NEVRUZ BAYRAMI IĞDIR'DA BAŞLADI IĞDIRLILAR DÜN GECE ATEŞ YAKIP ÜSTÜNDEN ATLADILAR

NEVRUZ BAYRAMI IĞDIR'DA BAŞLADI IĞDIRLILAR DÜN GECE ATEŞ YAKIP ÜSTÜNDEN ATLADILAR Iğdır'da yıllardan beri devam eden geleneksel Nevruz bayramı Azeri Türkleri arasında devam ediyor Iğdır'da yaşayan Azeri Türkleri, dün akşam evlerinin önünde ateş yakarak üstünden atladılar, Atlarken de "Ağırlığım uğurluğum bu ateşin üstüne"dediler. Genç kız ve kadınlar evlerde kapı pencere dinleyip niyet tutular.Nişanlı kızlara yedilevin denilen yedi

NEVRUZ BAYRAMI IĞDIR'DA BAŞLADI IĞDIRLILAR DÜN GECE ATEŞ YAKIP ÜSTÜNDEN ATLADILAR
20 Mart 2014 - 06:39

NEVRUZ BAYRAMI IĞDIR'DA BAŞLADI

IĞDIRLILAR DÜN GECE ATEŞ YAKIP ÜSTÜNDEN ATLADILAR

                Iğdır'da yıllardan beri devam eden geleneksel Nevruz

bayramı Azeri Türkleri arasında devam ediyor

                          Iğdır'da yaşayan Azeri Türkleri, dün akşam

evlerinin önünde ateş yakarak üstünden atladılar, Atlarken de

"Ağırlığım uğurluğum bu ateşin üstüne"dediler.

                      Genç kız ve kadınlar evlerde kapı pencere

dinleyip niyet tutular.Nişanlı kızlara yedilevin denilen yedi çeşit

meyve ve çerezden oluşan yörede"Honca "denilen tepsi içinde

hediyesiyle birlikte bir tepside gönderildi. Geleneksel olarak her

evde genelde yapılan Nevruz kutlamaları başlamış oldu. Iğdırlılar 21

Mart günüde bayramlaşma yaparak birbirlerinin bayramlarını kutlamış

olacaklar.

                          AraştırmacıYazar Ziya Zakir Acar,Iğdır'da

geleneksel nevruz bayramı şu şekilde kutlandığını söyledi:" salıyı

çarşambaya bağlayan gece "ahir-çerşenbe" denir.Bu gecede bahçe

temizliğinden toplanan çalıçırpılar ateşte yakılır.Ateşten atlayanlar

"ağılığım uğurluğum bütün hasatlıklarım bu ateşin üstüne derler."En az

yedi kuru ve yaş yemişten oluşan "yeddi-levin" gecesi

yapılır.kırmızıya boyanan yumurtalar tokuşturulur. "Gapı pusma" adeti,

gençlerin niyet tutarak komşu kapılarını dinlemeleri ile ilgilidir.

İlk duyulan söz, yeni yılın lehine veya aleyhine yorumlanmasına neden

olur.



IĞDIR'DA GELENEKSEL NEVRUZ BAYRAMI KUTLANMAYA BAŞLANDI.



IĞDIR'DA MEZARLIK ZİYARETİ YAPILDI.



             Iğdır'da yıllardan beri geleneksel olarak kutlanan Nevruz

bayramı çerçevesin de "ölüler bayramı" diğer adıyla mezarlık ziyareti

yapıldı.



              Geleneklere göre Nevruz bayramından önce gelen ilk salı

günü insanlar mezarlığa giderek ölen yakınlarının mezarını ziyaret

edip Kuran-ı Kerim okur dua ederler. Kimisi ise ağlar. Yıkılan,

bozulan mezarlar tamir edilir. Bu çerçeve içinde bugün Iğdır'da

yaşayan vatandaşlar Asri mezarlığa giderek yakınlarının mezarını

ziyaret edip dua ettiler. Kuranı-ı kerim okuttular.



             Sabah erken saatlerde başlayan mezarlık ziyareti akşama

kadar sürecek.



Konu ile ilgili konuşan vatandaşlar ," Nevruz bayramı bahar

bayramıdır. 5 bin yıllık bir Türk bayramıdır. Her sene olduğu gibi bu

yılda Nevruzbayramı arifesinde kabir üstü diye tanımladığımız mezarlık

ziyareti yapılıyor. Burada Kuran-kerim okunur dualar edilerek

ölenlerimizin bağışlanması yüce Allah'tan istenir. Bunu yaparken

hakkın rahmetine kavuşan ölenlerimizin sevinip mutlu olmasını

amaçlamaktayız. Yıl içinde rahmete kavuşanlara başsağlığı dileğinde

bulunulur. Bunlar bir çeşit nevruz bayramına hazırlık özelliği

taşımaktadır.nevruz bayramının memleketimize hayırlar getirmesini

dileriz."dediler



            Bazı  Vatandaşlar da Nevruz bayramı öncesi ölen

yakınlarımızın mezarını ziyaret edip dua edip kuran okuyoruz.Bu bir

gelenektir.Yıllardır bu gelenek yaşatılıyor."şeklinde konuştular



             Araştırmacı Yazar  Öğretim Görevlisi Turgut Öcal,,

'Ölüler Bayramı'nda

kabir ziyareti yapıldığını, bu günün İslamiyet ile Türk kültürün bir

birine bağlanmasının bir göstergesi olduğunu söyledi.

        Öcal,"Her yıl olduğu gibi bu yılda Nevruz Bayramı arifesinde kabir

üstü diye tanımladığımız mezarlık ziyareti yapılıyor. Burada Kur'an-ı

Kerim okunur, dualar edilerek ölenlerimizin bağışlanması yüce

Allah'tan istenir. Bunu yaparken hakkın rahmetine kavuşan

ölenlerimizin sevinip mutlu olmasını amaçlamaktayız. Bu istikamette

ölen yakınlarımız için Kuran okuruz. Nevruz Bayramı öncesinde ölen

yakınlarımızında bayram etmesine gayret ederiz.  Yıl içinde rahmete

kavuşanlara başsağlığı dileğinde bulunulur. Bunlar bir çeşit Nevruz

bayramına hazırlık özelliği taşımaktadır. Nevruz bayramının

memleketimize hayırlar getirmesini dileriz" dedi.



 Iğdır ve çevresinde asırlardan beri Mart ayının ilk çarşambasından

son Çarşambasına yani nevruz bayramına kadar  üç kez olmak kaydıyla

yakılır. En büyük nevruz ateşi ise Üçüncü Ahır Çarşamba ve bayram

gecesi Salı'yı Çarşambaya bağlayan alav alav gecesinde yakılır.



Iğdır ve çevresinde Nevruz ateşi geleneği;



 Nevruzda yakılan ateşe yöre halkı genelikle tongal denir,  Ateşin

yakılması ile içlerinden bir dilek tutarak ateşin üzerinden atlayan

kimseler bu dileklerinin gerçekleşeceğine , tüm hastalıklarının bu

ateşe dökülüp yanacağına , yeni yıla bu hastalık ve kötülüklerden

arınarak girileceğine inanılır. İnanışa göre ateşin üzerinden üç veya

yedi defa atlanması gerekmektedir.



Ateşin üzerinden atlanırken genellikle şöyle bir tekerleme okunur



Ağırlığım, uğurluğum dökülsün bu ateşin üstüne,



Ağırlığım, uğurluğum hep bu ateşe



Ağırlığım uğurluğum dökülsün, odda yanıp kül olsun,



Yansın alev saçılsın, menim bahtım açılsın



Bu arada yağlı paçavralardan yapılan ateş topları da bir telle

bağlanır ve birkaç defa sallandıktan sonra havaya atılır. Daha sonra

tongalın külleri bolluk getirsin diye evin bahçesine serpilir.



Dışarıdaki alav alav şenliği bittikten sonra eve gelinerek "en milli

sofra sayılan" Nevruz sofrasına oturulur. Bu sofrada pilav, kavurga,

yarma yemeği, et v.s gibi milli yemeklerin yanında boyanmış yumurta,

çeşitli kuruyemiş (yeddilevin)çeşitleri ve semeni bulunur. Sofra

başında aile fertleri birbirini tebrik eder, evin aksakallarının

işaretiyle yemeye bbaşlanılır. Nevruz/Yeni yıl bayramında aksakallar

bütün dargınları barıştırır, gençlere öğüt nasihat verirler.



ATEŞ KÜLTÜRÜ



eski Türk inanç sisteminin belli başlı kütlerinden birisi de ateş

kültüdür. Türkler'de dünyanın yaratılışı, bahar ve ateş arasında bir

bağ kurulur. proto-türk kültüründe kün(güneş ) ısı ve ışık kaynağı

olduğu gibi, yeryüzünde de ateş hem, ısı, hem ışık verir. bu yüzden

yeryüzünde güneşin, yani tanrinın temsilcisidir. bu yüzden kutsaldır.



ateş yakılan yer ocaktır, bu yüzden çoğu kere ikisi aynı anlamda

kullanılır. ocaksız barınak olmaz. bu yüzden ocak hem eve, hem de

aileye işaret eder. ocağın tütsün, ocağımızı söndürme gibi ifadeler

günümüzde bile ailenin devamına işaret eder. geçmişte pek çok aile

ocaklarını hiç söndürmeden sürekli yakarlardı. modern hayatta önce

sobalara, sonra da kalorifere geçince, bu kavram önemini kaybetmeye

yüz tutmuştur.
 


 


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum