MHP İL BAŞKANI CAHİT EROL,"AK PARTİNİN YALANLARINA ALDANMAYALIM"
MHP İL BAŞKANI CAHİT EROL,”AK PARTİNİN YALANLARINA ALDANMAYALIM” MHPil Başkanı Cahit Erol, Ak partinin yalanlarına kimse inanmasın ülkemizin bu hale gelmesine Ak parti hükümeti neden olmuştur “dedi Erol, Hedef ülkeler üzerinde, oynanmış bulunan en büyük oyunların başında kültür emperyalizmi gelmektedir; bir ülkeyi, eğer emperyalist ülkeler hedef almışlarsa, o ülkeden birkaç önde geleni ödül yağmuruna tutarlar, ödülü verdikten sonra o kişileri adeta dünyayı ayağa kaldıracak şekilde
11 Ocak 2015 - 15:05
MHP İL BAŞKANI CAHİT EROL,”AK PARTİNİN YALANLARINA ALDANMAYALIM”
MHPil Başkanı Cahit Erol, Ak partinin yalanlarına kimse inanmasın ülkemizin bu hale gelmesine Ak parti hükümeti neden olmuştur “dedi
Erol, Hedef ülkeler üzerinde, oynanmış bulunan en büyük oyunların başında kültür emperyalizmi gelmektedir; bir ülkeyi, eğer emperyalist ülkeler hedef almışlarsa, o ülkeden birkaç önde geleni ödül yağmuruna tutarlar, ödülü verdikten sonra o kişileri adeta dünyayı ayağa kaldıracak şekilde milli ve manevi kültürel değerlere uymayan şov ve reklamlarla tanıtımını yaparlar.
Ödül alan kişi zanneder ki ona layık olan, onun şerefine bu etkinlik yapılıyor, ama aslında o hedef ülkenin bu ödülle kalesine gedik açılmıştır. Fakat ödülü alan şahsın, ödül sarhoşluğu ile bunu anlaması mümkün değildir.
Bu açıdan baktığımızda Türkiye cumhuriyeti devletinin sabık Başbakanı, büyük Ortadoğu projesine eş başkan olduktan sonra birçok ödül aldı. Bu ödüllerle birlikte Sayın Erdoğan’ın adı hem yabancı ülkelerde hem içimizde iki sözcükle anılmaktadır. Daha doğrusu boynuna geçirilen madalyonun içinde saklı duran, toplumun bilmediği sonradan fark ettiği iki taviz… Birisi sözde demokrasi bir diğeri ise demokrat ve demokrat haklarımız sözcüğü..Bu sözlerin eşliğinde haksız yere yollar kesilip insanlar kurşuna diziliyor, devletimiz tehlikede milletimiz 36 etnik gruba bölünmektedir. Komşularımızla sıfır sorun yerine, içte halkımızı bir birine, alenen düşman edilmektedir, bu emperyalizm ve yerli iş birlikçilerin bir oyunudur, hükumetin yaptığı, felaket tellallığı. Bu durum aynı zaman da eski başbakanı sanki kelepçelenmiş bir mahkum pozisyonuna sokmuştur.
Özellikle televizyon kanallarını ele geçirip. Eğer biz gider isek, ülke büyük bir kaosa sürüklenir diye, aslında kaosa sürükleyenlerin kendilerinin olduğu herkesçe malum olmakla beraber, yine de yalan ve yanlışlara inanılmaktadır. Onun için diyoruz ki inanmayalım ve ALDANMAYALIM.
Burası unutulmamalıdır ki; ülkemiz üzerindeki savaş. bir ideolojik savaştır. Bir milleti içerden parçalamak veya sömürmek için, onun kültürünü ve dolayısıyla dünya görüşünü değiştirmek üzere, medya ve basın yoluyla yapılan mücadeleye, ideolojik savaş diyoruz. İdeolojik savaş kültür emperyalizmi ve psikolojik harp olmak üzere, iki şekilde gerçekleştirilmektedir. İdeolojik savaşın silahları bölücülük ve yıkıcı fikirler, zararlı duygular ve kötü alışkanlıklardır. Düşman güçlerin şu an ülkemize, AKP eliyle uyguladıkları bunlar değil mi?
Aziz vatandaşlarım.
Dahası düşman güçler, insan psikolojisinin, bu özelliğini ele alarak, hedef ülkede elde ettikleri medyayı kullanmak sureti ile hedef toplumu kısa sürede, alt, üst ederler. Hedef toplumun huzurunu bozmak ve mücadele azmini kırmak için, yapılan ideolojik savaşın adı psikolojik harptir.
Bunlar ülkemizde alenen uygulanmaktadır. Hatta kanallarımız bir ABD kanalı gibi çalışmaktadır; şimdi aziz vatandaşlarım 300 yıl geriye gidelim yani 1787 yıllarına. Roma Katolik kilisesi tarafından başlatılan, Kürtçe sözlük ve dil çalışmaları ABD, Fransa, İngiltere, Rusya, İsviçre gibi devletler vasıtasıyla, bu günde devam ettirilmektedir. TÜRKİYE de yer almış olan çekiç güçteki, ABD, Fransız ve İngiliz askerlerinin çoğu Yahudi, ermeni ve yunan asıllı olupİsveç’teki bir tugayda, Kürtçe eğitim gördükten sonra TÜRKİYE ye gönderilmişlerdir. İngiltere’nin aldığı bir karar gereği, kanada harp akademisinde. Kürt çe öğrenmeyen subayların kalmaması lazımmış. Bütün bu gerçekler delilleriyle ortadadır, bu belgeleri biz biliyoruz da, hükumet bilmiyor mu? Elbette biliyor ve ihanete devam ediyor.
Aziz vatandaşlarım; 1983 den bu yana, katrilyonlarca TL teröre harcanarak, Türkiye nin kalkınması önlenmiştir. Çok sayıda köy yıkıldı, okul kapatıldı. 30 bin in üzerinde insanımız öldürüldü ve unutulmaması gereken, en önemlisi de bütün bu olayların içinde, çekiç gücün eli var ve güneydoğu da para, silah, lojistik destek korumaların içinde çekiç güç bulunmaktadır.
Maksat şudur, TÜRK, kürt ve arapların cesetleri üzerinde büyük İsrail, Nil den, fırata ve Ermenistan kurulmasıdır, bu yüzden bölgede insanlarımız göçe zorlanmaktadır. Lort lloyt İngiltere nin mısır elçisi olarak, 1936 da İskenderiye de Victoria kollejinde öğrencilere ve mezunlara yaptığı konuşmada, çok geçmeden öğrencilerle, öğretmenler arasında kaynaşma sağlanacak ve halk bu koleji sevecek ve çocuklarını bu kolejlere yollayacak ve mısırda İngiliz düşüncesi yayılacak ve İngiltere nin kaleyi içten feth etme planı 1936 yılında başlamıştır. Şimdi mısırı kim sömürüyor?
Yabancı kültürlerin aşılanması, yabancı okulların yanı sıra. Bir çok medya kuruluşu, sayısız ticaret ve eğlence ve yabancı kültür merkezleri, turizm adına faaliyet gösteren tevarnalar, disko lar, kumar salonları faaliyet göstermektedir.
TÜRK milleti olarak bu felaketlerin önlenmesi için, YASAMA, YÜRÜTME ve yargı organlarının harekete geçmelerini beklemektedir.
Ülkemizde oynanan bunca oyunların baş rol oyuncusu çekiç gücü güçlendiren, bop eliyle ülkemizi kaos a sürükleyen, bop un eş başkanından başkası değildir.
onun için yüce Türk milleti AKP’ye inanmayalım ve aldanmayalım.
MHPil Başkanı Cahit Erol, Ak partinin yalanlarına kimse inanmasın ülkemizin bu hale gelmesine Ak parti hükümeti neden olmuştur “dedi
Erol, Hedef ülkeler üzerinde, oynanmış bulunan en büyük oyunların başında kültür emperyalizmi gelmektedir; bir ülkeyi, eğer emperyalist ülkeler hedef almışlarsa, o ülkeden birkaç önde geleni ödül yağmuruna tutarlar, ödülü verdikten sonra o kişileri adeta dünyayı ayağa kaldıracak şekilde milli ve manevi kültürel değerlere uymayan şov ve reklamlarla tanıtımını yaparlar.
Ödül alan kişi zanneder ki ona layık olan, onun şerefine bu etkinlik yapılıyor, ama aslında o hedef ülkenin bu ödülle kalesine gedik açılmıştır. Fakat ödülü alan şahsın, ödül sarhoşluğu ile bunu anlaması mümkün değildir.
Bu açıdan baktığımızda Türkiye cumhuriyeti devletinin sabık Başbakanı, büyük Ortadoğu projesine eş başkan olduktan sonra birçok ödül aldı. Bu ödüllerle birlikte Sayın Erdoğan’ın adı hem yabancı ülkelerde hem içimizde iki sözcükle anılmaktadır. Daha doğrusu boynuna geçirilen madalyonun içinde saklı duran, toplumun bilmediği sonradan fark ettiği iki taviz… Birisi sözde demokrasi bir diğeri ise demokrat ve demokrat haklarımız sözcüğü..Bu sözlerin eşliğinde haksız yere yollar kesilip insanlar kurşuna diziliyor, devletimiz tehlikede milletimiz 36 etnik gruba bölünmektedir. Komşularımızla sıfır sorun yerine, içte halkımızı bir birine, alenen düşman edilmektedir, bu emperyalizm ve yerli iş birlikçilerin bir oyunudur, hükumetin yaptığı, felaket tellallığı. Bu durum aynı zaman da eski başbakanı sanki kelepçelenmiş bir mahkum pozisyonuna sokmuştur.
Özellikle televizyon kanallarını ele geçirip. Eğer biz gider isek, ülke büyük bir kaosa sürüklenir diye, aslında kaosa sürükleyenlerin kendilerinin olduğu herkesçe malum olmakla beraber, yine de yalan ve yanlışlara inanılmaktadır. Onun için diyoruz ki inanmayalım ve ALDANMAYALIM.
Burası unutulmamalıdır ki; ülkemiz üzerindeki savaş. bir ideolojik savaştır. Bir milleti içerden parçalamak veya sömürmek için, onun kültürünü ve dolayısıyla dünya görüşünü değiştirmek üzere, medya ve basın yoluyla yapılan mücadeleye, ideolojik savaş diyoruz. İdeolojik savaş kültür emperyalizmi ve psikolojik harp olmak üzere, iki şekilde gerçekleştirilmektedir. İdeolojik savaşın silahları bölücülük ve yıkıcı fikirler, zararlı duygular ve kötü alışkanlıklardır. Düşman güçlerin şu an ülkemize, AKP eliyle uyguladıkları bunlar değil mi?
Aziz vatandaşlarım.
Dahası düşman güçler, insan psikolojisinin, bu özelliğini ele alarak, hedef ülkede elde ettikleri medyayı kullanmak sureti ile hedef toplumu kısa sürede, alt, üst ederler. Hedef toplumun huzurunu bozmak ve mücadele azmini kırmak için, yapılan ideolojik savaşın adı psikolojik harptir.
Bunlar ülkemizde alenen uygulanmaktadır. Hatta kanallarımız bir ABD kanalı gibi çalışmaktadır; şimdi aziz vatandaşlarım 300 yıl geriye gidelim yani 1787 yıllarına. Roma Katolik kilisesi tarafından başlatılan, Kürtçe sözlük ve dil çalışmaları ABD, Fransa, İngiltere, Rusya, İsviçre gibi devletler vasıtasıyla, bu günde devam ettirilmektedir. TÜRKİYE de yer almış olan çekiç güçteki, ABD, Fransız ve İngiliz askerlerinin çoğu Yahudi, ermeni ve yunan asıllı olupİsveç’teki bir tugayda, Kürtçe eğitim gördükten sonra TÜRKİYE ye gönderilmişlerdir. İngiltere’nin aldığı bir karar gereği, kanada harp akademisinde. Kürt çe öğrenmeyen subayların kalmaması lazımmış. Bütün bu gerçekler delilleriyle ortadadır, bu belgeleri biz biliyoruz da, hükumet bilmiyor mu? Elbette biliyor ve ihanete devam ediyor.
Aziz vatandaşlarım; 1983 den bu yana, katrilyonlarca TL teröre harcanarak, Türkiye nin kalkınması önlenmiştir. Çok sayıda köy yıkıldı, okul kapatıldı. 30 bin in üzerinde insanımız öldürüldü ve unutulmaması gereken, en önemlisi de bütün bu olayların içinde, çekiç gücün eli var ve güneydoğu da para, silah, lojistik destek korumaların içinde çekiç güç bulunmaktadır.
Maksat şudur, TÜRK, kürt ve arapların cesetleri üzerinde büyük İsrail, Nil den, fırata ve Ermenistan kurulmasıdır, bu yüzden bölgede insanlarımız göçe zorlanmaktadır. Lort lloyt İngiltere nin mısır elçisi olarak, 1936 da İskenderiye de Victoria kollejinde öğrencilere ve mezunlara yaptığı konuşmada, çok geçmeden öğrencilerle, öğretmenler arasında kaynaşma sağlanacak ve halk bu koleji sevecek ve çocuklarını bu kolejlere yollayacak ve mısırda İngiliz düşüncesi yayılacak ve İngiltere nin kaleyi içten feth etme planı 1936 yılında başlamıştır. Şimdi mısırı kim sömürüyor?
Yabancı kültürlerin aşılanması, yabancı okulların yanı sıra. Bir çok medya kuruluşu, sayısız ticaret ve eğlence ve yabancı kültür merkezleri, turizm adına faaliyet gösteren tevarnalar, disko lar, kumar salonları faaliyet göstermektedir.
TÜRK milleti olarak bu felaketlerin önlenmesi için, YASAMA, YÜRÜTME ve yargı organlarının harekete geçmelerini beklemektedir.
Ülkemizde oynanan bunca oyunların baş rol oyuncusu çekiç gücü güçlendiren, bop eliyle ülkemizi kaos a sürükleyen, bop un eş başkanından başkası değildir.
onun için yüce Türk milleti AKP’ye inanmayalım ve aldanmayalım.







YORUMLAR