LEBBEYK LEBBEYK
27 Temmuz 2023 - 22:02
LEBBEYK
LEBBEYK
Bu kelime emret emrine hazırım demektir. Esasen bu kelimeyi yalnız hacılar hac farizasını yapacakları zaman ihram giydikten sonra, ihram bağlama noktasından Mekke’ye varıncaya kadar söyler.
Hac farizasında ihram, haccın olmazsa olmazıdır. Hacı mikat denilen yerde, dünyevi elbise ve süslerden soyunup arındıktan sonra üzerine sardığı iki tane peştemal bağlayarak Kabeye doğru yola koyulur. Bu ihram adeta kefen giymektir. Çünkü ihram bağlanarak niyet edip yola koyulduktan sonra dünyada yapılması helal ve meşru olan, yemek içmek hariç herşey haram olur.
Aynaya bakmak, traş olmak, tüy çekmek, pudra kullanmak, yaprak koparmak, herhangi bir canlıyı öldürmek, krem sürmek, gölgeye girmek, herhangi ağaç veya bitkiyi koparmak, avlanmak, vücudu kaşıyarak kızartmak, diş çekmek, çektirmek, vücudu kanatmak, nikah akdi okumak, evlenmek v.b. işler hac işleri sona ermedikçe helal olmaz. Daha geniş bilgi için Ayetullah Khoyi (Hoyi) çeviren: Hüseyin YEŞİL Hac rehberine bakınız.
İşte Allah’a tam teslimiyet pozisyonunda ihrama girip Kabeye doğru yol alırken hacının sürekli haykırarak dile getirdiği söz “ Lebbeykel lahumme lebbeyk lebbeyke la şerike leke lebbeyk innel hemde ven nimete leke vel mülk la şerike leke lebbeyk” emret Ya rabbim emret emrine hazır ve amadeyim. Emret ey eşi ve ortağı olmayan emret. Övgüler ve nimetler yalnız sana aittir emret. Senin ortağın yoktur emret. Bu sözler milyonların ağzından yankılanarak kilometrelerce yol boyu dalgalar halinde gönülleri okşar ve Allah’a olan bağlılığı ikrarla perçinler.
Şimdi bu Muharrem ayında da desteler ve guruplar yer yer “Lebbeyk ya Hüseyin” veya başka isimlere hitaben “Lebbeyk” ifadesini kullanmaktalar. Bu şekil hitabın dinen doğru olup olmadığı tartışmalı bir konu.
Yukarıda hac konusundaki bahiste bu hitabın Allah’a yapıldığını görmekteyiz. Acaba bu denetimsiz ve kendin başına buyruk bu deste gurupları ve onları yönlendirenler bu hususta kaynak ve dayanaktan beslenerek mi bu ifadeyi pervasızca her yer ve ortamda kullanmaktadır yoksa kendi görüş ve inisiyatiflerini mi konuşturmaktadır?
Hz. Hüseyin’in (as) Mekke’den Kerbelaya doğru yola çakmadan önce Arafat’taki Arife duasının mana ve içeriğine dikkatlice baktığımızda Allah’a dua ve yakarışında hakiki kulluğun, yaratıcıya bağlılığın bütün incelik ve nazikliğini ortaya koyduğunu ve O Hazret de ihram bağlayarak Kabeye yöneldiğinde “ Lebbeykel llahumme lebbeyk” diyerek kulluğunu ifa cihetine kulluğa yakışır biçimde ifa etmiştir. Hz. Muhammet Mustafa (saa) de hac vazifesini yaparken aynı ifadeyi kullanarak Kabeye yürümüş, Ashap da Hz. Ali (as) ve Hz. Hasan (as) da Hz. Hüseyin o duasından sonra ne yazıkki yezit gönderdiği gizli adamlarıyla suikat hazırlayacağından haccını yarım bırakarak Kerbelaya kurban bayramından önce harekete mecbur kalmıştır.
Bu lebbeyk kelimesinin uluorta her yerde kullanılmasının sorumluluk hisseden arkadaşlar tarafından araştırılıp durdurulması gerektiği faydalı olur düşünmekteyim.
Ayrıca lebbeyk Hüseyin sözünün bir gereği de vardır. Gereği de yani Ya Hüseyin eğer sen bu gün olursan ve Kerbeladaki o savaş sahnesi bu gün kurulursa ben de senin yanında olarak yezit askerine karşı savaşacağım ve ölüme koşacağım demektir.
Bu sözü “Lebbeyk ya Hüseyin’i”haykırarak söyleyen, hatta gaza gelip başka isimleri de gürleyerek yanına ekleyen arkadaş namaz kılıyor musun? Senin beraberim dediğin o yüce insanların genci yaşlısı namaz uğruna öldüler. Eğer namaz kılarak Allah’a kulluğunu ifa ediyorsan, komşuna, arkadaşına, akrabana, ortağına, yakınına, dostuna, tanıdığına , tanımadığına, insanlara kaba davranışlardan, kötülük ve ihanetlerden uzak, hoş görülü, affedici, mütevazi, efendice davranıyorsan Hz. Hüseyin’in çağrısını cevaplamışsın. Hz. Hüseyin’le bütün şehitlerimizi mutlu etmiş Allahı da memnun etmişsin. Yoksa o söz slogandan ibaret havada uçup kaybolan bir çınlamadır.
Bir tanesi geçmiş zamanlarda hep dermiş “ ya leyteni kuntu meekum Fe efuzu Fevzen eziyma” hep sayıklarmış bu cümleyi. Her yerde her zaman zikri fikri bu kelimeyi söylemekmiş. Böylece yıllar geçer. Her kes bu kelimeyi kimin hiç durmadan söylediği biliyormuş. “Keşke ya Hüseyin ben de sizinle olsaydım da o yüce feyze erseydim. Şehadete sizinle kahramanca koşsaydım” deyip dururmuş
Bir müddet sonra bu adamın artık o sözü terk ettiğini, söylemediğini farkederler. Ne kadar ısrar ederlerse sırrını söylemez. Hanımlar arasında da bu adamın artık bu sözü söylemediği dalgalanınca: Adamın hanımı çok yakın bir arkadaşına der ki: kimse bilmesin bizimki korkunç bir rüya görmüş. Gördüğü rüyadan sonra da o sözü bir daha tekrarlamamıştır.
Rüyasında Kerbela’da olduğunu görür. Hz. Hüseyin (as) Kerbela meydanında yalnız kalmış karşı tarafta Yezid’in binlerce askeri dizilmiş Hz. Hüseyin’in hemen yanında bir ufacık kum tepesinin arkasına saklanmış bizimki.
Hz. Hüseyin’in yüzü askere taraf olduğunda bu adam başını yavaşça kaldırıp etrafı gözetleyerek bakar. Hz. Hüseyin arkasına dönünce tepenin arkasına saklanırmış. Birden yezit askerleri hücuma geçerek imam Hüseyinin üzerine gelmeğe başladığında adam ne yapacağını, nereye kaçacağını kestiremez ve başını kum tepesinin içine can havliyle, çırpınarak sokmaya çalışır. Bayağı didinen adamı hanımı uykudan uyandırır. Çünkü başını korkudan hanımının altına sokmağa çalışırken kadını yataktan aşağı düşürmüştür. Uyandıktan sonra artık o cümleyi bir daha ağzına almamıştır.
Diyorum ki bizim şu lebbeyk diyenler de öyle bir rüya mı görseler?
Allahu Ta-la hazretlerinden diliyorum ki bizlere uyanma noktasında sevdiği ve değer verdiği kullar hürmetine başarılar nasip etsin. Gerçekleri görerek iman ciddiyeti çerçevesinde yaşantımıza yön vermede yardımcı olmasını diliyorum. Evlatlarımıza, gençlerimize, dost ve arkadaşlarımıza, sevdiklerimize, sevenlerimize, komşu ve akrabalarımıza Hz. Hüseyin (as) yolundan ders alarak imanlı ve inançlı yaşamayı nasip etsin. Şerlerden, felaket ve belalardan korusun.
Allah’ın selamı hakka tabi olanlaradır. Saygılarımla Hüseyin YEŞİL
LEBBEYK
Bu kelime emret emrine hazırım demektir. Esasen bu kelimeyi yalnız hacılar hac farizasını yapacakları zaman ihram giydikten sonra, ihram bağlama noktasından Mekke’ye varıncaya kadar söyler.
Hac farizasında ihram, haccın olmazsa olmazıdır. Hacı mikat denilen yerde, dünyevi elbise ve süslerden soyunup arındıktan sonra üzerine sardığı iki tane peştemal bağlayarak Kabeye doğru yola koyulur. Bu ihram adeta kefen giymektir. Çünkü ihram bağlanarak niyet edip yola koyulduktan sonra dünyada yapılması helal ve meşru olan, yemek içmek hariç herşey haram olur.
Aynaya bakmak, traş olmak, tüy çekmek, pudra kullanmak, yaprak koparmak, herhangi bir canlıyı öldürmek, krem sürmek, gölgeye girmek, herhangi ağaç veya bitkiyi koparmak, avlanmak, vücudu kaşıyarak kızartmak, diş çekmek, çektirmek, vücudu kanatmak, nikah akdi okumak, evlenmek v.b. işler hac işleri sona ermedikçe helal olmaz. Daha geniş bilgi için Ayetullah Khoyi (Hoyi) çeviren: Hüseyin YEŞİL Hac rehberine bakınız.
İşte Allah’a tam teslimiyet pozisyonunda ihrama girip Kabeye doğru yol alırken hacının sürekli haykırarak dile getirdiği söz “ Lebbeykel lahumme lebbeyk lebbeyke la şerike leke lebbeyk innel hemde ven nimete leke vel mülk la şerike leke lebbeyk” emret Ya rabbim emret emrine hazır ve amadeyim. Emret ey eşi ve ortağı olmayan emret. Övgüler ve nimetler yalnız sana aittir emret. Senin ortağın yoktur emret. Bu sözler milyonların ağzından yankılanarak kilometrelerce yol boyu dalgalar halinde gönülleri okşar ve Allah’a olan bağlılığı ikrarla perçinler.
Şimdi bu Muharrem ayında da desteler ve guruplar yer yer “Lebbeyk ya Hüseyin” veya başka isimlere hitaben “Lebbeyk” ifadesini kullanmaktalar. Bu şekil hitabın dinen doğru olup olmadığı tartışmalı bir konu.
Yukarıda hac konusundaki bahiste bu hitabın Allah’a yapıldığını görmekteyiz. Acaba bu denetimsiz ve kendin başına buyruk bu deste gurupları ve onları yönlendirenler bu hususta kaynak ve dayanaktan beslenerek mi bu ifadeyi pervasızca her yer ve ortamda kullanmaktadır yoksa kendi görüş ve inisiyatiflerini mi konuşturmaktadır?
Hz. Hüseyin’in (as) Mekke’den Kerbelaya doğru yola çakmadan önce Arafat’taki Arife duasının mana ve içeriğine dikkatlice baktığımızda Allah’a dua ve yakarışında hakiki kulluğun, yaratıcıya bağlılığın bütün incelik ve nazikliğini ortaya koyduğunu ve O Hazret de ihram bağlayarak Kabeye yöneldiğinde “ Lebbeykel llahumme lebbeyk” diyerek kulluğunu ifa cihetine kulluğa yakışır biçimde ifa etmiştir. Hz. Muhammet Mustafa (saa) de hac vazifesini yaparken aynı ifadeyi kullanarak Kabeye yürümüş, Ashap da Hz. Ali (as) ve Hz. Hasan (as) da Hz. Hüseyin o duasından sonra ne yazıkki yezit gönderdiği gizli adamlarıyla suikat hazırlayacağından haccını yarım bırakarak Kerbelaya kurban bayramından önce harekete mecbur kalmıştır.
Bu lebbeyk kelimesinin uluorta her yerde kullanılmasının sorumluluk hisseden arkadaşlar tarafından araştırılıp durdurulması gerektiği faydalı olur düşünmekteyim.
Ayrıca lebbeyk Hüseyin sözünün bir gereği de vardır. Gereği de yani Ya Hüseyin eğer sen bu gün olursan ve Kerbeladaki o savaş sahnesi bu gün kurulursa ben de senin yanında olarak yezit askerine karşı savaşacağım ve ölüme koşacağım demektir.
Bu sözü “Lebbeyk ya Hüseyin’i”haykırarak söyleyen, hatta gaza gelip başka isimleri de gürleyerek yanına ekleyen arkadaş namaz kılıyor musun? Senin beraberim dediğin o yüce insanların genci yaşlısı namaz uğruna öldüler. Eğer namaz kılarak Allah’a kulluğunu ifa ediyorsan, komşuna, arkadaşına, akrabana, ortağına, yakınına, dostuna, tanıdığına , tanımadığına, insanlara kaba davranışlardan, kötülük ve ihanetlerden uzak, hoş görülü, affedici, mütevazi, efendice davranıyorsan Hz. Hüseyin’in çağrısını cevaplamışsın. Hz. Hüseyin’le bütün şehitlerimizi mutlu etmiş Allahı da memnun etmişsin. Yoksa o söz slogandan ibaret havada uçup kaybolan bir çınlamadır.
Bir tanesi geçmiş zamanlarda hep dermiş “ ya leyteni kuntu meekum Fe efuzu Fevzen eziyma” hep sayıklarmış bu cümleyi. Her yerde her zaman zikri fikri bu kelimeyi söylemekmiş. Böylece yıllar geçer. Her kes bu kelimeyi kimin hiç durmadan söylediği biliyormuş. “Keşke ya Hüseyin ben de sizinle olsaydım da o yüce feyze erseydim. Şehadete sizinle kahramanca koşsaydım” deyip dururmuş
Bir müddet sonra bu adamın artık o sözü terk ettiğini, söylemediğini farkederler. Ne kadar ısrar ederlerse sırrını söylemez. Hanımlar arasında da bu adamın artık bu sözü söylemediği dalgalanınca: Adamın hanımı çok yakın bir arkadaşına der ki: kimse bilmesin bizimki korkunç bir rüya görmüş. Gördüğü rüyadan sonra da o sözü bir daha tekrarlamamıştır.
Rüyasında Kerbela’da olduğunu görür. Hz. Hüseyin (as) Kerbela meydanında yalnız kalmış karşı tarafta Yezid’in binlerce askeri dizilmiş Hz. Hüseyin’in hemen yanında bir ufacık kum tepesinin arkasına saklanmış bizimki.
Hz. Hüseyin’in yüzü askere taraf olduğunda bu adam başını yavaşça kaldırıp etrafı gözetleyerek bakar. Hz. Hüseyin arkasına dönünce tepenin arkasına saklanırmış. Birden yezit askerleri hücuma geçerek imam Hüseyinin üzerine gelmeğe başladığında adam ne yapacağını, nereye kaçacağını kestiremez ve başını kum tepesinin içine can havliyle, çırpınarak sokmaya çalışır. Bayağı didinen adamı hanımı uykudan uyandırır. Çünkü başını korkudan hanımının altına sokmağa çalışırken kadını yataktan aşağı düşürmüştür. Uyandıktan sonra artık o cümleyi bir daha ağzına almamıştır.
Diyorum ki bizim şu lebbeyk diyenler de öyle bir rüya mı görseler?
Allahu Ta-la hazretlerinden diliyorum ki bizlere uyanma noktasında sevdiği ve değer verdiği kullar hürmetine başarılar nasip etsin. Gerçekleri görerek iman ciddiyeti çerçevesinde yaşantımıza yön vermede yardımcı olmasını diliyorum. Evlatlarımıza, gençlerimize, dost ve arkadaşlarımıza, sevdiklerimize, sevenlerimize, komşu ve akrabalarımıza Hz. Hüseyin (as) yolundan ders alarak imanlı ve inançlı yaşamayı nasip etsin. Şerlerden, felaket ve belalardan korusun.
Allah’ın selamı hakka tabi olanlaradır. Saygılarımla Hüseyin YEŞİL







YORUMLAR