Azerbaycan Cumhuriyeti Dağlık Karabağ Bölgesinin Azerbaycanlı Topluluğunun beyanı

Azerbaycan Cumhuriyeti Dağlık Karabağ Bölgesinin Azerbaycanlı Topluluğunun beyanı Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Dağlık Karabağ ve diğer işgal altındaki bölgelerinden

Azerbaycan Cumhuriyeti Dağlık Karabağ Bölgesinin Azerbaycanlı Topluluğunun beyanı
18 Mayıs 2020 - 10:44
Azerbaycan Cumhuriyeti Dağlık Karabağ Bölgesinin Azerbaycanlı Topluluğunun beyanı



Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Dağlık Karabağ ve diğer işgal altındaki bölgelerinden

zorla göç ettirilen kişiler olarak bizler yaklaşık 30 yıldır ermeni tecavüzünden acı

çekmekteyiz.

1988 yılında başlayan bize karşı etnik temizleme politikası sonucunda Ermenistan`ın

askeri işgali, Azerbaycan topraklarının neredeyse beşte birinin işgaliyle ve 700.000'den

fazla Azerbaycanlının ata yurtlarından çıkarılmasıyla sonuçlandı.

Topraklarımızın işgali ve gerçekleştirilen tecavüz sırasında binlerce Azerbaycanlı

vahşice öldürülürken, birçok sivil kayıp oldu. Bir gecede kadınlar, çocuklar ve yaşlılar da

dahil olmak üzere 613 sivilin vahşice öldürüldüğü Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ

Bölgesi'ndeki Azerbaycan nüfuslu Hocalı şehrinde gerçekleşen soykırım, ermeni işgalci

güçleri tarafından Azerbaycanlılara karşı işlenen en büyük katliam haline geldi. Ne yazık ki,

bu suçların failleri cezasız kalmaya devam ediyorlar.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Genel Kurulu da dahil olmak üzere dünya

toplumu, Azerbaycan Cumhuriyeti`nin uluslararası kabul görmüş sınırlar içindeki

egemenliğini ve toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu, bununla birlikte Dağlık Karabağ

bölgesinin onun ayrılmaz bir parçası olduğuna tekanlamlı olarak destek verdiğini defalarca

belirtmiş ve bütün zorla göç ettirilen Azerbaycanlıların topraklarına dönme hakklarının

olduğunu beyan etmiştir.

Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ Bölgesi Azerbaycanlı Topluluğu ermeni silahlı

kuvvetlerinin Dağlık Karabağ ve Azerbaycan'ın işgal altındaki diğer tüm bölgelerinden

derhal, tam şekilde ve koşulsuz olarak geri çekilmesininin sağlanması, zorla göç ettirilmiş

Azerbaycan nüfusunun bu bölgelerdeki evlerine ve mülklerine liyakatla ve güvenlik içinde

geri dönmesi, bu bölgelerin rehabilitasyonu ve ekonomik kalkınması ve kuvvetlerinin

Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Ermeni ve Azerbaycan topluluklarının eşit ve

ayrımcı olmayan bir temelde barış içinde bir arada yaşamaları yönünde münakaşanın

barışçıl çözümünü desteklemektedir.

Ancak, Ermenistan Cumhuriyeti`nin başbakanı Nikol Paşinyanın “Karabağ

Ermenistan”ındır diye rezil bir ifadesiyle ortaya koyulan Ermenistan ve onun kavgacı retorik

liderlerinin izlediği oldukca ihlakçı politikasının arka planında barış ve uzlaşmaya

hazırlanmak çok zor. Dahası, Ermenistan Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki

Azerbaycan toplumunun varlığını kabul etmeyi bile reddediyor, bizim temel hak ve

özgürlüklerimizi reddediyor ve Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesinin Azerbaycanlı ve

ermeni toplumları arasındaki temaslara karşı çıkmaya çalışıyor. Bu, Ermenistan'ın

Azerbaycan topraklarının tecavüzkar ve işgali politikasının merkezinde yer alan insan

haklarına yönelik derin bir aşağılamasının bir başka kanıtıdır.

Ermenistan, Azerbaycanlı zorla göç ettirilenlerin evlerine dönmelerini engelleyerek,

bu bölgelerde demografik yapının suni olarak değiştirilmesi çabaları, aynı zamanda

ekonomik, sosyal ve kültür özelliklerinin değiştirilmesine yönelik amaçgüdümlü adımlar

atmakla, işgal edilmiş bölgelerin kolonileştirilmeği hedeflemiş politika yürütmektedir.

Dünya toplumunu sesliyoruz ki, 30 yıldır devam eden ermeni tecavüzüne ve

evlerinden çıkarılan yüzbinlerce Azerbaycanlının acılarına gözü kapalı kalmasınlar,

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının gerçekleştirilmesi ve Ermenistan-

Azerbaycan münakaşasının Helsinki Nihai Yasası`nda öngörülen uluslararası hukukun

norma ve prensipleri temelinde, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin uluslararası olarak tanınan

sınırları çerçevesinde toprak bütünlüğüne ve egemenliğine tam olarak saygı gösterilerek

hall edilmesi için çabalarını iki katına çıkarsınlar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum