ABDULLATİF ŞENER ,BAŞBAKAN İŞİD TERÖR ÖRGÜTÜNE NEDEN NAZAKET GÖSTERİYOR AÇIKLASIN
ABDULLATİF ŞENER ,BAŞBAKAN İŞİD TERÖR ÖRGÜTÜNE NEDEN NAZAKET GÖSTERİYOR AÇIKLASIN HZ.Mehdi'nin doğum yıldönümü nedeniyle bir programa katılmak için Iğdır'a gelen eski başbakan yardımcısı Abdullatif Şener,Iğdır'ı gezerek esnaf ve vatandaşlarla görüşüp sohbet etti. Gazetecilerin Türkiye gündemi ile ilgili sorularını cevaplandıran Abdullatif Şener, başbakan sınırlarımızdaki muhaliflere destek veriyor.Bu İŞİD ve el nusra örgütüde bunlardan biridir. İlk önce özgür Suriye ordusu
16 Haziran 2014 - 21:15
ABDULLATİF ŞENER ,BAŞBAKAN İŞİD TERÖR ÖRGÜTÜNE NEDEN NAZAKET
GÖSTERİYOR AÇIKLASIN
HZ.Mehdi'nin doğum yıldönümü nedeniyle bir programa
katılmak için Iğdır'a gelen eski başbakan yardımcısı Abdullatif
Şener,Iğdır'ı gezerek esnaf ve vatandaşlarla görüşüp sohbet etti.
Gazetecilerin Türkiye gündemi ile ilgili sorularını
cevaplandıran Abdullatif Şener, başbakan sınırlarımızdaki muhaliflere
destek veriyor.Bu İŞİD ve el nusra örgütüde bunlardan biridir. İlk
önce özgür Suriye ordusu deniliyordu şimdi bu ordu yok,yerinde eli
kanlı terör örgütü El Kaidenin kolu olan vahşi terör örgütü İşid ve El
nusra vardır.Bölgede insanların can mal namus ve ırz güvenliği tamamen
yok olmuştur.Türkiye kendi eliyle terörist gurupları Türkiyeye komşu
haline getirmiştir.Asıl politikadaki yanlışlık budur Maalasef Suriye
ve Irakta bulunan yüzlerce örgüt birlikte hareket etmektedir.Zaman
Zamanda birbiriyle çarpışmaktadır.Başbakanın bu muhalif guruplara
destek verdiği açıktır.Hatta bu muhalif gurupları desteklediğini
kendisi ifade etmektedir.Hangi örgütü desteklediği konusunda net bilgi
vermemektedir.İlk yıllarda Özgür Suriye ordusundan bahsedilmekteydi
ama bugün özgür Suriye ordusu gibi etkin bir muhalif gurup zaten
kalmamıştır.O halde Başbakanın hangi Örgüte destek verdiğini
açıklaması lazım.Ama hangi örgütün ismini zikrederse zikretsin bu
örgütlerin tamamı İŞİD VE El Nusrayla birlikte Terörist eylemlerde
bulunmuştur.Başbakanın İzlemiş olduğu Ortadoğu Politikası sakattır
yanlıştır nasıl organize olup biraraya geldikleri ehil
olmayan,kurumsallaşmamış gelecekte ne yapacaklarıyla ilgili hiç bir
garanti bulunmayan bu tip örgütlerle hiç bir Devlet iş birliği yapamaz
ittifaklar kuramaz çünki bu rastgele Örgütler yeri gelir silahını size
doğrultur.Sizin başınıza bela olur öngörülmeyen vahşetleri işler
cinayetleri işler ve siz bunlarla iş birliği yaptığınız için sadece
bölgede değil kendi ülkenizde değil dünyada rezil olursunuz.Böylesine
vahşi örgütlerle ittifak çabaları içerisinde komşu Ülkelerdeki Devlet
istikrarını çökertmeğe yönelik bir politikayı Başbakanın benimsemiş
olması Türk diplamasisi açısından Tarihimizde hiç görülmemiş yanlış
bir çizgidir,Tutumdur.Başbakan bundan vazgeçmesi gerekmektedir.İşte
İttifak kurduğunuz Örgütler IŞİD Bunlardan biri sonunda geldi
silahları size doğru yöneltti Musul'u işgal etti Türk
Başkonsolosluğunu işgal etti burada bulunan 49 vatandaşımızı
diplamatımızı görevlimizi esir aldı bu yetmedi Irak'taki çalışan
işçilerimizi şöförlerimizi tam 80 kişiyi esir aldı.
Başbakanın Konuşmalarını dikkatli bir şekilde
izliyorum Neredeyse Işid'in adını ağzına alırken Salavat getirecek çok
kibar,çok ince,sanki karşısında bin yıllık bir Devlet ve Diplamasi
tecrübesi olan bir guruptan bir ülkeden bir devletten bahsedercesine
büyük nezaket göstermeye özen gösteriyor.Şimdi sayın Başbakana
soruyorum Bu eli kanlı Terör örgütüne karşı gösterdiğiniz bu nezaket
ifadeleri ve üslubu neyin eseridir hangi sebepten böyle
davranıyorsunuz Dünya bu örgütü Dünyanın gelmiş geçmiş en eli kanlı
Örgütü ilan etmişken siz hala bu canilere karşı bu ince diplomatik
üslubu niçin sürdürürsünüz yoksa çok derin işbirlikler yaptınız
geçmişte de sert ve ağır demeçler verdiğiniz zaman o geçmişteki iş
birliğinizden bahsederse mahcup olurum diyemi korkuyorsun?IŞİD'ten
sende mi korkuyorsun?bu bir ürküntünün bir telaşın bir sıkıntının
ifadesimidir?Aman vaktiyle yaptığımız bazı iş birliğini itiraf etmesin
telaffuz etmesin nazik davranayım iltifat edeyim diyemi
düşünüyosunuz?Eğer böyle düşünüyorsanız bu Devlet ciddiyeti ile
bağdaşmaz binlerce yıllık Devlet tecrübesi olan Türkiye Cumhuriyetinin
bir başbakanının benimseyeceği üslup bu değildir.Şimdi Günlerdir
diplomatlarımız ve vatandaşlarımız IŞİD'in elinden kurtulma çabası
içerisindedir Türkiye'den ağırlığını koyması beklenmektedir.Başbakanın
bununla ilgili ne yaptığını söylemesi lazım yok bu IŞİD bizim zaten
dostumuzdur bizim vatandaşlarımıza büyükelçilik görevlilerimize bir
şey yapmaz nasıl olsa serbest bırakacaktır diye eminseniz burada da
büyük bir vahamet ve Devlet ciddiyeti ile bağdaşmaz büyük bir hata
vardır hiç bir zaman bir terör örgütünün insafına ciddi bir
devlet,vatandaşını terk edemez.Diplomatlarını terk edemez Rızık
mücadelesi için yabancı Ülkelerde çalışan vatandaşlarını böyle terör
örgütünün insafına terk etmez sahipsiz bırakamaz. Nerden bakarsanız
bakın Başbakan bir yanlışın içerisindedir olayı sürekli başbakan
olarak sürekli tekrar etmemin sebebi şudur böyle bir politika
Türkiye'nin politikası olamaz ve bunu bir Türkiye politikası olarak
kabul etmiyorum hatta böyle bir politika Türk Dış işleri politikası da
olamaz bizim diplomatlarımızın böyle bir politikayı onaylıyacağınıda
düşünmüyorum bu politika doğrudan doğruya her nedense hangi
bağlantılar nedeni ise çok ölçülüp tartılmadan biçilmeden Başbakanın
insiyatif kullandığı Dış İşleri Bakanı da koltuğunu korumak için
savunduğu ve yürüttüğü bir politika haline gelmiştir bu politikanın
bir numaralı sorumlusu Başbakandır onun için Başbakan diyorum bunu
niye yapıyorsunuz Türkiye'nin Dış politikası bu kötü yakışıksız
politikası olarak isim vermiyor çünki bu ülkenin duyarlı
vatandaşlarının hiç biri böylesine garabet bir politikayı
desteklememektedir.Biz biran önce gerekli tedbirlerin alınmasını ve
vatandaşlarımızın bırakılmasını istiyoruz.
Onlar dostumuzdur onlar bırakacak bizde kahramanlığımızı ilan edecek
bakın vatandaşlarımızı kurtardık diyeceğiz diye bir beklentinin
içerisine giriyorsa sayın başbakan bilsinki IŞİD'in insafından bir
kahramanlık doğmaz.Yanlış bir kahramanlık içerisindedir.Sonra İslam
Ülkelerinede bu süreçte bazı şeyler söyleme ihtiyacı
duyuyorum.Başbakana bakıyoruz ABD Başkanı ile görüşemediği için Başkan
yardımcıları ile danışmanlar ile telefon diplomasisi kuruyor sayın
Erdoğan Natoyla görüşmeler yapıyor Almanya Başbakanı Merkele telefon
açıyor onunla görüşmeler yapıyor IŞİD,Konsolosluk skandalı ile ilgili
batıdan medet umuyor.Bu yanlış bir tercihtir sayın Başbakan son 3-5
yıldır bölgemizde dünyanın en kanlı terör örgütleri eylem
yapmaktadır.Nijerya,Cezayir,Somali'de bu kanlı terör örgütü kaidenin
her ülkede farklı isimlerle anılıyor kaide unsurları korkunç
katliamlar yapılıyor Müslümanların Irzı Namusu Şerefi Haysiyeti bu
kanlı örgütün elinde mahvolmaktadır.Böyle bir ortamda İslam
Konferansının toplantıya çağırılması için niçin çaba harcamaz.Başbakan
Erdoğan'a bunu söylüyorumİslam Konferansı teşkilatı tüm İslam
Ülkelerini Çekirge sürüleri gibi yağmalayan böylesine bir Örgüt içim
toplanmayacak niçin toplanacak.Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Tüm İslam
ülkelerini çekirgeler gibi yağmalayan böyle bir örgütün varlığı
karşısında İslam Konferansını toplanmasını sağlamayacakta hangi olay
için girişimde bulunacak üstelik İslam Konferası teşkilatının genel
sekreteri Türkiye'nin girişimleriyle iş başına gelmiş olan Türk
vatandaşı Ekmeleddin İhsanoğlu'dur.Bu Hükümetin onun seçiminde etkisi
ve rolü vardır.Hatta bende Bakanlığım sırasında bazı İslam ülkelerini
tek tek dolaşarak Ekmeleddin İhsanoğlu'na oy vermeleri için ikna
ettim.Bu Konferansın harekete geçmesi lazım.Başbakanın gerekirse genel
sekreteri uyarması lazım.Bu ortam tam İslam Konferası teşkilatının
kurulduğu günden bu güne kadar toplanmasını gerektirecek en ciddi
durumla karşı karşıyayız.Hele Arap Birliği 3-4 yıldır İslam
ülkerindeki Terör gurupları ile ilgili hangi kararı almıştır.Şimdi
soyal medyada dolaşıyor Arap Birliği teşkilatı toplantı
yapacakmış.Umut ederimki bu toplantıda IŞİD'e destek çıkmaz.Ama
maalesef aynen Erdoğan gibi bazı Arap Ülkelerinin liderleride IŞİD'den
çok büyük nezaket üslubu içerisinde bahsediyor.Bu katliamların İslamla
Müslümanlıkla bağdaşır tarafı varmı?İnsanlıkla bağdaşır tarafı
varmı?Böyle bir Örgütün derhal Tasviye,yok ve İmha edilmesi
gerekir.Başbakan Cumhurbaşkanı adayı olabilir ama Cumhur başkanı
seçileceğini düşünmüyorum.Başbakanın Sivastan öteye gidemiyorlar
sorusuna ise Eğer bu ülkede muhalefet partileri ülkenin bazı illerine
gidemiyorsa bunu Başbaknın telaffuz etmesinden daha büyük bir ayıp
olamaz.Çünki değil muhalefet partilerinin Genel Başkanları tek bir
vatandaşımız bile herhangi bir ile gidemiyorsa bunun bir numaralı
sorumlusu Başbakanın kendisidir.Kendi kabahatini başkalarının zaafı
olarak anlatmak ancak Başbakan Erdoğan'nın üslubuna yakışan bir
hadisedir ama maalasef bu sözü yıllar önce söylemiştir kendiside bazı
illere gidebilmek için 5-6 bin sivil koruma yanında götürmek zorunda
kalmıştır önce bunu izah etsin ülkeyi bu duruma getiren
kendisidir.Ülkede gerginliği ve şiddeti tırmandıran
kendisidir.Türkiye'nin her tarafından sürekli her konuşması şiddeti
tırmandırıyor.Çok Demokratik sivil Gezi eylemlerinde Güvenlik
güçlerinin şiddet kullanmasını teşvik eden tahrik eden
demeçler,beyanlar talimatlar yağdırıyor.İki tane 20 yaşındaki gencimiz
kendisini protesto etseler bunlar Terör Örgütü üyesi diye bas bas
bağırıyor.Bu Üslup Bu Tarz bu tür siyaset Herhangi bir Başbakanın
tarzı olamaz.Başbakanlık makamı bütün vatandaşları kucaklama
yeridir.Ama maalesef sayın Erdoğan sürekli ayrıştırıyor şiddeti teşvik
eden üsluplar kullanıyorve bu ülkeye zarar veriyor.Licede ve Musulda
Bayrak indirildi.Bayrak bir Ülkenin birliği beraberliğidir tüm
vatandaşların birbirlerine duyacakları güvenin ve emniyetin ülkenin
sembolüdür Ülkemizin Topraklarında Türk Bayrağının indiriliyor olması
buna göz yumulması kabul edilemez.Ama maalesef Başbakan yaptığı gurup
kunuşmasında bir taraftan benmi müdahale edecektim diyor bir
taraftanda bu tür olaylara müdahale ederek insanları tahrik etmeyin
diyede güvenlik güçlerimize talimatlar yağdıran tutarsız ve birbiriyle
çelişkili cümleleri aynı konuşmasının niçerisinde kullanıyor.Bu
Başbakanında kafasının biraz karışık olduğunu gösteriyor.Yoksa bir
insan aynı konuşmada bir birine zıt iki cümle söylemez.Birbirine zıt
iki cümle söylüyorsa bir insan orda bir kafa karışıklığı var
demektir.Muhtemeldirki Başbakanın zihninde bir karışıklık var rotayı
tam tutturamamış ne yapacağını kestirememiş bir insan izlenimi veriyor
bu daha tehlikeli bir durum.Bu İzlenimi alan Örgüt mensuplarının
bundan yararlanacakları çok doğaldır.Onun İçin Biz Başbakanın zihnini
tazelemeye tutarsızlıktan arındırmaya davet ediyoruz.
Çatı Adayı arayışı olumlu bir çabadır gerek Kılıçtaroğlu Gerek Sayın
Bahçeli bu iyi niyetli arayışı günlerdir sabırla sükunetle
sürdürmektedirler.Ben verimli ve faydalı bir sonucun ortaya çıkmasını
diliyorum.Ve bir takım insanların kişisel bağlamda bu sürece
girmelerinin fayda sağlamayacağını düşünüyorum onun için kendimle
bağlantılı bir yorum yapmam doğru olmaz biz herzaman faydalı olan
işlerin peşinden koşarız dedi.Abdullatif Şener Terör Örgütü Işid Nusra
gibi Suriye ve Irak'ta yapılanmış olan Terör Örgütü üyelerinin
Türkiye'dede bir takım hücreler oluşturduğu haberleri almakta isemde
henüz Türkiye'ye yönelik doğrudan bir eylem yapabilecek konumda
olduklarını düşünmüyorum ama Dünyanın dört bir yanından gelerek
Türkiyeden Suriye ve Irak'a geçiyor olmaları orda çatışıyor olmaları
Suriye ve Irak Ordusuyla çatıştıktan sonra yoruluyor ve kebap yemek
için Türkiyeye geliyor ondan sonra tekrar gidiyor Türkiyeninde önemli
bir riski kucağında bağrında barındırdığını göstermektedir.Bu Örgütler
Türkiye açısındanda risk oluşturmaktadır.Abdullatif Şener Başbakan
Cumhurbaşkanı seçilirse Geride kalanlar 3 dönem Tüzüğünün maddesini
değiştirirler kazanamassa kendisi değiştirir dedi.Abdullatif Şener
Daha sonra Esnaf ziyareti yaptı.
GÖSTERİYOR AÇIKLASIN
HZ.Mehdi'nin doğum yıldönümü nedeniyle bir programa
katılmak için Iğdır'a gelen eski başbakan yardımcısı Abdullatif
Şener,Iğdır'ı gezerek esnaf ve vatandaşlarla görüşüp sohbet etti.
Gazetecilerin Türkiye gündemi ile ilgili sorularını
cevaplandıran Abdullatif Şener, başbakan sınırlarımızdaki muhaliflere
destek veriyor.Bu İŞİD ve el nusra örgütüde bunlardan biridir. İlk
önce özgür Suriye ordusu deniliyordu şimdi bu ordu yok,yerinde eli
kanlı terör örgütü El Kaidenin kolu olan vahşi terör örgütü İşid ve El
nusra vardır.Bölgede insanların can mal namus ve ırz güvenliği tamamen
yok olmuştur.Türkiye kendi eliyle terörist gurupları Türkiyeye komşu
haline getirmiştir.Asıl politikadaki yanlışlık budur Maalasef Suriye
ve Irakta bulunan yüzlerce örgüt birlikte hareket etmektedir.Zaman
Zamanda birbiriyle çarpışmaktadır.Başbakanın bu muhalif guruplara
destek verdiği açıktır.Hatta bu muhalif gurupları desteklediğini
kendisi ifade etmektedir.Hangi örgütü desteklediği konusunda net bilgi
vermemektedir.İlk yıllarda Özgür Suriye ordusundan bahsedilmekteydi
ama bugün özgür Suriye ordusu gibi etkin bir muhalif gurup zaten
kalmamıştır.O halde Başbakanın hangi Örgüte destek verdiğini
açıklaması lazım.Ama hangi örgütün ismini zikrederse zikretsin bu
örgütlerin tamamı İŞİD VE El Nusrayla birlikte Terörist eylemlerde
bulunmuştur.Başbakanın İzlemiş olduğu Ortadoğu Politikası sakattır
yanlıştır nasıl organize olup biraraya geldikleri ehil
olmayan,kurumsallaşmamış gelecekte ne yapacaklarıyla ilgili hiç bir
garanti bulunmayan bu tip örgütlerle hiç bir Devlet iş birliği yapamaz
ittifaklar kuramaz çünki bu rastgele Örgütler yeri gelir silahını size
doğrultur.Sizin başınıza bela olur öngörülmeyen vahşetleri işler
cinayetleri işler ve siz bunlarla iş birliği yaptığınız için sadece
bölgede değil kendi ülkenizde değil dünyada rezil olursunuz.Böylesine
vahşi örgütlerle ittifak çabaları içerisinde komşu Ülkelerdeki Devlet
istikrarını çökertmeğe yönelik bir politikayı Başbakanın benimsemiş
olması Türk diplamasisi açısından Tarihimizde hiç görülmemiş yanlış
bir çizgidir,Tutumdur.Başbakan bundan vazgeçmesi gerekmektedir.İşte
İttifak kurduğunuz Örgütler IŞİD Bunlardan biri sonunda geldi
silahları size doğru yöneltti Musul'u işgal etti Türk
Başkonsolosluğunu işgal etti burada bulunan 49 vatandaşımızı
diplamatımızı görevlimizi esir aldı bu yetmedi Irak'taki çalışan
işçilerimizi şöförlerimizi tam 80 kişiyi esir aldı.
Başbakanın Konuşmalarını dikkatli bir şekilde
izliyorum Neredeyse Işid'in adını ağzına alırken Salavat getirecek çok
kibar,çok ince,sanki karşısında bin yıllık bir Devlet ve Diplamasi
tecrübesi olan bir guruptan bir ülkeden bir devletten bahsedercesine
büyük nezaket göstermeye özen gösteriyor.Şimdi sayın Başbakana
soruyorum Bu eli kanlı Terör örgütüne karşı gösterdiğiniz bu nezaket
ifadeleri ve üslubu neyin eseridir hangi sebepten böyle
davranıyorsunuz Dünya bu örgütü Dünyanın gelmiş geçmiş en eli kanlı
Örgütü ilan etmişken siz hala bu canilere karşı bu ince diplomatik
üslubu niçin sürdürürsünüz yoksa çok derin işbirlikler yaptınız
geçmişte de sert ve ağır demeçler verdiğiniz zaman o geçmişteki iş
birliğinizden bahsederse mahcup olurum diyemi korkuyorsun?IŞİD'ten
sende mi korkuyorsun?bu bir ürküntünün bir telaşın bir sıkıntının
ifadesimidir?Aman vaktiyle yaptığımız bazı iş birliğini itiraf etmesin
telaffuz etmesin nazik davranayım iltifat edeyim diyemi
düşünüyosunuz?Eğer böyle düşünüyorsanız bu Devlet ciddiyeti ile
bağdaşmaz binlerce yıllık Devlet tecrübesi olan Türkiye Cumhuriyetinin
bir başbakanının benimseyeceği üslup bu değildir.Şimdi Günlerdir
diplomatlarımız ve vatandaşlarımız IŞİD'in elinden kurtulma çabası
içerisindedir Türkiye'den ağırlığını koyması beklenmektedir.Başbakanın
bununla ilgili ne yaptığını söylemesi lazım yok bu IŞİD bizim zaten
dostumuzdur bizim vatandaşlarımıza büyükelçilik görevlilerimize bir
şey yapmaz nasıl olsa serbest bırakacaktır diye eminseniz burada da
büyük bir vahamet ve Devlet ciddiyeti ile bağdaşmaz büyük bir hata
vardır hiç bir zaman bir terör örgütünün insafına ciddi bir
devlet,vatandaşını terk edemez.Diplomatlarını terk edemez Rızık
mücadelesi için yabancı Ülkelerde çalışan vatandaşlarını böyle terör
örgütünün insafına terk etmez sahipsiz bırakamaz. Nerden bakarsanız
bakın Başbakan bir yanlışın içerisindedir olayı sürekli başbakan
olarak sürekli tekrar etmemin sebebi şudur böyle bir politika
Türkiye'nin politikası olamaz ve bunu bir Türkiye politikası olarak
kabul etmiyorum hatta böyle bir politika Türk Dış işleri politikası da
olamaz bizim diplomatlarımızın böyle bir politikayı onaylıyacağınıda
düşünmüyorum bu politika doğrudan doğruya her nedense hangi
bağlantılar nedeni ise çok ölçülüp tartılmadan biçilmeden Başbakanın
insiyatif kullandığı Dış İşleri Bakanı da koltuğunu korumak için
savunduğu ve yürüttüğü bir politika haline gelmiştir bu politikanın
bir numaralı sorumlusu Başbakandır onun için Başbakan diyorum bunu
niye yapıyorsunuz Türkiye'nin Dış politikası bu kötü yakışıksız
politikası olarak isim vermiyor çünki bu ülkenin duyarlı
vatandaşlarının hiç biri böylesine garabet bir politikayı
desteklememektedir.Biz biran önce gerekli tedbirlerin alınmasını ve
vatandaşlarımızın bırakılmasını istiyoruz.
Onlar dostumuzdur onlar bırakacak bizde kahramanlığımızı ilan edecek
bakın vatandaşlarımızı kurtardık diyeceğiz diye bir beklentinin
içerisine giriyorsa sayın başbakan bilsinki IŞİD'in insafından bir
kahramanlık doğmaz.Yanlış bir kahramanlık içerisindedir.Sonra İslam
Ülkelerinede bu süreçte bazı şeyler söyleme ihtiyacı
duyuyorum.Başbakana bakıyoruz ABD Başkanı ile görüşemediği için Başkan
yardımcıları ile danışmanlar ile telefon diplomasisi kuruyor sayın
Erdoğan Natoyla görüşmeler yapıyor Almanya Başbakanı Merkele telefon
açıyor onunla görüşmeler yapıyor IŞİD,Konsolosluk skandalı ile ilgili
batıdan medet umuyor.Bu yanlış bir tercihtir sayın Başbakan son 3-5
yıldır bölgemizde dünyanın en kanlı terör örgütleri eylem
yapmaktadır.Nijerya,Cezayir,Somali'de bu kanlı terör örgütü kaidenin
her ülkede farklı isimlerle anılıyor kaide unsurları korkunç
katliamlar yapılıyor Müslümanların Irzı Namusu Şerefi Haysiyeti bu
kanlı örgütün elinde mahvolmaktadır.Böyle bir ortamda İslam
Konferansının toplantıya çağırılması için niçin çaba harcamaz.Başbakan
Erdoğan'a bunu söylüyorumİslam Konferansı teşkilatı tüm İslam
Ülkelerini Çekirge sürüleri gibi yağmalayan böylesine bir Örgüt içim
toplanmayacak niçin toplanacak.Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Tüm İslam
ülkelerini çekirgeler gibi yağmalayan böyle bir örgütün varlığı
karşısında İslam Konferansını toplanmasını sağlamayacakta hangi olay
için girişimde bulunacak üstelik İslam Konferası teşkilatının genel
sekreteri Türkiye'nin girişimleriyle iş başına gelmiş olan Türk
vatandaşı Ekmeleddin İhsanoğlu'dur.Bu Hükümetin onun seçiminde etkisi
ve rolü vardır.Hatta bende Bakanlığım sırasında bazı İslam ülkelerini
tek tek dolaşarak Ekmeleddin İhsanoğlu'na oy vermeleri için ikna
ettim.Bu Konferansın harekete geçmesi lazım.Başbakanın gerekirse genel
sekreteri uyarması lazım.Bu ortam tam İslam Konferası teşkilatının
kurulduğu günden bu güne kadar toplanmasını gerektirecek en ciddi
durumla karşı karşıyayız.Hele Arap Birliği 3-4 yıldır İslam
ülkerindeki Terör gurupları ile ilgili hangi kararı almıştır.Şimdi
soyal medyada dolaşıyor Arap Birliği teşkilatı toplantı
yapacakmış.Umut ederimki bu toplantıda IŞİD'e destek çıkmaz.Ama
maalesef aynen Erdoğan gibi bazı Arap Ülkelerinin liderleride IŞİD'den
çok büyük nezaket üslubu içerisinde bahsediyor.Bu katliamların İslamla
Müslümanlıkla bağdaşır tarafı varmı?İnsanlıkla bağdaşır tarafı
varmı?Böyle bir Örgütün derhal Tasviye,yok ve İmha edilmesi
gerekir.Başbakan Cumhurbaşkanı adayı olabilir ama Cumhur başkanı
seçileceğini düşünmüyorum.Başbakanın Sivastan öteye gidemiyorlar
sorusuna ise Eğer bu ülkede muhalefet partileri ülkenin bazı illerine
gidemiyorsa bunu Başbaknın telaffuz etmesinden daha büyük bir ayıp
olamaz.Çünki değil muhalefet partilerinin Genel Başkanları tek bir
vatandaşımız bile herhangi bir ile gidemiyorsa bunun bir numaralı
sorumlusu Başbakanın kendisidir.Kendi kabahatini başkalarının zaafı
olarak anlatmak ancak Başbakan Erdoğan'nın üslubuna yakışan bir
hadisedir ama maalasef bu sözü yıllar önce söylemiştir kendiside bazı
illere gidebilmek için 5-6 bin sivil koruma yanında götürmek zorunda
kalmıştır önce bunu izah etsin ülkeyi bu duruma getiren
kendisidir.Ülkede gerginliği ve şiddeti tırmandıran
kendisidir.Türkiye'nin her tarafından sürekli her konuşması şiddeti
tırmandırıyor.Çok Demokratik sivil Gezi eylemlerinde Güvenlik
güçlerinin şiddet kullanmasını teşvik eden tahrik eden
demeçler,beyanlar talimatlar yağdırıyor.İki tane 20 yaşındaki gencimiz
kendisini protesto etseler bunlar Terör Örgütü üyesi diye bas bas
bağırıyor.Bu Üslup Bu Tarz bu tür siyaset Herhangi bir Başbakanın
tarzı olamaz.Başbakanlık makamı bütün vatandaşları kucaklama
yeridir.Ama maalesef sayın Erdoğan sürekli ayrıştırıyor şiddeti teşvik
eden üsluplar kullanıyorve bu ülkeye zarar veriyor.Licede ve Musulda
Bayrak indirildi.Bayrak bir Ülkenin birliği beraberliğidir tüm
vatandaşların birbirlerine duyacakları güvenin ve emniyetin ülkenin
sembolüdür Ülkemizin Topraklarında Türk Bayrağının indiriliyor olması
buna göz yumulması kabul edilemez.Ama maalesef Başbakan yaptığı gurup
kunuşmasında bir taraftan benmi müdahale edecektim diyor bir
taraftanda bu tür olaylara müdahale ederek insanları tahrik etmeyin
diyede güvenlik güçlerimize talimatlar yağdıran tutarsız ve birbiriyle
çelişkili cümleleri aynı konuşmasının niçerisinde kullanıyor.Bu
Başbakanında kafasının biraz karışık olduğunu gösteriyor.Yoksa bir
insan aynı konuşmada bir birine zıt iki cümle söylemez.Birbirine zıt
iki cümle söylüyorsa bir insan orda bir kafa karışıklığı var
demektir.Muhtemeldirki Başbakanın zihninde bir karışıklık var rotayı
tam tutturamamış ne yapacağını kestirememiş bir insan izlenimi veriyor
bu daha tehlikeli bir durum.Bu İzlenimi alan Örgüt mensuplarının
bundan yararlanacakları çok doğaldır.Onun İçin Biz Başbakanın zihnini
tazelemeye tutarsızlıktan arındırmaya davet ediyoruz.
Çatı Adayı arayışı olumlu bir çabadır gerek Kılıçtaroğlu Gerek Sayın
Bahçeli bu iyi niyetli arayışı günlerdir sabırla sükunetle
sürdürmektedirler.Ben verimli ve faydalı bir sonucun ortaya çıkmasını
diliyorum.Ve bir takım insanların kişisel bağlamda bu sürece
girmelerinin fayda sağlamayacağını düşünüyorum onun için kendimle
bağlantılı bir yorum yapmam doğru olmaz biz herzaman faydalı olan
işlerin peşinden koşarız dedi.Abdullatif Şener Terör Örgütü Işid Nusra
gibi Suriye ve Irak'ta yapılanmış olan Terör Örgütü üyelerinin
Türkiye'dede bir takım hücreler oluşturduğu haberleri almakta isemde
henüz Türkiye'ye yönelik doğrudan bir eylem yapabilecek konumda
olduklarını düşünmüyorum ama Dünyanın dört bir yanından gelerek
Türkiyeden Suriye ve Irak'a geçiyor olmaları orda çatışıyor olmaları
Suriye ve Irak Ordusuyla çatıştıktan sonra yoruluyor ve kebap yemek
için Türkiyeye geliyor ondan sonra tekrar gidiyor Türkiyeninde önemli
bir riski kucağında bağrında barındırdığını göstermektedir.Bu Örgütler
Türkiye açısındanda risk oluşturmaktadır.Abdullatif Şener Başbakan
Cumhurbaşkanı seçilirse Geride kalanlar 3 dönem Tüzüğünün maddesini
değiştirirler kazanamassa kendisi değiştirir dedi.Abdullatif Şener
Daha sonra Esnaf ziyareti yaptı.







YORUMLAR