24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLANDI

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLANDI 24 Kasım Öğretmenler günü Iğdır’da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Kutlama programı Zübeyde Hanım Bulvarında bulunan Atatürk Anıtına Milli Eğitim Müdürü Hakan Cirit’in çelek koymasıyla başladı. Gün vesilesiyle Iğdır Kültür Merkezinde devam eden törene Iğdır Vali vekili Muhlis Arslan, Milli Eğitim Müdürü Hakan Cirit, müdür yardımcıları, şube müdürleri ,Okul Müdürleri Öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Törende konuşan Vali Vekili

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLANDI
24 Kasım 2014 - 14:37
24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLANDI

 

               24 Kasım Öğretmenler günü Iğdır’da çeşitli etkinliklerle kutlandı.

       Kutlama programı Zübeyde Hanım Bulvarında bulunan Atatürk Anıtına Milli Eğitim Müdürü  Hakan Cirit’in çelek koymasıyla başladı.

         Gün vesilesiyle Iğdır Kültür Merkezinde devam eden törene Iğdır Vali vekili Muhlis Arslan, Milli Eğitim Müdürü Hakan Cirit, müdür yardımcıları, şube müdürleri ,Okul Müdürleri Öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Törende konuşan Vali Vekili  Muhlis Arslan, Öğretmenlik kutsal bir meslektir. Fatih Sultan Mehmet ve Atatürk eğitime büyük önem vermiştir. Hz. Ali” Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum ”Çocuklarınız çağın gereklerine göre yetiştirin demiştir. Bugün ülkemizde eğitimde çok ciddi mesafeler kat ettik. Gelecekte daha iyi hale geleceğiz. Peygamberlik mesleği denilen meslek öğretmenliktir. Karar alıcı mekanizma sizlerin durumlarını iyileştirmek için çalışıyor. sizlerin küsme darılma hakkınız yoktur. Sizler bu vatanı , bayrağı, milleti karşılıksız sevecek hizmet edeceksiniz. Çünkü sorumluluğunuz çok Atatürk’ün dediği gibi yeni nesiller sizin eseriniz olacaktır.”dedi.

 Milli Eğitim Müdürü Hakan Cirit’de Sizler, İlimizin her köşesinde Milli Eğitim Bakanlığının temsilcisi, Cumhuriyetimizin bekçisi olarak, şanlı bayrağımızı, istiklal marşımızla dalgalandırmakta, insana, topluma hizmeti en iyi  şekilde gerçekleştirme istek ve heyecanı ile çalışmaktasınız.Sizler, meslek hayatınız boyunca, iyilik, doğruluk ve sorumluluk anlayışı içinde,insana ve topluma amaç ve yön veren rehber ve liderlerisiniz.Bu gerçeklerden dolayı, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk;   “Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır. Eserinizin değeri, sizin maharetiniz ve fedakârlığınızla orantılı olacaktır. Sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır!..   Hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki Cumhuriyet, sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister. Milletleri kurtaranlar, yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” derken bu görüş ve düşünceleriyle, sizi hem layık olduğunuz dereceye yükseltmiş, hem de sorumluluğunuzun büyüklüğünü ve önemini belirtmiştir.  Öğretmenlik mesleğini büyük bir özveri ve gururla yapmakta olduğunuzu biliyorum.Yetiştirdiğimiz neslin önümüzdeki yüzyılları şekillendirmeye aday olacak nesil olduğunu unutmadığınızı ve kısıtlı imkânlar çerçevesinde hiçbir fedakârlıktan kaçınmadan görevinizi ifa ettiğinizi görüyorum ve sizinle beraber yaşıyorum.Yaşadığımız çağ bir değişim çağı. Öyle bir çağ ki; toplum, teknoloji, bilgi, ihtiyaçlar,sorunlar sürekli değişiyor ve biz öğretmenler zor koşullar altında hem değişimleri takip ediyor hem de bu değişimleri öğrencilerimize aktarmaya çalışıyoruz. Bunun için okuyor, araştırıyor ve kendimizi geliştiriyoruz. Eğitimin hangi basamağında olursak olalım değişen çağa bizlerin ve çevremizin öğrencilerimizin ayak uydurması gerektiğini vurgulamak isterim.         Geçmiş çağların eğitim anlayışı ve bunu oluşturan şartları artık değişmiştir.        Nedir değişen? Senelerce olumsuz yanlarını gördüğümüz, karşı çıktığımız ama sistem sınavlar ve çocukların geleceği bahaneleriyle uygulamaya devam ettiğimiz “Ben merkezli eğitim” anlayışı, öyle bir anlayış ki, öğrencileri unutup öne çıktığımız, minicik yavrularımızı 

pasifize ettiğimiz, kendimizi sınıfın yegâne hâkimi olarak gördüğümüz, bugün öğren yarın

       Nihayet, sistem olarak, hep birlikte kurtulduğumuz bu anlayıştan en kısa sürede zihniyet 

olarak da kurtulacağımıza inanıyorum. “Öğretmen merkezli eğitim” yerine öğrenci merkezli, 

daha doğrusu “Birey merkezli eğitim”e geçildiğinin ve geriye dönüşün mümkün 

olmayacağının bütün eğitim camiası farkında olmalıdır. 

Bu değişim yolunda Cumhuriyetimizin Kurucusu Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal 

Atatürk’ün şu sözleri bizlere yol gösterici olmuştur: 

       “Çocuklarımızı artık düşüncelerini hiç çekinmeden açıkça ifade etmeye, inandıklarını 

savunmaya, buna karşılık da başkalarının samimi düşüncelerine saygı beslemeye 

alıştırmalıyız. Aynı zamanda onların temiz yüreklerinde vatan, millet, aile ve yurttaş 

sevgisiyle beraber doğruya, iyiye ve güzel şeylere karşı sevgi ve ilgi uyandırmaya

 

çalışmalıyız. Bence  bunlar, çocuk terbiyesinde ana kucağından, en yüksek eğitim ocaklarına

 

kadar her yerde her zaman üzerinde durulacak önemli noktalardır. Ancak bu suretledir ki,

 

çocuklarımız memlekete yararlı birer vatandaş ve mükemmel birer insan olurlar.”

 

Öğrencilerimize evrensel bilgileri verecek, bu evrensel bilgileri milli potada eriterek

 

özümsemelerini sağlayacağız. Yani çocuklarımız bizi biz yapan, bizi diğerlerinden farklı kılan

 

özelliklerimiz ve güzelliklerimizle donatılırken evrensel değerlerin farkında olacaklar ayrıca

 

küresel bir dünyada yaşadıklarını ve yaşamaya devam edeceklerini unutmayacaklar.

 

Peki, öğrencilerimize hiç mi bilgi aktarmayacağız? Tabii ki aktaracağız ama bu

 

aktarım süresince onlara önce “öğrenmeyi öğreteceğiz”. Bunu da sevgiyle yapacağız.

 

Eleştirel düşünceyi aşılayacağız onlara. Bilimsel merak duygularını perçinleyeceğiz.

 

Böylelikle insan yetiştirmenin güzelliği ile kendimizde bulduğumuz ”özgüven” duygusunun

 

onlarda gelişmesine de şahit olacağız.

 

Hepimiz biliyoruz, milletlerin varlığını devam ettirmesi, gelişip kalkınması, öncelikle

 

iyi yetişmiş, nitelikli insan gücüne bağlıdır. Nitelikli insan yetiştirmek de eğitim kurumlarının

 

ve biz öğretmenlerin işidir. Topluma yön verici konumda olmak kolay değildir, ancak

 

araştıran, sorgulayan açık fikirli insanlar topluma yön verir veya topluma yön verebilecek

 

Uzaklarda, memleket sathına yayılmış geleceğimizin yetişmekte olduğu okullara gidip

 

oralarda eğitim vermek bir o kadar  kutsal ve bir kadar da zor bir iştir. Bu kutsal görevi Allah

 

herkese nasip etsin… Ne mutluyuz ki bu meslek bize de nasip olmuştur.

 

An olur, kayar düşer üşüyen ellerimden bu yüreğim ve belki bin parça olur. Ama yine

 

toplarım eksik parçalarını, yola gelirim, aşka gelirim, yine okuluma gelirim avucumda

 

kalbimin kırıklarıyla, valizimde öteberimle…

 

Karşıki dağlara bakın… Yamaçlar kar altında, uzak köyler üşür, kasabalar üşür belki

 

okullar üşür fakat ben üşümem… Bu lüksüm yoktur. Çünkü ben o köyün öğretmeniyim…

 

İçimde büyüttüğüm umutlarım sıcacık; diyeceksin ki bir kırlangıç yüreği, çırpınır da

 

çırpınır… Evet, yüreğim sıcacık; neden çünkü hayallerim güçlü, öyle ki başım sanki Ağrı

 

Dağı, fikrim o denli yücedir… Sanacaksın ki ellerim sıcak denizlere inmiş gibi, ideallerim

 

Bir öğretmen olarak yapmak istediklerimizle elimizdeki imkânların örtüşmediğini,

 

öğrencilere örnek olabilmek, sağlıklı bir eğitim verebilmek için iç huzurunuzun, refah

 

seviyenizin daha iyi olması gerektiğinin de bilincinde olarak, geleceğe dair kuvvetli

 

umutlarımı koruduğumu burada belirtmek istiyorum.

 

Son yıllarda bakanlık olarak eğitim sistemimizin iyileştirilmesi için pek çok çalışma

 

yapılmıştır. Örneğin, derslik sayısının artırılması, öğretmen açığının giderilmesi, öğretim

 

programlarının çağdaş anlayışa ve çağın gereklerine uygun hale getirilmesi, İlköğretim ve

 

Ortaöğretim kurumlarında not sistemi ve sınavlarla ilgili yapılan düzenlemeler, okullarımızın

 

bilgisayarlarla donatılması, ders araç ve gereçlerinin çeşit ve nitelik bakımından

 

iyileştirilmesi, Bakanlığımızın çeşitli kurum ve kuruluşlarla ortaklaşa yürüttüğü eğitim

 

projeleri bunlar arasında sayılabilir. Eğitim adına yapılan bu tür çalışmalar önümüzdeki

 

dönemde de artarak devam edecektir.

 

Ancak tüm bu yapılanların anlam kazanması, beklenen faydayı sağlaması sizlerin

 

gayreti ve desteği ile mümkün olabilir. Çünkü eğitimin en önemli unsuru siz değerli

 

öğretmenlersiniz. En gelişmiş ülkenin eğitim alanında yaptığı uygulamaları ülkemize

 

aktarsak da bu sistemi başarıya ulaştıracak olanlar yine siz öğretmenler olacaksınız.

 

Bu arada dinimizin ve Efendimiz Peygamberimiz H.Z Muhammed (S.A.S) şu hadisi şerifine

 

değinmeden olmaz. Ya ilim öğreten, ya ilim öğrenen, ya dinleyen veya bunları seven ol.

 

Sakın beşincisi olma! Yoksa helak olursun!

 

Okulda öğretmenlik ve idarecilik yapar iken yüreğim sadece bir öğretmenin yüreği

 

kadar sıcaktı. Ama şimdi Iğdır eğitim camiasındaki bütün öğretmelerin yüreğindeki sıcaklığın

 

toplamı kadar yüreğimde sıcaklık taşıyorum. Bu kutsal yolculukta hepinizin gücünü

 

bileğimde hissediyorum. Benimle bu yolda en güçlü adımlarınızla yürümeyeceğinize inancım

 

Şunu bilelim ki herkesin eserine bir kıymet değer biçilebilir, ama öğretmeninkine

 

asla!.. Sizlerin de karşılaşacağınız tüm zorluklarda her zaman yanınızda olacağımızı bilmenizi

 

Aydınlık bir geleceği hep beraber inşa edeceğimize olan inanç ile hepinizi sevgi ve

 

saygı ile selamlıyor 24 Kasım Öğretmenler Gününüzü kutluyor, şahsınıza, ailenize, sevgili

 

öğrencilerime ve tüm sevdiklerinize sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum.”dedi.

 

             Emekli olan öğretmen Orhan Aras’ta “görevimi layıkıyla Atatürk illke ve inkılaparı doğrultusunda en iyi şekilde yaptım Yetiştirdiğim öğrencilerle gurur duyuyorum”şeklinde konuştu.

      Emekli olan öğretmene plaket  Vali vekili Muhli Aslan tarafından verildi.  Öğretmenler günü nedeniyle düzenlenen yarışmalarda derece alanlara ödülleri verildi. dereceğe girenlere ödülleri verildi.

Şiirler okundu. İlk defa Saygı duruşu ve istiklal marşı Görsel Sanatlar lisesi öğrenci ve öğretmenlerince müzikle okundu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum