IĞDIR'IN SEMBOLLERİNDEN BİRİ OLAN LEYLEK YÖRE HALKI İÇİN NEDEN  BU KADAR ÖNEMLİ 

IĞDIR'IN SEMBOLLERİNDEN BİRİ OLAN LEYLEK YÖRE HALKI İÇİN NEDEN  BU KADAR ÖNEMLİ 
02 Nisan 2021 - 20:47
IĞDIR’IN SEMBOLLERİNDEN BİRİ OLAN LEYLEK YÖRE HALKI İÇİN NEDEN  BU KADAR ÖNEMLİ 
             Her yıl Mart ayı itibarı ile  göçmen kuşların konaklama ve geçiş yeri haline gelen Iğdır ülkemizde bulunan  486 kuş türünün 325’ne ev sahipliği yapıyor,  Bunların içinde en ilgi çekici ve Iğdırın adeta semboli haline gelmiş leyleklerdir. Leylekler, özellikle Iğdır’da en çok sevilen hayvanlardan birisi ve  baharın müjdecisi olarak kabul edilmektedir.  
Iğdır yöresinde  Leylek hakkında bir çok inanış vardır  Öyle ki, Leylek bacalara veya evin yakın bir yerine yuva yaparsa o evin kötülüklerden koruduğuna inanılır, Diğer taraftan tabiatta bulunan zararlıları temizleyerek bereketi getirdiğine inanılır.  leyleği havada görenlerin o yıl çok seyehat edeceğine, evinin çatısına leylek konanların da yakın zamanda ev sahibi olacağına dair inancı yaygındır. Aynı zamanda Leylek; her yıl Iğdır ilinde büyük şenliklerle kutlanan Nevruz bayramının yedi önemli sembollerinden (Semeni, Yedilevin sofrası, Leylek, Koç, Kırmızı yumurta, Kosa Kosa, Govut)  birisi sayılmaktadır.. Leyleklerin her yıl aynı yuvaya dönmeleri, Türklerin önem verdiği veçhile- tek eşli yaşamaları, yavrularını uzun süre yuvada özenle beslemeleri, ailelerinin yaşlı bireyleri ile yakından ilgilenmeleri, onlara yiyecek temin etmeleri, insanla iç içe olarak evin bacasında yaşamaları Iğdır yöresinde Leyleklere karşı her zaman bir saygı uyandırmıştır.  “Leylek, baharı müjdeler. Güzün uzak diyarlara gidişlerinin ardından yüz yirmi gün sonra yuvalarına dönerler. O zaman bahar gelmiş demektir. Leylek güzün sıcak topraklara gittiğinden ona Iğdır yöresinde “Hacı Leylek’te denilmektedir, Leyleğin eşi ölürse çiftleşmediği; evini bozmanın felaket getireceği yaygın inanışlardandır. Evin üstüne yapılan yuva yıkılmaz, Leyleğin her yıl üç ya da dört yavrusu olur, birini kurban eder” Leyleğin yavrularından birini yuvadan düşürmesi, yavrularından birisini Tanrı’ya kurban ettiği inancını doğurmuştur. Gelişi sevinç, gidişi hüzün olan Leyleklerin güzün göçe hazırlanırken sergiledikleri veda törenleri Iğdır yöresinde kutsal tören olarak algılanmıştır. Leyleklerin birbirlerine yardım etmesi ve yiyeceğini etrafındaki diğer leyleklerle paylaşması Yardım, ihtiyacı olan herkese, kim olursa olsun yapılmalıdır. İhtiyaç anında karşımızdaki kişinin bizim gibi olup olmadığına veya onu sevip sevmediğimize bakmaksızın yardım elininin uzatılması  anlamında algılanmaktadır. 
 Ayrıca leylek ve turna gibi kuşların Türk mitolojisindeki anlam ve yeride büyüktür. Nemli, rutubetli toprak ve verimlilikle bağlantılı tek ayağı üzerinde duran kuşları su ile yerin (gökle yer-sularının) hükümdarı, verimlilik ve bereketin dişi soylu iyesi olarak nitelendirilmekte, söz konusu kuşların (leylek, turna, vb.) hayat veren âlem/dünya ağacıyla olan bağlantılarına dikkat çekilmektedir. Hayat ağacı (âlem ağacı) ve leylek arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Türk mitolojisinin ağaçtan doğan çocuklarıyla leyleğin getirdiği çocuklar, aynı algılamanın ürünleridirler. Leylek ve Nazar Tanrı tarafından çocukları korumak üzere görevlendirildiğine inanılan ana-kuş/Umay/Ayısıt ve onun günümüzdeki sembolü olan leylek kut taşımakta ve nazardan korumaktadır. Baharın müjdecisi ve bereket getiricisi olan leylek, Türkistan ve Anadolu Türkleri açısından tabiatın yeniden dirilişiyle bebeklerin dünyaya gelişini simgelemektedir. 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum