IĞDIR'DA ÜÇ SENDİKA BASIN AÇIKLAMASI YAPTI
IĞDIR'DA İKİ SENDİKA BASIN AÇIKLAMASI YAPTI Iğdır 'da Türk Eğitim Sen Eğitim İş, ve Eğitim Sen Millî Eğitim Temel Kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısını protesto etmek amacıyla ortak basın açıklamasında bulundu. Iğdır Eğitim iş binasında, üç sendika adına hazırlanan ortak basın açıklamasını Eğitim İş başkanı Cemil okudu. Basın açıklamasında Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Arslan, Eğitim İş İl Temsi
27 Şubat 2014 - 19:56
IĞDIR'DAÜÇSENDİKA BASIN AÇIKLAMASI YAPTI
Iğdır 'da Türk Eğitim Sen Eğitim İş, ve Eğitim Sen
Millî Eğitim Temel Kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde
kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısını protesto
etmek amacıyla ortak basın açıklamasında bulundu.
Iğdır Eğitim iş binasında, üç sendika adına
hazırlanan ortak basın açıklamasını Eğitim İş başkanı Cemil okudu.
Basın açıklamasında Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Arslan, Eğitim İş
İl Temsilcisi Cemil Taşkın ve Eğitim Sen İl Temsilcisi Yılmaz Hun, bu
yasa pimi çekilmiş bir bombadır"dediler.
Eğitim İş başkanı Cemil Taşkın,basın açıklamasında şunları söyledi.
Eğitim tarihinin en büyük tasfiyesine yol açacak, özelleştirmeci ve
yerelleştirmeci Milli Eğitim Temel Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı,
üzerinde hemen hemen hiç tartışılmadan, Milli Eğitim Kültür, Gençlik
ve Spor Komisyonu'ndan geçmiştir. Tasarının yarın TBMM Genel
Kurulu'nda
görüşülerek yasalaşması beklenmektedir.Kapalı kapılar ardında
hazırlanan bu tasarı, dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi ve
kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması tartışmaları bahane
edilerek siyasi iktidarın eğitimde özelleştirme, yerelleşme ve
kadrolaşma hamlelerinin doruk noktasıdır.Tasarının yasalaşması
durumunda, kamusal eğitim alanı daha da daralacak, eğitim kamusal bir
hizmet olmaktan çıkacaktır. Devlet okullarında eğitimin niteliğini
bilinçli olarak düşüren Hükümetin ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın
dershaneleri kapatma planının ardındaki amaç, özel öğretimi
özendirmek ve özel okulları doğrudan kamu kaynaklarıyla destekleyerek
eğitimi piyasa koşullarına sunmaktır. Siyasi iktidarın dershanelerin
özel okullara dönüştürülmesi ve özel öğretim kurumlarının kamu
kaynakları ile desteklenmesi girişimlerini herkesin eğitim hakkından
eşit koşullarda yararlanacağı bir düzenleme olarak değerlendirmek
mümkün değildir.İktidara geldiği günden bu yana Bakanlık kadrolarını
kendi ideolojik hedefleri doğrultusunda defalarca değiştiren AKP,
eğitim kurumlarımızdaki yüz binleri bulan müdür ve yardımcılarının da
tamamını görevden almayı hedeflemektedir. Tasarıda, yeni yönetim
kadrolarının valiler aracılığıyla okul ve kurumlarda görevlendirilmesi
öngörülerek, kadrolaşmanın yanı sıra eğitimde yerelleşmenin de önü
açılmaktadır. Eğitimde yerelleşmenin, öğretmenlere mülakat
uygulamasıyla birlikte zamanla öğretmen atamalarında belirleyici
olacağı açıktır.Öte yandan yasa tasarısında, Cumhuriyetimizin en
önemli kurumlarından biri olan Talim Terbiye Kurulu'nun görev
yetkileri, "Bakanlıkta iki başlılık yarattığı" gerekçesiyle Milli
Eğitim mevzuatı konusunda "karar vermekten" "görüş bildirmeye"
çevrilmektedir. Eğitim tarihimizle özdeş Talim ve Terbiye Kurulu'nun
içini boşaltan Hükümet, şimdi de Kurulun yetkilerini budayarak MEB'de
tek adamlık anlayışını yerleştirmek istemektedir.Bilindiği gibi Merkez
Yönetim Kurulumuz, AKP iktidarının ülkenin geleceğini karartan
eğitimdeki saldırı ve tasfiye operasyonuna karşı etkili bir eylemlilik
süreci başlatmıştır. Bu kapsamda, Eğitim-İş olarak yasa teklifi TBMM
Genel Kurulu'na geldiği gün, üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş
bırakacağımızı açıklamış, eğitim ve bilim iş kolunda örgütlü tüm
sendikalara da ortak eylem çağrısında bulunmuştuk."dedi.
Taşkın, şöyle devam etti:"Hükumetin TBMM'ye sevk ettiği ve kamuoyunda
"MEB YASA TASARISI" diye bilinen Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı pimi çekilmiş bomba
niteliğindedir.Emniyet ve yargıdan sonra Milli Eğitime de el atan iktidar, "ben yaptım, oldu" anlayışıyla
hazırlanan, siyasallaşmanın önünü açan, kadrolaşmayı milli eğitimini her hücresine yerleştiren ve
tam bir ucube olan bu yasa tasarısı önümüzdeki günlerde eğitim hayatımızı yangın yerine
çevirecektir. Hükümet- Cemaat kavgasına eğitimi de alet eden zihniyet, söz konusu yasa tasarısında;
hem milli eğitimimizi
emellerinden sarsacak hem de öğretmenlerimizi, okul yöneticilerimizi
mağdur edecek düzenlemeler yapmayı hedeflemektedir.İktidara geldiği günden bu yana Bakanlık kadrolarını kendi ideolojik hedefleri Doğrultusunda defalarca değiştiren AKP, hükümeti eğitim
kurumlarımızdaki yüz binleri bulan müdür ve yardımcılarının da tamamını görevden almayı hedeflemektedir.
Tasarıda, yeni yönetim kadrolarının valiler aracılığıyla okul ve kurumlarda görevlendirilmesi
öngörülerek, kadrolaşmanın yanı sıra eğitimde yerelleşmenin de önü açılmaktadır. Eğitimde
yerelleşmenin, öğretmenlere mülakat uygulanmasıyla birlikte zamanla öğretmen atamalarında da
belirleyici olacağı açıktır.Hükümet eski kadroları tasfiye etmenin yolunu 4 yılı sona erenleri
görevlerinden almakla bulmuştur. Kısacası AKP iktidarı KENDİ DEVLETİNİ KURACAK,
yandaşlarını, torpili olanları,emir kullarını okul yöneticisi yapacak; diğerlerini ise ekarte
edecektir. AKP tıpkı emniyet ve yargıda olduğu gibi, eğitimde de kendi adamlarını kilit noktalara
getirme hevesindedir. Eğitimde liyakatli, becerikli, ehil okul yöneticileri, yerini iktidarın her
emrini yerine getiren, beceriksiz,bilgisiz, ehliyetsiz kişilere bırakabilmektedir. Üstelik bu durum 110
bin civarında okul yöneticisini etkileyecektir...
Iğdır 'da Türk Eğitim Sen Eğitim İş, ve Eğitim Sen
Millî Eğitim Temel Kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde
kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısını protesto
etmek amacıyla ortak basın açıklamasında bulundu.
Iğdır Eğitim iş binasında, üç sendika adına
hazırlanan ortak basın açıklamasını Eğitim İş başkanı Cemil okudu.
Basın açıklamasında Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Arslan, Eğitim İş
İl Temsilcisi Cemil Taşkın ve Eğitim Sen İl Temsilcisi Yılmaz Hun, bu
yasa pimi çekilmiş bir bombadır"dediler.
Eğitim İş başkanı Cemil Taşkın,basın açıklamasında şunları söyledi.
Eğitim tarihinin en büyük tasfiyesine yol açacak, özelleştirmeci ve
yerelleştirmeci Milli Eğitim Temel Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı,
üzerinde hemen hemen hiç tartışılmadan, Milli Eğitim Kültür, Gençlik
ve Spor Komisyonu'ndan geçmiştir. Tasarının yarın TBMM Genel
Kurulu'nda
görüşülerek yasalaşması beklenmektedir.Kapalı kapılar ardında
hazırlanan bu tasarı, dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi ve
kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması tartışmaları bahane
edilerek siyasi iktidarın eğitimde özelleştirme, yerelleşme ve
kadrolaşma hamlelerinin doruk noktasıdır.Tasarının yasalaşması
durumunda, kamusal eğitim alanı daha da daralacak, eğitim kamusal bir
hizmet olmaktan çıkacaktır. Devlet okullarında eğitimin niteliğini
bilinçli olarak düşüren Hükümetin ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın
dershaneleri kapatma planının ardındaki amaç, özel öğretimi
özendirmek ve özel okulları doğrudan kamu kaynaklarıyla destekleyerek
eğitimi piyasa koşullarına sunmaktır. Siyasi iktidarın dershanelerin
özel okullara dönüştürülmesi ve özel öğretim kurumlarının kamu
kaynakları ile desteklenmesi girişimlerini herkesin eğitim hakkından
eşit koşullarda yararlanacağı bir düzenleme olarak değerlendirmek
mümkün değildir.İktidara geldiği günden bu yana Bakanlık kadrolarını
kendi ideolojik hedefleri doğrultusunda defalarca değiştiren AKP,
eğitim kurumlarımızdaki yüz binleri bulan müdür ve yardımcılarının da
tamamını görevden almayı hedeflemektedir. Tasarıda, yeni yönetim
kadrolarının valiler aracılığıyla okul ve kurumlarda görevlendirilmesi
öngörülerek, kadrolaşmanın yanı sıra eğitimde yerelleşmenin de önü
açılmaktadır. Eğitimde yerelleşmenin, öğretmenlere mülakat
uygulamasıyla birlikte zamanla öğretmen atamalarında belirleyici
olacağı açıktır.Öte yandan yasa tasarısında, Cumhuriyetimizin en
önemli kurumlarından biri olan Talim Terbiye Kurulu'nun görev
yetkileri, "Bakanlıkta iki başlılık yarattığı" gerekçesiyle Milli
Eğitim mevzuatı konusunda "karar vermekten" "görüş bildirmeye"
çevrilmektedir. Eğitim tarihimizle özdeş Talim ve Terbiye Kurulu'nun
içini boşaltan Hükümet, şimdi de Kurulun yetkilerini budayarak MEB'de
tek adamlık anlayışını yerleştirmek istemektedir.Bilindiği gibi Merkez
Yönetim Kurulumuz, AKP iktidarının ülkenin geleceğini karartan
eğitimdeki saldırı ve tasfiye operasyonuna karşı etkili bir eylemlilik
süreci başlatmıştır. Bu kapsamda, Eğitim-İş olarak yasa teklifi TBMM
Genel Kurulu'na geldiği gün, üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş
bırakacağımızı açıklamış, eğitim ve bilim iş kolunda örgütlü tüm
sendikalara da ortak eylem çağrısında bulunmuştuk."dedi.
Taşkın, şöyle devam etti:"Hükumetin TBMM'ye sevk ettiği ve kamuoyunda
"MEB YASA TASARISI" diye bilinen Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı pimi çekilmiş bomba
niteliğindedir.Emniyet ve yargıdan sonra Milli Eğitime de el atan iktidar, "ben yaptım, oldu" anlayışıyla
hazırlanan, siyasallaşmanın önünü açan, kadrolaşmayı milli eğitimini her hücresine yerleştiren ve
tam bir ucube olan bu yasa tasarısı önümüzdeki günlerde eğitim hayatımızı yangın yerine
çevirecektir. Hükümet- Cemaat kavgasına eğitimi de alet eden zihniyet, söz konusu yasa tasarısında;
hem milli eğitimimizi
emellerinden sarsacak hem de öğretmenlerimizi, okul yöneticilerimizi
mağdur edecek düzenlemeler yapmayı hedeflemektedir.İktidara geldiği günden bu yana Bakanlık kadrolarını kendi ideolojik hedefleri Doğrultusunda defalarca değiştiren AKP, hükümeti eğitim
kurumlarımızdaki yüz binleri bulan müdür ve yardımcılarının da tamamını görevden almayı hedeflemektedir.
Tasarıda, yeni yönetim kadrolarının valiler aracılığıyla okul ve kurumlarda görevlendirilmesi
öngörülerek, kadrolaşmanın yanı sıra eğitimde yerelleşmenin de önü açılmaktadır. Eğitimde
yerelleşmenin, öğretmenlere mülakat uygulanmasıyla birlikte zamanla öğretmen atamalarında da
belirleyici olacağı açıktır.Hükümet eski kadroları tasfiye etmenin yolunu 4 yılı sona erenleri
görevlerinden almakla bulmuştur. Kısacası AKP iktidarı KENDİ DEVLETİNİ KURACAK,
yandaşlarını, torpili olanları,emir kullarını okul yöneticisi yapacak; diğerlerini ise ekarte
edecektir. AKP tıpkı emniyet ve yargıda olduğu gibi, eğitimde de kendi adamlarını kilit noktalara
getirme hevesindedir. Eğitimde liyakatli, becerikli, ehil okul yöneticileri, yerini iktidarın her
emrini yerine getiren, beceriksiz,bilgisiz, ehliyetsiz kişilere bırakabilmektedir. Üstelik bu durum 110
bin civarında okul yöneticisini etkileyecektir...







YORUMLAR