(RÖPORTAJ) YEMEN'E GİDEN İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANI PROF. DR. ŞADİ EREN VE ÖĞRENCİLERİN İZLENİMLERİ
(RÖPORTAJ) YEMEN’E GİDEN İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANI PROF. DR. ŞADİ EREN VE ÖĞRENCİLERİN İZLENİMLERİ Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hazırlık sınıfında okuyan 200 öğrenci arasından ilk 50’ye giren başarılı öğrencilerin Yemen gezisi sona erdi. Öğrencilerle birlikte Arapça dil eğitimi için Yemen’in Sanaa şehrine giden İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Eren ve iki öğrenci kendileri için son derece verimli geçen programı anlattılar. -Yemen’deki dil eğitimi gezisine ne zaman kar
18 Ekim 2014 - 12:49
(RÖPORTAJ) YEMEN’E GİDEN İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANI PROF. DR.
ŞADİ EREN VE ÖĞRENCİLERİN İZLENİMLERİ
Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hazırlık sınıfında okuyan 200 öğrenci arasından ilk
50’ye giren başarılı öğrencilerin Yemen gezisi sona erdi. Öğrencilerle birlikte Arapça dil
eğitimi için Yemen’in Sanaa şehrine giden İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Eren
ve iki öğrenci kendileri için son derece verimli geçen programı anlattılar.
-Yemen’deki dil eğitimi gezisine ne zaman karar verdiniz?
Prof. Dr. Şadi Eren: Geçen yılı eğitim öğretim yılının başında öğrencilere İlahiyat
Fakültesi hazırlık sınıfında okuyan 200 öğrencimizden ilk 50’ye giren başarılı öğrencileri yurt
dışına götüreceğimizi duyurduk. Bu konu öğrencilerimizin bir yarış havası içinde olmalarına
vesile oldu. Mayıs ayında dereceye giren öğrenciler belli oldu ve bu şekilde yola çıkıldı.
Bizim gideceğimiz günlerde Yemen de dahili bazı doğu ülkelerinde karışıklıklar vardı şu
ana kadar devam eden problemler var. Bu nedenle vize işlemleri geciktiği için program 60
gün değil de 45 gün oldu. Türk Hava Yolları da biletlerde yüzde elli indirim yaptı. Programa
katılan 5 öğretim üyemizin masrafını Üniversitemiz karşıladı öğrencilerimizin masraflarını ise
Iğdırlı esnaflardan topladığımız mebla ile karşılamış olduk ve böylece bu öğrencilere bir ödül
oldu bize de tecrübe oldu.
-Arapça dil eğitimi Yemen’de hangi üniversite de ve ne kadar süreyle verildi?
Ş.E: Yemenin Başkenti Saana da bulunan Azal Üniversitesi’nde 45 gün süreyle
Arapça dil eğitimi gördük. Öğrencilerimiz Iğdır Üniversitesi’nde bir yıl Arapça dil
eğitimi aldılar ama Arapça konuşmak ayrı bir olay, bir yabancı dili konuşmak için o dilin
konuşulduğu ülkeye gitmek gerekir. Bizde bu açından böyle bir şey düşündük ve başarılı 50
öğrencimizle Yemen’e gittik. Başlangıçta hemen herkes Arapça konuşmaktan çekiniyordu
fakat programın ortasına geldiğimizde öğrencilerimiz cesaretlerini toplamışlardı ve rahatlıkla
Araplarla konuşmaya başladılar. 45. günün sonunda çok güzel bir kapanış töreni düzenlendi
ve bu kapanış törenine Yemen Büyük Elçimiz Fazlı Çorhan ve KTA Başkanı Faruk Bozgöz,
Azal Üniversite Rektörü Halit Gaylani, Yemen YÖK Temsilcisi Mahmut Abdülhakselvile ve
çok sayıda öğrenci katıldı. Tümü Arapça olan kapanış programında tamamen bizim öğrenciler
görev aldı ve çok iyi bir sunup yaptılar.
-Öğrenciler Yemen’de nerede konukladılar?
Ş.E: Azal Üniversitesi öğrencilerimizi kendi bünyelerindeki yurtlarda misafir ettiler.
Üniversite çalışanları öğrencilerimizle yakından ilgilendiler. Öğrencilerimiz orada gördükleri
misafirperverlikten son derece memnun oldular.
-Arapça dil eğitimi için Yemen nasıl bir ülke?
Ş.E: Türkiye’den ilk defa Arapça dil eğitimi için Iğdır Üniversitesi öğrencilerini
Yemen’e götürdü. Yemen açısından da iyi bir başlangıç oldu. Yemen bu programa müsait bir
ülkeydi müsait oluşuna üç sebep var diyebilirim. Birincisi başkent Sanaa tarihi bir şehir, yaz
ayında da havası müsait 2400 metre rakım ve yayla havası olduğu için çok güzel bir şehirdi.
İkinci sebebi de Yemen’deki Arapça kitapta okuduğumuz Arapça’yla aynıdır. Böyle olunca
sokaktaki adamla da anlaşabiliyorsun ve bu şekilde öğrencilerimiz Arapçalarını ilerletebilmek
için çok mükemmel bir fırsat buldular kısacası Yemen’de her şey size Arapça öğretiyor
diyebilirim. Üçüncü sebebi ise Yemenliler Türkiye’yi çok seviyorlar, fakir bir ülke olmalarına
rağmen Müslümanların yoğun yaşadığı ve insanları çok samimi olan bir ülkedir. İslami
ülkeler içinde biraz öne çıkmış sadece Türkiye’dir. Bundan dolayı Türkiye’ye bakış açıları
gayet güzel ve bizi de çok güzel ağırladılar. Bir takım etkinliklerine de katıldık. Düğünlerine
gittik. Kimsesiz çocukların kaldığı Yetimler evi vardı orayı ziyaret ettik. Zaten Yemen’in
kendisi tarihi bir şehir bize yakın olan tarihi yerlerin çoğunu gezdik. Yemen’in en büyük
Camisi Mescidi Salih Heral de yirmi bin kişi birden namaz kılabilir büyüklükte bu tarihi
camii de gezdik. Mescidi Salih Camii’sinin imamı Türkiye’den geldiğimizi öğrendikten sonra
bize dedi ki “Biz sizi çok seviyoruz, sizin tarihiniz bembeyaz bir tarih.” genelde sömürgeci
ülkeler oraya gitmiş sömürmüşler ama Osmanlı oraya gittiğinde hizmet götürmüştür adeta
o günleri bazı insanlar özlüyor. Birde yemenin başka özelliği yemen türküsü falan var ya
oralarda epey askerimiz şehit olmuştur oda ayrı bir bağ hem bizim hem de onlar için.
-Bu gezileri geleneksel hale getirmek istiyor musunuz?
Ş.E: Bu eğitim gezisinin çok faydasını gördük. Bu yılki eğitim öğretim yılında
öğrencilerimizden 30-40 tanesini 6 aylık süreyle göndermeyi düşünüyoruz. Döndüklerinde
çok faydalı olacaktır ve arkadaşları da bundan faydalanacaktır. Bu da yeni projemiz inşallah
hayata geçiririz.
-Arapça dil eğitimi size göre verimli oldu mu?
Ş.E: Yemen’deki Arapça dil eğitimi programımız son derece verimli geçti. Hem bizim için
hem de öğrencilerimiz için eğitim umduğumuzdan daha başarılı oldu diyebilirim.
YEMEN’E GİDEN ÖĞRENCİLER DE DİL EĞİTİMİNİ ÇOK FAYDALI BULUYOR
-Yemen’deki eğitim programı sizin için verimli oldu mu?
İlahiyat Fakültesi Öğrencisi Hedyetullah Kabayer: Üniversitemizin bizim için düzenlediği
Arapça dil eğitimi programı bize çok şeyi kattı. Yemen’deki ilk günlerimizde Arapça
konuşma konusunda hepimiz çekiniyorduk. Fakat yavaş yavaş oradaki insanlarla tanışınca
cesaretimizi toplayıp Arapça konuşmaya başladık. Bu programın bizim için çok verimli
geçtiğine inanıyorum.
-Yemen’deki Arapça dil eğitimi programı düşündüğünüz gibi mi geçti?
İlahiyat Fakültesi Öğrencisi Büşra Kaya: Arapça eğitim programımızın çok verimli
geçtiğini düşünüyorum. Hocalarımız bizimle çok yakından ilgilendi. Bu eğitim programının
bize çok şey kattığına inanıyorum. Bu eğitim programından sonra rahatlıkla her ortamda
Arapça konuşabiliriz.
-Arapça dil eğitimi programı geleneksel hale getirilmeli mi?
B. K: Benim düşünceme göre her üniversitenin mutlaka öğrencileri için düzenlemesi
gerekir. Arapça konuşma açısından büyük bir mesafe kat ettiğimize inanıyorum. Bu eğitim
programının düzenlenmesinde emeği geçen başta Iğdır Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr.
İbrahim Hakkı Yılmaz’a ve İlahiyat Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Şadi Eren’e ve programın
organize edilmesinde emeği geçen herkese öğrenci arkadaşlarım adına çok teşekkür ederim.
ŞADİ EREN VE ÖĞRENCİLERİN İZLENİMLERİ
Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hazırlık sınıfında okuyan 200 öğrenci arasından ilk
50’ye giren başarılı öğrencilerin Yemen gezisi sona erdi. Öğrencilerle birlikte Arapça dil
eğitimi için Yemen’in Sanaa şehrine giden İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Eren
ve iki öğrenci kendileri için son derece verimli geçen programı anlattılar.
-Yemen’deki dil eğitimi gezisine ne zaman karar verdiniz?
Prof. Dr. Şadi Eren: Geçen yılı eğitim öğretim yılının başında öğrencilere İlahiyat
Fakültesi hazırlık sınıfında okuyan 200 öğrencimizden ilk 50’ye giren başarılı öğrencileri yurt
dışına götüreceğimizi duyurduk. Bu konu öğrencilerimizin bir yarış havası içinde olmalarına
vesile oldu. Mayıs ayında dereceye giren öğrenciler belli oldu ve bu şekilde yola çıkıldı.
Bizim gideceğimiz günlerde Yemen de dahili bazı doğu ülkelerinde karışıklıklar vardı şu
ana kadar devam eden problemler var. Bu nedenle vize işlemleri geciktiği için program 60
gün değil de 45 gün oldu. Türk Hava Yolları da biletlerde yüzde elli indirim yaptı. Programa
katılan 5 öğretim üyemizin masrafını Üniversitemiz karşıladı öğrencilerimizin masraflarını ise
Iğdırlı esnaflardan topladığımız mebla ile karşılamış olduk ve böylece bu öğrencilere bir ödül
oldu bize de tecrübe oldu.
-Arapça dil eğitimi Yemen’de hangi üniversite de ve ne kadar süreyle verildi?
Ş.E: Yemenin Başkenti Saana da bulunan Azal Üniversitesi’nde 45 gün süreyle
Arapça dil eğitimi gördük. Öğrencilerimiz Iğdır Üniversitesi’nde bir yıl Arapça dil
eğitimi aldılar ama Arapça konuşmak ayrı bir olay, bir yabancı dili konuşmak için o dilin
konuşulduğu ülkeye gitmek gerekir. Bizde bu açından böyle bir şey düşündük ve başarılı 50
öğrencimizle Yemen’e gittik. Başlangıçta hemen herkes Arapça konuşmaktan çekiniyordu
fakat programın ortasına geldiğimizde öğrencilerimiz cesaretlerini toplamışlardı ve rahatlıkla
Araplarla konuşmaya başladılar. 45. günün sonunda çok güzel bir kapanış töreni düzenlendi
ve bu kapanış törenine Yemen Büyük Elçimiz Fazlı Çorhan ve KTA Başkanı Faruk Bozgöz,
Azal Üniversite Rektörü Halit Gaylani, Yemen YÖK Temsilcisi Mahmut Abdülhakselvile ve
çok sayıda öğrenci katıldı. Tümü Arapça olan kapanış programında tamamen bizim öğrenciler
görev aldı ve çok iyi bir sunup yaptılar.
-Öğrenciler Yemen’de nerede konukladılar?
Ş.E: Azal Üniversitesi öğrencilerimizi kendi bünyelerindeki yurtlarda misafir ettiler.
Üniversite çalışanları öğrencilerimizle yakından ilgilendiler. Öğrencilerimiz orada gördükleri
misafirperverlikten son derece memnun oldular.
-Arapça dil eğitimi için Yemen nasıl bir ülke?
Ş.E: Türkiye’den ilk defa Arapça dil eğitimi için Iğdır Üniversitesi öğrencilerini
Yemen’e götürdü. Yemen açısından da iyi bir başlangıç oldu. Yemen bu programa müsait bir
ülkeydi müsait oluşuna üç sebep var diyebilirim. Birincisi başkent Sanaa tarihi bir şehir, yaz
ayında da havası müsait 2400 metre rakım ve yayla havası olduğu için çok güzel bir şehirdi.
İkinci sebebi de Yemen’deki Arapça kitapta okuduğumuz Arapça’yla aynıdır. Böyle olunca
sokaktaki adamla da anlaşabiliyorsun ve bu şekilde öğrencilerimiz Arapçalarını ilerletebilmek
için çok mükemmel bir fırsat buldular kısacası Yemen’de her şey size Arapça öğretiyor
diyebilirim. Üçüncü sebebi ise Yemenliler Türkiye’yi çok seviyorlar, fakir bir ülke olmalarına
rağmen Müslümanların yoğun yaşadığı ve insanları çok samimi olan bir ülkedir. İslami
ülkeler içinde biraz öne çıkmış sadece Türkiye’dir. Bundan dolayı Türkiye’ye bakış açıları
gayet güzel ve bizi de çok güzel ağırladılar. Bir takım etkinliklerine de katıldık. Düğünlerine
gittik. Kimsesiz çocukların kaldığı Yetimler evi vardı orayı ziyaret ettik. Zaten Yemen’in
kendisi tarihi bir şehir bize yakın olan tarihi yerlerin çoğunu gezdik. Yemen’in en büyük
Camisi Mescidi Salih Heral de yirmi bin kişi birden namaz kılabilir büyüklükte bu tarihi
camii de gezdik. Mescidi Salih Camii’sinin imamı Türkiye’den geldiğimizi öğrendikten sonra
bize dedi ki “Biz sizi çok seviyoruz, sizin tarihiniz bembeyaz bir tarih.” genelde sömürgeci
ülkeler oraya gitmiş sömürmüşler ama Osmanlı oraya gittiğinde hizmet götürmüştür adeta
o günleri bazı insanlar özlüyor. Birde yemenin başka özelliği yemen türküsü falan var ya
oralarda epey askerimiz şehit olmuştur oda ayrı bir bağ hem bizim hem de onlar için.
-Bu gezileri geleneksel hale getirmek istiyor musunuz?
Ş.E: Bu eğitim gezisinin çok faydasını gördük. Bu yılki eğitim öğretim yılında
öğrencilerimizden 30-40 tanesini 6 aylık süreyle göndermeyi düşünüyoruz. Döndüklerinde
çok faydalı olacaktır ve arkadaşları da bundan faydalanacaktır. Bu da yeni projemiz inşallah
hayata geçiririz.
-Arapça dil eğitimi size göre verimli oldu mu?
Ş.E: Yemen’deki Arapça dil eğitimi programımız son derece verimli geçti. Hem bizim için
hem de öğrencilerimiz için eğitim umduğumuzdan daha başarılı oldu diyebilirim.
YEMEN’E GİDEN ÖĞRENCİLER DE DİL EĞİTİMİNİ ÇOK FAYDALI BULUYOR
-Yemen’deki eğitim programı sizin için verimli oldu mu?
İlahiyat Fakültesi Öğrencisi Hedyetullah Kabayer: Üniversitemizin bizim için düzenlediği
Arapça dil eğitimi programı bize çok şeyi kattı. Yemen’deki ilk günlerimizde Arapça
konuşma konusunda hepimiz çekiniyorduk. Fakat yavaş yavaş oradaki insanlarla tanışınca
cesaretimizi toplayıp Arapça konuşmaya başladık. Bu programın bizim için çok verimli
geçtiğine inanıyorum.
-Yemen’deki Arapça dil eğitimi programı düşündüğünüz gibi mi geçti?
İlahiyat Fakültesi Öğrencisi Büşra Kaya: Arapça eğitim programımızın çok verimli
geçtiğini düşünüyorum. Hocalarımız bizimle çok yakından ilgilendi. Bu eğitim programının
bize çok şey kattığına inanıyorum. Bu eğitim programından sonra rahatlıkla her ortamda
Arapça konuşabiliriz.
-Arapça dil eğitimi programı geleneksel hale getirilmeli mi?
B. K: Benim düşünceme göre her üniversitenin mutlaka öğrencileri için düzenlemesi
gerekir. Arapça konuşma açısından büyük bir mesafe kat ettiğimize inanıyorum. Bu eğitim
programının düzenlenmesinde emeği geçen başta Iğdır Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr.
İbrahim Hakkı Yılmaz’a ve İlahiyat Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Şadi Eren’e ve programın
organize edilmesinde emeği geçen herkese öğrenci arkadaşlarım adına çok teşekkür ederim.







YORUMLAR