ruhu taşıyan türkülerimizle bir konser yaptık ve çocuklar bir saat boyunca
alkışlarla eşlik ederek dinlediler türkülerimizi. En keyifli konserlerimizden biriydi. Anladık ki verilince
alıyor çocuklar ve bunu sık sık yapmak gerekiyor.”
AHMET GÜNBAŞ'IN ŞİİRİ
Savaş Öztürk de çocuklarla ilgili müzik anlamında çok özel projeleri olduğuna değinerek şunları söyledi:
“İzmirli şair Ahmet Günbaş’ın savaşları, çocuk gerçeği üzerinden anlattığı 'Çit' adlı muhteşem şiirini
besteledim. Şu anda aranjesi yapılıyor. Çok yakında Türkçe ve İngilizce olarak seslendireceğiz ve
savaşların en acımasız, en gerçek yüzünü yaşayan dünya çocuklarına armağan edeceğiz.” İlk albümleri
çıktığında kızları çok küçük olduğu için fazla konser yapamayan Öztürk çifti, 'Yolcu' albümünün tanıtımı
için Eylül’den sonra değişik illerde konserler gerçekleştireceğine değinerek, “İzmir’de özellikle yapmayı
çok istiyoruz, öyle bir durum var, tarih daha sonra açıklanacak” dedi. İzmir ve Ege ezgileri, türküleri
ile ilgili görüşlerini sorduğumda Sevgi Öztürk şöyle konuştu: “Ben liseyi bitirinceye kadar İzmir’de
yaşadım. Ailem hala burada yaşıyor. Yarı İzmirliyim diyebilirim. Bu yüzden Ege ezgilerine ayrı bir
tutkum var. Konserlerimizde Ege türküleri seslendiriyorum. Ayrıca, Karadeniz ezgilerini de belirtmeden
geçemeyeceğim. Sanırım bundan sonraki albümlerimizde bu iki yöreden türkülere yer vereceğiz.”
Savaş Öztürk yapımcıları Cem Yılmaz’a, tüm Anadolu Müzik ailesine ve aranjörleri Ozan Sarıboğa’ya
tekrar teşekkür ettiklerini belirterek selamlarını gönderdi.
YOLCUĞU SÖYLEYİŞİMİZ...
Yöremizin yetiştirdiği ender insanlardan Savaş ve Sevgi Öztürk, hem akademik hem de müzik yaşamını
bir arada yürüten bir çift. Sevgi Öztürk Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi, Prof.
Dr. Savaş Öztürk ise Veteriner Fakültesi’nde öğretim üyesi. Sevgi Öztürk, çocukluğundan itibaren
müzik ile iç içe yaşadı. Lise sonrasında korolarda türküler söyledi. Üniversitedeyken Grup Ezgili Yürek
adında bir müzik grubu kuran eşi Savaş ile tanıştığını belirterek şöyle dedi: “O gruba dahil oldum.
Yaptığımız etkinlikler arasında en keyif aldıklarım; Savaş’ın yazdığı Aşık Veysel ve Aşık Mahzuni Desanı
ile Nâzım Hikmet’in Kuvayı Milliye Destanı oldu. Müziğe bakışımız birbirine çok benziyordu. Sadece
şarkı söylemiyorduk. Hikâyelere de yer veriyorduk. Bu benzerlik bizi evliliğe kadar götürdü. Tanıştıktan
1,5 yıl sonra evlendik.”
Savaş Öztürk de eşi Sevgi gibi çocukluk yıllarında müziğe ilgi duymaya başladığını belirtti. Edebiyat
kitaplarındaki Yunus Emre, Âşık Veysel gibi isimlerin şiirlerini küçücük yaşında okuduğuna değinerek
şunları kaydetti: “Ortaokul yıllarında babamın bir arkadaşı, adını anmadan geçemeyeceğim Fahrettin
Karahan bana bir bağlama hediye etti. Kısa süreli bir kursa gittim. Ama üniversite yıllarına kadar
müzik, hayatımın ilk sırasında olmadı. Üniversite yıllarında ve sonrasında besteler yapmaya başladım.
Sevgi ile evlendikten sonra daha çok beste yapmaya başladım ve birlikte benim besteleri söylemeye
başladık.”
İLK ALBÜM 'TOMURCUK'
Sevgi ve Savaş Öztürk 2011 yılında 'Tomurcuk' adlı ilk albümünü yayınladı. İkinci albümleri 'Yolcu'
ise Anadolu Müzik Yapım etiketiyle yayınlandı. Albümdeki 13 yapıtın 10’unun bestesi Savaş Öztürk'e
ait. Beste yapmanın da bir yolculuk olduğunu düşündüğümü belirterek, bu yolculuğa çıkarken Savaş
Öztürk'ün bavulunda nelerin yer aldığını sorduğumda, “Bu yolculukta bavulunuzun hikâyelerle dolu
olması önemli” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir insan doğumundan yaşamının sonuna kadar
geçen süreçte bir yolculuk halindedir. Bu yolculuktaki bütün duygulara yer vermeye çalıştık. Yolcu’nun
derdi, hayat denen bu yolculuğun 'yol boyunca sevda ile' geçmesidir. Dertlerimizin, kederlerimizin
ortak olduğunun farkında olarak bu hayatı algılamaya çalışmamız ve şiddetten, nefretten arınmış bir
dünyayı düşlememizdir bu albümü derdi. Bütün bunları müziğin o eşsiz diliyle anlatmaya çalıştık.”
Sevgi Öztürk, ‘Yolcu’da en özel şairlerin diliyle kardeşliği dostluğu ve aşkı anlattıklarını
belirtti. 'Yolcu'daki bestelerin kimi sözlerinin Ahmet Telli, Ahmet Ümit, Hasan Özkılıç, Şenel Gökçe,
Sadık Miskini gibi önemli şair ve yazarlara ait olduğuna vurgu yaptı. Şiir ve müziği birleştiren en önemli
unsurun ritm olduğuna inandığımı belirttiğimde ise Savaş Öztürk,
halk müziğinin edebiyattan bağımsız düşünülemeyeceğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu
çağın diliyle halkın müziğini yapıyorsanız, çağınızın diliyle yazan edebiyatçıların da farkında olmanız
gerekiyor. Hemen hemen her gün şiir okurum. Her şiirin bir melodisinin, dediğiniz gibi bir ritminin
olduğuna inanıyorum. Şiir beni bu anlamda çekmişse, o melodiyi içinden söküp çıkarıp, öyle
rahatlıyorum. Tabii şiir de yetmiyor, edebiyatın diğer dalları da çok önemli. Örneğin, albümümüzde yer
alan 'Köyler Gördüm' adlı eseri bir romandan besteledim.
HASAN ÖZKILIÇ'IN 'ZAHİT'İ
Yine yöremiz şairlerinden olan Hasan Özkılıç’ın, geçtiğimiz yıl Orhan Kemal Roman Ödülü’nü
alan 'Zahit' adlı romanıdır. Romanı okurken köylerin boşalmasının hayatımızı, tarımı, hayvancılığı
ne kadar olumsuz etkilediğini düşünmüştüm ve 'Köyler Gördüm' adlı besteyi yapmıştım.” Sevgi
Öztürk, yönetmen Erden Kıral'ın İzmir’de o romanı 'Gece' adıyla filme dönüştürdüğünü hatırlatarak,
“Başrollerinde Nurgül Yeşilçay, Mert Fırat ve İlyas Salman gibi önemli oyuncular var. Bu anlamda, bu
romandan hem bir müzik hem de sinema eseri çıkmış oluyor, Yine kendi yöremizin insanı olan Hasan
Özkılıç’ı sizin aracılığınızla tekrar kutluyorum” dedi.
Yolcu'da söz yazarları arasında bir kadın yazar Fatma Çağlayan'ın da yer aldığını hatırlatan Sevgi
Öztürk, şairin 'Gitti' adlı şiirini ilk okuduğunda çok etkilendiğini belirtti. Sevgi Öztürk, “Savaş şiiri
besteleyince, gün boyunca tekrar tekrar söyledik şarkıyı. Albümde yer almasını istediğim şarkıların
başında geliyordu” dedi. Savaş Öztürk de 'Gitti'nin çok ayrı tuttuğu şarkılardan olduğuna değinerek
şunları söyledi: “Bir ayrılık şarkısıdır. Diğer ayrılık şarkılarından en önemli farkı, bir kadının kaleminden
çıkmasıdır. Bazen sanatın dili o kadar tehlikeli olabiliyor ki... Özellikle 12 Eylül sonrası arabeskli
yıllarımızda ve sonraki süreçte insanımıza sanatın diliyle ''ya benimsin, ya ölürsün' mantığı enjekte
edildi ve ediliyor. Bunun sonucunda da gün yok ki kadın cinayeti duymayalım. Oysa aşk gerçekse,
ayrılık da bir o kadar gerçek ve normaldir. Gerçek aşk yaşayan birisi, ayrılıklarda bile sevdiğinin
mutluluğunu ister. Fatma hanım şiirinde, ayrılan bir kadının hikayesini anlatmıştı. Kadın sitemini
sadece 'selamımı almadan gitti' diyerek bildiriyor. Bu dize beni çok etkiledi, bundan daha doğallık
olabilir mi?”
ÇOCUKLARA 'KUŞ DİLİ'
'Yolcu' albümünde ayrıca çocuk, doğa ve aşk ruhunu taşıyan 'Yağmur Yağar Taş Üstüne' adlı halk
türküsü 'Kuş Dili' adıyla yeniden düzenlendi. Çocuk ve müzik ilişkisi üzerine görüşlerini sorduğumda
Sevgi Öztürk şöyle dedi: “Kuş Dili' türküsünü ailece çok severiz. 6 yaşındaki kızımız Nehir’in diline
de dolanınca albüme koyarak çocuklara armağan etmek istedik. Çocuklarımıza öncelikle kendi
kültürümüzü öğretmenin çok önemli olduğuna inanıyorum. Hep dert yanarız gençlerimiz türkülerimizi
dinlemiyor diye, oysaki çocukluk çağında kendi tınılarımızla müzikler dinletmiyoruz çocuklarımıza. Biz
Anaokulu çocuklarına, çocuk ruhu taşıyan türkülerimizle bir konser yaptık ve çocuklar bir saat boyunca
alkışlarla eşlik ederek dinlediler türkülerimizi. En keyifli konserlerimizden biriydi. Anladık ki verilince
alıyor çocuklar ve bunu sık sık yapmak gerekiyor.”
AHMET GÜNBAŞ'IN ŞİİRİ
Savaş Öztürk de çocuklarla ilgili müzik anlamında çok özel projeleri olduğuna değinerek şunları söyledi:
“İzmirli şair Ahmet Günbaş’ın savaşları, çocuk gerçeği üzerinden anlattığı 'Çit' adlı muhteşem şiirini
besteledim. Şu anda aranjesi yapılıyor. Çok yakında Türkçe ve İngilizce olarak seslendireceğiz ve
savaşların en acımasız, en gerçek yüzünü yaşayan dünya çocuklarına armağan edeceğiz.” İlk albümleri
çıktığında kızları çok küçük olduğu için fazla konser yapamayan Öztürk çifti, 'Yolcu' albümünün tanıtımı
için Eylül’den sonra değişik illerde konserler gerçekleştireceğine değinerek, “İzmir’de özellikle yapmayı
çok istiyoruz, öyle bir durum var, tarih daha sonra açıklanacak” dedi. İzmir ve Ege ezgileri, türküleri
ile ilgili görüşlerini sorduğumda Sevgi Öztürk şöyle konuştu: “Ben liseyi bitirinceye kadar İzmir’de
yaşadım. Ailem hala burada yaşıyor. Yarı İzmirliyim diyebilirim. Bu yüzden Ege ezgilerine ayrı bir
tutkum var. Konserlerimizde Ege türküleri seslendiriyorum. Ayrıca, Karadeniz ezgilerini de belirtmeden
geçemeyeceğim. Sanırım bundan sonraki albümlerimizde bu iki yöreden türkülere yer vereceğiz.”
Savaş Öztürk yapımcıları Cem Yılmaz’a, tüm Anadolu Müzik ailesine ve aranjörleri Ozan Sarıboğa’ya
tekrar teşekkür ettiklerini belirterek selamlarını gönderdi.







YORUMLAR