8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
08 Mart 2016 - 15:52
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
Değerli Basın Mensupları;
Ülkemizde çok önemli meseleleri bir güne sıkıştırmak gibi bir genel kabul
vardır. 3 Aralıkta Engelli vatandaşlarımız, 24 Kasımda öğretmenlerimizi, 14
Martta sağlık çalışanlarımızı, 8 martta da kadınlarımızı gündemin en ön
sırasına getirilir, bir gün konuşulur ve sonra ne yazık ki unutulur.
Böylesine kurulu bir düzen içerisinde ise ne yazık ki sorunların çözümünde
mesafe almakta asla mümkün değildir.
Günü birlik sözler, yarına hatırlanmayacak vaatler ve süslü cümleler ile
kıymetli vakitler heba edilmektedir. Bu önemli günleri sorunların çözümü için
somut adımların atıldığı günler olarak görmek temel beklentidir.
Ülkemiz bu sene kadına yönelik şiddetin ve cinayetin tahammül edilemez bir
düzeye ulaştığı bir hal ile 8 Martı karşılamaktadır. Bir yıl içerisinde 300’e yakın
kadının cinayete kurban gitmiştir. Neredeyse hergün kadına yönelik şiddet,
taciz ve tecavüz haberleri yurdun dört bir yanından gelmektedir. Tarihi
köklerinde kadının ayrı bir değeri ve önemi olan medeniyetimiz bugün içine
düştüğü bu durumdan mutlak suretle kurtulmalıdır.
Kıymetli Basın Mensupları;
Kadınlarımızın sosyal hayatta karşılaştıkları sorunların yayında çalışma
hayatında da sıkıntılar yaşamaktadırlar. Türkiye’de iş gücü piyasasında emeği
en fazla sömürülen, güvencesiz çalışmaya en fazla mahkum edilen
kadınlarımızdır. Tekstil atölyelerinde, temizlik işlerinde, tarım işçiliğinde yemek
şirketlerinde ve belediyelerin taşeronluk yapan firmalarda en çok ezilen düşük
ücrete mahkum edilen ve iş güvencesiz olarak çalıştırılan kadınlarımızdır.
İş yerlerinin küçülmeye giderken önce kadınların işten çıkarılması ile
başlamaları gibi birçok olumsuzlukta kadının çalışma hayatında yakasını
bırakmayan sıkıntılardır. Bugün Türkiye’de nüfusun yarısı kadınlardan
oluşurken istihdamda ne yazık ki oranları yüzde 27’dir. Avrupa Birliği üye
ülkelerinin istihdam oranı incelendiğinde; 2013 yılında kadın istihdam oranının
en yüksek olduğu ülke %72,5 ile İsveç iken en düşük olduğu ülke %39,9 ile
Yunanistan’dır. Avrupa Birliği üye ülkelerinin (28 ülke) ortalama kadın istihdam
oranı ise %58,8’dir. Yani ülkemiz bu ortalamaların ancak yarısına ulaşabilmiştir.
Kamudaki tabloda da birçok sıkıntı mevcuttur. Üst düzey kadrolar da ne
yazık ki kadınlarımız yeteri kadar temsil hakkı bulamamaktadır. 2 milyon 722
bin 652 devlet memurundan 993 bin 973’ü, 8 bin 288 üst düzey memurdan ise
sadece 663’ü kadındır.
En çok mobbinge uğrayan ve amir baskısına maruz kalanlar kadın
çalışanlarımızdır. Süt izinlerinde ve doğum izinlerinde bir takım artışlar olsa da
beklentiden uzaktır. Ağır iş yükü, son gelmek bilmeyen nöbetlerin en çok
yorduğu ve tükenmişlik sendromuna ittiği yine kadın kamu görevlileridir.
Ailesine vakit ayıramayan, çocuğuna kreş bulmak için binbir sıkıntıya maruz
kalan kadınlarımız.
Vekil Ebe/Hemsire, Kamu dışı ASM çalışanı ve 4B gibi Kadrosuz kölelik
sisteminde çalıştırılan kadınlarımız...
İş yaşamlarındaki zorlukların aile yaşamlarını etkilediği kadın kamu
çalışanlarımızın bu sorunlarının çözülmesi için mutlaka somut adımlar
atılmalıdır.
Türk Sağlık-Sen olarak başta şehit anneleri ve eşleri, Sağlık ve sosyal
hizmet alanında şifa dağıtan, şefkat veren, Çalışma arkadaşlarımız olmak
üzere, tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyoruz.
Toplumsal yaşamda ve sendikal hayatta mücadele eden kadınlarımıza başarılar
diliyor ve kadınlarımızın tüm sorunlarının göstermelik tartışmalardan uzak bir
şekilde çözüm odaklı olarak irdelenmesini istiyoruz.
TÜRK SAĞLIK SEN AĞRI TAŞLIÇAY İLCE TEMSİLCİLİĞİ
HATİCE KÜBRA TANIVERDİ
KADIN KOLLARI TEMSİLCİSİ
Değerli Basın Mensupları;
Ülkemizde çok önemli meseleleri bir güne sıkıştırmak gibi bir genel kabul
vardır. 3 Aralıkta Engelli vatandaşlarımız, 24 Kasımda öğretmenlerimizi, 14
Martta sağlık çalışanlarımızı, 8 martta da kadınlarımızı gündemin en ön
sırasına getirilir, bir gün konuşulur ve sonra ne yazık ki unutulur.
Böylesine kurulu bir düzen içerisinde ise ne yazık ki sorunların çözümünde
mesafe almakta asla mümkün değildir.
Günü birlik sözler, yarına hatırlanmayacak vaatler ve süslü cümleler ile
kıymetli vakitler heba edilmektedir. Bu önemli günleri sorunların çözümü için
somut adımların atıldığı günler olarak görmek temel beklentidir.
Ülkemiz bu sene kadına yönelik şiddetin ve cinayetin tahammül edilemez bir
düzeye ulaştığı bir hal ile 8 Martı karşılamaktadır. Bir yıl içerisinde 300’e yakın
kadının cinayete kurban gitmiştir. Neredeyse hergün kadına yönelik şiddet,
taciz ve tecavüz haberleri yurdun dört bir yanından gelmektedir. Tarihi
köklerinde kadının ayrı bir değeri ve önemi olan medeniyetimiz bugün içine
düştüğü bu durumdan mutlak suretle kurtulmalıdır.
Kıymetli Basın Mensupları;
Kadınlarımızın sosyal hayatta karşılaştıkları sorunların yayında çalışma
hayatında da sıkıntılar yaşamaktadırlar. Türkiye’de iş gücü piyasasında emeği
en fazla sömürülen, güvencesiz çalışmaya en fazla mahkum edilen
kadınlarımızdır. Tekstil atölyelerinde, temizlik işlerinde, tarım işçiliğinde yemek
şirketlerinde ve belediyelerin taşeronluk yapan firmalarda en çok ezilen düşük
ücrete mahkum edilen ve iş güvencesiz olarak çalıştırılan kadınlarımızdır.
İş yerlerinin küçülmeye giderken önce kadınların işten çıkarılması ile
başlamaları gibi birçok olumsuzlukta kadının çalışma hayatında yakasını
bırakmayan sıkıntılardır. Bugün Türkiye’de nüfusun yarısı kadınlardan
oluşurken istihdamda ne yazık ki oranları yüzde 27’dir. Avrupa Birliği üye
ülkelerinin istihdam oranı incelendiğinde; 2013 yılında kadın istihdam oranının
en yüksek olduğu ülke %72,5 ile İsveç iken en düşük olduğu ülke %39,9 ile
Yunanistan’dır. Avrupa Birliği üye ülkelerinin (28 ülke) ortalama kadın istihdam
oranı ise %58,8’dir. Yani ülkemiz bu ortalamaların ancak yarısına ulaşabilmiştir.
Kamudaki tabloda da birçok sıkıntı mevcuttur. Üst düzey kadrolar da ne
yazık ki kadınlarımız yeteri kadar temsil hakkı bulamamaktadır. 2 milyon 722
bin 652 devlet memurundan 993 bin 973’ü, 8 bin 288 üst düzey memurdan ise
sadece 663’ü kadındır.
En çok mobbinge uğrayan ve amir baskısına maruz kalanlar kadın
çalışanlarımızdır. Süt izinlerinde ve doğum izinlerinde bir takım artışlar olsa da
beklentiden uzaktır. Ağır iş yükü, son gelmek bilmeyen nöbetlerin en çok
yorduğu ve tükenmişlik sendromuna ittiği yine kadın kamu görevlileridir.
Ailesine vakit ayıramayan, çocuğuna kreş bulmak için binbir sıkıntıya maruz
kalan kadınlarımız.
Vekil Ebe/Hemsire, Kamu dışı ASM çalışanı ve 4B gibi Kadrosuz kölelik
sisteminde çalıştırılan kadınlarımız...
İş yaşamlarındaki zorlukların aile yaşamlarını etkilediği kadın kamu
çalışanlarımızın bu sorunlarının çözülmesi için mutlaka somut adımlar
atılmalıdır.
Türk Sağlık-Sen olarak başta şehit anneleri ve eşleri, Sağlık ve sosyal
hizmet alanında şifa dağıtan, şefkat veren, Çalışma arkadaşlarımız olmak
üzere, tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyoruz.
Toplumsal yaşamda ve sendikal hayatta mücadele eden kadınlarımıza başarılar
diliyor ve kadınlarımızın tüm sorunlarının göstermelik tartışmalardan uzak bir
şekilde çözüm odaklı olarak irdelenmesini istiyoruz.
TÜRK SAĞLIK SEN AĞRI TAŞLIÇAY İLCE TEMSİLCİLİĞİ
HATİCE KÜBRA TANIVERDİ
KADIN KOLLARI TEMSİLCİSİ







YORUMLAR