MUM IŞIĞINDA ADALET ARADILAR
MUM IŞIĞINDA ADALET ARADILAR İstanbul, Kadıköy’de Hocalı Soykırımı’yla ilgili bir protesto yürüyüşü düzenlendi. Katılımcılar; mum ışığında adalet aradılar. İSTAD - İstanbul T
02 Mart 2020 - 08:46
MUM IŞIĞINDA ADALET ARADILAR
İstanbul, Kadıköy’de Hocalı Soykırımı’yla ilgili bir protesto yürüyüşü düzenlendi.
Katılımcılar; mum ışığında adalet aradılar.
İSTAD - İstanbul Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve Kültür Derneği, Azerbaycanlılar ve
Türkçe konuşan diğer halklar (ATXEM) tarafından organize edilen mitinge ilgi büyüktü.
İSTAD Başkan Yardımcısı Metin Yıldırım tarafından sunumu yapılan programa, çok sayıda
basın mensubu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
İSTAD Başkanı Sefer Karakoyunlu; “Hocalı Soykırımı, sadece Azerbaycanlılara değil, tüm
insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ve tüm dünya ülkelerinin Azerbaycan'ın haklı
davasının yanında olmaları gerektiğini söyledi.
Karakoyunlu; “21. yüzyılın en büyük soykırımı Hocalı’nın 28.yıl dönümündeyiz. Dünya
kamuoyu ve sözüm ona, çağdaş Avrupa’nın gözü önünde işlenen bu soykırımı bir kez daha
şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Azerbaycan Türkleri, Hocalı’da öz yurtlarında 25 Şubatı, 26
Şubat’a bağlayan gece yeryüzünde görülmemiş bir vahşetle karşı karşıya kaldılar. Annelerin
gözleri önünde, çocukların derileri yüzüldü. Binlerce insan, bir gecede insafsızca ve hunharca
katledildi. Kayıtlara geçen; içlerinde korunmaya muhtaç çocuk, kadın ve yaşlıların olduğu en
az 613 kişi, Erivan’ın kanla beslenen katilleri tarafından bu kara gecede katledildiler. Bu gece,
tarihe kara bir leke olarak yazıldığı gibi, yüzyılın en kara günü olarak da bilinmektedir. Biz bu
Soykırımın, tarihin tozlu raflarına kaldırılmasına asla ve asla izin vermeyeceğiz. Bu dava
bizim milli davamızdır, Hocalı ve Karabağ, Azerbaycan’ın toprağıdır. AGİT ve birçok
kuruluşun aldığı sulh kararları ile, Karabağ’ın Azerbaycan toprağı olduğunu, tüm dünyaca
bilinmekte ve tasdik edilmektedir. İsteğimiz; Ermenistan’ın derhal, kayıtsız şartsız
Azerbaycan topraklarını terk etmesi ve soykırım suçlularının cezalandırılmasıdır. Bu haksızlık
karşısında, insan haklarından bahsedenlerin gözleri kör, kulağı sağır ve vicdanı yok olmuştur.
Türkiye sınırlarının koşulsuz açılmasını isteyen Ermenistan Cumhurbaşkanı Nikol
Paşınyan’ın önce işgal etmiş oldukları toprakları terk etmeleri gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde
Paşinyan’a tarih dersi veren Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i kutluyoruz. Her
zaman Azerbaycan’ın yanında olduğumuzu güçlü bir şekilde ilan ediyoruz. Karabağ bir
TÜRK yurdudur. Ebediyen de, Türk yurdu olarak kalacaktır. Er ya da geç bağımsızlığına
kavuşacaktır. Bizim düşmana verilecek bir karış toprak değil, bir çakıl taşımız bile yoktur.
Dünyamızın barışa, sevgiye ve kardeşliğe en çok ihtiyacı olduğu günümüzde; hakkın, adaletin
ve barışın yanında yer alanları, yapılan bu haksızlıkları kınamaya çağırıyoruz. Hukuk
çerçevesinde var gücümüzle çalışmaya ve herkesi bu milli meseleye destek olmaya davet
ediyoruz. Hocalı için sadece ve sadece ADALET istiyoruz. Sözlerime son vermeden önce,
buraya katılan tüm dostlara, değerli basın mensuplarına, Azerbaycan ATXEM Teşkilatı
Başkanı İlham İsmailova, Emin Hesenli beye ve tüm sivil toplum kuruluşlarına ve
temsilcilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Birlik ve dayanışmamız daim olsun. Bir daha
HOCALILAR yaşanmasın HOCALIYA ADALET”dedi.
Atxem Başkanı İlham İsmailov ise; “Son iki yüzyıl boyunca Ermeniler’in zaman zaman
Azerbaycanlılara ve Türklere karşı saldırgan terörizm ve soykırım politikaları izlediklerini ve
bölgemizdeki etnik temizlik politikalarını sürdürdüklerini söyledi. “Bu etnik temizlik ve
soykırım politikalarının sonuçları, Ermeniler tarafından harap oldu. Son yüzyılda 2 milyondan
fazla Azerbaycanlı Türk ve diğer Müslüman halk, farklı yerlere göç etmiştir” dedi. İlham
İsmailov; kardeş bağlarımızın Ermeni yalanlarıyla ve işgal politikalarıyla mücadele etmek
için daha güçlü olması gerektiğini söyledi. Sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu insanlık ve
kardeşliğin görevidir. Çok teşekkür ederim. Ayrıca bizi yüzyılın başlarında Ermeniler
tarafından işlenen bir sonraki soykırımdan kurtaran, Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri
Paşa ve askerlerini de hatırlıyoruz. Eğer doğru zamanda ulaşamasalardı, Ermeniler daha
büyük bir soykırıma gireşeceklerdi”.
Yürüyüşe İstanbul'da yaşayan yurttaşlarımız ve Azerbaycan diasporasının temsilcileri katıldı.
Yürüyüş boyunca, "Hocalı Adaleti", "Karabağ Azerbaycan topraklarıdır", "İşgali durdurun!",.
Protestocular mum yaktı ve Hocalı soykırımı kurbanlarını anmak için Süreyya Operası
önünde bir açıklama yaptı. Açıklamada, 25-26 Şubat 1992 gecesi, Hocalı'daki sivillere,
yaşlılara ve çocuklara karşı işlenen acımasız katliamların, insanlık suçu olarak anıldı.
Dünyadaki 10'dan fazla ülkede bu cinayetler Hocalı soykırımı olarak biliniyor. Ancak Hocalı
soykırımının dünyanın önde gelen ülkeleri tarafından tanınmasının ve faillerinin en ağır
şekilde cezalandırılmasını bekliyoruz. Azerbaycan’dan mitinge katılan Emin Hesenli, Ruxsare
Cumayeve, Kemale Kemalgızı da birer konuşma yaparak, birlik dayanışma mesajları verdiler.
Programa çok sayıda basın mensubu ve STK temsilcileri katıldı
İstanbul, Kadıköy’de Hocalı Soykırımı’yla ilgili bir protesto yürüyüşü düzenlendi.
Katılımcılar; mum ışığında adalet aradılar.
İSTAD - İstanbul Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve Kültür Derneği, Azerbaycanlılar ve
Türkçe konuşan diğer halklar (ATXEM) tarafından organize edilen mitinge ilgi büyüktü.
İSTAD Başkan Yardımcısı Metin Yıldırım tarafından sunumu yapılan programa, çok sayıda
basın mensubu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
İSTAD Başkanı Sefer Karakoyunlu; “Hocalı Soykırımı, sadece Azerbaycanlılara değil, tüm
insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ve tüm dünya ülkelerinin Azerbaycan'ın haklı
davasının yanında olmaları gerektiğini söyledi.
Karakoyunlu; “21. yüzyılın en büyük soykırımı Hocalı’nın 28.yıl dönümündeyiz. Dünya
kamuoyu ve sözüm ona, çağdaş Avrupa’nın gözü önünde işlenen bu soykırımı bir kez daha
şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Azerbaycan Türkleri, Hocalı’da öz yurtlarında 25 Şubatı, 26
Şubat’a bağlayan gece yeryüzünde görülmemiş bir vahşetle karşı karşıya kaldılar. Annelerin
gözleri önünde, çocukların derileri yüzüldü. Binlerce insan, bir gecede insafsızca ve hunharca
katledildi. Kayıtlara geçen; içlerinde korunmaya muhtaç çocuk, kadın ve yaşlıların olduğu en
az 613 kişi, Erivan’ın kanla beslenen katilleri tarafından bu kara gecede katledildiler. Bu gece,
tarihe kara bir leke olarak yazıldığı gibi, yüzyılın en kara günü olarak da bilinmektedir. Biz bu
Soykırımın, tarihin tozlu raflarına kaldırılmasına asla ve asla izin vermeyeceğiz. Bu dava
bizim milli davamızdır, Hocalı ve Karabağ, Azerbaycan’ın toprağıdır. AGİT ve birçok
kuruluşun aldığı sulh kararları ile, Karabağ’ın Azerbaycan toprağı olduğunu, tüm dünyaca
bilinmekte ve tasdik edilmektedir. İsteğimiz; Ermenistan’ın derhal, kayıtsız şartsız
Azerbaycan topraklarını terk etmesi ve soykırım suçlularının cezalandırılmasıdır. Bu haksızlık
karşısında, insan haklarından bahsedenlerin gözleri kör, kulağı sağır ve vicdanı yok olmuştur.
Türkiye sınırlarının koşulsuz açılmasını isteyen Ermenistan Cumhurbaşkanı Nikol
Paşınyan’ın önce işgal etmiş oldukları toprakları terk etmeleri gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde
Paşinyan’a tarih dersi veren Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i kutluyoruz. Her
zaman Azerbaycan’ın yanında olduğumuzu güçlü bir şekilde ilan ediyoruz. Karabağ bir
TÜRK yurdudur. Ebediyen de, Türk yurdu olarak kalacaktır. Er ya da geç bağımsızlığına
kavuşacaktır. Bizim düşmana verilecek bir karış toprak değil, bir çakıl taşımız bile yoktur.
Dünyamızın barışa, sevgiye ve kardeşliğe en çok ihtiyacı olduğu günümüzde; hakkın, adaletin
ve barışın yanında yer alanları, yapılan bu haksızlıkları kınamaya çağırıyoruz. Hukuk
çerçevesinde var gücümüzle çalışmaya ve herkesi bu milli meseleye destek olmaya davet
ediyoruz. Hocalı için sadece ve sadece ADALET istiyoruz. Sözlerime son vermeden önce,
buraya katılan tüm dostlara, değerli basın mensuplarına, Azerbaycan ATXEM Teşkilatı
Başkanı İlham İsmailova, Emin Hesenli beye ve tüm sivil toplum kuruluşlarına ve
temsilcilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Birlik ve dayanışmamız daim olsun. Bir daha
HOCALILAR yaşanmasın HOCALIYA ADALET”dedi.
Atxem Başkanı İlham İsmailov ise; “Son iki yüzyıl boyunca Ermeniler’in zaman zaman
Azerbaycanlılara ve Türklere karşı saldırgan terörizm ve soykırım politikaları izlediklerini ve
bölgemizdeki etnik temizlik politikalarını sürdürdüklerini söyledi. “Bu etnik temizlik ve
soykırım politikalarının sonuçları, Ermeniler tarafından harap oldu. Son yüzyılda 2 milyondan
fazla Azerbaycanlı Türk ve diğer Müslüman halk, farklı yerlere göç etmiştir” dedi. İlham
İsmailov; kardeş bağlarımızın Ermeni yalanlarıyla ve işgal politikalarıyla mücadele etmek
için daha güçlü olması gerektiğini söyledi. Sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu insanlık ve
kardeşliğin görevidir. Çok teşekkür ederim. Ayrıca bizi yüzyılın başlarında Ermeniler
tarafından işlenen bir sonraki soykırımdan kurtaran, Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri
Paşa ve askerlerini de hatırlıyoruz. Eğer doğru zamanda ulaşamasalardı, Ermeniler daha
büyük bir soykırıma gireşeceklerdi”.
Yürüyüşe İstanbul'da yaşayan yurttaşlarımız ve Azerbaycan diasporasının temsilcileri katıldı.
Yürüyüş boyunca, "Hocalı Adaleti", "Karabağ Azerbaycan topraklarıdır", "İşgali durdurun!",.
Protestocular mum yaktı ve Hocalı soykırımı kurbanlarını anmak için Süreyya Operası
önünde bir açıklama yaptı. Açıklamada, 25-26 Şubat 1992 gecesi, Hocalı'daki sivillere,
yaşlılara ve çocuklara karşı işlenen acımasız katliamların, insanlık suçu olarak anıldı.
Dünyadaki 10'dan fazla ülkede bu cinayetler Hocalı soykırımı olarak biliniyor. Ancak Hocalı
soykırımının dünyanın önde gelen ülkeleri tarafından tanınmasının ve faillerinin en ağır
şekilde cezalandırılmasını bekliyoruz. Azerbaycan’dan mitinge katılan Emin Hesenli, Ruxsare
Cumayeve, Kemale Kemalgızı da birer konuşma yaparak, birlik dayanışma mesajları verdiler.
Programa çok sayıda basın mensubu ve STK temsilcileri katıldı







YORUMLAR