İSTAD-Türkiye Azerbaycan Derneği Çanakkale'yi Ziyaret etti.
İSTAD-Türkiye Azerbaycan Derneği Çanakkale’yi Ziyaret etti. Yaşasın Türkiye Azerbaycan Kardeşliği Çanakkale-Bakü Dayanışması Merkezi İstanbul Kadıköy de bulunan İSTAD-İstanbul Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve Kültür Derneği Çanakkale şehitliğine gezi düzenledi. Dernek Başkanı, dernek yönetim kurulu ve üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği gezi duygu dolu anlara sahne oldu. Rehber Yasemin
29 Ağustos 2016 - 15:03
İSTAD-Türkiye Azerbaycan Derneği Çanakkale’yi Ziyaret etti.
Yaşasın Türkiye Azerbaycan Kardeşliği Çanakkale-Bakü Dayanışması
Merkezi İstanbul Kadıköy de bulunan İSTAD-İstanbul Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve
Kültür Derneği Çanakkale şehitliğine gezi düzenledi. Dernek Başkanı, dernek yönetim kurulu
ve üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği gezi duygu dolu anlara sahne oldu. Rehber Yasemin
hanımın eşliğinde tüm şehitlikleri ziyaret eden heyet adına bir açıklama yapan Dernek başkanı
Sefer Karakoyunlu ”Sözlerime başlamadan önce şunu belirtmeliyim ki “NE MUTLU
TÜRKÜM DİYENE” ifadesini kullanan tüm Türklerin Çanakkale’yi ziyaret etmesi gerekiyor.
Çanakkale; Mazlumun zalime, haklının haksıza ve merhametin merhametsizlere galip geldiği
yerdir.
Çanakkale şanla şerefle yazılan bir zaferdir. Çanakkale vatan topraklarını korumak için
şahlanan bir milletin hür yaşama aşkının ibret verici bir mücadelesi, yok edilmek istenen bir
milletin imkânsızlıklara rağmen vatanını canı pahasına savunduğunun göstergesidir.
Tarih boyunca hürriyet ve bağımsızlığına düşkünlüğü ile temayüz etmiş milletimiz; her türlü
zorluğa karşı durmuş, kanı ve canı pahasına mücadele vermekten çekinmemiştir. Bu özelliği
ile hem esaret yüzü görmemiş hem de tüm dünya ya karşı barış ve huzurun teminatı, mazlum
milletlerin de umudu olmuştur.
Çanakkale Sadece bir savaş gerçeği değil, insanlığa ibret olacak sonuçların da bir
göstergesidir.
Çanakkale Savaşları her savaş gibi ardında kan, ölüm ve gözyaşı bıraktı. 253.000 Türk
251.000 civarında İtilaf kuvveti askeri olmak üzere toplam 504.000 civarında insan hayatını
kaybetmiştir.
Çanakkale zaferi büyük acılara rağmen o günkü şartlarda Türk ordusu ve Türk milleti için
büyük bir moral oldu.
Ordu ve millet, bu zaferin getirdiği moralle kurtuluş savaşına girdi. Çanakkale savaşları, aynı
zaman da Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük Türk Milliyetçisinin ortaya çıkmasına vesile
oldu. Batılılar müttefikleri Rusya’ya yardım edemediler. Böylece mahsur kalan Çarlık
Rusyası, içerden çöktü, kanlı bir rejim değişikliği oldu.
Anzaklar ve birçok milletler, onlara anlatıldığı gibi Türklerin bir barbar değil, tam tersi çok
merhametli mert ve cesur insanlar olduğunu anladılar. Çanakkale zaferi tarih de Türkiye ve
Türk dünyası için bir dönüm noktasıdır.
Çanakkale`de bu güne kadar gerçek anlamda anlatılmayan ve Türkiye’de tam anlamıyla dile
gerilmeyen bir başka gerçek de şudur ki; Çanakkale savaşında o gün zor şartlarda
Kafkasya’dan ve Azerbaycan’ın çeşitli bölgelerinden Çanakkale’ye gelerek gönüllü savaşan
ve orda şehit düşen 3000 civarında Azerbaycan Türk’ün varlığıdır. Bu dostluk ve kardeşlik bir
sarmaşık misali bir birine o kadar sağlam sarılmıştır ki bu kardeşlik ve dayanışma sonsuza
dek sürecektir. Bu gün Azerbaycan Bakü Türk şehitliğinde 1320 şehidimiz Türklük milli
gurur ve şuurunu yaşatmak adına orda huzur içinde yatarken Çanakkale’de de 3000
Azerbaycan Türk’ü kardeşimiz huzur içinde milli ruhlarıyla Çanakkale geçilmez diyor. Aynı
zamanda kurtuluş savaşında Azerbaycan’ın gardaş kömeyini(yardımı)nı unutmuş değiliz.
Çanakkale ruhu aynı şekilde 1918’de Azerbaycan Bakü’de tezahür etmiştir.
Osmanlı Devleti çöküş döneminde zor günler yaşamasına rağmen, Azerbaycanlı kardeşlerinin
sıkıntısına duyarsız kalmamış Kafkas İslam ordusu ile Can Azerbaycan’a intikal etmiştir.
1918 de Bakû İngiliz-Rus- Ermeni işgali altında olması ve Ermeni Taşnakların 100 binlerce
Azerbaycanlı Türk’ü katledilmesi Osmalı’yı harekete geçirir.
Mehmet Emin Resulzade Türkiye’den yani Osmanlı Devletin`den yardım ister. Savaşlardan
yorgun düşen Osmanlı hiç tereddüt etmeden Enver Paşa`nın emri ile gönüllü bir ordu kurar
ordunun başına da Nuri Paşa getirilir. Anadolu`dan hareket eden ordu yolda binlerce şehit
vermesine rağmen yol boyunca Kafkas İslam ordusunun gelişini duyan Türkler köylerden
kentlerden bu orduya dahil olarak kısa eğitimlerle büyük bir ordu oluşturularak Bakü
kuşatmasında dev bir ordu olarak düşman karşısına çıkarlar. Kısa zamanda Bakü dahil
Azerbaycan’ın bütün toprakları düşman işgalinden kurtarılır. Kafkas İslam Ordusu bu savaş
da 1320 şehit verir. Türkiye Azerbaycan kardeşliği ve dayanışması asırlara dayanmaktadır ve
bu anlamda bizim VATAN diye tarif ettiğimiz yer Türk’ün yaşadığı her yerdir.
Azerbaycan-Türkiye arasında kardeşliğin ne anlama geldiğini soranlara “Bakü’de sabah
ezanında Çanakkale’de akşam ezanında şehitlerin ruhuna bir Fatiha okuyup
Yad edin biz bu güzel yurtlarımızı o şehitlere borçluyuz derim. Bizim VATAN diye tarif
ettiğimiz yer Türk’ün yaşadığı her yerdir, Çanakkale’de Bakü’de ve ülkemizin birçok yerinde
vatanın bekası için şehit olan soydaşlarımız en içten dileklerimizle rahmetle ve şükranla
anıyoruz. Ruhları şad mekânları cennet olsun”dedi. Gezi Çanakkale hatıra fotoğrafı ile son
buldu.
Yaşasın Türkiye Azerbaycan Kardeşliği Çanakkale-Bakü Dayanışması
Merkezi İstanbul Kadıköy de bulunan İSTAD-İstanbul Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve
Kültür Derneği Çanakkale şehitliğine gezi düzenledi. Dernek Başkanı, dernek yönetim kurulu
ve üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği gezi duygu dolu anlara sahne oldu. Rehber Yasemin
hanımın eşliğinde tüm şehitlikleri ziyaret eden heyet adına bir açıklama yapan Dernek başkanı
Sefer Karakoyunlu ”Sözlerime başlamadan önce şunu belirtmeliyim ki “NE MUTLU
TÜRKÜM DİYENE” ifadesini kullanan tüm Türklerin Çanakkale’yi ziyaret etmesi gerekiyor.
Çanakkale; Mazlumun zalime, haklının haksıza ve merhametin merhametsizlere galip geldiği
yerdir.
Çanakkale şanla şerefle yazılan bir zaferdir. Çanakkale vatan topraklarını korumak için
şahlanan bir milletin hür yaşama aşkının ibret verici bir mücadelesi, yok edilmek istenen bir
milletin imkânsızlıklara rağmen vatanını canı pahasına savunduğunun göstergesidir.
Tarih boyunca hürriyet ve bağımsızlığına düşkünlüğü ile temayüz etmiş milletimiz; her türlü
zorluğa karşı durmuş, kanı ve canı pahasına mücadele vermekten çekinmemiştir. Bu özelliği
ile hem esaret yüzü görmemiş hem de tüm dünya ya karşı barış ve huzurun teminatı, mazlum
milletlerin de umudu olmuştur.
Çanakkale Sadece bir savaş gerçeği değil, insanlığa ibret olacak sonuçların da bir
göstergesidir.
Çanakkale Savaşları her savaş gibi ardında kan, ölüm ve gözyaşı bıraktı. 253.000 Türk
251.000 civarında İtilaf kuvveti askeri olmak üzere toplam 504.000 civarında insan hayatını
kaybetmiştir.
Çanakkale zaferi büyük acılara rağmen o günkü şartlarda Türk ordusu ve Türk milleti için
büyük bir moral oldu.
Ordu ve millet, bu zaferin getirdiği moralle kurtuluş savaşına girdi. Çanakkale savaşları, aynı
zaman da Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük Türk Milliyetçisinin ortaya çıkmasına vesile
oldu. Batılılar müttefikleri Rusya’ya yardım edemediler. Böylece mahsur kalan Çarlık
Rusyası, içerden çöktü, kanlı bir rejim değişikliği oldu.
Anzaklar ve birçok milletler, onlara anlatıldığı gibi Türklerin bir barbar değil, tam tersi çok
merhametli mert ve cesur insanlar olduğunu anladılar. Çanakkale zaferi tarih de Türkiye ve
Türk dünyası için bir dönüm noktasıdır.
Çanakkale`de bu güne kadar gerçek anlamda anlatılmayan ve Türkiye’de tam anlamıyla dile
gerilmeyen bir başka gerçek de şudur ki; Çanakkale savaşında o gün zor şartlarda
Kafkasya’dan ve Azerbaycan’ın çeşitli bölgelerinden Çanakkale’ye gelerek gönüllü savaşan
ve orda şehit düşen 3000 civarında Azerbaycan Türk’ün varlığıdır. Bu dostluk ve kardeşlik bir
sarmaşık misali bir birine o kadar sağlam sarılmıştır ki bu kardeşlik ve dayanışma sonsuza
dek sürecektir. Bu gün Azerbaycan Bakü Türk şehitliğinde 1320 şehidimiz Türklük milli
gurur ve şuurunu yaşatmak adına orda huzur içinde yatarken Çanakkale’de de 3000
Azerbaycan Türk’ü kardeşimiz huzur içinde milli ruhlarıyla Çanakkale geçilmez diyor. Aynı
zamanda kurtuluş savaşında Azerbaycan’ın gardaş kömeyini(yardımı)nı unutmuş değiliz.
Çanakkale ruhu aynı şekilde 1918’de Azerbaycan Bakü’de tezahür etmiştir.
Osmanlı Devleti çöküş döneminde zor günler yaşamasına rağmen, Azerbaycanlı kardeşlerinin
sıkıntısına duyarsız kalmamış Kafkas İslam ordusu ile Can Azerbaycan’a intikal etmiştir.
1918 de Bakû İngiliz-Rus- Ermeni işgali altında olması ve Ermeni Taşnakların 100 binlerce
Azerbaycanlı Türk’ü katledilmesi Osmalı’yı harekete geçirir.
Mehmet Emin Resulzade Türkiye’den yani Osmanlı Devletin`den yardım ister. Savaşlardan
yorgun düşen Osmanlı hiç tereddüt etmeden Enver Paşa`nın emri ile gönüllü bir ordu kurar
ordunun başına da Nuri Paşa getirilir. Anadolu`dan hareket eden ordu yolda binlerce şehit
vermesine rağmen yol boyunca Kafkas İslam ordusunun gelişini duyan Türkler köylerden
kentlerden bu orduya dahil olarak kısa eğitimlerle büyük bir ordu oluşturularak Bakü
kuşatmasında dev bir ordu olarak düşman karşısına çıkarlar. Kısa zamanda Bakü dahil
Azerbaycan’ın bütün toprakları düşman işgalinden kurtarılır. Kafkas İslam Ordusu bu savaş
da 1320 şehit verir. Türkiye Azerbaycan kardeşliği ve dayanışması asırlara dayanmaktadır ve
bu anlamda bizim VATAN diye tarif ettiğimiz yer Türk’ün yaşadığı her yerdir.
Azerbaycan-Türkiye arasında kardeşliğin ne anlama geldiğini soranlara “Bakü’de sabah
ezanında Çanakkale’de akşam ezanında şehitlerin ruhuna bir Fatiha okuyup
Yad edin biz bu güzel yurtlarımızı o şehitlere borçluyuz derim. Bizim VATAN diye tarif
ettiğimiz yer Türk’ün yaşadığı her yerdir, Çanakkale’de Bakü’de ve ülkemizin birçok yerinde
vatanın bekası için şehit olan soydaşlarımız en içten dileklerimizle rahmetle ve şükranla
anıyoruz. Ruhları şad mekânları cennet olsun”dedi. Gezi Çanakkale hatıra fotoğrafı ile son
buldu.







YORUMLAR