Hocalı soykırımı: Barışsever dünyanın çıkmayan lekesi
Hocalı soykırımı: Barışsever dünyanın çıkmayan lekesi 1992 yılıŞubatın 25`den 26`na geçen gece Ermenistan askeri kuvvetleri Azerbaycanın Hankendi şehrinde yerleşen geşçmiş SSCB`den kalma 366. Alayın yardımı ile Hocalıyı
07 Mart 2017 - 10:32 - Güncelleme: 07 Mart 2017 - 10:36
Hocalı soykırımı: Barışsever dünyanın çıkmayan lekesi
1992 yılıŞubatın 25`den 26`na geçen gece Ermenistan
askeri kuvvetleri Azerbaycanın Hankendi şehrinde yerleşen
geşçmiş SSCB`den kalma 366. Alayın yardımı ile Hocalıyı
kurşatdı. Bu durum altı ay süresince ermeniler tarafından etrafı
tamamen kuşanan Hocalının en tehlikeli haliydi. Gece saatleri
ermeniler en gelişmiş silahlarla saldırıya geçerek Hocalı şehrini
yerle yeksan etdiler. Çok sayıda ağır silah sursatla şehir
tamamen dağıtıldı, evler ateşe verildi ve insanlar özel
kaddarlıkla katledildi. Onların içerisinde başları kesilen, gözleri
çıkarılan, derisi soyulan, canlı-canlı yakılan ve diğer vahşiliklere
maruz kalan yüzlerce günahsiz insan vardı. Bu soykırım zamanı
resmi rakamlara göre 613 kişi özellikle işkence yapılarak
acımasızca öldürülmüşdür. Bu kişilerden 106`sı kadın, 63`ü
çocuk ve 70`i yaşlılardan oluşmaktaydı. Sekiz aile tamamen yok
edilmiş, 25 çocuk her iki ebeveyinlerini kaybetmiş, 130 çocuk
annesini ve yahut babasını kaybetmiş, 76`sı çocuk olmak üzere
487 kişi ağır yaralanmış,1275 kişi rehin alınmıştır. Esir alınan
150 kişinin kaderi ise günümüze kadar hala belli değildir.
Devlete ve halka mahsus olan var-varlık 1 Nisan 1992 yılının
göstergelerine göre 5 milyarruble, (texminen 5 milyar dollar)
maddi zararauğratılmıştır. Geçen 25 yılda Hocalı Soykırımı ile
ilgili birçok yazılar yazılmış, bir çok kez konuşulmuş, birçok kez
dinlenilmişdir. Bu facia ile ilgili bilgi sahibi olanları şu türde
sorular düşündürmektedir: Hocalı Soykırımı neden
gerçekleştirildi? Bu cinayeti gerçekleştirmekte Ermenilerin
amacı neydi? Nerdeyse 100 yıl geçse de ve hatta Ermenistan
kendisi bile bu soykırımı tanısa dahi bu sorular güncelliğini
koruyacak. Belki de gün gelecek ermeni toplumunun kendisi de
Hocalı soykırımı yapanları lanetleyecek, itham edecek. Zira hali
hazırda bu sürecin işaretleri görülmektedir. Fakat dünyadaki
bütün Ermeniler ayağa kalkıp bir ağızdan: Sarkisyan, Köçeryan,
Ter-Petrosyan ve diğer siyasetçi katillerin de dâhil olduğu
karışık Dağlık Karabağ`a karşı arazi iddiası ile Azerbaycan`a
savaş açan bütün ermeni milliyetçilerini ve din liderlerini
lanetleseler de ortada çıkarılması imkânsız bu türlü bir leke var:
Hocalı soykırımı Ermeniler tarafından gerçekleştirildi. Bu
nedenle, 1993 yılında Karabağ`da öldürülen uluslar arası
terörist M. Melkonyan Erivan`da Ermenistan`ın o dönemdeki
cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan`ın da katıldığı törenle
defin edilmiştir. Eski cumhurbaşkanı R. Koçeryan`ın Hocalı
soykırımının hazırlanmasında ve uygulamasındaki rolünden
dolayı gurur duyduğunu itiraf etmesi, S.Sarkisyan`nın
Gürcistan`da ağır suçlar işleyen Bagramyan taburundaki
Ermeni subayları kendi yemin törenine davet etmesi, 2012
yılının Ocak ayında Erivan`da ASALA`nın kuruluş tarihinin 37.
Yıldönümünün büyük bir ihtişamla kutlanılması ve bu olgular
Ermenistan`ın terörist bir devlet olduğunu kanıtlayan kesin
delillerdir. Ne tarih, ne Azerbaycan halkı, ne de ermeni toplumu
bu cinayeti gerçekleştirenleri affetmeyecek. Hocalı soykırımı
ermeni toplumunun üzerinde çıkarılması imkânsız siyah bir
lekedir. Hali hazırda korku ve tehdit altında bütün Ermenileri
sahte “Büyük Ermenistan” ideolojisi etrafında tutmak hele
ermeni toplumunun Hocalı soykırımını gerçekleştirenlere “sağ
ol”u gibi kabul edilemez. Evet, tamda sahte “Büyük Ermenistan”
ideolojisi ilk önce bütün Ermenileri tehdit altında bırakmaktadır.
Sahte “Büyük Ermenistan” ideolojisinin esaretine düşmek
istemeyenlerden –Ermenistan “milli Azadlık Harekâtı”
teşkilatının başkanı Vahan Matirosyan, yazar-yayımcı, kamusel
önder Vahe Avetyan ve Ermenistan “milli Azatlık Harekâtı”
teşkilatının başkanı Vahan Martirosyan, Ermenistanın
“Meridian” sivil toplum teşkilatının başkan yardımcısı, gazeteci
Suzanna Caqinyan tecavüzkâr devleti uçuruma sürükleyen
cinayetkar rejime karşı açık mücadeleye başlamışlar. Geçen
yılın sonbaharında Azerbaycan`da olan aynı Ermeniler Hocalı
soykırımı kurbanlarının hatırasına Bakü`de dikilmiş anıtı ziyaret
ettiler. Gazeteci Suzanna Caginyan şu sözleri demiştir: Ben
Azerbaycan halkına karşı gerçekleştirilen bu musibetlere göre
Ermenistan halkı adından Azerbaycan özür dilerim.
Ermenistandaki cinayetkar rejime karşı mücadelenin genel hal
kazanmasını engelleyen yegâne amil sahte “Büyük Ermenistan”
ideolojisidir. Bu amilin bütün Ermeniler`i tehdit altında
bırakmasında bir cinayetkar eylemi istikameti olduğunu
söylemeye ciddi tarihi kanıtlar var. Malum olduğu gibi
uluslararası terörizm sırasında öncülerden olan ermeni
terörcülüğü sahte “Büyük Ermenistan” ideolojisizinin terkibidir.
Ermeni terörizmi Ermenilerin kendi temsilcilerini de es
geçmemiştir. Ermeni terör örgütlerine maddi yardımda
bulunmayı ret ettikleri, aynı zamanda Ermeni milliyetçilerinin
bölücülük eylemlerine ve silahlı cinayetlerine karşı geldikleri
için: 1903`de banker Camgarov Moskova`da, 1907`de halı
tüccarı Tavşancyan New York'ta, 1908`de devrimci yazar Arpiar
Arpiaryan Kahire`de, 1914`de Amayak Aramyan, 1915 yılında
ise Mkrtich Artunyan ve Vageihsan (Esayan) Türkiye`de ermeni
teröristleri tarafından vahşice katledilmişdir.27 Ekim 1999`da
Ermenistan Parlamentosu`na yapılan saldırı da dajil olmak
üzere bu listeyi daha da kabartmak mümkündür. Günümüzde
dünyaca ünlü şarkıcı ve diplomat Charles Aznavour, araştırmacı
Christopher Gann, Politikacı Paruyr Hayrikyan, Moldovanın
Parlamentar Savunucu (Ombudsman), Aurelia Grigoriu, son
zamanlara kadar ise Vahan Matirosyan, yazar-yayımcı, Vahe
Avetyan, Vahan Martirosyan ve başkaları Ermeni terrorünün
tehditleri ile yüzleşmişlerdir. Bazı araştırmacılar ermeni asıllı
gazeteci Hrant Dink suikastınıntedarikçisi işte tamda “Büyük
Ermenistan” ideolojisi olduğunu düşünmektedir. Fakat her şeyin
bu kadaraçık olmasına rağmen uluslararası kuruluşlar Hocalı
soykırımını olduğugibideğerlendirereksoykırımı yapanların
ecezalandırılması için hiç bir gereken adımı atmadılar. Aksine
her zaman olduğu gibi yine de paralel yapılanmalarla yanaşma
ermeni terizmini ve terörcülüğünü savunmaktadır.
Şuörneğedikkatiniziçekmekistiyorum: 1983
yılındaTürkiye”ninBelgratBüyükelçisiGalipBalkar”ıgörevi
başında katledenermeniASALA
terörörgütününtetikçisiidamcezasınaçarptırılmaması bir yana
dursun, 2002 yılındaErmenistan”a verildi. Bundan başka, 1982
yılının Ocak ayında ABD`in Los Angeles`daki Türkiyenin Baş
konsoloosu Kemal Arıkanı katl eden ASALA üyesi, Ermeni
terörcü Hampiq Sasunyan geçen yılın Aralık ayında yapılan
mahkemede şartı tahliye ile serbest bırakıldı. Türkiye Dış İşleri
Bakanlığınca ermeni terörcü H. Sasunyanın serbest bırakılması
kanunun aliliğine ve adaletin korunmasına karşı olmasıyla
birlikte terörla mücadelede işbirliği ruhuna eksi tesir gösteren
amil gibi değerlendirildi. Kendisinindeitirafiüzereterörcü H.
Sasunyan türkiyeli başkonsolos Kemal Arıkanı sırf türk olduğu
için amansızcasına katletmişdir. Kemal Arıkanın katledilmesi
ermeni terörcüler tarafından bütün türk diplomatlarını hedefe
alan ermeni terörcülüğünün eylemlerinin bir parçası oldu. Bu
sırada ermeni terörizme dair daha bir örnek: 1978 yılı Ocağın
8`de ermeni terörcüleri S. Zatikyan, Z.Bagdasaryan ve
A.Stepanyan Moskova sehir metrosunda ağır terör aktı
gerçekleştirdiler. Bu terör aktları sonucunda 7 kişi ölmüş, 37 kişi
çeşitli vücut hasarları almıştır. Bu ikinci dünya savaşından sonra
geçmiş SSCB arazisinde en ağır cinayet olarak kaldı. Olayın
üstünden kırk yıl geçmesine bakmaksızın Rusiya Federasyonu
sözügiden cinayet işini gizlilikten çıkarmıyor. Bu korumacılık
ermeni terörizminin ifşa edilmesinin karşısının alınması demek
değilmi? Rus tarihci Oleg Kuznetsov Rusiya Federasyonu üst
düzey mahkemesinin başkanı adına ermeni terörcüleri
tarafından 40 yıl önce Moskova`da gerçekleştirilmiş Silsile terör
aktları ile ilgili cinayet işinin gizlilikten çıkarılmasını talep eden
petisiya tertib etti. Bu girişim kitlevi şekilde desteklense de hala
da mesele çözüm bulamamış halde kalmaktadır.
Yine de Hocalısoykırımı konusuna geri dönelim. Planlı
şekilde gerçekleştirilen bu soykırımmın sırf Hocalı`da
gerçekleştirilmesi zamanı ermeniler Azerbaycanın bu kadim
yaşayış yerleşkesinin yer yüzünden silinmesini önlerinde duran
görev olarak görüyordular. Çünkü Hocalı Azerbaycanın kadim
devirlerine ait arazilerden birisi gibi tarih ve kültür anıtları ile
seçilmekteydi. Azerbaycanlılardan oluşan 7 bin kişiden çok
nüfuzu olan Hocalı ermeniler yaşayan köylerin çapında en
büyük ve antik yaşayış meskeni olmuştur. Burada Azerbaycanın
hava alanı ve diğer devlet düzeyindeki önemli konumları vardı.
Hocalısoykırımınıngerçekleştirilmesinekarar veren ermeni
siyasetçileri ve din başçıları bu cinayeti gerçekleştirmekte daha
bir amaçları yerel halkda korku yaradıb çevredeki bölgelerin
ahalisini didergin salmak olmuşdusa, diğer bir kasıtlı amaç ise
bölgede emperyalist ilgisi olan büyük kuvvetlerin İslam
dünyasına meydan okuması olmuştur.
Bütün bunlar ermeni askerleri tarafından özenli
amansızlıkla ve akılalmaz vahşilikle gerçekleştirmişdir.
Soykırımın gerçekleştirilmesinde 50`den fazla ermeni subayı ve
praporşikiştirak etmişdir. Acınacaklı hal ise Hocalı`ya hücumu
planlaşdıran, teşkil eden ve gerçekleştiren ermeni siyasetçilerin
büyük çoğunluğu hali hazırda tecavüzkar Ermenistan`da siyasi
hakimiyyetde temsil olunmaktadırlar, Soykırımı gerçekleştiren
askerler Ermenistan ordusunda komutanlık yapmaktadırlar.
Azerbaycan tarihinin amaçyönümlü dış politikası sonucunda
dünyanın bir sıra devletleri, aynı zamanda uluslararası
teşkilatlar Hocalı soykırımını tanımış, parlament ve hukuk
kurumları tarafından Soykırım aktı gibi lanetlemişdir. Şimdiki
yegane gayemiz Xocalı soykırımının Soyqırımı aktı gibi dünya
birliği tarafından tanınmasına nail olmaktır. Bildiğiniz üzere
Haydar Aliyev Fonun eşbaşkanı Leyla hanım Aliyeva`nın
girişimleri ile tasarlanan “Hocalı`ya Adalet” uluslararası
bilgilendirme kampaniyasının faaliyetine 2008 yılının Şubat
ayında start verilmişdi. Bu kampaniya ile büyük işler
görülmektedir.
Geçmiş devirde Hocalı soykırımının dünya birliği
tarafından tanınması için bir sıra programlar gerçekleştirilmiştir.
Aynı zmanda soykırım kurbanlarının aziz hatırasına adanmış
sinemalar çekilmişdir. Fotoğraflar çekilmiş, kitaplar ortaya
çıkmış, roman, povest ve hikayeler yazılmışdır. Bunların bir
kısmı Hocalı soykırımından sonra ermenilerinrehineliğinde olan
azerbaycanlılar, diğer taraftan dış mualifler tarafından
gerçekleştirilmişdir. Dünyanın bir sıra ülkelerinde Hocalı
soykırımını barındıran heykeller dikilmiş, park ve meydanlar
yaratılmışdır. Bütün bunların amacı ise dünyanın heçbir yerinde
bir daha bele bir soykırımıngerçekleştirilmesine imkan
yaratmamaktır.
Şunu da not etmek lazım ki, bir süre Hocalı soykırımı,
onun sebep, amaç ve sonuçları dünya kamuoyundan
gizletilmek için büyük çabalar sarf edilmişdir. Lakin ümummilli
lider Haydar Aliyev ilk kez Hocalı soykırımının asıl önemini
açıkladı, daha 1994 yılının Şubat ayında Azerbaycan
Cumhuriyetinin Milli Meclisi Hocalı soykırımına hukuki-siyasi
değer verdi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Ermenistan-
Azerbaycan, Dağlık Karabağ münakaşasının yalnız
Azerbaycanın arazi bütünlüğü çerçevesinde çözüme
ulaşacağını, zabt edilimiş topraklarımızdan ermeni işgalci
kuvvelerinin çıkarılmasının gerekliliğini daima önemle
vurgulayarak halkımıza karşı soykırım gerçekleştirmiş şahsların
sorumlu tutulmaları gerektiğinin önemini beyan etmişdir. Bu da
olacak. Nasıl ki, Azerbaycan Cumhuriyetinin Ermenistan silahlı
birleşmeleri tarafından işgal edilmiş arazilerinde yaşayan diger
şahıslarla önceden işbirliği içerisinde olarak cinayet ilişkisine
girmiş bu arazilere kanunsuz seferler eden, burada illegal
faaliyyet gösteren rejimin “bağımsızlığını desteklemekle
Azerbaycan`ın uluslararsı alanda tanınmış arazi bütünlüğünün
parçalanmasına yönelen açık çağırışlar eden, ayrı-ayrı
devletlerin vatandaşlığını taşıyan Aleksandır Lapşincari
yılımızın 7 Şubat tarihinde Beyaz Rusiya Cumhuriyetinden
Azerbaycan Cumhuriyetine transfer edilmişdir. Şimdi
Azerbaycan Cumhuriyeti Cinayet Yasasının uygun maddeleri ile
hakkında soruşturma başlatılmış Aleksandır Lapşin kanun
önünde cevap vermektedir. Bu hal Hocalı Soykırımını
gerçekleştirenleri ve bu beşeri cinayeti yaptiklarını uluslararası
tribündeniftiharlaseslendirdikelrinidiyenleribeklemektedir.
Sabir Şahtahtı Hacıyev
AZERTAC`ın Türkiye`deki özel muhabiri
Siyasi Bilimler Doktoru




1992 yılıŞubatın 25`den 26`na geçen gece Ermenistan
askeri kuvvetleri Azerbaycanın Hankendi şehrinde yerleşen
geşçmiş SSCB`den kalma 366. Alayın yardımı ile Hocalıyı
kurşatdı. Bu durum altı ay süresince ermeniler tarafından etrafı
tamamen kuşanan Hocalının en tehlikeli haliydi. Gece saatleri
ermeniler en gelişmiş silahlarla saldırıya geçerek Hocalı şehrini
yerle yeksan etdiler. Çok sayıda ağır silah sursatla şehir
tamamen dağıtıldı, evler ateşe verildi ve insanlar özel
kaddarlıkla katledildi. Onların içerisinde başları kesilen, gözleri
çıkarılan, derisi soyulan, canlı-canlı yakılan ve diğer vahşiliklere
maruz kalan yüzlerce günahsiz insan vardı. Bu soykırım zamanı
resmi rakamlara göre 613 kişi özellikle işkence yapılarak
acımasızca öldürülmüşdür. Bu kişilerden 106`sı kadın, 63`ü
çocuk ve 70`i yaşlılardan oluşmaktaydı. Sekiz aile tamamen yok
edilmiş, 25 çocuk her iki ebeveyinlerini kaybetmiş, 130 çocuk
annesini ve yahut babasını kaybetmiş, 76`sı çocuk olmak üzere
487 kişi ağır yaralanmış,1275 kişi rehin alınmıştır. Esir alınan
150 kişinin kaderi ise günümüze kadar hala belli değildir.
Devlete ve halka mahsus olan var-varlık 1 Nisan 1992 yılının
göstergelerine göre 5 milyarruble, (texminen 5 milyar dollar)
maddi zararauğratılmıştır. Geçen 25 yılda Hocalı Soykırımı ile
ilgili birçok yazılar yazılmış, bir çok kez konuşulmuş, birçok kez
dinlenilmişdir. Bu facia ile ilgili bilgi sahibi olanları şu türde
sorular düşündürmektedir: Hocalı Soykırımı neden
gerçekleştirildi? Bu cinayeti gerçekleştirmekte Ermenilerin
amacı neydi? Nerdeyse 100 yıl geçse de ve hatta Ermenistan
kendisi bile bu soykırımı tanısa dahi bu sorular güncelliğini
koruyacak. Belki de gün gelecek ermeni toplumunun kendisi de
Hocalı soykırımı yapanları lanetleyecek, itham edecek. Zira hali
hazırda bu sürecin işaretleri görülmektedir. Fakat dünyadaki
bütün Ermeniler ayağa kalkıp bir ağızdan: Sarkisyan, Köçeryan,
Ter-Petrosyan ve diğer siyasetçi katillerin de dâhil olduğu
karışık Dağlık Karabağ`a karşı arazi iddiası ile Azerbaycan`a
savaş açan bütün ermeni milliyetçilerini ve din liderlerini
lanetleseler de ortada çıkarılması imkânsız bu türlü bir leke var:
Hocalı soykırımı Ermeniler tarafından gerçekleştirildi. Bu
nedenle, 1993 yılında Karabağ`da öldürülen uluslar arası
terörist M. Melkonyan Erivan`da Ermenistan`ın o dönemdeki
cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan`ın da katıldığı törenle
defin edilmiştir. Eski cumhurbaşkanı R. Koçeryan`ın Hocalı
soykırımının hazırlanmasında ve uygulamasındaki rolünden
dolayı gurur duyduğunu itiraf etmesi, S.Sarkisyan`nın
Gürcistan`da ağır suçlar işleyen Bagramyan taburundaki
Ermeni subayları kendi yemin törenine davet etmesi, 2012
yılının Ocak ayında Erivan`da ASALA`nın kuruluş tarihinin 37.
Yıldönümünün büyük bir ihtişamla kutlanılması ve bu olgular
Ermenistan`ın terörist bir devlet olduğunu kanıtlayan kesin
delillerdir. Ne tarih, ne Azerbaycan halkı, ne de ermeni toplumu
bu cinayeti gerçekleştirenleri affetmeyecek. Hocalı soykırımı
ermeni toplumunun üzerinde çıkarılması imkânsız siyah bir
lekedir. Hali hazırda korku ve tehdit altında bütün Ermenileri
sahte “Büyük Ermenistan” ideolojisi etrafında tutmak hele
ermeni toplumunun Hocalı soykırımını gerçekleştirenlere “sağ
ol”u gibi kabul edilemez. Evet, tamda sahte “Büyük Ermenistan”
ideolojisi ilk önce bütün Ermenileri tehdit altında bırakmaktadır.
Sahte “Büyük Ermenistan” ideolojisinin esaretine düşmek
istemeyenlerden –Ermenistan “milli Azadlık Harekâtı”
teşkilatının başkanı Vahan Matirosyan, yazar-yayımcı, kamusel
önder Vahe Avetyan ve Ermenistan “milli Azatlık Harekâtı”
teşkilatının başkanı Vahan Martirosyan, Ermenistanın
“Meridian” sivil toplum teşkilatının başkan yardımcısı, gazeteci
Suzanna Caqinyan tecavüzkâr devleti uçuruma sürükleyen
cinayetkar rejime karşı açık mücadeleye başlamışlar. Geçen
yılın sonbaharında Azerbaycan`da olan aynı Ermeniler Hocalı
soykırımı kurbanlarının hatırasına Bakü`de dikilmiş anıtı ziyaret
ettiler. Gazeteci Suzanna Caginyan şu sözleri demiştir: Ben
Azerbaycan halkına karşı gerçekleştirilen bu musibetlere göre
Ermenistan halkı adından Azerbaycan özür dilerim.
Ermenistandaki cinayetkar rejime karşı mücadelenin genel hal
kazanmasını engelleyen yegâne amil sahte “Büyük Ermenistan”
ideolojisidir. Bu amilin bütün Ermeniler`i tehdit altında
bırakmasında bir cinayetkar eylemi istikameti olduğunu
söylemeye ciddi tarihi kanıtlar var. Malum olduğu gibi
uluslararası terörizm sırasında öncülerden olan ermeni
terörcülüğü sahte “Büyük Ermenistan” ideolojisizinin terkibidir.
Ermeni terörizmi Ermenilerin kendi temsilcilerini de es
geçmemiştir. Ermeni terör örgütlerine maddi yardımda
bulunmayı ret ettikleri, aynı zamanda Ermeni milliyetçilerinin
bölücülük eylemlerine ve silahlı cinayetlerine karşı geldikleri
için: 1903`de banker Camgarov Moskova`da, 1907`de halı
tüccarı Tavşancyan New York'ta, 1908`de devrimci yazar Arpiar
Arpiaryan Kahire`de, 1914`de Amayak Aramyan, 1915 yılında
ise Mkrtich Artunyan ve Vageihsan (Esayan) Türkiye`de ermeni
teröristleri tarafından vahşice katledilmişdir.27 Ekim 1999`da
Ermenistan Parlamentosu`na yapılan saldırı da dajil olmak
üzere bu listeyi daha da kabartmak mümkündür. Günümüzde
dünyaca ünlü şarkıcı ve diplomat Charles Aznavour, araştırmacı
Christopher Gann, Politikacı Paruyr Hayrikyan, Moldovanın
Parlamentar Savunucu (Ombudsman), Aurelia Grigoriu, son
zamanlara kadar ise Vahan Matirosyan, yazar-yayımcı, Vahe
Avetyan, Vahan Martirosyan ve başkaları Ermeni terrorünün
tehditleri ile yüzleşmişlerdir. Bazı araştırmacılar ermeni asıllı
gazeteci Hrant Dink suikastınıntedarikçisi işte tamda “Büyük
Ermenistan” ideolojisi olduğunu düşünmektedir. Fakat her şeyin
bu kadaraçık olmasına rağmen uluslararası kuruluşlar Hocalı
soykırımını olduğugibideğerlendirereksoykırımı yapanların
ecezalandırılması için hiç bir gereken adımı atmadılar. Aksine
her zaman olduğu gibi yine de paralel yapılanmalarla yanaşma
ermeni terizmini ve terörcülüğünü savunmaktadır.
Şuörneğedikkatiniziçekmekistiyorum: 1983
yılındaTürkiye”ninBelgratBüyükelçisiGalipBalkar”ıgörevi
başında katledenermeniASALA
terörörgütününtetikçisiidamcezasınaçarptırılmaması bir yana
dursun, 2002 yılındaErmenistan”a verildi. Bundan başka, 1982
yılının Ocak ayında ABD`in Los Angeles`daki Türkiyenin Baş
konsoloosu Kemal Arıkanı katl eden ASALA üyesi, Ermeni
terörcü Hampiq Sasunyan geçen yılın Aralık ayında yapılan
mahkemede şartı tahliye ile serbest bırakıldı. Türkiye Dış İşleri
Bakanlığınca ermeni terörcü H. Sasunyanın serbest bırakılması
kanunun aliliğine ve adaletin korunmasına karşı olmasıyla
birlikte terörla mücadelede işbirliği ruhuna eksi tesir gösteren
amil gibi değerlendirildi. Kendisinindeitirafiüzereterörcü H.
Sasunyan türkiyeli başkonsolos Kemal Arıkanı sırf türk olduğu
için amansızcasına katletmişdir. Kemal Arıkanın katledilmesi
ermeni terörcüler tarafından bütün türk diplomatlarını hedefe
alan ermeni terörcülüğünün eylemlerinin bir parçası oldu. Bu
sırada ermeni terörizme dair daha bir örnek: 1978 yılı Ocağın
8`de ermeni terörcüleri S. Zatikyan, Z.Bagdasaryan ve
A.Stepanyan Moskova sehir metrosunda ağır terör aktı
gerçekleştirdiler. Bu terör aktları sonucunda 7 kişi ölmüş, 37 kişi
çeşitli vücut hasarları almıştır. Bu ikinci dünya savaşından sonra
geçmiş SSCB arazisinde en ağır cinayet olarak kaldı. Olayın
üstünden kırk yıl geçmesine bakmaksızın Rusiya Federasyonu
sözügiden cinayet işini gizlilikten çıkarmıyor. Bu korumacılık
ermeni terörizminin ifşa edilmesinin karşısının alınması demek
değilmi? Rus tarihci Oleg Kuznetsov Rusiya Federasyonu üst
düzey mahkemesinin başkanı adına ermeni terörcüleri
tarafından 40 yıl önce Moskova`da gerçekleştirilmiş Silsile terör
aktları ile ilgili cinayet işinin gizlilikten çıkarılmasını talep eden
petisiya tertib etti. Bu girişim kitlevi şekilde desteklense de hala
da mesele çözüm bulamamış halde kalmaktadır.
Yine de Hocalısoykırımı konusuna geri dönelim. Planlı
şekilde gerçekleştirilen bu soykırımmın sırf Hocalı`da
gerçekleştirilmesi zamanı ermeniler Azerbaycanın bu kadim
yaşayış yerleşkesinin yer yüzünden silinmesini önlerinde duran
görev olarak görüyordular. Çünkü Hocalı Azerbaycanın kadim
devirlerine ait arazilerden birisi gibi tarih ve kültür anıtları ile
seçilmekteydi. Azerbaycanlılardan oluşan 7 bin kişiden çok
nüfuzu olan Hocalı ermeniler yaşayan köylerin çapında en
büyük ve antik yaşayış meskeni olmuştur. Burada Azerbaycanın
hava alanı ve diğer devlet düzeyindeki önemli konumları vardı.
Hocalısoykırımınıngerçekleştirilmesinekarar veren ermeni
siyasetçileri ve din başçıları bu cinayeti gerçekleştirmekte daha
bir amaçları yerel halkda korku yaradıb çevredeki bölgelerin
ahalisini didergin salmak olmuşdusa, diğer bir kasıtlı amaç ise
bölgede emperyalist ilgisi olan büyük kuvvetlerin İslam
dünyasına meydan okuması olmuştur.
Bütün bunlar ermeni askerleri tarafından özenli
amansızlıkla ve akılalmaz vahşilikle gerçekleştirmişdir.
Soykırımın gerçekleştirilmesinde 50`den fazla ermeni subayı ve
praporşikiştirak etmişdir. Acınacaklı hal ise Hocalı`ya hücumu
planlaşdıran, teşkil eden ve gerçekleştiren ermeni siyasetçilerin
büyük çoğunluğu hali hazırda tecavüzkar Ermenistan`da siyasi
hakimiyyetde temsil olunmaktadırlar, Soykırımı gerçekleştiren
askerler Ermenistan ordusunda komutanlık yapmaktadırlar.
Azerbaycan tarihinin amaçyönümlü dış politikası sonucunda
dünyanın bir sıra devletleri, aynı zamanda uluslararası
teşkilatlar Hocalı soykırımını tanımış, parlament ve hukuk
kurumları tarafından Soykırım aktı gibi lanetlemişdir. Şimdiki
yegane gayemiz Xocalı soykırımının Soyqırımı aktı gibi dünya
birliği tarafından tanınmasına nail olmaktır. Bildiğiniz üzere
Haydar Aliyev Fonun eşbaşkanı Leyla hanım Aliyeva`nın
girişimleri ile tasarlanan “Hocalı`ya Adalet” uluslararası
bilgilendirme kampaniyasının faaliyetine 2008 yılının Şubat
ayında start verilmişdi. Bu kampaniya ile büyük işler
görülmektedir.
Geçmiş devirde Hocalı soykırımının dünya birliği
tarafından tanınması için bir sıra programlar gerçekleştirilmiştir.
Aynı zmanda soykırım kurbanlarının aziz hatırasına adanmış
sinemalar çekilmişdir. Fotoğraflar çekilmiş, kitaplar ortaya
çıkmış, roman, povest ve hikayeler yazılmışdır. Bunların bir
kısmı Hocalı soykırımından sonra ermenilerinrehineliğinde olan
azerbaycanlılar, diğer taraftan dış mualifler tarafından
gerçekleştirilmişdir. Dünyanın bir sıra ülkelerinde Hocalı
soykırımını barındıran heykeller dikilmiş, park ve meydanlar
yaratılmışdır. Bütün bunların amacı ise dünyanın heçbir yerinde
bir daha bele bir soykırımıngerçekleştirilmesine imkan
yaratmamaktır.
Şunu da not etmek lazım ki, bir süre Hocalı soykırımı,
onun sebep, amaç ve sonuçları dünya kamuoyundan
gizletilmek için büyük çabalar sarf edilmişdir. Lakin ümummilli
lider Haydar Aliyev ilk kez Hocalı soykırımının asıl önemini
açıkladı, daha 1994 yılının Şubat ayında Azerbaycan
Cumhuriyetinin Milli Meclisi Hocalı soykırımına hukuki-siyasi
değer verdi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Ermenistan-
Azerbaycan, Dağlık Karabağ münakaşasının yalnız
Azerbaycanın arazi bütünlüğü çerçevesinde çözüme
ulaşacağını, zabt edilimiş topraklarımızdan ermeni işgalci
kuvvelerinin çıkarılmasının gerekliliğini daima önemle
vurgulayarak halkımıza karşı soykırım gerçekleştirmiş şahsların
sorumlu tutulmaları gerektiğinin önemini beyan etmişdir. Bu da
olacak. Nasıl ki, Azerbaycan Cumhuriyetinin Ermenistan silahlı
birleşmeleri tarafından işgal edilmiş arazilerinde yaşayan diger
şahıslarla önceden işbirliği içerisinde olarak cinayet ilişkisine
girmiş bu arazilere kanunsuz seferler eden, burada illegal
faaliyyet gösteren rejimin “bağımsızlığını desteklemekle
Azerbaycan`ın uluslararsı alanda tanınmış arazi bütünlüğünün
parçalanmasına yönelen açık çağırışlar eden, ayrı-ayrı
devletlerin vatandaşlığını taşıyan Aleksandır Lapşincari
yılımızın 7 Şubat tarihinde Beyaz Rusiya Cumhuriyetinden
Azerbaycan Cumhuriyetine transfer edilmişdir. Şimdi
Azerbaycan Cumhuriyeti Cinayet Yasasının uygun maddeleri ile
hakkında soruşturma başlatılmış Aleksandır Lapşin kanun
önünde cevap vermektedir. Bu hal Hocalı Soykırımını
gerçekleştirenleri ve bu beşeri cinayeti yaptiklarını uluslararası
tribündeniftiharlaseslendirdikelrinidiyenleribeklemektedir.
Sabir Şahtahtı Hacıyev
AZERTAC`ın Türkiye`deki özel muhabiri
Siyasi Bilimler Doktoru











YORUMLAR