Iğdır'da Azerbaycan'ın bağımsızlık yıldönümü kutlandı
Iğdır'da Azerbaycan'ın bağımsızlık yıldönümü kutlandı Iğdır'da Azerbaycan'ın bağımsızlık yıldönümü dolayısıyla konferans düzenlendi. Azerbaycan Kars başkonsolosluğu, Iğdır Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliği Derneği ve Iğdır Azerbaycan Evi Dern
22 Ekim 2017 - 15:02
Iğdır'da Azerbaycan'ın bağımsızlık yıldönümü kutlandı
Iğdır'da Azerbaycan'ın bağımsızlık yıldönümü dolayısıyla konferans düzenlendi.
Azerbaycan Kars başkonsolosluğu, Iğdır Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliği Derneği ve Iğdır Azerbaycan Evi Derneği tarafından Iğdır Kültür Merkezinde düzenlenen programa, kurum müdürleri, dernek yöneticileri ve öğrenciler katıldı.
Program Saygı duruşu, istiklal marşı ve Azerbaycan Ulusal marşının okunmasının ardından Iğdır Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Ziya Zakir Acar'ın açılış konuşmasını yapması ile devam etti.
Ziya Zakir Acar Kadim tarihi köklere sahip olan Azerbaycan-Türkiye ilişkileri, karşılıklı girişimler ve sarsılmaz irade temelinde geliştirilmektedir.Türkiye ve Azerbaycan tek millet, iki devlettir. Dinimiz bir, dilimiz bir, kültürümüz birdir. Tarihimizde de çok benzeyen, kesişen noktalar vardır. Ekim ayı bunların başında gelir. Ekim ayı, hem Türkiye için önemli hem Azerbaycan için önemli. 29 Ekim’de biz Cumhuriyet Bayramı'mızı kutluyoruz, 18 Ekim’de ise Azerbaycanlı kardeşlerimiz bağımsızlık günlerini kutluyor.Her iki ülke de geçtiğimiz yüzyılda çok sıkıntılar çekti,çok zahmetli günler geçirdi ama hamdolsun, bugün,Türkiye Avrupa;nın, Azerbaycan ise Güney Kafkasyanın parlayan yıldızıdır.Türkiye-Azerbaycan ilişkileri dediğimizde aklımıza Mustafa Kemal Atatürk’ün güzel bir sözü gelir:“Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir.” Biz hep öyle bilmişizdir, Türkiye ve Azerbaycan ilişkileri, gerçekten Azerbaycan’ın Merhum Lideri Haydar ALİYEV’in dediği gibi “Bir millet iki devlet” gözüyle görülmüştür. Türkiye, Azerbaycan Cumhuriyeti'ni 9 Kasım 1991;de tanıyan ilk devlet olmuştur. Diplomatik ilişkiler 14 Ocak 1992de kurulmuş ve Bakü’de Başkonsolosluk olarak görev yapmakta olan temsilciliğimiz Büyükelçilik düzeyine yükseltilmiştir.Azerbaycan’da ayrıca Nahçıvan ve Gence Başkonsolosluklarımız faaliyet göstermektedir.Azerbaycan’ın ise Ankara’daki Büyükelçiliğinin yansıra İstanbul ve Kars’ta da Başkonsoloslukları bulunmaktadır.Haydar Aliyev, Cumhurbaşkanlığı döneminde yaptığı bir konuşmada Türkiye’nin Azerbaycan’ı ilk tanıyan devlet olmasının önemini, “Bu, Türkiye’nin cesaretli adımı ve Azerbaycan’a kardeşlik münasebetinin neticesi idi. Azerbaycan’ın kendi bağımsızlığına nail olması ve bütün dünya devletlerinin Azerbaycan’ı tanıması için Türkiye’nin çok büyük yardımı olmuştur” sözleriyle dile getiriyordu. Gerçekten de
Türkiye’nin Azerbaycan’ın bağımsızlığını tanıma kararı,
iki ülke arasındaki siyasal ilişkiler açısından büyük önem
taşımaktadır.
Taşıdığı bütün risklere karşın bu Türkiye’nin aldığı
bu karar, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri bakımından çok
önemli bir dönüm noktası olmuştur. 20. yüzyılın ilk
çeyreğinde birbirinden ayrı düşen iki kardeş devlet, o
günden sonra, uluslararası alanda örnek gösterilecek bir
dayanışma ortaya koymuş ve “bir millet iki devlet”
olmayı başarmıştır.
İki devlet arasında 1997-2017 yılları arasında kayda
değer miktarda iktisadi ilişkilerin bulunduğu tespit
edilmiştir. Bu sonuç çerçevesinde mevcut olan bu
ekonomik ilişkilerin miktarının daha da artırılması
öngörülmektedir.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Türk iş
adamlarının Azerbaycan’da iş yerleri açması için birçok
imkân ortamı oluşturmuş ve bu konuda gerekli talimatlar
vermektedir. İki devlet arasında mal, iş gücü, ekonomik,
sosyal, kültürel ilişkilerin daha da artacağı tahmin
edilmektedir.”dedi.
Azerbaycan Kars başkonsolosluğu Iğdır temsilcisi Behbud Gadalı’da yaptığı konuşmada, şunları söyledi:”
.
Tarih bizlere bağımsızlığı kazanmanın ne kadar zor olsa da onu korumanın daha da zor
olduğunu defalarca ispat etmiştir. Kader öyle getirdi ki, Azerbaycan halkı 20.yüzyılda iki kez bağımsızlık
elde etmek, kendi suveren devletini yaratma şansı elde etti.
Ne yazık ki, 1918 yılının mayıs ayının 28-de ilk kez bağımsızlığını kazandığı zaman oluşan dış
baskı ve uluslar arası teminatın olmaması yüzünden Müslüman doğuda ilk bağımsız Cumhuriyet olan
Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin bağımsızlığı sadece 23 ay sürdü. İkinci tarihi fırsat ise bu süreçten
nerdeyse 70 yıl sonra oluştu.
18 Ekim 1991 tarihinde, Azerbaycan Ali Meclisi’nin Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını
ilan etmesi, 20. yüzyılda Azerbaycan’ın siyasi tarihinde 2. Zaferi oldu.
20. yüzyılın sonlarında Sovyetler Birliğinin çöküşünün ardından, Azerbaycan halkı son yüzyılda
2. kez kendi kaderini belirleme şansı yakalayarak bağımsızlığını ilan etti. .
Bağımsızlığın kazanılmasından kısa bir süre sonra Azerbaycan halkı bağımsızlığını kaybetme
tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. “Ermenistan silahlı kuvvetlerinin tecavüzü sonucunda topraklarımızın
yüzde 20’si işgal edildi. Merhum Umum Milli Lideri Haydar Aliyev`in vatanına olan tükenmez sevgisi, zengin siyasi görüşü ve iti zekası sayesinde ülke kaos ortamından
kurtuldu, halk arasında piskolojik ve manevi gerginlik aradan kalktı. Ulu önder Haydar Aliyev 1994 yılı
20 eylülde Asrın mükavelesini imzalayarak Azerbaycan Petrolunu dünya pazarına çıkarmayı başarmış,
Azerbaycan ekonomisinin gelişmesine nail olarak ve Azerbaycan Cumhuriyetinin bağımsızlığının
güvenliliğini tümüyle oluşturdu. Günümüzde bu mukavele çerçevesinde Bakü-Tiflis- Ceyhan boru hattı ile
Azerbaycan Cumhuriyeti, Petrolünü dünya pazarlarına çıkarma şansı elde etmektedir.
Azerbaycan’ın bağımsızlığının sonsuz, dönülmez olmasında, ekonomik potansiyellerin güçlenmesinde,
bölgede ve dünyada nüfusunun artmasında müstesna rolü olan Azerbaycan halkının Umum Milli Lideri
Haydar Aliyev`in siyaseti günümüzde onun laikli devamçısı Cumhurbaşkanımız Sayın İlham Aliyev
tarafından uğurla devam ettirilmektedir. Azerbaycan halkının ümummilli lideri Haydar Aliyev tarafından
atılan bağımsızlığımızın tehlikesizlik temelleri, siyasi ve iktisadi sütunları gün geçtikçe güçlenmektedir.
Bağımsızlığımızın kaderini belirleyen asli amiller korunup saklanıyor ve inkişaf etdiriliyor.
Bu siyaset karşımızda duran bütün hedeflerin gerçekleşmesinde, bağımsız Azerbaycan`ın daha güçlü
bir devlet haline gelmesinde ve halkımızın daha da refah ortamında yaşamasında mutlak eminlik
yaratmaktadır.”
Daha sonra Arslantürk AKYILDIZ (Iğdır Üniversitesi)Doç. Dr. Karanfil HALİLOVA (Bakü Devlet Üniversitesi)Doç. Dr. Oktay KIZILKAYA (Kafkas Üniversitesi Doç. Dr. Nurhan AYDIN (Kafkas Üniversitesi) Azerbaycanın bölgedeki önemi ve bağımsızlığa giden süreci anlattılar. Program konuşmacılara plaket verilmesiyle sona erdi.
Iğdır'da Azerbaycan'ın bağımsızlık yıldönümü dolayısıyla konferans düzenlendi.
Azerbaycan Kars başkonsolosluğu, Iğdır Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliği Derneği ve Iğdır Azerbaycan Evi Derneği tarafından Iğdır Kültür Merkezinde düzenlenen programa, kurum müdürleri, dernek yöneticileri ve öğrenciler katıldı.
Program Saygı duruşu, istiklal marşı ve Azerbaycan Ulusal marşının okunmasının ardından Iğdır Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Ziya Zakir Acar'ın açılış konuşmasını yapması ile devam etti.
Ziya Zakir Acar Kadim tarihi köklere sahip olan Azerbaycan-Türkiye ilişkileri, karşılıklı girişimler ve sarsılmaz irade temelinde geliştirilmektedir.Türkiye ve Azerbaycan tek millet, iki devlettir. Dinimiz bir, dilimiz bir, kültürümüz birdir. Tarihimizde de çok benzeyen, kesişen noktalar vardır. Ekim ayı bunların başında gelir. Ekim ayı, hem Türkiye için önemli hem Azerbaycan için önemli. 29 Ekim’de biz Cumhuriyet Bayramı'mızı kutluyoruz, 18 Ekim’de ise Azerbaycanlı kardeşlerimiz bağımsızlık günlerini kutluyor.Her iki ülke de geçtiğimiz yüzyılda çok sıkıntılar çekti,çok zahmetli günler geçirdi ama hamdolsun, bugün,Türkiye Avrupa;nın, Azerbaycan ise Güney Kafkasyanın parlayan yıldızıdır.Türkiye-Azerbaycan ilişkileri dediğimizde aklımıza Mustafa Kemal Atatürk’ün güzel bir sözü gelir:“Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir.” Biz hep öyle bilmişizdir, Türkiye ve Azerbaycan ilişkileri, gerçekten Azerbaycan’ın Merhum Lideri Haydar ALİYEV’in dediği gibi “Bir millet iki devlet” gözüyle görülmüştür. Türkiye, Azerbaycan Cumhuriyeti'ni 9 Kasım 1991;de tanıyan ilk devlet olmuştur. Diplomatik ilişkiler 14 Ocak 1992de kurulmuş ve Bakü’de Başkonsolosluk olarak görev yapmakta olan temsilciliğimiz Büyükelçilik düzeyine yükseltilmiştir.Azerbaycan’da ayrıca Nahçıvan ve Gence Başkonsolosluklarımız faaliyet göstermektedir.Azerbaycan’ın ise Ankara’daki Büyükelçiliğinin yansıra İstanbul ve Kars’ta da Başkonsoloslukları bulunmaktadır.Haydar Aliyev, Cumhurbaşkanlığı döneminde yaptığı bir konuşmada Türkiye’nin Azerbaycan’ı ilk tanıyan devlet olmasının önemini, “Bu, Türkiye’nin cesaretli adımı ve Azerbaycan’a kardeşlik münasebetinin neticesi idi. Azerbaycan’ın kendi bağımsızlığına nail olması ve bütün dünya devletlerinin Azerbaycan’ı tanıması için Türkiye’nin çok büyük yardımı olmuştur” sözleriyle dile getiriyordu. Gerçekten de
Türkiye’nin Azerbaycan’ın bağımsızlığını tanıma kararı,
iki ülke arasındaki siyasal ilişkiler açısından büyük önem
taşımaktadır.
Taşıdığı bütün risklere karşın bu Türkiye’nin aldığı
bu karar, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri bakımından çok
önemli bir dönüm noktası olmuştur. 20. yüzyılın ilk
çeyreğinde birbirinden ayrı düşen iki kardeş devlet, o
günden sonra, uluslararası alanda örnek gösterilecek bir
dayanışma ortaya koymuş ve “bir millet iki devlet”
olmayı başarmıştır.
İki devlet arasında 1997-2017 yılları arasında kayda
değer miktarda iktisadi ilişkilerin bulunduğu tespit
edilmiştir. Bu sonuç çerçevesinde mevcut olan bu
ekonomik ilişkilerin miktarının daha da artırılması
öngörülmektedir.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Türk iş
adamlarının Azerbaycan’da iş yerleri açması için birçok
imkân ortamı oluşturmuş ve bu konuda gerekli talimatlar
vermektedir. İki devlet arasında mal, iş gücü, ekonomik,
sosyal, kültürel ilişkilerin daha da artacağı tahmin
edilmektedir.”dedi.
Azerbaycan Kars başkonsolosluğu Iğdır temsilcisi Behbud Gadalı’da yaptığı konuşmada, şunları söyledi:”
.
Tarih bizlere bağımsızlığı kazanmanın ne kadar zor olsa da onu korumanın daha da zor
olduğunu defalarca ispat etmiştir. Kader öyle getirdi ki, Azerbaycan halkı 20.yüzyılda iki kez bağımsızlık
elde etmek, kendi suveren devletini yaratma şansı elde etti.
Ne yazık ki, 1918 yılının mayıs ayının 28-de ilk kez bağımsızlığını kazandığı zaman oluşan dış
baskı ve uluslar arası teminatın olmaması yüzünden Müslüman doğuda ilk bağımsız Cumhuriyet olan
Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin bağımsızlığı sadece 23 ay sürdü. İkinci tarihi fırsat ise bu süreçten
nerdeyse 70 yıl sonra oluştu.
18 Ekim 1991 tarihinde, Azerbaycan Ali Meclisi’nin Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını
ilan etmesi, 20. yüzyılda Azerbaycan’ın siyasi tarihinde 2. Zaferi oldu.
20. yüzyılın sonlarında Sovyetler Birliğinin çöküşünün ardından, Azerbaycan halkı son yüzyılda
2. kez kendi kaderini belirleme şansı yakalayarak bağımsızlığını ilan etti. .
Bağımsızlığın kazanılmasından kısa bir süre sonra Azerbaycan halkı bağımsızlığını kaybetme
tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. “Ermenistan silahlı kuvvetlerinin tecavüzü sonucunda topraklarımızın
yüzde 20’si işgal edildi. Merhum Umum Milli Lideri Haydar Aliyev`in vatanına olan tükenmez sevgisi, zengin siyasi görüşü ve iti zekası sayesinde ülke kaos ortamından
kurtuldu, halk arasında piskolojik ve manevi gerginlik aradan kalktı. Ulu önder Haydar Aliyev 1994 yılı
20 eylülde Asrın mükavelesini imzalayarak Azerbaycan Petrolunu dünya pazarına çıkarmayı başarmış,
Azerbaycan ekonomisinin gelişmesine nail olarak ve Azerbaycan Cumhuriyetinin bağımsızlığının
güvenliliğini tümüyle oluşturdu. Günümüzde bu mukavele çerçevesinde Bakü-Tiflis- Ceyhan boru hattı ile
Azerbaycan Cumhuriyeti, Petrolünü dünya pazarlarına çıkarma şansı elde etmektedir.
Azerbaycan’ın bağımsızlığının sonsuz, dönülmez olmasında, ekonomik potansiyellerin güçlenmesinde,
bölgede ve dünyada nüfusunun artmasında müstesna rolü olan Azerbaycan halkının Umum Milli Lideri
Haydar Aliyev`in siyaseti günümüzde onun laikli devamçısı Cumhurbaşkanımız Sayın İlham Aliyev
tarafından uğurla devam ettirilmektedir. Azerbaycan halkının ümummilli lideri Haydar Aliyev tarafından
atılan bağımsızlığımızın tehlikesizlik temelleri, siyasi ve iktisadi sütunları gün geçtikçe güçlenmektedir.
Bağımsızlığımızın kaderini belirleyen asli amiller korunup saklanıyor ve inkişaf etdiriliyor.
Bu siyaset karşımızda duran bütün hedeflerin gerçekleşmesinde, bağımsız Azerbaycan`ın daha güçlü
bir devlet haline gelmesinde ve halkımızın daha da refah ortamında yaşamasında mutlak eminlik
yaratmaktadır.”
Daha sonra Arslantürk AKYILDIZ (Iğdır Üniversitesi)Doç. Dr. Karanfil HALİLOVA (Bakü Devlet Üniversitesi)Doç. Dr. Oktay KIZILKAYA (Kafkas Üniversitesi Doç. Dr. Nurhan AYDIN (Kafkas Üniversitesi) Azerbaycanın bölgedeki önemi ve bağımsızlığa giden süreci anlattılar. Program konuşmacılara plaket verilmesiyle sona erdi.







YORUMLAR