Bakan Güler: Türkiye Barışa Kavuştuğunda Hedefler İleriye Gidecek (2)

Bakan GÜLER.İçişleri Bakanı Muammer Güler, Mardin Hilton Oteli'nde Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği 'Türkiye'ye yatırım geleceğe yatırım' konulu toplantıya katıldı.

Bakan Güler: Türkiye Barışa Kavuştuğunda Hedefler İleriye Gidecek (2)
29 Nisan 2013 - 15:56

Bakan GÜLER: TÜRKİYE BARIŞA KAVUŞTUĞUNDA HEDEFLER İLERİYE GİDECEK (2)'SEYİRCİ KALIRSAK İLERİ SÖZ SÖYLEYECEK HAKKIMIZ OLMAYABİLİR'İçişleri Bakanı Muammer Güler, Mardin Hilton Oteli'nde Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği 'Türkiye'ye yatırım geleceğe yatırım' konulu toplantıya katıldı. Toplantıya Bakan Güler'in yanı sıra Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk, Mardin Valisi Turhan Ayvaz, Milliyet Gazetecilik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Derya Sazak, Milliyet Gazetesi Ankara Temsilsi Fikret Bila, bölge sanayicileri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.Bakan Güler, toplantıda yaptığı konuşmada, 'çözüm süreci'nin hassasiyetini herkesin bildiğini belirterek, şöyle konuştu: "Elbette ki kimseyi rencide etmek istemediğimiz ama meşuriyet çizgisine dahil olmadan bu işi çözmek istediğimizi belirtmek istiyorum. Şimdi ayırıştırmanın zamanı değil, kucaklaşmanın zamanıdır. İşin başındayız, hesaplaşmanın değil, helalleşmenin zamanıdır. Ben Türkiye'deki bu büyük güç ve destekle oluşturulan bu umut ve bahar havasının önünde hiçkimsenin duramayacağının ve ülkenin bu sorunun çözülmesinin özelikle şimdi çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun çok önemli olduğunu ve bu fırsatın heba edilmemesi gerektiğini özellikle ifade ediyorum. Bu bizler için fırsattır. Bu bölge için bir fırsattır. Ülkemizi daha huzurlu daha demokratik, daha özgür yapmak için sorumluluğu elbette siyasi iktidar ama diğer siyasi partilerdir. Toplumun her kesimine düşmektedir. Yalnız bazı sorunlar vardır ki siyasal iktidarı aşan ülkenin bütün siyasi partilerin sivil toplum kuruluşlarının ve kanaat önderlerinin de katkı vermesi gerektiren bir sorundur. Sorun herkesin taşın altına elini koyması ve mutlaka bu çözüm sürecinde kendini ifade etmesi gerekmektedir. Burada seyirci kalırsak illerde bir söz söylemeye hakkımız olmayabilir."'ÇATIŞMA ORTAMIYLA ÇÖZÜLMESİ MÜMKÜN DEĞİL''Çözüm süreci'nin samimiyeti konusunda herkesin emin olması gerektiğini ifade eden Güler, şunları söyledi: "Gerçekten de Türkiye açısından bunun inşallah yaratacağı olumlu hava yeni anayasaya yansıyacak. Bunun getirdiği olumlu havanın çatışma ortamının durdurulmasıyla bir sonraki konuların oturulup rahatlıkla konuşulabileceği ve buna çözümler getirebileceğini ifade etmek istiyorum. Biz kavgayla bu işi bir yere götüremeyiz. Güvenlik politikalarıyla bu işin sürdürülmesi mümkün değildir. Çatışma ortamını sürdürerekte bunu çözülmesi mümkün değildir. Ne bu işi çatışmayla götürmek isteyenler bir yere varmaz. Güvenlik politikaları sürdürülebilir ama çözüm sürecinde bir birimizi anlayarak bu işi bir ortak nokta da buluşturmak vardır. Bunu yapmak bizim ellerimizde, kavga istersek kavga ederiz ama bu işi sonlandırmak huzuru sağlama imkanı bizim elimizde. Gelin hep beraber bunu yapalım. Bu ülkenin gücünü kuvvetini kaynaklarını böylesine çatışmalarla heba etmeyelim."'BÖLGEDEKİ DESTEK YÜZDE 90'Çözüm sürecinde böyle toplantıların yapılmasının çok değerli olduğunu belirten Güler, "Geleceğe yatırım Güneydoğu'dan geçiyor. Çözüm sürecinin gündeme geldiği günden itibaren pek çok yatırım isteği var. Halk desteği yüzde 80 diyorlar ama gerçeği yansıttığına inanmıyorum. Burada halkın desteği yüzde 90 durumunda. Hangi etnik kökende olursa olsun artık kurtulmak istiyor. Sıkıntılar var, sıkıntıları çözmek sebeplerini gözardı edemeyiz. Bu sorunların sebeplerini de düşünürsek Türkiye'nin demokratik yapısını dikkate alarak çözmeye çalışalım. İktidarları muktedir kılacak bir anlayışın Türkiye Cumhuriyeti devletine hangi etnik kökenle olursa olsun eşit saygıdeğer ve hukuktan en çok faydalanacak vatandaşlar olarak bakmamız lazım" dedi.'KÜRT, TÜRK'ÜN, TÜRK DE KÜRT'ÜN KARŞILIĞI DEĞİLDİR'30 yıldan bu yana çok sıkıntılar yaşandığını anlatan Güler, şöyle devam etti: "Bu sorunların çok önemli sebepleri var. Daha çok demokrasiyle bunları aşarız. Yeni bir anayasa, anayasayı doğrudan doğruya milletin yaptığı bir süreç şimdi de bir fırsat var Ak Parti bunun için çok gayret gösteriyor. Ortaya çıkacak anayasa herkese eşit olacak sahiplenebileceği bir ortamı sağlayabiliriz. Hiçbir siyasi iktidarın üstlenmek istemeyeceği riski AK Parti üstlendi. Diğer bölgelerdeki sürece bakış anketi de gösteriyor. Onları da anlamamız için özel bir gayret harcamamız gerekiyor. Millete yapılan bir mutabakattır. İnsanlar artık huzur içinde yaşamak istiyor. Ne pazarlıklar yapılıyor. Ne tavizler verilecek gibi spekülasyonlar yapılıyor. Bir Mardin milletvekilinin İçişleri Bakanlığı'na getirilmiş olmasını bile çok önemsiyorum. Dünyanın hiçbir yerinde iç siyasete malzeme yapılacak bu sorunlar çözülmemiş. İngiltere örneğini inceledik. Hepimizin ortak bir meselesi gibi algılayıp bu bu konuda samimi bir gayretle bu işi sonuçta bundan kimler yararlanacak anaların gözyaşlarını dinmesi silahların susmasıyla birçok konuda bakış açılarını ortaya koyabiliriz. Bu bir inancı ve samimiyeti ifade eder. Türkiye'nin geleceği için bir risk üstlenmek istiyoruz. Bu süreçte hepimize düşen görevler var, sadece AK Parti'nin BDP'nin görevi değil. İlimizi taşın altına koymamız lazım, siyasi partiler çözüm üretmiyorsa marjinal grupların çözüm üretmesi gerekir. Türkiye'nin geleceği ile herkesin görüşü olmalı, karşı çıkmak yetmez yerine neyin konulacağını söylemesi lazım millet tasfiye eder bu millet samimi yaklaşım bekliyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin milletinin temsilcisiyim mutlaka iradesini ortaya koymalıdır, karşı çıkanları millet elbette değerlendirecektir. Mahalli cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi olacak, bakış açısı ortaya çıkacak. Mutabakat anayasanın yapılmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu sürecin başarıya ulaşması için şanslı bir dönem yaşıyoruz. Bu süreci Türkiye bir daha yaşamayabilir."'DIŞARDA KALANI MİLLET TASFİYE EDER'Türkiye'nin geleceği açısından da çok önemli engellenmelerle karşı karşıya olduklarını söyleyen Güler, şunları söyledi: "Bir kesimin bütün gayretleri çözüm sürecinin başarıya ulaşmaması için uğraşıyor. Demokrasiye yaklaşımlarını görüyorsunuz, dışarda kalanı millet tasfiye eder bir taviz ilişkisi değil. Bir tarafın kazanması diğer tarafın kaybetmesi değildir. Barış ve huzur içinde yasa çalışmasıdır. Çözüm süreci pazarlıkların yapıldığı, tavizlerin yapıldığı, teröre karşı geri adımların atıldığı bir süreç değildir. Terörün sonlandırılması sürecidir. Bölünme, parçalanma gibi sorunlarla toplumsal desteği azaltma çabasında anayasaya aykırı işler yapamaz. Siyasi anlayışımız buna izin vermez. Silah bırakılsın da ne olursa olsun diye bir düşünce de söz konusu olamaza. Silahtan arınarak demokrasi standartlarını yükselterek ret, inkar ve asimilasyon politikasında değiliz. Artık insanlar pek çok şeyi meslek örgütleri basın siyasi partileriyle her şeyi biliyor. Çözüm sürecinde ekonomi siyaset geçerli olacak. Hem bu sorunların temeline inme konusunda siyaset geçerli olacak. Bir yandan çözüm süreci işlerken ekonomik politikaların da insanların bakışlarında farklılıklar gördüm. İnsanlar geçmişe göre farlı bakış açıları gördüm."'ÇÖZEMEZSEK VEBALİ HEPİMİZİNDİR'Bölgeden milletvekili olmayan siyasi partilerin bu bölgenin ruhunu anlayamacağını söyleyen Güler, şöyle konuştu: "Her türlü çabanın gösterilmesinden yana iktidarın, milletle anlaşması gibi büyük bir toplumsal süreç olmazsa kimse bu benim oyum yükselsin de daha kaç tane şehit gelirse gelsin diyene Doğu ve Batı'yı da temsil edilemeyen partiler bu bölgenin ruhunu bilmiyorlar. Keşke CHP, MHP'nin de milletvekilleri olsaydı. Bu politikaları üretirken Doğu'dan uzak kaldıklarını görüyorum. Ülkenin bütününü kucaklayacak politikalar üretmeliyiz. Daha çok demokrasi bu eksikliği çözüm sürecindeki tavrı siyasi partilerin çok iyi değerlendirmesi gerektirdiği düşüncesindeyim. Sürecin hassasiyeti nedeniyle az konuştuğumuzu çok iş yaptığımız meşruiyetten ayrılmadığımızı söyleme helalleşmenin zamanıdır. Türkiye'deki büyük destekle oluşturulan umut ve bahar havasının önünde kimsenin duramayacağını bu fırsatın heba edilmemesi gerektiğini özellikle ifade ediyorum. Bizim için bu bölge için fırsattır. Bazı sorunlar vardır ki, siyasi partileri aşan bir sorundur. Kanaat önderlerinin de hepimizi ilgilendiren çok önemli bir sorun çözüm sürecinin samimiyeti konusunda emin olmanızı istirham ediyorum. Türkiye'nin geleceği için de bunun getirdiği olumlu havanın yeni anayasaya da yansıyacağını ifade etmek istiyorum. Kavgayla bu işi bir yere götüremeyiz. Güvenlik ve çatışma politikasıyla bir yere götürmek mümkün değil. Bu işi bir ortak noktada buluşturma imkanımız var. Bu işi sonlandırma imkanı varken bunu heba etmeyelim Türkiye'nin gücünü çatışmalara heba etmeyelim."Bakan Güler, "Akil İnsanlar heyetleri oluşturuldu. Çalışmalarına göz atarsanız, tepki verenlerin söylediklerine bakarsanız süreci daha iyi anlayabileceğiz. Milliyet bize bu imkanı verdi, çözüm sürecinin en iyi örneklerini Mardin'de görecekler. Burada her kesim var. Güç bizde, irade bizde, toplumsal destek burada. Bunu burada çözemezsek vebali hepimizindir" dedi.AHMET TÜRK: PAZARLIK YOK, BİZİM ARADIĞIMIZI HAK ADALET VE EŞİTLİKMardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk ise Türkiye'nin geleceği açısından önemli fırsatların yaşandığı bir sürecin içinde olunduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bu sürecin kalıcı barışa dönüşmesi, halklarımızın sevgiyle birbiriyle kucaklaştığı bir ülkeye dönüştürmektedir. Türkiye kendi sorunlarını çözdüğü zaman Ortadoğu'nun demokratikleşmesine de önemli katkılar sunar. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki huzur ortamının sağlanması ekonomik gelişmelerin de önünü açar, demokrasiyi kalıcı hale getiremezsek ekonomik kalkınma hayal olur. Bu ne ile toplumun şekillenmesi demokratik değerler etrafından herkesi kucaklayacak yeni bir ortamın doğması gerekir. Barış konusunda gerçekten iradeli ciddi adımların atıldığına inanıyorum. Bazı gerçekleri de unutmamak lazım. Bu bir çözüm sürecidir. Sorunların nedenine inmek zorundasınız. Çözümden söz ediyorsak kalıca meseleyi basit silahların susması olarak bakmamak lazım. Adalet ve eşitlik olmazsa bugün susan silah yarın başka bir silah muhalefetten karşı sesler çıkıyor. Pazarlıklar yapılıyor deniyor. Pazarlık yok bizim aradığımızı hak adalet ve eşitlik. Yüzyıllık inkar politikasını sömürmeye çalışırsak elbette barış da eşitlik de gelmez elini taşın altına koyanlar yarımlarımızı demokratik Türkiye'yi inşa etmek bir beklentilerin olduğu bir süreç. Sadece kendisi kaybetmeyecek iktidarlar kaybedecek. farklı kesimlerse onlar da kaybedecek. Halkımızı barış için kardeşlik için demokratik bir gelecek için Milliyet gazetesinin bugünkü çalışmaları için çok teşekkür ediyoruz. Bağrında barındıran Mardin'e hoş geldiniz diyorum."AA,KÜ(GG/SS) - Mardin




YORUMLAR

  • 0 Yorum