Hocalı soykırımı: Barışsever dünyanın çıkmayan lekesi

Hocalı soykırımı: Barışsever dünyanın çıkmayan lekesi 1992 yılıŞubatın 25`den 26`na geçen gece Ermenistan askeri kuvvetleri Azerbaycanın Hankendi şehrinde yerleşen geşçmiş SSCB`den kalma 366. Alayın yardımı ile Hocalıyı

Hocalı soykırımı: Barışsever dünyanın çıkmayan lekesi
07 Mart 2017 - 10:32 - Güncelleme: 07 Mart 2017 - 10:36
Hocalı soykırımı: Barışsever dünyanın çıkmayan lekesi

1992 yılıŞubatın 25`den 26`na geçen gece Ermenistan

askeri kuvvetleri Azerbaycanın Hankendi şehrinde yerleşen

geşçmiş SSCB`den kalma 366. Alayın yardımı ile Hocalıyı

kurşatdı. Bu durum altı ay süresince ermeniler tarafından etrafı

tamamen kuşanan Hocalının en tehlikeli haliydi. Gece saatleri

ermeniler en gelişmiş silahlarla saldırıya geçerek Hocalı şehrini

yerle yeksan etdiler. Çok sayıda ağır silah sursatla şehir

tamamen dağıtıldı, evler ateşe verildi ve insanlar özel

kaddarlıkla katledildi. Onların içerisinde başları kesilen, gözleri

çıkarılan, derisi soyulan, canlı-canlı yakılan ve diğer vahşiliklere

maruz kalan yüzlerce günahsiz insan vardı. Bu soykırım zamanı

resmi rakamlara göre 613 kişi özellikle işkence yapılarak

acımasızca öldürülmüşdür. Bu kişilerden 106`sı kadın, 63`ü

çocuk ve 70`i yaşlılardan oluşmaktaydı. Sekiz aile tamamen yok

edilmiş, 25 çocuk her iki ebeveyinlerini kaybetmiş, 130 çocuk

annesini ve yahut babasını kaybetmiş, 76`sı çocuk olmak üzere

487 kişi ağır yaralanmış,1275 kişi rehin alınmıştır. Esir alınan

150 kişinin kaderi ise günümüze kadar hala belli değildir.

Devlete ve halka mahsus olan var-varlık 1 Nisan 1992 yılının

göstergelerine göre 5 milyarruble, (texminen 5 milyar dollar)

maddi zararauğratılmıştır. Geçen 25 yılda Hocalı Soykırımı ile

ilgili birçok yazılar yazılmış, bir çok kez konuşulmuş, birçok kez

dinlenilmişdir. Bu facia ile ilgili bilgi sahibi olanları şu türde

sorular düşündürmektedir: Hocalı Soykırımı neden

gerçekleştirildi? Bu cinayeti gerçekleştirmekte Ermenilerin

amacı neydi? Nerdeyse 100 yıl geçse de ve hatta Ermenistan

kendisi bile bu soykırımı tanısa dahi bu sorular güncelliğini

koruyacak. Belki de gün gelecek ermeni toplumunun kendisi de

Hocalı soykırımı yapanları lanetleyecek, itham edecek. Zira hali

hazırda bu sürecin işaretleri görülmektedir. Fakat dünyadaki

bütün Ermeniler ayağa kalkıp bir ağızdan: Sarkisyan, Köçeryan,

Ter-Petrosyan ve diğer siyasetçi katillerin de dâhil olduğu

karışık Dağlık Karabağ`a karşı arazi iddiası ile Azerbaycan`a

savaş açan bütün ermeni milliyetçilerini ve din liderlerini

lanetleseler de ortada çıkarılması imkânsız bu türlü bir leke var:

Hocalı soykırımı Ermeniler tarafından gerçekleştirildi. Bu

nedenle, 1993 yılında Karabağ`da öldürülen uluslar arası

terörist M. Melkonyan Erivan`da Ermenistan`ın o dönemdeki

cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan`ın da katıldığı törenle

defin edilmiştir. Eski cumhurbaşkanı R. Koçeryan`ın Hocalı

soykırımının hazırlanmasında ve uygulamasındaki rolünden

dolayı gurur duyduğunu itiraf etmesi, S.Sarkisyan`nın

Gürcistan`da ağır suçlar işleyen Bagramyan taburundaki

Ermeni subayları kendi yemin törenine davet etmesi, 2012

yılının Ocak ayında Erivan`da ASALA`nın kuruluş tarihinin 37.

Yıldönümünün büyük bir ihtişamla kutlanılması ve bu olgular

Ermenistan`ın terörist bir devlet olduğunu kanıtlayan kesin

delillerdir. Ne tarih, ne Azerbaycan halkı, ne de ermeni toplumu

bu cinayeti gerçekleştirenleri affetmeyecek. Hocalı soykırımı

ermeni toplumunun üzerinde çıkarılması imkânsız siyah bir

lekedir. Hali hazırda korku ve tehdit altında bütün Ermenileri

sahte “Büyük Ermenistan” ideolojisi etrafında tutmak hele

ermeni toplumunun Hocalı soykırımını gerçekleştirenlere “sağ

ol”u gibi kabul edilemez. Evet, tamda sahte “Büyük Ermenistan”

ideolojisi ilk önce bütün Ermenileri tehdit altında bırakmaktadır.

Sahte “Büyük Ermenistan” ideolojisinin esaretine düşmek

istemeyenlerden –Ermenistan “milli Azadlık Harekâtı”

teşkilatının başkanı Vahan Matirosyan, yazar-yayımcı, kamusel

önder Vahe Avetyan ve Ermenistan “milli Azatlık Harekâtı”

teşkilatının başkanı Vahan Martirosyan, Ermenistanın

“Meridian” sivil toplum teşkilatının başkan yardımcısı, gazeteci

Suzanna Caqinyan tecavüzkâr devleti uçuruma sürükleyen

cinayetkar rejime karşı açık mücadeleye başlamışlar. Geçen

yılın sonbaharında Azerbaycan`da olan aynı Ermeniler Hocalı

soykırımı kurbanlarının hatırasına Bakü`de dikilmiş anıtı ziyaret

ettiler. Gazeteci Suzanna Caginyan şu sözleri demiştir: Ben

Azerbaycan halkına karşı gerçekleştirilen bu musibetlere göre

Ermenistan halkı adından Azerbaycan özür dilerim.

Ermenistandaki cinayetkar rejime karşı mücadelenin genel hal

kazanmasını engelleyen yegâne amil sahte “Büyük Ermenistan”

ideolojisidir. Bu amilin bütün Ermeniler`i tehdit altında

bırakmasında bir cinayetkar eylemi istikameti olduğunu

söylemeye ciddi tarihi kanıtlar var. Malum olduğu gibi

uluslararası terörizm sırasında öncülerden olan ermeni

terörcülüğü sahte “Büyük Ermenistan” ideolojisizinin terkibidir.

Ermeni terörizmi Ermenilerin kendi temsilcilerini de es

geçmemiştir. Ermeni terör örgütlerine maddi yardımda

bulunmayı ret ettikleri, aynı zamanda Ermeni milliyetçilerinin

bölücülük eylemlerine ve silahlı cinayetlerine karşı geldikleri

için: 1903`de banker Camgarov Moskova`da, 1907`de halı

tüccarı Tavşancyan New York'ta, 1908`de devrimci yazar Arpiar

Arpiaryan Kahire`de, 1914`de Amayak Aramyan, 1915 yılında

ise Mkrtich Artunyan ve Vageihsan (Esayan) Türkiye`de ermeni

teröristleri tarafından vahşice katledilmişdir.27 Ekim 1999`da

Ermenistan Parlamentosu`na yapılan saldırı da dajil olmak

üzere bu listeyi daha da kabartmak mümkündür. Günümüzde

dünyaca ünlü şarkıcı ve diplomat Charles Aznavour, araştırmacı

Christopher Gann, Politikacı Paruyr Hayrikyan, Moldovanın

Parlamentar Savunucu (Ombudsman), Aurelia Grigoriu, son

zamanlara kadar ise Vahan Matirosyan, yazar-yayımcı, Vahe

Avetyan, Vahan Martirosyan ve başkaları Ermeni terrorünün

tehditleri ile yüzleşmişlerdir. Bazı araştırmacılar ermeni asıllı

gazeteci Hrant Dink suikastınıntedarikçisi işte tamda “Büyük

Ermenistan” ideolojisi olduğunu düşünmektedir. Fakat her şeyin

bu kadaraçık olmasına rağmen uluslararası kuruluşlar Hocalı

soykırımını olduğugibideğerlendirereksoykırımı yapanların

ecezalandırılması için hiç bir gereken adımı atmadılar. Aksine

her zaman olduğu gibi yine de paralel yapılanmalarla yanaşma

ermeni terizmini ve terörcülüğünü savunmaktadır.

Şuörneğedikkatiniziçekmekistiyorum: 1983

yılındaTürkiye”ninBelgratBüyükelçisiGalipBalkar”ıgörevi

başında katledenermeniASALA

terörörgütününtetikçisiidamcezasınaçarptırılmaması bir yana

dursun, 2002 yılındaErmenistan”a verildi. Bundan başka, 1982

yılının Ocak ayında ABD`in Los Angeles`daki Türkiyenin Baş

konsoloosu Kemal Arıkanı katl eden ASALA üyesi, Ermeni

terörcü Hampiq Sasunyan geçen yılın Aralık ayında yapılan

mahkemede şartı tahliye ile serbest bırakıldı. Türkiye Dış İşleri

Bakanlığınca ermeni terörcü H. Sasunyanın serbest bırakılması

kanunun aliliğine ve adaletin korunmasına karşı olmasıyla

birlikte terörla mücadelede işbirliği ruhuna eksi tesir gösteren

amil gibi değerlendirildi. Kendisinindeitirafiüzereterörcü H.

Sasunyan türkiyeli başkonsolos Kemal Arıkanı sırf türk olduğu

için amansızcasına katletmişdir. Kemal Arıkanın katledilmesi

ermeni terörcüler tarafından bütün türk diplomatlarını hedefe

alan ermeni terörcülüğünün eylemlerinin bir parçası oldu. Bu

sırada ermeni terörizme dair daha bir örnek: 1978 yılı Ocağın

8`de ermeni terörcüleri S. Zatikyan, Z.Bagdasaryan ve

A.Stepanyan Moskova sehir metrosunda ağır terör aktı

gerçekleştirdiler. Bu terör aktları sonucunda 7 kişi ölmüş, 37 kişi

çeşitli vücut hasarları almıştır. Bu ikinci dünya savaşından sonra

geçmiş SSCB arazisinde en ağır cinayet olarak kaldı. Olayın

üstünden kırk yıl geçmesine bakmaksızın Rusiya Federasyonu

sözügiden cinayet işini gizlilikten çıkarmıyor. Bu korumacılık

ermeni terörizminin ifşa edilmesinin karşısının alınması demek

değilmi? Rus tarihci Oleg Kuznetsov Rusiya Federasyonu üst

düzey mahkemesinin başkanı adına ermeni terörcüleri

tarafından 40 yıl önce Moskova`da gerçekleştirilmiş Silsile terör

aktları ile ilgili cinayet işinin gizlilikten çıkarılmasını talep eden

petisiya tertib etti. Bu girişim kitlevi şekilde desteklense de hala

da mesele çözüm bulamamış halde kalmaktadır.

Yine de Hocalısoykırımı konusuna geri dönelim. Planlı

şekilde gerçekleştirilen bu soykırımmın sırf Hocalı`da

gerçekleştirilmesi zamanı ermeniler Azerbaycanın bu kadim

yaşayış yerleşkesinin yer yüzünden silinmesini önlerinde duran

görev olarak görüyordular. Çünkü Hocalı Azerbaycanın kadim

devirlerine ait arazilerden birisi gibi tarih ve kültür anıtları ile

seçilmekteydi. Azerbaycanlılardan oluşan 7 bin kişiden çok

nüfuzu olan Hocalı ermeniler yaşayan köylerin çapında en

büyük ve antik yaşayış meskeni olmuştur. Burada Azerbaycanın

hava alanı ve diğer devlet düzeyindeki önemli konumları vardı.

Hocalısoykırımınıngerçekleştirilmesinekarar veren ermeni

siyasetçileri ve din başçıları bu cinayeti gerçekleştirmekte daha

bir amaçları yerel halkda korku yaradıb çevredeki bölgelerin

ahalisini didergin salmak olmuşdusa, diğer bir kasıtlı amaç ise

bölgede emperyalist ilgisi olan büyük kuvvetlerin İslam

dünyasına meydan okuması olmuştur.

Bütün bunlar ermeni askerleri tarafından özenli

amansızlıkla ve akılalmaz vahşilikle gerçekleştirmişdir.

Soykırımın gerçekleştirilmesinde 50`den fazla ermeni subayı ve

praporşikiştirak etmişdir. Acınacaklı hal ise Hocalı`ya hücumu

planlaşdıran, teşkil eden ve gerçekleştiren ermeni siyasetçilerin

büyük çoğunluğu hali hazırda tecavüzkar Ermenistan`da siyasi

hakimiyyetde temsil olunmaktadırlar, Soykırımı gerçekleştiren

askerler Ermenistan ordusunda komutanlık yapmaktadırlar.

Azerbaycan tarihinin amaçyönümlü dış politikası sonucunda

dünyanın bir sıra devletleri, aynı zamanda uluslararası

teşkilatlar Hocalı soykırımını tanımış, parlament ve hukuk

kurumları tarafından Soykırım aktı gibi lanetlemişdir. Şimdiki

yegane gayemiz Xocalı soykırımının Soyqırımı aktı gibi dünya

birliği tarafından tanınmasına nail olmaktır. Bildiğiniz üzere

Haydar Aliyev Fonun eşbaşkanı Leyla hanım Aliyeva`nın

girişimleri ile tasarlanan “Hocalı`ya Adalet” uluslararası

bilgilendirme kampaniyasının faaliyetine 2008 yılının Şubat

ayında start verilmişdi. Bu kampaniya ile büyük işler

görülmektedir.

Geçmiş devirde Hocalı soykırımının dünya birliği

tarafından tanınması için bir sıra programlar gerçekleştirilmiştir.

Aynı zmanda soykırım kurbanlarının aziz hatırasına adanmış

sinemalar çekilmişdir. Fotoğraflar çekilmiş, kitaplar ortaya

çıkmış, roman, povest ve hikayeler yazılmışdır. Bunların bir

kısmı Hocalı soykırımından sonra ermenilerinrehineliğinde olan

azerbaycanlılar, diğer taraftan dış mualifler tarafından

gerçekleştirilmişdir. Dünyanın bir sıra ülkelerinde Hocalı

soykırımını barındıran heykeller dikilmiş, park ve meydanlar

yaratılmışdır. Bütün bunların amacı ise dünyanın heçbir yerinde

bir daha bele bir soykırımıngerçekleştirilmesine imkan

yaratmamaktır.

Şunu da not etmek lazım ki, bir süre Hocalı soykırımı,

onun sebep, amaç ve sonuçları dünya kamuoyundan

gizletilmek için büyük çabalar sarf edilmişdir. Lakin ümummilli

lider Haydar Aliyev ilk kez Hocalı soykırımının asıl önemini

açıkladı, daha 1994 yılının Şubat ayında Azerbaycan

Cumhuriyetinin Milli Meclisi Hocalı soykırımına hukuki-siyasi

değer verdi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Ermenistan-

Azerbaycan, Dağlık Karabağ münakaşasının yalnız

Azerbaycanın arazi bütünlüğü çerçevesinde çözüme

ulaşacağını, zabt edilimiş topraklarımızdan ermeni işgalci

kuvvelerinin çıkarılmasının gerekliliğini daima önemle

vurgulayarak halkımıza karşı soykırım gerçekleştirmiş şahsların

sorumlu tutulmaları gerektiğinin önemini beyan etmişdir. Bu da

olacak. Nasıl ki, Azerbaycan Cumhuriyetinin Ermenistan silahlı

birleşmeleri tarafından işgal edilmiş arazilerinde yaşayan diger

şahıslarla önceden işbirliği içerisinde olarak cinayet ilişkisine

girmiş bu arazilere kanunsuz seferler eden, burada illegal

faaliyyet gösteren rejimin “bağımsızlığını desteklemekle

Azerbaycan`ın uluslararsı alanda tanınmış arazi bütünlüğünün

parçalanmasına yönelen açık çağırışlar eden, ayrı-ayrı

devletlerin vatandaşlığını taşıyan Aleksandır Lapşincari

yılımızın 7 Şubat tarihinde Beyaz Rusiya Cumhuriyetinden

Azerbaycan Cumhuriyetine transfer edilmişdir. Şimdi

Azerbaycan Cumhuriyeti Cinayet Yasasının uygun maddeleri ile

hakkında soruşturma başlatılmış Aleksandır Lapşin kanun

önünde cevap vermektedir. Bu hal Hocalı Soykırımını

gerçekleştirenleri ve bu beşeri cinayeti yaptiklarını uluslararası

tribündeniftiharlaseslendirdikelrinidiyenleribeklemektedir.

Sabir Şahtahtı Hacıyev

AZERTAC`ın Türkiye`deki özel muhabiri

Siyasi Bilimler Doktoru


YORUMLAR

  • 0 Yorum