IĞDIR KÜÇÜK MİLLET MECLİSİ HAZİRAN 2016 TOPLANTISINI YAPTI

IĞDIR KÜÇÜK MİLLET MECLİSİ HAZİRAN 2016 TOPLANTISINI YAPTI Iğdır küçük Millet Meclisi Haziran 2016 toplantısını gerçekleştirdi. Genel konu olarak “Neden Başkanlık? Nasıl Bir Başkanlık?” konuşulurken, yerel konuda ise “Sigorta nedir?” konusu masaya yatırıldı.

IĞDIR KÜÇÜK MİLLET MECLİSİ HAZİRAN 2016 TOPLANTISINI YAPTI
09 Haziran 2016 - 05:40 - Güncelleme: 09 Haziran 2016 - 13:47
IĞDIR KÜÇÜK MİLLET MECLİSİ HAZİRAN 2016 TOPLANTISINI YAPTI

Iğdır küçük Millet Meclisi Haziran 2016 toplantısını gerçekleştirdi. Genel konu olarak “Neden

Başkanlık? Nasıl Bir Başkanlık?” konuşulurken, yerel konuda ise “Sigorta nedir?” konusu masaya

yatırıldı.

4 Haziran Cumartesi günü saat 13.0’da Umut Yılmaz sigorta toplantı salonunda gerçekleşen

toplantıya sivil toplum örgütü temsilcileri katıldılar.

Toplantıda “Neden Başkanlık? Nasıl Bir Başkanlık?” başlıklı genel konuda Iğdır Barosu Yönetim

Kurulu Üyesi Av. Mesut Öztürk bir sunum yaparken, “Sigorta nedir?” başlıklı Yerel konuda ise

Sigortacı Umut Yılmaz bir sunum yaptı.

İlk görüşülen “Neden Başkanlık Nasıl Bir Başkanlık” konusunda doyurucu bir sunum yapan Av. Mesut

Öztürk, Türkiye’de gelinen süreci ve dünyadaki başkanlık sistemleri hakkında bilgiler verdi. Başkanlık

sistemine karşı olduğunu belirten Av. Öztürk, “Gelinen noktada ülke çıkmaza girmiştir. Başkanlık

olcaksa denetlenebilir bir başkanlık sistemi olmalıdır. Amerika’daki gibi Yargının tam bağımsız olduğu

denetlenebilir bir başkanlık olmalı.” Dedi. Sunumdan sonra söz alan forum üylerinin çoğunluğu

başkanlık sistemi yerine siyasi partiler yasası başta olmak üzere demokratik bir anayasa ile yola

devam edilmesi gerektiğini belirttiler. Bazı katılımcılar ise ülkemizde gelinen süreçte Türkiye şartlarına

göre bir başkanlık sistemine geçişi savundular.

Daha sonra yerel konu olan “Sigorta nedir?” konuşuldu. Konu hakkında sigortacılığın tarihinden

başlayarak açıklayıcı bir sunum yapan sigortacı Umut Yılmaz katılımcıların sorularını da yanıtladı.

Umut Yılmaz sunumunda özetle şunları söyledi; “Türkiye de sigortacılık 1872 yılında İngiliz sigorta

şirketleri, açtıkları temsilciliklerle Türkiye’ de ilk sigortacılık faaliyetlerini başlattılar. İngilizler’ den

sonra Fransızlar da Türkiye’ ye ilgi gösterdiler ve 1878 yılında ilk Fransız şirketi faaliyetlerine başladı.

Bundan sonra Alman, İtalyan, İsviçre gibi yabancı ülkelerin sigorta şirketlerinin çalışmaları ile

sigortacılık genişlemeye başladı. Bu şirketler duyulan gereksinimi karşılamakla beraber, o tarihlerde

sigorta şirketlerinin kuruluşunu ve sigorta faaliyetini düzenleyen devlet denetimini öngören

kanunların, hatta bu konuya değinen bir hükmün dahi bulunmayışı nedeniyle tamamen denetimsiz

bir biçimde çalışıyorlar, diledikleri gibi hareket edip, merkezlerinden aldıkları talimatlarla işlem

yapıyorlardı. Poliçelerini İngilizce veya Fransızca düzenliyorlar, anlaşmazlık durumunda da dava mercii

olarak Londra mahkemelerini veya ilgili şirket merkezinin bulunduğu yerel mahkemeleri

gösteriyorlardı. Diledikleri zaman sigorta poliçelerini iptal ediyorlardı.

Dünyada sigortacılığa benzer ilk uygulamalara günümüzden yaklaşık 4000 yıl önce Babiller’ de

rastlanmaktadır. Zamanın ticaret merkezi durumundaki Babil’ de, kervan tüccarlarına borç veren

sermayedarlar, kervanların soyulması veya fidye ödeme durumuyla karşılaşmaları halinde tüccarların

borçlarını silmekte, buna karşılık borcu tüccarlardan geri aldıkları zaman, taşıdıkları riskin karşılığı

olarak ana borç miktarı üzerinden bir miktar para almaktaydılar. Bu olay daha sonra Kral Hammurabi

tarafından yasallaştırıldı. Hammurabi Kanunlarının en büyük özelliği haydutların saldırısına uğrayan

kervanların zararlarının bütün diğer kervanlar arasında paylaşılmasını öngörmeseydi. Bu, tehlike

paylaşmasının kara taşımacılığındaki ilk örneğidir.” Dedi.

İkramların yapıldığı toplantının sonunda forum üyeleri sohbete devam ederek fikir alışverişinde

bulundular.

YORUMLAR

  • 0 Yorum