NEVRUZ BAYRAMI IĞDIR'DA BAŞLADI

NEVRUZ BAYRAMI IĞDIR'DA BAŞLADI IĞDIRLILAR GECE ATEŞ YAKIP ÜSTÜNDEN ATLADILAR Iğdır'da yıllardan beri devam eden geleneksel Nevruz bayramı Azeri Türkleri arasında devam ediyor Iğdır'da yaşayan Azeri Türkleri, dün akşam evlerinin önünd

 NEVRUZ BAYRAMI IĞDIR'DA BAŞLADI
09 Mart 2018 - 15:09
 

NEVRUZ BAYRAMI IĞDIR'DA BAŞLADI

IĞDIRLILAR GECE ATEŞ YAKIP ÜSTÜNDEN ATLADILAR

                Iğdır'da yıllardan beri devam eden geleneksel Nevruz

bayramı Azeri Türkleri arasında devam ediyor

                          Iğdır'da yaşayan Azeri Türkleri, dün akşam

evlerinin önünde ateş yakarak üstünden atladılar, Atlarken de

"Ağırlığım uğurluğum bu ateşin üstüne "dediler.

                Evlerinin önünde ateş yakan Aydın Deniz ve Eşi Leman Deniz, “nevruz bayramını yıllardır kutluyoruz.Allaha çok şükür bu senede Nevruz bayramını gördük ilk ateşini yaktık dediler.

50 yıllık evli çift yumurta tokuşturup ateşin üstünden atladılar.

 

        Genç kız ve kadınlar evlerde kapı pencere

dinleyip niyet tutular.Nişanlı kızlara yedilevin denilen yedi çeşit

meyve ve çerezden oluşan yörede"Honca "denilen tepsi içinde

hediyesiyle birlikte bir tepside gönderildi. Geleneksel olarak her

evde genelde yapılan Nevruz kutlamaları başlamış oldu. Iğdırlılar 21

Mart günüde bayramlaşma yaparak birbirlerinin bayramlarını kutlamış

olacaklar.

                    Iğdır’da genç kızlara gönderilen Honca denilen içinde kuru ve yaş meyveden oluşan hediye tepsisi  Yazgülü  Akar’a nişanlısı  Hüseyin  Türkdönmez   tarafından getirildi. Kız evinde çalınan müzikle oyunlar oynandı. Çerezler pastalar yenilerek bir bayram havasında Nevruz bayramı kutlanmaya gelenekler yaşatılmaya başlandı. Nişanlı kızın akrabası Fatma Töre ,”Yıllardır nevruz bayramını geleneksel olarak kutluyoruz. Nişanlı kızlara” Honca”getirilir hediyesi verilir .Bu da nevruz bayramının bir geleneğidir.”dedi.

                 Araştırmacı Yazar Serdar Ünsal ,Iğdır'da geleneksel nevruz bayramı şu şekilde kutlandığını söyledi:" salıyı çarşambaya bağlayan gece "ahir-çerşenbe" denir.Bu gecede bahçe temizliğinden toplanan çalıçırpılar ateşte yakılır.Ateşten atlayanlar "ağılığım uğurluğum bütün hasatlıklarım bu ateşin üstüne derler."En az

yedi kuru ve yaş yemişten oluşan "yeddi-levin" gecesi yapılır.kırmızıya boyanan yumurtalar tokuşturulur. "Gapı pusma" adeti, gençlerin niyet tutarak komşu kapılarını dinlemeleri ile ilgilidir. İlk duyulan söz, yeni yılın lehine veya aleyhine yorumlanmasına neden olur.Nişanlı kızlara “Honca “denilen hediye tepsisi gönderilir.Yumurtular renkli olarak boyanır.  Iğdır ve çevresinde asırlardan beri Mart ayının ilk çarşambasından son Çarşambasına yani nevruz bayramına kadar  üç kez olmak kaydıyla

yakılır. En büyük nevruz ateşi ise Üçüncü Ahır Çarşamba ve bayram gecesi Salı'yı Çarşambaya bağlayan alav alav gecesinde yakılır.

Iğdır ve çevresinde Nevruz ateşi geleneği;



 Nevruzda yakılan ateşe yöre halkı genelikle tongal denir,  Ateşin

yakılması ile içlerinden bir dilek tutarak ateşin üzerinden atlayan

kimseler bu dileklerinin gerçekleşeceğine , tüm hastalıklarının bu

ateşe dökülüp yanacağına , yeni yıla bu hastalık ve kötülüklerden

arınarak girileceğine inanılır. İnanışa göre ateşin üzerinden üç veya

yedi defa atlanması gerekmektedir.



Ateşin üzerinden atlanırken genellikle şöyle bir tekerleme okunur



Ağırlığım, uğurluğum dökülsün bu ateşin üstüne,



Ağırlığım, uğurluğum hep bu ateşe



Ağırlığım uğurluğum dökülsün, odda yanıp kül olsun,



Yansın alev saçılsın, menim bahtım açılsın



Bu arada yağlı paçavralardan yapılan ateş topları da bir telle

bağlanır ve birkaç defa sallandıktan sonra havaya atılır. Daha sonra

tongalın külleri bolluk getirsin diye evin bahçesine serpilir.



Dışarıdaki alav alav şenliği bittikten sonra eve gelinerek "en milli

sofra sayılan" Nevruz sofrasına oturulur. Bu sofrada pilav, kavurga,

yarma yemeği, et v.s gibi milli yemeklerin yanında boyanmış yumurta,

çeşitli kuruyemiş (yeddilevin)çeşitleri ve semeni bulunur. Sofra

başında aile fertleri birbirini tebrik eder, evin aksakallarının

işaretiyle yemeye bbaşlanılır. Nevruz/Yeni yıl bayramında aksakallar

bütün dargınları barıştırır, gençlere öğüt nasihat verirler.



ATEŞ KÜLTÜRÜ



eski Türk inanç sisteminin belli başlı kütlerinden birisi de ateş

kültüdür. Türkler'de dünyanın yaratılışı, bahar ve ateş arasında bir

bağ kurulur. proto-türk kültüründe kün(güneş ) ısı ve ışık kaynağı

olduğu gibi, yeryüzünde de ateş hem, ısı, hem ışık verir. bu yüzden

yeryüzünde güneşin, yani tanrinın temsilcisidir. bu yüzden kutsaldır.



ateş yakılan yer ocaktır, bu yüzden çoğu kere ikisi aynı anlamda

kullanılır. ocaksız barınak olmaz. bu yüzden ocak hem eve, hem de

aileye işaret eder. ocağın tütsün, ocağımızı söndürme gibi ifadeler

günümüzde bile ailenin devamına işaret eder. geçmişte pek çok aile

ocaklarını hiç söndürmeden sürekli yakarlardı. modern hayatta önce

sobalara, sonra da kalorifere geçince, bu kavram önemini kaybetmeye

yüz tutmuştur.

 



 

YORUMLAR

  • 0 Yorum